• 25561
    hoca ilk kez 1996-1997 sezonunun başında galatasaray futbol takımının başına teknik direktör olarak geçti.
    o yüzden istatistiki verileri bu tarihten itibaren ele alıyorum.
    2019-2020 sezonunun henüz sonuçlanmadığını göz önünde bulundurarak, bu sezonu hesaba katmıyorum.
    1996-2019 yılları arasında yirmi üç sezon oynandı.
    süper ligde bu yirmi üç sezonun onunda fatih terim galatasaray'da teknik direktörlük koltuğundaydı.
    2013-2014 sezonunda altıncı haftadan sonra başımızda değildi; sezonu hocamızla tamamlamadık bu nedenle, bu sezonu terimli sezon olarak değerlendiremeyiz.
    2003-2004 sezonunda da yirmi altıncı haftadan sonra görevde değildi, ama o haftaya kadar gidişat belliydi ve bu yüzden bu sezonu terimli sezon olarak değerlendirmemiz gerekir.
    2017-2018 sezonunda ise on yedinci hafta maçlarından önce hoca dördüncü kez teknik direktör olarak takımımızın başına geçti.
    2017-2018 sezonunu da kendisiyle tamamladığımız için bu sezonu da terimli sezon olarak değerlendirmeliyiz.
    şunu söylemeden geçmeyeyim, hoca gelene kadar igor tudor teknik direktörümüzdü ve artısıyla eksisiyle, liderin sadece bir puan gerisinde bir takım bıraktı hocaya.
    ben vefalı bir taraftar olduğumu düşünüyorum ve sayın tudor'a emekleri için teşekkür ediyorum.
    hoca başımızdayken, söz konusu bu on sezonda sekiz kere şampiyon olduk.
    hocanın başımızda olmadığı on üç sezonda dört kere şampiyon olduk.
    istisnalar dışında, ligimizde üç büyükler şampiyon oluyor.
    bu kaideye göre, hocanın başımızda olmadığı on üç sezonda elde ettiğimiz dört şampiyonluk başarılı bir tablo değildir.
    zira, 1/3'lük şampiyonluk oranının bile altında olduğumuz görülüyor hoca yokken.
    kuşkusuz, bu on üç sezon bir bütün olarak ele alınamaz. sonuçta ilgili sezonlar, aralıklarla yaşanmış ve farklı dönemlere serpilmiş sezonlar. bu iç açıcı olmayan tablonun farklı nedenleri de ayrıca masaya yatırılabilir, tartışılabilir.
    hatta açık yüreklilikle söylemem gerekir ki, sık teknik direktör değiştirmek, bu başarısız süreçlerin yaşanmasında büyük rol oynamıştır.
    ama şunu da unutmamak lazım ki, galatasaray gibi büyük takımlar, uzun süreler başarısızlığa sabretmemektedir.
    genel olarak, ilgili on üç sezonda teknik direktörlerin ya şampiyon olamadıklarını ve görevlerinin sonlandığını, ya da başarısız oldukları düşüncesiyle sezon ortasında görevlerinin sonlandırıldığını görüyoruz.
    burada tek bir istisna var o da kalli.
    feldkamp, lig için bakıldığında başarılı bir sezon geçirirken, sezonun bitmesine altı maç kala görevi bırakarak ülkesine döndü.
    eğer devam etseydi, önümüzdeki sezonlarda ne olacağı tabii ki merak konusu. belki de kurmuş olduğu sistemin üzerine eklemeler yapacak ve oldukça başarılı olacaktı.
    sonuçta hoca başımızda değilken, her üç sezonun birinde dahi şampiyon olamazken, hoca başımızdayken on sezonun sekizinde şampiyon olmuşuz.
    hocanın başarısız geçen ikinci dönemi dışındaki birinci, üçüncü ve halen devam eden dördüncü dönemindeki şampiyonluk oranı yüzde yüz.
    hiç eğip bükmenin, o yana bu yana çekmenin anlamı yok kardeşim.
    fatih terim, başarı demek değildir, fatih terim dominasyon demektir.
    fatih terim, üst üste şampiyonluklar, kupalar, zaferler demektir.
    fatih terim, her maça 1-0 önde başlamak demektir.
    istatistik bilimi yalan söylemez, sayılar yalan söylemez.
    fatih terim, türk futbolunun sefiridir.
    fatih terim, ali sami yen bey'den sonra, galatasaray'ın en büyük efsanesidir.
    hocamızın hayat hikayesini, mücadelesini, galatasaraylılığını, zaferlerini, başarılarını anlatan bir filminin yapılmasını ve hocanın bu filmde baş rol oyuncusu olarak oynamasını çok istiyorum.
    umarım hayalim gerçek olur.
    (bkz: bir günde kral olmadık)