• 151
    duygusal değil de rasyonel bakış açısıyla bakarsak, galatasaray'ın başarısını ve istikrarını sürdürebilmesi için, ihtiyacı olan yegane husus "şampiyonlar ligi katılımı"dır. bu maaşların ödenmesi, kadro istikrarının devamı için olmazsa olmaz şart bu. türkiye şampiyonluğunun ise bu yoldaki katkısı sadece araç olması. bir de kendi ligimizdeki prestij değeri.

    üç opsiyonu düşünelim.

    bir şampiyon oldunuz, ve şampiyonlar ligine katıldınız, bu durumda kadronuzu koruyabilir, daha güçlü transferlerle de güçlendirebilirsiniz.

    iki şampiyon oldunuz, böyle bir ihtimal yok ama oldu diyelim, şampiyonlar ligine katılamadınız, bu durumda o istediğimiz transferler asla gerçekleşmez.

    üç şampiyon olamadınız ve ön eleme ile şampiyonlar ligine katıldınız, bu durumda da kadronuzu koruyabilir, daha güçlü transferlerle de güçlendirebilirsiniz.

    bu kıyaslama türkiye lig şampiyonluğu manasızdır anlamına gelmesin tabi ama burası da bir premier lig değil, şampiyonlar ligine katılım olmasaydı;

    ne osimhen olurdu, ne sane olurdu, ne de singo olurdu, ne de şimdi konuşulan nao lang olur, onyedika olur. bu adamlar için türkiye'deki stadlar, maçlar çıtır çerez gelir, ligimizde en yüksek kadro değeri olan 5 takımı çıkarırsanız geri kalanı 50 milyon euro altında takımlar, kadromuzdaki futbolculara bir anket yaptırsak, şampiyonlar liginde ilk 4 e kalmak ve ligde 2. olup ön elemeden şampiyonlar ligine gitmek mi, yoksa türkiye liginde şampiyon olup şampiyonlar liginde hiç bir şey yapamamak mı diye sorsak takımın herhalde %90 ından fazlası şampiyonlar ligi ilk 4e kalmayı seçer.

    taraftarımız ise daha duygusal reaksiyon verdiğinden türkiye ligi şampiyonluğunu, şampiyonlar ligi başarısından öne koyabilir. ama futbolcular tarafında durum taraftarların bakış açısına göre hiç değil.
  • 156
    sanırım hemen hemen her galatasaraylının kabul edeceği gibi galatasaray'ın devrimi (bkz: jupp derwall) ile başlamıştır.

    ilk 2 senesinde şampiyon olamamasına rağmen, hemde 14 senedir şampiyon olamayan takımda; kendisi ile devam edilip özlenen şampiyonluk ve hatta galatasaray devrimi başlamıştır.

    galatasaray şampiyon olamamasına rağmen hocasına güvenmeye devam ettiği ve derwall le devrim yaptığı yıllarda fenerbahçe'de ülkenin en fazla taraftarına sahip takımı olarak "şampiyon olamayan hoca gider" stratejisi uyguluyordu. gelinen nokta zaten ortada.

    bugün galatasaray ülkenin en fazla taraftara sahip kulübü. her sene şampiyon olmak için takım tutan vatandaşlar artık galatasaraylı fenerbahçeli değil. dolayısıyla da "şampiyon olamayan hoca gider" stratejisi fenerbahçe'den devir alınmış durumda.

    oysa ki hepimiz biliyoruz ki teknik direktör şampiyonluğa etki eden faktörlerden sadece birisi, hocanız iyi olmasına rağmen şampiyon olamayabilirsiniz. klopp veya pep beşiktaşı çalıştırıyor olsa bu sene şampiyon olma şansları var mı?

