40182
2025-2026 sezonunda şampiyonlar ligi'nde son 16'ya ulaşan ve uzun zaman sonra mart'ta avrupa maçını gördüğümüz takım. bundan elbette her hafta üst ligleri izleyen insanlar memnun olmaz. ama benim gibi 2. lig maçına falan tribüne giden insanlar için oldukça tatmin edici bir gelişme. bu seviyelerde galatasaray olarak olmak çok güzel. bunu bir gelişim süreci olarak görmeli ve bu kadronun hakkı olan tura gelmeyi de bir başarı olarak hazmetmeliyiz.
18 mart 2026 liverpool galatasaray maçında hem maç hem de tür gittiğine göre sakin sakin değerlendirme yapmamız gerekiyor. öncelikle rakibimizi eleyebilecek kapasitedeydik. yüzde yüzümüz ile oynayabilseydik, bu turu geçmiştik. buradan çıkacak sonuçlar:
1. bu seviyelerde yüzde 60 ile oynarken de kazanabilecegimiz bir kadro seviyesine ulaşmak zorunluluğmuz. beklerimiz ve orta saha göbeğimizin maksimumu bu. bunu kabul etmeliyiz. genç ve gelişimini tamamlamamış bir rotasyon yok bu bölgelerde. buralara belli bir öncelik sırasında adım adım seviye atlatmalıyız.
2. forvet yedeğinin profilinin oyun şablonuna uyumlu olması gerekliliği. forvet rotasyonumuz birbiri ile alakası olmayan iki profilden oluşuyor. bize zıplayan, önde basan, takımın baskısının kalitesini ayarlayan, rakip savunmayı çıkartmayan bir forvet rotasyonu lazım. yani baby osimhen. bunu almadığımız her maç, osimhen yokluğunda sahadan siliniriz, ki bu sezon osimhen yokken bunu çok yaşadık.
3. oyunu çok iyi bilen bir on numara gerekliliği. maçlardaki momentum değişimlerinde maçı çok rahat bırakıp pes eden bir takımız. bu anlarda bizim tansiyonumuzu düşürecek. takıma top yaptıracak lider özellikli bir on numaraya çok ihtiyacımız var. kadromuzun hücum bölgesinde lider özellikli oyuncu sayımız kısıtlı. buraya bir çözüm şart.
4. teknik kadronun sahaya müdahale hızının artması gerekliliği. bugün okan hoca süper ligdeki gibi değişikliği devre arasına bıraktı. takım tükendi. maç gitti. takımın özgüveni tükendikten sonra istediğin 11 sahada olsa neye yarar hocam. hızlı karar alman gerekiyor. 1 dakika içinde yeni senaryoyu uygulamaya koymak lazım. hoca süresiz satranç oynuyor. kritik maçlarda maç gidiyor. biraz daha kendine güven hocam senin 4 lig şampiyonluğun var.
5. deplasman maçlarında gömülme huyundan vazgeçme. ben bu işin çok değişeceğini sanmıyorum esasen. çünkü balık baştan kokar. ıç sahada önce teknik ekip sonra da takım çiçek gibi açılıyor. kadromuz genel olarak duygusal adamlarla dolu. teknik ekip de bu tarz oyuncuları seviyor. haliyle genel olarak kırılganlığa açık bir takım oluyoruz biraz destekten uzak kalınca. maçı birden bırakıverebiliyoruz. olmadı.
bu seviyelerde kalmamız lazım. bu ve sonrasındaki turları kadro ve onun uyumundan çok, maç içindeki nuanslar belirliyor. dünyanın en iyi 16 takımı arasına girmişsin. oynadığın her maç kurtlar sofrası. her hamlenin büyük mükafatı ya da bedeli var. o yüzden kadro kalitesinden çalmadan detaylara odaklanmayız. o seviyeye geldik, buradan aşağıya kaymayalım.
ben bu takıma bu sezon yaşattıkları için teşekkür ediyorum. uzun zamandır böyle lezzetli maçlar izlememiştik. sağ olsunlar var olsunlar.
18 mart 2026 liverpool galatasaray maçında hem maç hem de tür gittiğine göre sakin sakin değerlendirme yapmamız gerekiyor. öncelikle rakibimizi eleyebilecek kapasitedeydik. yüzde yüzümüz ile oynayabilseydik, bu turu geçmiştik. buradan çıkacak sonuçlar:
1. bu seviyelerde yüzde 60 ile oynarken de kazanabilecegimiz bir kadro seviyesine ulaşmak zorunluluğmuz. beklerimiz ve orta saha göbeğimizin maksimumu bu. bunu kabul etmeliyiz. genç ve gelişimini tamamlamamış bir rotasyon yok bu bölgelerde. buralara belli bir öncelik sırasında adım adım seviye atlatmalıyız.
2. forvet yedeğinin profilinin oyun şablonuna uyumlu olması gerekliliği. forvet rotasyonumuz birbiri ile alakası olmayan iki profilden oluşuyor. bize zıplayan, önde basan, takımın baskısının kalitesini ayarlayan, rakip savunmayı çıkartmayan bir forvet rotasyonu lazım. yani baby osimhen. bunu almadığımız her maç, osimhen yokluğunda sahadan siliniriz, ki bu sezon osimhen yokken bunu çok yaşadık.
3. oyunu çok iyi bilen bir on numara gerekliliği. maçlardaki momentum değişimlerinde maçı çok rahat bırakıp pes eden bir takımız. bu anlarda bizim tansiyonumuzu düşürecek. takıma top yaptıracak lider özellikli bir on numaraya çok ihtiyacımız var. kadromuzun hücum bölgesinde lider özellikli oyuncu sayımız kısıtlı. buraya bir çözüm şart.
4. teknik kadronun sahaya müdahale hızının artması gerekliliği. bugün okan hoca süper ligdeki gibi değişikliği devre arasına bıraktı. takım tükendi. maç gitti. takımın özgüveni tükendikten sonra istediğin 11 sahada olsa neye yarar hocam. hızlı karar alman gerekiyor. 1 dakika içinde yeni senaryoyu uygulamaya koymak lazım. hoca süresiz satranç oynuyor. kritik maçlarda maç gidiyor. biraz daha kendine güven hocam senin 4 lig şampiyonluğun var.
5. deplasman maçlarında gömülme huyundan vazgeçme. ben bu işin çok değişeceğini sanmıyorum esasen. çünkü balık baştan kokar. ıç sahada önce teknik ekip sonra da takım çiçek gibi açılıyor. kadromuz genel olarak duygusal adamlarla dolu. teknik ekip de bu tarz oyuncuları seviyor. haliyle genel olarak kırılganlığa açık bir takım oluyoruz biraz destekten uzak kalınca. maçı birden bırakıverebiliyoruz. olmadı.
bu seviyelerde kalmamız lazım. bu ve sonrasındaki turları kadro ve onun uyumundan çok, maç içindeki nuanslar belirliyor. dünyanın en iyi 16 takımı arasına girmişsin. oynadığın her maç kurtlar sofrası. her hamlenin büyük mükafatı ya da bedeli var. o yüzden kadro kalitesinden çalmadan detaylara odaklanmayız. o seviyeye geldik, buradan aşağıya kaymayalım.
ben bu takıma bu sezon yaşattıkları için teşekkür ediyorum. uzun zamandır böyle lezzetli maçlar izlememiştik. sağ olsunlar var olsunlar.

