172
anadolu’dan topçu almaya çalışırken, devlet eliyle alacağın topçunun yine devlet eliyle rakip takıma gittiği bir ortamda hiç kolay değil.
kazanmaya çalıştığın maçlarda nizami gollerin iptal edilirken kolay değil.
sana sponsor olmak isteyen firmalara aba altından sopa gösterilip sponsorlukların iptal ettirildiği bir ortamda kolay değil.
hiçbir günahı olmayan ve işini yapmaya çalışan bir teknik direktörün sahada ve sosyal hayatında saldırıya uğradığı bir ortamda kolay değil.
seninle maçı olan takımları hafta başından itibaren tehdit eden, puan almazsan tepesine çökme tehdidinde bulunan bir ortamda hiç kolay değil.
sana destek olan, antrenman tesislerine kadar gelip futbolculara moral veren, motivasyon ortamı oluşturan bir adamın sırf galatasaraylı diye hapiste olduğu bir ortamda kolay değil.
ligde oynayan 18 takımın en az 15’inin sana düşman olduğu, düşman olmayanın bile tehdit ve şantajla düşmanlaştırıldığı bir ortamda kolay değil.
seni doğramayan ve sahada sadece işini yapan hakemlerin tehdit edildiği bir ortamda kolay değil.
rakip tepene çullanırken oyuncun hücuma çıkarken yere düşürülüp sarı kart görmediği bir ortamda kolay değil.
her maç toplu halde küfür edilip ceza verilmeyen, senin sadece 1 dakika küfür ettiğin bir ortamda tribün cezası aldığın bir düzende kolay değil.
oyuncunun afrika kupası’na gittiği bir dönemde, hakkı olmayan bir 4’lü fikstürün önüne konulduğu bir ortamda hiç kolay değil.
ülkenin en güçlü adamının dünyaca ünlü bir yıldızı devlet görüşmesinde bağladığı bir ortamda kolay değil.
ülkede olan sportif adaletsizliği araştırmaya gelme cesareti gösteremeyen 2026 uefa’sı varken hiç ama hiç kolay değil.
adı sanı duyulmamış bir adamın tarihi bir bedelle rakibine sponsor olduğu bir ortamda kolay değil.
tüm bu saldırılara karşı kulübü sadece ultraslan’ın sosyal medyadan savunduğu bir ortamda bu güce ve düzene karşı koymak ise kolay değil, imkansız.
bu sene şampiyonluk öyle ya da böyle bir şekilde elimizden çalınacak. önümüzdeki sene cebimizden çıkan tek bir kuruş galatasaray dışında hiçbir yere gitmemelidir. yayın havuzundan çıkılmalı, rakibe gidecek olan tek bir kuruş bakkal kasasından dahi geçmemelidir. galatasaraylılar birleşmelidir.
bizi destekleyen iş adamları yok. bizim arkamızda duracak devlet büyükleri yok. bizi kollayan bir federasyon yok. stadyum basıp devletin polisini zorbalayacak bir başkanımız yok.
bu taraftar birleşir ve tepkisini koyarsa en delikanlıyım, en psikopatım, en gözü karayım diyen adam bile bir köşede saklanır, ilk fırsatta kaçmayı bekler.
galatasaray’ın evladı hocasını, galatasaray’ın sporcusunu, galatasaray’ın adını sahiplenmekten geri durmamalıyız.
bu seneyi bir atlatalım; bu cesareti gören başkan ya da onu seçenler zaten o koltuklarda oturamayacaktır.
galatasaray reform’a gidecek.
galatasaray’ın sahibi galatasaray taraftarıdır. vahdettingiller değildir.
kazanmaya çalıştığın maçlarda nizami gollerin iptal edilirken kolay değil.
sana sponsor olmak isteyen firmalara aba altından sopa gösterilip sponsorlukların iptal ettirildiği bir ortamda kolay değil.
hiçbir günahı olmayan ve işini yapmaya çalışan bir teknik direktörün sahada ve sosyal hayatında saldırıya uğradığı bir ortamda kolay değil.
seninle maçı olan takımları hafta başından itibaren tehdit eden, puan almazsan tepesine çökme tehdidinde bulunan bir ortamda hiç kolay değil.
sana destek olan, antrenman tesislerine kadar gelip futbolculara moral veren, motivasyon ortamı oluşturan bir adamın sırf galatasaraylı diye hapiste olduğu bir ortamda kolay değil.
ligde oynayan 18 takımın en az 15’inin sana düşman olduğu, düşman olmayanın bile tehdit ve şantajla düşmanlaştırıldığı bir ortamda kolay değil.
seni doğramayan ve sahada sadece işini yapan hakemlerin tehdit edildiği bir ortamda kolay değil.
rakip tepene çullanırken oyuncun hücuma çıkarken yere düşürülüp sarı kart görmediği bir ortamda kolay değil.
her maç toplu halde küfür edilip ceza verilmeyen, senin sadece 1 dakika küfür ettiğin bir ortamda tribün cezası aldığın bir düzende kolay değil.
oyuncunun afrika kupası’na gittiği bir dönemde, hakkı olmayan bir 4’lü fikstürün önüne konulduğu bir ortamda hiç kolay değil.
ülkenin en güçlü adamının dünyaca ünlü bir yıldızı devlet görüşmesinde bağladığı bir ortamda kolay değil.
ülkede olan sportif adaletsizliği araştırmaya gelme cesareti gösteremeyen 2026 uefa’sı varken hiç ama hiç kolay değil.
adı sanı duyulmamış bir adamın tarihi bir bedelle rakibine sponsor olduğu bir ortamda kolay değil.
tüm bu saldırılara karşı kulübü sadece ultraslan’ın sosyal medyadan savunduğu bir ortamda bu güce ve düzene karşı koymak ise kolay değil, imkansız.
bu sene şampiyonluk öyle ya da böyle bir şekilde elimizden çalınacak. önümüzdeki sene cebimizden çıkan tek bir kuruş galatasaray dışında hiçbir yere gitmemelidir. yayın havuzundan çıkılmalı, rakibe gidecek olan tek bir kuruş bakkal kasasından dahi geçmemelidir. galatasaraylılar birleşmelidir.
bizi destekleyen iş adamları yok. bizim arkamızda duracak devlet büyükleri yok. bizi kollayan bir federasyon yok. stadyum basıp devletin polisini zorbalayacak bir başkanımız yok.
bu taraftar birleşir ve tepkisini koyarsa en delikanlıyım, en psikopatım, en gözü karayım diyen adam bile bir köşede saklanır, ilk fırsatta kaçmayı bekler.
galatasaray’ın evladı hocasını, galatasaray’ın sporcusunu, galatasaray’ın adını sahiplenmekten geri durmamalıyız.
bu seneyi bir atlatalım; bu cesareti gören başkan ya da onu seçenler zaten o koltuklarda oturamayacaktır.
galatasaray reform’a gidecek.
galatasaray’ın sahibi galatasaray taraftarıdır. vahdettingiller değildir.

