• 22375
    uzun zamandır yazmıyorum. öyle 3 5 ay da değil. bildiğin 5 6 yıl olmuştur. belki daha fazla. daha çok offline takılıp takip ediyorum sözlüğü. yazmak pek işime gelmiyor, + çok yoğunum. neyse konumuz bu değil zaten, konumuz, artık benim bile tahammül edememem bu yazılanlara...

    1993’den beridir bilinçli olarak galatasaray’ı takip ederim. diğer dönemleri de biliyorum ama bilinçli olarak diyorum, o yüzden diğer dönemlerden bahsetmeyeceğim. kalli, hollman, saftig, souness, terim, luce, ii. terim, gica, gerets, ii. kalli, skibbe, cesur kaptan, rijkaard, ii, gica, iii. terim, mancini, prandelli, hamza, denizli, tudor, iv, terim... arada da cevat güler falan geldi işte, düşünün artık.

    bu süreç boyunca akıllara zarar başarılar tattım, üzüldüm, sevindim, ağladım, 1 hafta hasta yattığım zaman falan oldu. yani karışık duygular. her takım taraftarı gibi aslında. bu biraz da sizin takımınıza bağlılığınızla alakalı. kimi yenilir küfreder geçer, kimi 1 hafta gazete bile okumaz, tv izlemez ya da ne bilim özetlerden takip eder. koşulsuz sevgi andavallığına girmeyeceğim burdan, herkesin hissettiği şey farklı diyorum siz anladınız konuyu.

    şimdi konumuz imparator. 2000 dönemi yahut 2012 dönemine girmeyeceğim. bizzat yakın geçmişten devam edeceğim. 2017’den malatya maçından önceki ve sonraki dönemlere değineceğim. terim öncesi: muazzam bir sezon başlangıcı ama sonrasında sıçış, derbilerde gol sorunu ve hezimetler. ne yalan söyleyeyim o sıra terim boşta olduğu için artık o sene bu sene dediğim dönemler. çünkü terim ile galatasaray birdir. bakın terim doğuştan winner bir karakter değildir, milli takımlardaki başarıları kadar başarısızlıkları vardır mesela ama her ne hikmetse galatasaray ile birleştiğinde winner bir karaktere bürünür. olmaz denilen şeyler olur, forvetsiz şampiyon olur yahut kadıköy’de kupa kaldırır. o yüzden daha iyisi gelmemiştir bizlere. bunda hemfikiriz sanırım. neyse başa dönelim, malatya deplasmanında alınan yenilgi ve kaynayan kazan, terim boşta ve taraftar kapısında yatıyor. herkes terimi istiyor. karakterini sevmeyenler bile istiyor çünkü biliniyor ki bu hengameden terim çıkarır bizi aydınlığa. istenen de oldu, terim geldi. o hengameyle destekle şampiyon olduk ki o şampiyonluk bizim için çok kritikti. 2 senedir ivme kazanan bir beşiktaş vardı. 3. kez olsalardı devamı gelirdi. zaten bunun bilincinde olan dursun özbek kesenin ağzını açmıştı. o sene şampiyonluğumuzda tudor’un katkısını savunanlar var, hatta takımı o kurdu diyen var ama ben takımımı onca senedir tanıyorsam bu görüş safsata öncelikle onu baştan diyeyim. tudor ile devam edilse o sezon en iyi ihtimal 3. falan olurduk baştan anlaşalım. takımın ivmesi aşağıya düşmüştü ve hocanın tercihleriyle saç baş yoluyorduk. gidin bakın 2 sene önceki entry’lere. halen orda duruyorlar ve bunu söyleyen adamlar şimdi tudor güzellemesi yapıyorlar. komedi cidden. neyse gitmiş adamın arkasından da konuşmak olmaz sonuçta ama parametreler önemli. o sezonun şampiyonluk mimarlarından olan donk mesela.. masraf olmasın diye kadroya bile alınmıyordu. keza denayer yedekti, sinan gümüş süre alamıyordu vs vs. tek transfer hakkımızı nagatomo üzerinde kullanıp şampiyon olduk ki bana göre mucizedir. yani şöyle diyeyim, benim için 2005-2006 sezonu şampiyonluğu ne kadar mucizeyse o sezon da o kadar mucizedir.

