• 3201
    yabancı hocalar çalıştıracağına, hatta fatih hoca şenol güneş gibi isimlerin birkaçıncı defa çalıştıracağına potansiyel ya da umut vaat eden yerli hocalar ile şansımızı denemeliydik, denemeliyiz. sonuçta milli takım hocalığı da farklı bir mevzu.

    örneğin hamza hoca denenebilirdi, sergen yalçın’a sıra gelmeliydi, aykut kocaman şans bulabilirdi, emre belözoğlu da benzer şekilde, hikmet karaman vslerini içeren jenarasyon öyle, abdullah avcı denemesi dahi bence onca yabancıdan daha makuldü.

    ve asla takım çalıştıran bir yerli hocanın aday olarak değerlendirilmemesi ana kural olmalı. okan hocayı zaten geçtim de fatih tekke, arda turan vs. de öyle. sonuçta yükselen galatasaray’ın da durdurulması için gitmedi mi o teklif fatih hocaya?
  • 3202
    yanlış oyuncu grubu ve yanlış taktik ile birlikte 2026 dünya kupası'nda rezil olmuştur.

    yine, yeni, yeniden söyleyelim: bazılarımız futbolu montella'dan iyi biliyoruz. bu montella'dan iyi idman yaptırırız demek değil. bu montella'dan iyi oyuncu yönetiriz demek değil. bunlar işin bilim ve tecrübeden kaynaklı karizma kısımları. ama "futbolu bilmek" söz konusuysa emin olun birçok teknik direktör fikren güdük insanlar.

    uğurcan çakır, muhammed şengezer, okan kocuk, zeki çelik, mert müldür, ferdi kadıoğlu, mustafa eskihellaç, ozan kabak, abdülkerim bardakcı, ahmetcan kaplan, merih demiral, hakan çalhanoğlu, ismail yüksek, orkun kökçü, demir ege tıknaz, can uzun, arda güler, kenan yıldız, kerem aktürkoğlu, barış alper yılmaz, yunus akgün, bertuğ yıldırım, ali habeşoğlu, kemal rüzgar.

    forvet yokmuş da, bilmem neymiş de. var. bertuğ var, aşağıda çıkış yapan ve iki senedir çift hane atan ali var. alt seviyede de olsa atan kemal rüzgar var. var. kimse sana kemal'i al, ispanya karşısında on bir oynat demiyor. avustralya'da sana karşı oynayan connor metcalfe muazzam bir kariyere mi sahipti? kerem ile forvet oynayacağına forvetinden skordan ziyade başka şeyler alacağın oyun planı yapabilirdin, şutörlerin var. fransa 2018 dünya kupasını forvetinden gol katkısını bırakın, isabetli şut katkısı alamadan şampiyon tamamladı. ama forvet ile oynadı.

    çok tutuluyorum futbolu x kadar bilmiyorsunuz lafına. biliyoruz, bilen var, bildiği zannedilenlerin bilmediğini de biliyoruz.

    sen üç senede 70 tane atan kemal'i, takımıyla başarılı olan ahmetcan'ı v.s. kadroya almaz veya oynatmazsan, bertuğ'a yer vermezsen nasıl insanları milli takıma bağlayacak, milli takımı bir hedef haline getireceksin? getiremezsin.

    kemal rüzgar, kerem aktürkoğlu kadar oynayamaz mıydı? forvet yahu adam. forvet. işi bu. düşük seviyede de olsa işi bu. bertuğ. işi bu. ali habeşoğlu. işi bu.

