• 6269
    pamuk prenses ve 7 cüceler gibi takılan yönetim. yok mu şurada bir prens gelsin prensesi öpsün de uykudan uyandırsın diye düşünmeden edemiyorum.
    artık gına geldi bu ve benzeri başlığa gelip adamları istifaya davet etmekten. hiçbir mecrada yoklar. iki kelam edecek cürümleri dahi yok.
    o kadar olay oluyor, gündem her gün değişiyor bir kere de çıkıp olumlu olumsuz konuşamıyorlar. aklıma 2 tane komplo geliyor. ya birilerinden oturun oturduğunuz yerde satın floryanızı başka bir işe karışmayın dediler ya da çok güçlü biri öyle bir tehdit savurdu ki çıkıp tek kelam edecek durumda değiller. yani bunun başka bir açıklaması yok.
    beğenilmeyen abdurrahim albayrak kadar bile cesaretleri yok. bu sene bir kere bile çıkıp kara kutuyu açtırmayın, görüntüler var, kayıtlar var bunları basına veririz tehdidi bile yapamadılar. blöf olsa dahi yapacak cürümleri yok.
    kaldı ki ben bir kişinin bile gelip bunlara böyle bir konuda yardımcı olacağını dahi düşünmüyorum. mesela erden timur gitti lale orta'nın var kayıtlarıyla oynadığını, hakemlere mesaj attığını belgeledim diye konuşma yaptı. bunu tek başına ajan gibi mi yaptı? tabi ki de hayır. kendi lobisi sayesinde oldu. bizim anlık yönetimde bulunan bir kişinin bile lobi yapacak yetisi, baskı kuracak ast üst hiyerarşisi bile yok. o kadar belli oluyor ki her yerde çuvallıyorlar.
    türkiye kupası kura çekiminde fener gs maçı için şikeden hükümlü mecnun bey çıkıp açıklama yapabiliyor, türk futbolunda söz sahibi olabiliyor ve bizimkiler de çıkıp sen kimsin ki türk futboluna şekil vermeye çalışıyorsun diyemiyor.
    en büyük unuttukları olay da maddi güç. bu memleketten galatasaray fener rekabetini çek yarın herkes pamuk gibi kalkar. ancak bu kadar stresin de getirisi çok büyük. havuz denilen sistemi hiç zorlamıyorlar. aziz yıldırım tff'ye aba altından sopa göstermek için sürekli bu kozu kullanırdı. kolay değil ancak bu koz bizim en güçlü yanımız. bu lige en fazla geliri biz getiriyoruz. aldığımız reklamlar, satılan dekoderler, taraftar çokluğu sürekli bizde. ne yayıncı kuruluşu ne de x bir spor programını adaletli olmaya davet edemiyoruz. yanlış hatırlamıyorsam mustafa cengiz-terim birleşiminin ikinci şampiyonluğunda yayıncı kuruluş kutlamalara alınmamıştı. sebebi yine hatırladığım kadarıyla biz ve x kulüp pozisyon yayınlamıştık ve x kulüpten para istemezken bizden telif isteyip pozisyonları kaldırtmalarıydı. yönetim dik durdu ve kapıyı gösterdi.
    bu sene yayıncı kuruluş neredeyse adını sarı lacivert yapacak. yönetmenleri maç içinde bizi kamerayla bile doğruyor ancak bizim yönetim iki kelam edemiyor. ya da bu adam bizim maçın yönetmeni olmasın diyemiyor. en güçlü takımın yönetimine bak hele.
    ben adnan polat zamanında da yönetimi hiç beğenmezdim ve başarısızlıklar geldikçe o yönetimin gideceğinden emindim. karpaty liviv maçı vardır mesela elendiğimize üzülmediğim. neden diye sorduklarında çünkü bu adamlar gitmeli diyebiliyordum. şimdi öyle bir çukurdayız ki bu sene şampiyon olmayalım gerekirse diyemiyorum da. çünkü bizi büyük bir bataklığa iteklediler. her önüne gelene 8-9 milyon avro bonservis verdiler. tam 1 senedir bankalar birliğinden çıkıyoruz diye oyaladılar. sonuç yine hüsran.
    tek gerçek var bu yönetim bir an önce el çektirilmeli.
    istifa istifa istifa.
App Store'dan indirin Google Play'den alın