• 359
    iki sene evvel dengeli ama belki biraz sağlıksız şekilde başardığımdır. kendimi ideal hissettiğim kilo 65-68 aralığıydı, uzun yıllar boyunca bunu korumuştum. ancak sonraki süreçte kötü bir ilişki, durgun ve düzensiz yaşantı derken hazzı yemeklerde arayan bir adama dönmüştüm. sonuç olarak tam anlamıyla bu yazı tarihinden 2 yıl önce tartıda 90 kiloyu görmüştüm. dahası kötü dediğim ilişki bitmişti, düzensiz dediğim yaşantım daha da dağılmıştı. ben de tartıya ve aynaya savaş açtım.

    öncelikle kimseye kötü örnek olmamak adına belirteyim, benim girişimimdeki niyet sadece zayıflamaktı, kesinlikle sağlığı falan düşündüğüm yoktu. başlarken öyle hiç araştırma falan yapmadım, işe doğrudan yememekle başladım. sonraları sporla desteklerim diye düşünüyordum ama bu da mümkün olamadı. çünkü spor yaptığımda enerjiyi geri kazanmak için daha fazla yiyordum. bunun kontrolünü irademe bırakmak istemediğim için hiç spor falan yapmadan, sadece eskiden alışık olduğum gibi hareketli yaşamaya başladım.

    yeme alışkanlığımı değiştirdiğimin daha ilk haftası 3 kilo vermiştim. buna biraz şaşırmıştım (ki bu anormal bir durum değil, bilimsel dayanağı olan bir veriymiş) ama moralim yükselmişti. sonraki haftalarda düşüşüm bu kadar hızlı olmadı ancak dengeli hale gelmişti. zaten az yediğimde açlığı hissetmez seviyeye gelmiştim, durum hiç rahatsız etmiyordu. ayda 2 kilo civarı veriyordum düzenli olarak. haziran 2018'de 90 kilo olan bendeniz, ocak 2019'da 73, nisan 2019'da 66 kiloyu gördüm. o zamandan beridir de aynı kiloda sabit kaldım diyebilirim. fazla çabaya girmeden 10 ayda hedefime ulaşmıştım.

    bazı altın noktalar var. bunları çok kişi söylüyor ama bence test ederek, sonuç alarak her bireyin deneye yanıla öğrenmesi faydalı olacaktır. yine de yazayım:

    - öncelikle kilo vermek ya da zayıflamak matematiktir. başka bir şey değil. aldığımız verdiğimizden azsa kilo kaybediyoruz. normal bir bünyede -kural olarak- bunu hızlandıran veya yavaşlatan bir şey yok. daha fazla kalori yakarsan daha fazla kilo verirsin. hem bu açıdan, hem de ileriye dönük bir beslenme bilinci oluşturmak için yediklerinizi kaydetmenizi tavsiye ederim. bunun için uygulamalar var, marketlerde kolayca bulursunuz.

    - makro besin kontrolü önemli. karbonhidrat gördüğünüz zaman kaçın. gram başına verdiği enerjisi karbonhidratlardan iki kattan fazla yüksek olan yağlar bile bu kadar kötü etki vermiyor. hiç tüketmeyin demiyorum ama bunu kontrol etmek çok önemli. bu arkadaşlar genellikle lezzetli şeyler olduğu başta biraz üzüyor ama sonrasında yerlerini protein içerikli besinlerle doldurduğunuz safhada, ne kadar dolu dolu yediğinizi görünce hayat güzelleşiyor. bu bağlamda fazla alınan karbonhidrata denk gelen kısım, yukarıda bir arkadaşın yazdığı gibi şeker ve ekmek oluyor. mesela ben ekmekten tamamen vazgeçmedim ancak şekeri hayatımdan kovdum.

    - başta bilinçli olarak spor yapmadığımı söyledim. ama hareket ettim. çoğu yere yürüyerek gittim, toplu taşımada ayakta bekledim falan filan. benim gibi spora enerjiniz yoksa veya vaktiniz darsa tercih edilebilir bir yöntem çünkü sonuç alıyorsunuz.

    - yemek kültürüne ekleyebileceğim birkaç şey daha var. söyleyeceğim intermittent fastement denilen olayın mantığına uygun. benim günümün büyük bir kısmı dışarıda geçiyordu. öğleden önce çıkıyor gece dönüyordum. bu arada kahvaltı ve öğle öğününden birisini feda etmek zorunda kalıyordum. başlangıçta bilinçli olarak yaptığım bir şey değildi ama daha sonra gördüm ki sonuç verdi. sözün özü, "sık yiyin az yiyin" klişesinin tersine, "aralıklı yiyin, normal yiyin" diyorum. bir de uykudan iki saat önce hiçbir şey tüketmemek lazım, sindirim sisteminin selameti açısından.

    burada yazdıklarımın çoğu aslında zaman içerisinde keşfettiğim şeyler. başlangıçta aşılmaz bir yol gibi görünüyordu, öyle değilmiş. inanın alışma sürecinden sonra her şey daha kolay oluyor. insan aynada gördüğü şeyle barışık olmalı, şayet değilseniz de görüntüyü değiştirin. bu elinizde.

    edit: imla
App Store'dan indirin Google Play'den alın