    takıntılar ve montella'nın köylüleri sevdasıyla rezil olduk, geliyoruz. emeği geçenlere helal olsun.
  • 3203
    kendimizi dev aynasında görüyormuşuz, aslında normalmiş her şey. allah aşkına dünya kupasında yenildiğimiz takımlar avustralya ve paraguay. bunlar biz hariç kimle oynasa sahada varlık gösteremeyecek, kapasitesi sınırlı takımlar. sadece sahada ellerinden geleni yapıyorlar, yapacaklar. bunlar mı dev ki biz aynada küçük görüneceğiz. rezilliğin de bir sınırı var, olmalı.
  • 3205
    montella geldikten sonra türkiye a milli futbol kulübü gibiydi. ne kadar iyi oynarsan oyna takımın oyuncu grubu belliydi. buraya dahil olamıyordun. belki bu değişir bundan sonra. değişmeli.
    kaan-samet-çağlar-salih-kahveci-eren gibi oyuncular başta olmak üzere, takım üzerinde gereğinden fazla etkisi olup, hak etmediği halde 11'de oynayan ve çıkarılamayan oyunculara artık biri dur der.
    (bkz: 2026 dünya kupası)
  • 3206
    2026 dunya kupasinda inanılmaz bir taktiksel s*cis yaşamış milli takım. euro 2024’teki biraz yunanistan’ın 2004 futbolu, biraz da bireysel yeteneklerimiz ve eleme gruplarındaki zayıf gürcistan ve bulgaristan bizi çok yanılttı. ben de dahil. genç yıldızlarımız bu turnuvaya hiç ama hiç hazır değildi. ilk dakikalarda gol yediğimiz için ne yapacağımızı bilemedik. forvet bulamadığımız için ceza sahasına giremedik ve yaptığımız presler boşa gitti. oyuncularımız topsuz alanda ne yapacağını bilemediğinden ceza sahasına girdiğimiz nadir anlarda da ayağı birbirine dolandığı için hiç bir şey üretemedik. sonra da hep övündüğümüz kaos futboluna döndük. ama bu sefer dünyaya rezil olduk. söylenecek bir şey yok. hakan çalhanoğlu da artık bir zahmet sussun. kaptanlık ona ağır geldi belli.

    son olarak da dünyaya şunu öğrettik: bir messi veya ronaldo’ya, ya da neymar’a, hadi kai havertz’e sahip değilsen sahte 9 oynamayacaksın. sonra ilk dakikadan yediğin golü çıkaramıyorsun. euro 2024’te yapabildiğimiz korner veya bireysel yetenekle uzaktan şutla da kilidi açamadık. çok acı. dunku maçı izledikçe kerem ile deniz gülleri gördükçe 35 yaşındaki cenk tosun’a bile razıydım. hatta burak yılmaz futbola dönse karambolden belki atardık. öyle saçma bir dünya kupası tecrübesi oldu.
  • 3210
    iki maçta da golü erken yediği için rakip kapandı biz de açamadık şeklinde yorumlanan takım.

    aslında oyunu şöyle okumak lazım, türkiye 2026 dünya kupasında iki maçta da 30 dakika dayanamadı. kendisine gelen cılız ataklarda bile gol yiyecek kadar dağınık ve kötü defansa sahip.

    eğer topa sahip olma oyunu oynuyorsanız böyle her atakta golü yerseniz o işleri geçelim.

    gelelim işin ofans tarafına. paraguay ile oynanan maçta topa sahip olma oranı %79, ama xg düşük.

    yani türkiye a milli futbol takımı kendi bünyesindeki futbolculara uygun bir taktik formasyon da çizemiyor. topa sahip olma oyunu oynuyorlar, ama sadece topa sahipler.

    isim bazında bu kadroyu eleştirmek yanlış olur, isim isim bu sene cok parlayan futbolcular oldu, sorun teknik taktik yetersizlik ve liyakatsizlik. hu kadronun potansiyeli bu değildi, adam akıllı bir teknik direktör dahi bir kaç çözüm üretirdi.

    fakat bu teknik yetersizlik öyle bir boyuttaki yani yok denecek seviyede, taktik bir çaba yok, resmen sıfır. liyakatsizlik ve kokuşmuşluk da had safhada olunca ortaya böyle saçma bir garabet çıkıyor.
  • 3212
    winner oyuncusu olmayan, çıtkırıldım, sahada isyan eden topçusu bulunmayan sözde altın jenerasyon.

    kimse kusura bakmasın, tarihin en iyi kadrosu falan diye aylarca kafa açtılar ama bu kadronun 2002 kadrosuyla adının yan yana anılması bile günahtır.

    bana göre 2008 kadrosu da bu kadrodan iyidir zira 2008’de sahada isyan eden topçular vardı: tuncay şanlı, emre belozoglu gibi. savaşçı topçular vardı: sabri sarıoglu, umut bulut gibi. wonderkid gibi wonderkidler vardı: arda turan, gökhan gönül gibi. hiç değilse santrforlar vardı aq. nihat gibi semih gibi.

    el bebek gül bebek ilgilendiğimiz, gram baskı ve sorumluluk yüklemediğimiz takım anca bu kadar olur. çok bile yaptılar bence. çalhanoğlu haklı aslında, buralara gelmek bile bu takım için başarıdır. böyle taraftara çok bile.

    futbolcuların hepsi kıvırcık saçlı, el bebek gül bebek büyümüş, kolejde okuyan ve ekseriyetle basketbol oynayan hafif kilolu, beyaz tenli site bebesi gibi. milletvekillerinde bile bu kadar dokunulmazlık yoktur.

