2028
mesleğim gereği 15-18 yaş aralığındaki gençlerle ve son çocukluk dönemini yaşayan insanlarla günün büyük bir bölümünü beraber geçiriyorum. yıllardır gelen bu tehlikenin farkındaydım. maalesef ailelerde çocuk sayısı azaldıkça ebeveynler tek çocuğun üzerine aşırı titremeye, her istediğini yapmaya ve onu her durumda haklı görmeye başladı. bunun yanı sıra o " tek çocuk " haklı-haksız her durumda ebeveynlerinin sorgusuz-sualsiz kendisini haklı çıkaracağını da çok iyi bildiğinden kendisine her şeyi reva görüyor. sınıf ortasında kız çocukları çekinmeden öğretmen içerdeyken üstelik rahatça makyajını tazeliyor, bazı öğrenciler keyfi olarak ilk derslere gelmiyor, orta okul çocuklarının cebinde bile limitsiz kredi kartları var. çocuğun karnesinde 9 tane kırık notu var, veli toplantısına gelen veli bunun için bile neredeyse öğretmene laf sokma cüretini görüyor kendinde. öğretmene saygı tamamen bitti. evde anne ve baba çocuğun önünde öğretmeni küçümseyen, küfre varan saygısızca ifadeler kullanınca çocuğun gözünde senin hiç bir itibarın yoktur artık. inanın bırakın çocuğa vurmayı falan, sesimizi bile yükseltemiyoruz. hemen ucuz sebeplerle cimer'e, bimer'e şikayet ediliyoruz. maalesef burada çocuk yetiştirmeyi bilmeyen, terbiye etmeyi bilmeyen ebeveynler kadar devletimizin de hatası var. ayrıca meb kadar kendi personelini hor gören, sahip çıkmayan başka bir kurum yok sanırım. tüm bu yazdıklarım devlet okulları içindi. maalesef özel okullarda çalışan öğretmen arkadaşlarımın çalışma şartları çok daha vahim.