    geçen sene de bir sürü tantana forvetsizlik falan sorunlu başladık. herkes biliyordu ki bu takım şampiyonlar ligine de hazır değil zira istenen transferleri yapamadık. üstüne gomis gitti ve eren ile başladık. tam kanser. altyapımızdan çıkan ozan vizyonsuz yönetim sayesinde çok az paraya gitti ve rodri ile beraber gelen parayla transfer yaptık, avrupa’da başarısız olsak da ligde yine ipi göğüsledik ki benim için başarıdır bu. çünkü tepemizde demoklesin kılıcı gibi bekleyen bir ffp var ve transfer yapamıyoruz. istediğimizi alamıyoruz. diagne falan demeyin şimdi, ara transferde onca futbolcuya gidildi alınamadı. seneye yatırım olsun diye alındı diagne ki burda kötülendiği kadar da kötü oynamadı kendisi. hep bizim şekilci taraftar yüzünden daha değersizleşti. benim için kıstas büyük maçlardır. benfica maçında attığı nizami gol sayılmadı, fener maçında hasan ali’ye kırmızı yedirtti, beşiktaş maçında taçı erkenden kullanıp gol attırdı falan. bizim ihtiyacımız olan tipte bir adam değil ama işe yarıyordu yahu ama bizim şımarık taraftar naptı, sosyal medyadan taciz etti, statta ıslıkladı, üstelik belhanda gibi de vurdumduymaz oynamazken yaptı bunu. ayıp yahu vallahi ayıp. neyse çok uzattık konumuza dönelim asıl;

    bu sene kötüyüz, kötü başladık, kötü gidiyoruz. toparlanmamız ikinci yarıyı anca bulur ve şunu biliyorum; terim şu an bizden daha çok düşünüyor bu durumu ve şunu diyeyim; bu takım olacak arkadaşlar. öyle ya da böyle olacak. bakın devre arasında geçen sene kimsenin aklında yokken serdar, eren gibi topçulara kapıyı gösterdi terim. üstelik forvet takviyesi yapılmadan, ozan satılırken yaptı bunu. belhanda’nın, sofya’nın, mariano’num, nagatomo’num yetersizliğini görmüyor mu sanıyorsunuz? eğer böyle düşünüyorsanız terim’i tanımıyorsunuz. köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyoruz ama taraftar olarak biraz yanlış yapıyoruz. bakın belhanda’nın ıslıklanmasından bahsetmiyorum. sami yen’de hagi ıslıklandı aq belhanda kim? galatasaray bir dinse hagi peygamberidir benim nazarımda ama hagi bile ıslıklandı bu taraftar tarafından ama o taraftar ile bu taraftar aynı değil maalesef. çok detaya girdim biliyorum ama herkes teknik direktör, herkes otorite, herkes bilirkişi. sosyal medyayı takip etmeme sebebim bu taraftar tipi. siz de öyle yapın. terim’in başlığını okuyunca çıldırasım geliyor, istifa diyen andavallar var.. cidden üzülüyorum bu güruha. abicim neyin istifası? şu federasyona, bu futbol koşullarına dayanabilecek bir teknik adam var mı piyasada? bence yok. üstelik cl’de kötü de oynamıyoruz. yani istediğimiz sonuçları alamıyoruz ama maksimumumuzu oynuyoruz. lig ise başka bir yazımın konusu olsun. suçluyu farklı yerlerde arıyorsunuz. benim bu sene için avrupa’dan bi beklentim yok maalesef. çıta çok yükseldi. çok özledim başarıları ama olmaz, olamaz yani. mantık olarak da olamayız. bizim bu dönemi sarsıntı geçirmeden istikrarlı bir şekilde atlatmamız lazım. o da şampiyon olmaktan geçiyor. hatta ilk 2’ye girip şampiyonlar ligine katılsak bile başarıdır çünkü paramız yok ve ffp denen garabet önümüzdeki dönemlerde de sürecek ama yook. hiç bir şeyden memnun olmayan şımarık taraftar terime sallıyor. heyecanı yokmuş ahskskskdk. 6 ay önce şampiyon olurken yaptığı re re re ra ra ra tezahuratını sen bu yaşta yapamazsın aq neyin heyecanından bahsediyorsun? üstelik adam ağzını açsa 3 maç veriyor federasyon. yazık ya nereden vuracağınızı bile şaşırmışsınız. tercihlerini eleştir, oyuncu değişikliklerini falan eleştir de heyecandan bahsetme bari. kimsenin takmadığı ziraat kupasını almak için rotasyon yapmayan bir insandan bahsediyoruz. en hafif tabirle yuh aq. cidden yuh.

    size bir tavsiye, bu aralar gidin liverpool romantizmi yapın, iyi de oynuyorlar üstelik. ya da barca’yı falan tutun. daha az üzülürsünüz ama bırakın galatasaray bize kalsın bu sancılı süreçte. düzelince tekrardan desteklemeye başlarsınız. şampiyonluk konvoyuna çıkarsınız falan ama bu süreç böyle abicim. her devrim sancılıdır. biraz şapkayı önünüze koyun ya da liverpool şapkası takın dayanamıyorsanız. bu takım olacak. olması gerek ama hemen olmayacak üzgünüm. son sözüm;

    allah kerim fatih terim.