    taraftar olarak kimse futbolculara tek kelime bile etmedi. ispanya’dan yarım düzine gol yendiğinde bile “ya olur öyle, ispanya çok güçlü” denilip geçildi. hep söylenip 100% kolpa olan bir bilgi vereyim; ülke olarak gram baskı yapmadık bu çocuklara. hiç eleştirmedik. inanmayan gitsin, avrupa ve dünya şampiyonu ispanya’nın en değerli oyuncularından biri olan pedri’ye yaptıklarına baksın. x’de hiçbir şey yapmadan “pedri” yazın, popüler videoları aratın, baskı ne görürsünüz. herifi femboy’a benzetmişler aq. burda bi kişi böyle bi şey yapsın, ülkece linçlerler. söz konusu videoları ulu orta yerde açmayın bu arada. mazallah açarsanız döverler. sadece ispanya özelinde değil, brezilya’ya yapılanlar da beter. hadi geçtim hepsini, cristiano ronaldo’yu çarmıha geriyorlar aq. lan tarihin en iyi 2. topçusu herif. kaç gündür neler neler söyleniyor hakkında. 2016’da messi ağlayarak az kalsın milli takımı bırakıyordu baskıdan dolayı. zor döndürdüler. şunların 10’da 1’i bizim topçulara yapılmadı.

    bu takımla, bu hocayla olmaz. bu federasyon başkanıyla olmaz. hepsini geçtim, bu milli takım taraftarıyla olmaz, o la maz.
  • 3213
    öncelikle ilk 11 eleştirilerine katılırım oyun planına gçre ancak çağırılan oyuncularda belki 1-2 oyuncu değişebilirdi. anadolu oyuncularına haksızlık edildiğini ben de düşünsem de yerine gelecek oyuncu çok büyük fark oluşturur diyeceğimiz kaç isim var ki? mevcut isimlerden daha iyisini yetiştirelim desek kaç kulüp yetiştirebilir? veya büyük takın taraftarlarının bazıları anadolu'dan oyuncu istemez bile. mesele oyuncu ve teknik adam yetiştirme meselesi.

    bunun dışında sürekli oyuncularımızdan ve teknik direktörümüzden maçın hakimi olduğumuzu belirten ifadeler var. avustralya ve paraguay gibi takımlar zaten sert defans yapıp kontra kovalayacak takımlar. oyun planları işlediğine göre topun kimde olması önemsiz onlar için. çok şut çektik ama neredeyse hepsi etkisiz. belki 3-4 etkili şut sayabiliriz. neden basitçe rakibin oyun planına karşılık veremesik gibi bir özeleştiri gelmiyor?
  • 3214
    zannedilenden daha büyük sorunları olan milli takım. montella büyük oranda kusurludur, sorumludur ama o bile aldatılmıştır. aldandığı şey rahatlığın, huzurun ve tek düzeliğin bize yaramıyor oluşu. en önemli sorunumuz: türk futbolcusunun mental problemlerinin yeteneklerini örtmesi. yakın tarihimize bakın. büyük oranda moral üstünlüğü ile oynayan bir milli takım. son euro 24'te bile skor üstünlüğünü çok erken bulup geriye yaslandığımız 2-3 maçla biz çeyrek final yaptık. ama tam tersi senaryo olsaydı, bir şekilde kalemize gelen ilk top gol olsaydı, işte bunu da 2026 dünya kupasında tecrübe ettik. çünkü dediğim gibi moral üstünlüğü olmayınca bu takımın kabul edilemez derecede taktik disiplini kalmıyor, panik başlıyor ve takım dağılıyor.