    işte 'fenerbahçelileşme" denilen şey tam da budur.
  • 158
    okan hocaya bunu başarıp avrupa'da tamam devam maçlarında, beşiktaş süper kupa finali gibi maçlarda kötü sonuçlar aldığı için bir çok defa eleştirilerde bulunmuştum. bu sene özelinde ne şampiyonlar liginde daha fazla ilerlemek, ne türkiye kupası, ne süper kupa umrumda değil. stadının, formasının ismini, yaptığı transferlerin paralarını açılım süreci ayağına devlet aracılığıyla türkiye'de işi gücü olmayan amerika'da yunan yoğurdu diye satış yapan ypg'li terörist kobaniden alan, yurt içi transferlerini bilal erdoğan ve spor bakanı osman'a, araplarla transfer görüşmelerini recep tayyip erdoğan'a yaptıran, saray kuklası tff başkanı ve hakemleri tarafından dokunulmazlık altında maçlara çıkan, başkanı müptezel, kaptanı kendi takım arkadasi üzerinden bahis oynamaktan tutuklu sarayın takımına* şampiyonluk yüzü gostermeyelim benim için şampiyonlar ligi şampiyonluğuna eş değer bir mutluluk ve rahatlama getirecek bu sene özelinde.
  • 161
    serimizin bir gün biteceği şampiyonluk türü. şampiyonluk elbette değerli ama ikincilik bu ülkede çok küçümseniyor, önemli olan şampiyon olamadığında da kontrolü kaybetmemek ve yoldan çıkamamak gerekiyor bunun içinde önceden hazırlığın olması lazım. aksi zaten takım sporlarının doğasına aykırı. ara sıra da olsa herkes şampiyonluk verir, takım doymuşluğa ulaşır, yaşlanır, sakatlık verirsin, konsantrasyon kaybın arkandaki takımları her sene yenmek için motive olurlar vs en sonunda kaybedersin.
    bizdeki sıkıntı hoca ve yönetimin yaptıkları hamleleri ile kendilerine bir kaçış rampası bırakmamaları. sürekli ya hazır oyuncu ile dünya yıldızları ile ya herro ya merro modunda takılıyorlar e haliyle bir başarısızlık durumunda tersi bir durum oluşuyor.
  • 162
    ikincilik, bu sporun adil yapıldığı, hakemlerin hiçbir takımı kayırmadığı ya da yeteneksiz olmadığı, yapılanın bir savaş değil spor olayı olduğunu idrak edebilmiş ülkelerde gayet te başarıdır. zaten bu ülkelerde şampiyonlar ligine gidebilmek için şart da değildir ama bu ülkede bunların hiçbiri olmadığı için şampiyonluk olmazsa olmazdır. avrupa'da başarı, bu hedeften sonra düşünülmesi gerekir.
  • 164
    değeri kaybedilince çok daha iyi anlaşılacak, mayıs ayında her tarafta fener bayrakları, fener konvoyları görünce anlayacaksın buranın değerini.
    chobani stadında şampiyonlar ligi marşı çalarken sen avrupa liginde oynayınca hissedeceksin asıl sızıyı.
    bir kere verdin mi bir dahakine daha zor ulaşınca anlayacaksın ne tür bir sendrom olduğunu.
    avrupa'da en fazla bir tur ilerlersin, zaten kazanamayacaksın. amaç oraya her sene düzenli gitmektir. bunun da tek yolu süper ligi tekelin yapmaktır.
    ama avrupa'da iki kıpırdanınca ligi küçümsersen, sonuçlarını çok ağır ödersin.
    2017-2018 beşiktaş'ı böyle battı gitti. 2013-2014 galatasaray'ı keza aynı şekilde.
    sezon sonu gelsin daha detaylı yazarız, herkeste daha rahat anlar.
  • 167
    birgün lig ikincisinin de şampiyonlar ligine direkt katılacağı ortam oluşursa o zaman önemi bir nebze azalacaktır. aksi olmadığı sürece lig büyüktür avrupa'dır. hâli hazırda senin şampiyon olmanı istemeyen ciddi bir güruh da varken süper lig şampiyonluğu ne takım ne teknik heyet ne de yönetim nezdinde önemsiz olarak değerlendirilemez.

    edit: kelime düzeltildi.
  • 168
    galatasaray buraları defalarca oynamış ve oynayacak bir takım. ligte be avrupa da galatasaray için gerçekçi hedefler. beşiktaş’tan, trabzondan fenerbahçeden çekinecek değiliz. hepsine vurup avrupada gidebildiğimiz yere kadar gitmeliyiz. konyaspor maçına üzlmedim bile çünkü beşiktaş trabzon göztepe hepsini yenip en son da fenerbahçeyi yenip şampiyon olacağımıza dair bir şüphem yok. henüz derbi kazanamadık demek ki artık derbi kazanmaya başlamamız gerekiyor. önümüzde çok önemli bir juventus maçı var ondan sonra inşallah tottenham ile eşleşir onları da eleriz çeyrek finalde kim gelirse gelsin çıkar kafa kafaya oynarız. kimseden korkumuz kimseden çekincemiz yok. biz bu ligin en iyi takımıyız ve bir maçı kazanmamız gerekiyorsa o maçı kazanırız. kazanamadıysak kazanmak zorunda olmadığımız içindir.

    enseyi karartmaya gerek yok önümüzde çok önemli bir şampiyonlar ligi maçı var. sonrasına sonra bakcağız.