    mental dedik, öyle basit bir mesele değil. herkes dünya kupasında oynamak ve başarılı olmak ister ama gerçekten bu hayatlarında ne kadar önemli bir olaydı, son derece tartışılır. istemek başka, o işin gereklerine hazır olma başka mesele. senin sahadaki rakibin de istiyor en az senin kadar. ve senden bu turnuvaya daha hazır geliyor. bir şeyleri ispat etmeye, kendini göstermeye, ülkesini gururlandırmaya geliyor. garip gelecek ama biz oralarda bile eksiğiz. kerem en son galatasaray'da oynadığının 5 katına şu an fenerbahçe'de oynuyor. avrupa avrupa diye bizde yanan tutuşan adam artık yok. barış arabistan çölleri için galatasaray'a rest çekti. haklıdır haksızdır çok paradır bilemem ama maaşı kaptı, ispat edeceği bir şey yok. merih öyle, hakan öyle; hatta son bir vurgun için kendilerini seçim mezesi yaptılar. arda real madrid'de, gökyüzünde yaşıyor, kendisini göstermeye ihtiyacı yok ki. orkun bile tersten kariyer yaptı, beşiktaş'a geldi. hepsi gerek para yönünden gerek kariyer yönünden artık bir kaygı taşıyan tipler değil ki. buna yunuslar, abdülkerimler, uğurcanlar bile dahil. galatasaray'da rahatlar çünkü. bakın kim heyecan duymuştur orada olmaktan biliyor musunuz. mesela samet heyecan duymuştur, çünkü aslında buralık oyuncu değil. işte mesele ifrat ve tefrit arasında gidip gelmek. bu turnuvaya ozan kabak'ın, can uzun'un ihtiyacı vardı. çünkü bundesliga'da oynayan onlar. futbolunu ve kariyerini düşünen onlar çünkü.

    klopp da demiş, baskıyı kaldıramadılar diye. çok basit açıklama gibi geliyor değil mi? ama öyle. üniversiteye giriş sınavına hazırlandığınızı söylüyorsunuz ama aslında hazırlanmadınız. diyelim ki kendinize de çok güveniyorsunuz, ben yaparım diyorsunuz ama sorular bir anda ters geliyor. panik yapıyorsunuz ve batırıyorsunuz. sonra da o sınavı kazanmasanız bile özel üniversiteye gidecek o imkanlar yine de sizde var. işte türk futbolcusunun durumu da böyle. bunların dünya kupasına ihtiyacı yok ki. bunların alacakları prime bile ihtiyaçları yok aslında.