    25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı
  • 169
    herkes şampiyonluğu vermiş adamları konvoya bile çıkarmış. ne kaçmıştır ne de imkansızdır. mesele matematikse fener maçı öncesinde halen bir mağlubiyet hakkımız var. mesele kadro kalitesiyse bizim kadromuz daha iyi. mesele ders çıkarmaksa çıkaracak hocamız da var. birlikte kenetleneceğiz birlikte savaşacağız. ve söke söke aslanlar gibi şampiyon olacağız. galatasaray'ın başarısıyla anlam kazanan şampiyonluktur.
  • 170
    hepi topu oynanacak 13 -14 maç var ş.l. ile birlikte en iyisini yapabilir miyiz, yapabiliriz ama çok çok çok ciddi olmalı ve taraftardan malzemeciye kadar topyekün odaklanmlıyız, her maça son maç gibi çıkmalı ve şampiyonluğun kıymetini bilmeliyiz, çünkü şartlar gerçekten zor.

    takım bariz maç seçerken; aleyhimize fahiş hakem hataları yapılırken; devletin başı rakibimize transfer yaparken; fener denen cumhuriyetin son kalesi oluşum, çözüm sürecinin piyonu yapılırken, başımızda daö gibi bir yerleri satmak dışında projesi başarısı olmayan, kulübün takımın katledilmesine sıfır tepki veren bir adam varken, ligin tüm zorlu ekipleri ile deplasmanda ve kendi evmizide fenerle oynayacakken(bu maçta da büyük ihtimal yasin kol ya da yabancı hakem olur); rahatlıkla kazanacağımzı düşünmek biraz hayalcilik, gibi geliyor.

    bu tarz entryler çok tepki görüyor, fakat genel bir gevşemişlik hali var camiada sanki ş.l. kazandık, altı üstü bir tur geçeceğiz, o da bir sürpriz olmazsa, juventus tam bir yaralı aslan modunda ve canını verene kadar bizim maçımıza asılacaktır, çantada keklik tur görmek gene hata olur.

    osimhen li sane li, toreire lı davinson lu takımı avurpa liginde oynatamazsın, bizim fener gibi cebinden milyonlarca euro verecek iş adamlarımız yok, limitleri aşmak için federasyonla dümenler çevirecek bir oluşumumuz yok, stadımızın adı kobani değil.

    ilk yarıda da söyledik, 8 puan öndeyken gevşedik, ve burada bu durumu belirtenler linç edildi, halbuki kimse kötü bir şey demiyor, konsantrasyon ve ciddiyet lazım olduğunu belirtiyorken, kendi içimizde düşmanları yarattık, cephelere bölündük.

    tahminimce küçük çaplı bir yıkıma ve dağılmaya neden olacak kaybedilen şampiyonluk, henüz olayın ciddiyetini kavrayamadığımızı düşünüyorum.

    hakkımızda hayırlısı olsun, umarım bir anda tüm camia odaklanır ve tek yürek olur, bize bunu gösterecek olan bjk deplasmanı ve tabzon deplasmanı olacak, bu maçları kazanırsak başarabiliriz ve fener maçını final yapabiliriz, ama bunu herşeyden çok istemezsek, yaparız ya biz en iyisiyiz diye takılırsak geçmiş olsun.
  • 171
    şampiyon olmamız imkansızdır çünkü dünyanın en ilginç olayı pasif ofsayt denen şeyi buldular ve sen her sıkıştığında bu kartı oynayacaklar! zaten aylardır sana penaltı çalınmıyor! neyi anlatıyorsunuz? malum partiye tepki de yok? tff desen ona da yok. hadi geçmiş olsun. sen daha bjk, ts, göztepe deplasmanında kaç penaltın atlanacak, kaç pasif ofsayt yiyeceksin, rakip de. %100 kollanırken. hadi be oradan.
  • 172
    anadolu’dan topçu almaya çalışırken, devlet eliyle alacağın topçunun yine devlet eliyle rakip takıma gittiği bir ortamda hiç kolay değil.

    kazanmaya çalıştığın maçlarda nizami gollerin iptal edilirken kolay değil.

    sana sponsor olmak isteyen firmalara aba altından sopa gösterilip sponsorlukların iptal ettirildiği bir ortamda kolay değil.

    hiçbir günahı olmayan ve işini yapmaya çalışan bir teknik direktörün sahada ve sosyal hayatında saldırıya uğradığı bir ortamda kolay değil.

    seninle maçı olan takımları hafta başından itibaren tehdit eden, puan almazsan tepesine çökme tehdidinde bulunan bir ortamda hiç kolay değil.

    sana destek olan, antrenman tesislerine kadar gelip futbolculara moral veren, motivasyon ortamı oluşturan bir adamın sırf galatasaraylı diye hapiste olduğu bir ortamda kolay değil.

    ligde oynayan 18 takımın en az 15’inin sana düşman olduğu, düşman olmayanın bile tehdit ve şantajla düşmanlaştırıldığı bir ortamda kolay değil.

    seni doğramayan ve sahada sadece işini yapan hakemlerin tehdit edildiği bir ortamda kolay değil.

    rakip tepene çullanırken oyuncun hücuma çıkarken yere düşürülüp sarı kart görmediği bir ortamda kolay değil.

    her maç toplu halde küfür edilip ceza verilmeyen, senin sadece 1 dakika küfür ettiğin bir ortamda tribün cezası aldığın bir düzende kolay değil.

    oyuncunun afrika kupası’na gittiği bir dönemde, hakkı olmayan bir 4’lü fikstürün önüne konulduğu bir ortamda hiç kolay değil.

    ülkenin en güçlü adamının dünyaca ünlü bir yıldızı devlet görüşmesinde bağladığı bir ortamda kolay değil.

    ülkede olan sportif adaletsizliği araştırmaya gelme cesareti gösteremeyen 2026 uefa’sı varken hiç ama hiç kolay değil.

    adı sanı duyulmamış bir adamın tarihi bir bedelle rakibine sponsor olduğu bir ortamda kolay değil.

    tüm bu saldırılara karşı kulübü sadece ultraslan’ın sosyal medyadan savunduğu bir ortamda bu güce ve düzene karşı koymak ise kolay değil, imkansız.

    bu sene şampiyonluk öyle ya da böyle bir şekilde elimizden çalınacak. önümüzdeki sene cebimizden çıkan tek bir kuruş galatasaray dışında hiçbir yere gitmemelidir. yayın havuzundan çıkılmalı, rakibe gidecek olan tek bir kuruş bakkal kasasından dahi geçmemelidir. galatasaraylılar birleşmelidir.

    bizi destekleyen iş adamları yok. bizim arkamızda duracak devlet büyükleri yok. bizi kollayan bir federasyon yok. stadyum basıp devletin polisini zorbalayacak bir başkanımız yok.

    bu taraftar birleşir ve tepkisini koyarsa en delikanlıyım, en psikopatım, en gözü karayım diyen adam bile bir köşede saklanır, ilk fırsatta kaçmayı bekler.

    galatasaray’ın evladı hocasını, galatasaray’ın sporcusunu, galatasaray’ın adını sahiplenmekten geri durmamalıyız.

    bu seneyi bir atlatalım; bu cesareti gören başkan ya da onu seçenler zaten o koltuklarda oturamayacaktır.

    galatasaray reform’a gidecek.

    galatasaray’ın sahibi galatasaray taraftarıdır. vahdettingiller değildir.
  • 174
    bu zamana kadar olanlara ve önümüzdeki fikstüre rağmen bundan sonra bile her şey kendi haline bırakılıp bizim ve fb'nin tüm maçları hakkaniyetli yönetilecek olsa çok net şampiyon tamamlarız süper lig 2025-2026 sezonunu. son 3 şampiyonluğumuzda çok benzer senaryolar yaşadık; ligin sonlarında yaptığımız ivme, ligin sonlarına doğru fb'nin kolllanma dozunun düşmesi ve ilahi adalet ile farkımız ortaya çıkmıştı. ancaak bu sene ne siyasetetin ne federasyonun herhangi bir çekincesi yok gibi görünüyor. ülkedeki mevcut "yargı" ortamında belirli zümrelerin gözü tamemen kararmış durumda. en nihayetinde saman alevi gibi tepkilerden sonra herkese her şeyi kabul ettirebileceklerini düşündükleri bir ortam var. muhalefet desen zaten 1 gün doğru yapsa ertesi gün 3 yanlışla onu da götürüyor.

    olumsuz basmak istemiyorum ama bu sezonun sonunu 20-21 sezonuna benzetiyorum. o sezon ülke futbol tarihinin "başarıya" ulaşan en şaibeli sozunuydu. devamındaki 5 yılda ise biz çok güzel günler geçirirken bjk rezil rüsva oldu*. fb'nin bu şekilde olası bir şampiyonluğunda önümüzdeki bir 10 yılına daha şerh* konulacaktır.

    karşımızda hakkaniyetli bir rakip olsa, kim şampiyon olursa olsun... bu yüzden bu şer yuvasının bu sene sevinmesini istemiyorum. ha "kaybedilecek" 1 şampiyonluk bizden hiçbir şey götürmeyecek ama dua ediyorum ki bu sene de ilahi adalet bir an önce tecelli etsin...

    edit: biraz daha düşündüm de; hepsine çakıyoruz ve şampiyon oluyoruz. umutsuzluk yok!
App Store'dan indirin Google Play'den alın