    yayın geliri toplam 180 milyon dolar olan bir ülkede akıl almaz paralar harcanıyor. bunlar karşılığı olmayan paralar. ülkenin tek başarılı örneği galatasaray. bir tek onda karşılıksız para yok ama o da başarıya bağımlı bir takım. başarılı olacak ki taraftar ürün alsın, kombine-loca alsın. o da üretmiyor, o da üç kuruşa beş kuruş vermek zorunda kalıyor. taraftarının konsantrasyon demekten dilinde tüy bitiyor. çünkü biliyor ki türk futbolunda en önemli mesele takımın yeterince hazır olmaması, maçı istememesi. buna kendince ön alıyor. en iyisinin hali bu işte. galatasaray tek ve istisna hatta. gerisi başarısızlığa mahkum.
  • 3215
    yaşım yettiğince gördüğüm takım kimliği olarak en karaktersiz milli takım. bu karaktersizliği oyuncuların şahsiyetleri anlamında söylemiyorum, o noktada çok ekside olan kişilikler var bu arada ama bu takımın gerçekten bir karakteri yok. hocasından, tff başkanına oradan oyuncularına müthiş bir oldumculuk, şımarıklık, gevşeklik ne dersen o var.
    2016’daki o primci tayfa olarak adlandırılan kişiler çıkıp gruptan çıktılar bir şekilde ve bunlara podcast yaptırsan o dönem yenildikleri bir maçtan sonra makaraya vura vura anlatamazlardı çünkü futbolcu kimlikleri buna müsaade etmezdi. yediremezlerdi kendilerine. bizimkiler çıkmış ispanya 10 atması gerekirken 6 attı diye şen şakrak maçın dalgasını geçiyorlar. böyle şey olur mu? böyle bir takımdan sahada isyan etmesini bekleyebilir misin? ulan zaten 7-8 kişi bildiğin tatile gelmiş abd’ye. kankileriyle takılmaya gelmişler adamların süre bulmayacağı bariz. ulan sen kimsin de onları golle uyandırmak istiyorum diye bir cümle söyleyebiliyorsun. adam demek ki iki yıldır doğru düzgün futbol oynamamış haliyle bu turnuvada baya baya oynayacağını düşünüyor. takımın hocası ve kaptanı çıkıp iki maçta 65 şut çektik diye övünebiliyor, ulan senin şut başına xg değerin binde beş. bu nasıl bir gevşeklik seviyesi. turnuvada özellikle oynayanları yerin dibine sokmak lazım, kurunun yanında yaş da yanacak bu noktada diğer aynı kimliği 25 yaş altındaki futbolculara da sirayet edecek. yani bu takımı lağvetmek gerekiyor çoğunu. bir de bizi bunlar dünya kupasına getirdi mantığı var yahu zaten milli takımın olayı bu iki yıl boyunca turnuvalara katılmak için oynuyorsun. sen vizeyi geçtin ama finalde sınava girmeyip kaldın bu dersten, önceki yaptıkların boşa düştü.
  • 3216
    takım içindeki problemli karakterleri, gruplaşmayı ve şımarıklığı kenara bırakar söylüyorum. bunlar ciddi problemler belki de ilk çözülmesi gerekenler ama bu takımda futbolla ilgili de problemler var. hem santraforu yok hem de atletik çok az futbolcusu var. arda’sı hakan’ı orkun’u abdülkerim’i merih’i daha birçok isim çok ağır ve yavaş futbol oynayan isimler. kenan barış ve ferdi hariç günümüz futboluna uygun fizikte neredeyse hiç kimse yok. bu da bir problem bence.
  • 3217
    ne yazık ki dünya kupası performansıyla beni hem haklı çıkarmış hem de haksız çıkarmış milli takım. gruptan her türlü çıkarız diye düşünüyordum 3.lükte bile çıkabilme şansı olduğu için ve grupta gerçekten üst düzey takım olmamasından ama yanılttılar beni. diğer söylediklerim doğru çıktı. "altın jenerasyon" grupta sonuncu oldu.
    (bkz: türkiye a milli futbol takımı/#4404688)
  • 3220
    sosyal medyada güney kore takımının yaptığı antrenman ile bizim takımdaki 3 tipin lüks otel odasında internet ortamı için saçma hareketlerini gördük.
    güney kore takımı videosu abartı olsun saçmalık olsun hadi boş iş olsun.
    biz ise uğurlanışıyla, tffsi ile, siyasetiyle, medyasıyla, reklamlarıyla olmayan bir başarının pompalanan şovenizmiyle bir illüzyon yaşadık.
    hiçbir şekilde milli takım kampından ileri bir antrenman tekniği, özgüven, kazanma isteği hissi veren bir içerik görmedik.
    adamları oraya tatile göndermişiz de bize futbol oynamaları lütufmuş gibi mesaj verdiler.
    beyleri biraz yeşil sahada futbol oynatmak için bir süre huzursuz ettiğimiz takım haline gelmişlerdir.
    hiçbir şekilde hırsı, mücadeleyi, çalışmayı, birlik ruhunu, 85 milyon insana hitap edebilen bir takım görmedik.
    bizim olanca saçmalıklara rağmen ülkemizin milli takımı deyip ekran karşısına geçip acınası bir şekilde onlardan medet umarken işin acı gerçeğinin abd statlarında yüzümüze yumruk gibi indiği bir turnuva yaşatan ulusal futbol takımıdır.
  • 3222
    sahadan çok reklamlarda oynayan oyunculardan kurulu takım. özeti bu aslında.

    üstüne bir de atanmış tff başkanı iticiliği, hakan safi’nin yaptıkları, villa vb primleri konuları ve hükümet propagandası işin içine girince tüm sempati yok oldu. kadro seçimi, ilk 11 seçimi gibi teknik konulara bile girmiyorum.

    maçları izlemedim bile açıkçası. futboldan çok sirk gibi ortam kuruldu. ilk maçtan sonra da çoğu insanın hevesi kaçtı.
  • 3224
    mevcut hali ile milli olmaktan uzak bir gurup kirli adamın menfaatine hizmet eden oluşum.

    şikeden hapis yatmış, hakemleri rehin alan, mafyatik siyasi figürler tarafından yönetilen böylesi bir kurum sodom ve gomore'de bile görülecek değildir. medyen'de filan bile olamaz.

    işin ilginci 2026 dünya kupasının en nefret edilen ve aşağılanan ülkesi konumunda. gördüğüm kadarıyla dünyanın en sevilmeyen milli takımı durumunda ve bunu da sonuna kadar hakkediyor.
  • 3225
    ay sıcakta mi kaldınız siz.
    ay çok mu yolculuk yapıyorsunuz.
    kıyamam...
    (bkz: 2026 dünya kupası)

    sonuna kadar protestoyu hak eden takım.
    dünya kupasıni 48 takım arasından 47. bitirdiler ama aldıkları paralara bakarsak ilk 5'teler.
    utanmadan eller cepte bize açıklama yapıyorlar. kimileri eşine dostuna paylaşım yaptırıyor bu ülke için ne yapmadi ki diye.

    hadi ordan.
App Store'dan indirin Google Play'den alın