• 34455
    "kulüpler finansal ve yönetimsel olarak eski düzende yönetilemez. bu sorun kulüplerin kendi içinde ve kulüpler birliği vakfı'nda da dillendirilmeye başlandı. cumhurbaşkanımız, gençlik ve spor bakanlarımız, hazine ve maliye bakanlarımıza arzlarımız oldu. onlar da konuya vakıf oldular. bu zamana kadar gelen; ben borçlanayım yeter ki şu takımı yeneyim diye yapılan pahalı transferler yapılmamalı ve bu düşünce gidilmemeliydi. aksi halde kulüp artık kendini çeviremez şu an olduğu gibi birçok kulübün batık şirket durumunda olduğunu görüyoruz. bunun çözümü için türkiye futbol federasyonu, kulüpler birliği vakfı ve kulüpler kendilerince çare aradı. en son gelinen noktada hükümet bu konuda milat başlatacak. kimsenin borcunu diğeri ödemeyecek ya da borcu silinmeyecek, borcu artmayacak. borçsuz kulübe borç gelmiyor. kişilere verilen ihtiyaç, konut veya ticari krediler nasıl yapılandırılıyorsa kulüplerin borçları da öyle yapılandırılacak. bankaya olan borçların yaklaşık yüzde doksanı istanbul kulüplerinin ve trabzonspor'un. yapılandırma sonrası kulüplerin gelirleri teminat altına alınacak. önümüzdeki seneden itibaren kulüplerin bütçeleri yüzde 30 ila 50 oranında daralacak. borcu olmayan kulüpten yüzde 10 civarında para alınacak oda yedek akçe gibi olacak"

    "yapılandırmadan sonra kulüplere gelen paranın bir bölümü otomatik olarak borca gidecek. kulüpler borçlanma da yapamayacak. bu nedenle ya ellerindeki futbolculara o kadar paraya ikna etmeye çalışacak ya da daha az maliyetli futbolcu transfer edecek. herkes aynı yapacağı için rekabette sıkıntı olmayacak. pahalı futbolcu alınamayacak, borçlanamayacak. borcu arttıran ya da yükümlülüğe uyulmazsa federasyon puan silme, liga almama gibi yaptırımlar uygulayabilecek"

    "kulüplerin borcu yapılandırıldıktan sonra kurallara uymayan kulüp başkanları ve yetkililer de sorumlu tutulmalı. başkan dahil yöneticiler müteselsil olmalıdır. kulüp başkanı kefil olup bu borçtan sorumlu olsun. yoksa borçlanmaya devam eder sonra bırakır gider, takım zarar görür. bu bakımdan onunda konulması lazım. türkiye futbol federasyonu, avrupa arenasında mücadele edecek olan takımların lisanslama yetkisini de istedi. tff, 28 şubat'a kadar süre istemişti; ama uefa 15 mart'a kadar süre verdi. uefa her yetkiyi tff'ye verdi, kendisi sadece denetleyici oldu. türkiye bankalar birliği'nin çalışması hazır. hazine ve maliye bakanımızdan randevu istedik. o tamam dedikten sonra imzalar atılıp bu iş tamamlanacak. o zaman ne olacak? eğer, borçlar yapılandırılırsa takımların hemen hemen hepsinin futbol piyasasına borcu kalmayacak. transfer nedeniyle takıma ya da futbolcuya borcu kalmıyor. 15 mart milat olacak. eğer biz bunları tamamlayamazsak iş gelecek sezona kalacak. gelecek sezona kalması demek hemen hemen her kulübümüzün avrupa kupalarına gidememesi ve borçlanan kulüplerin yetkililerinin gitmesi demektir. şuan takımlarımızda bulunan yabancılara aldıklarının yarısını vereceğini söylersek durmazlar. bana belli bir bütçe verilince ben mecbur alt yapıdan sporcu yetiştirmek zorunda kalacağım. isterse yabancı alabilme sayısı 24 olsun"

    "sadece mali sınırlamaları getirdiğimiz zaman yerlilerin sayısı direkt artacaktır. isim vermeyim bir takımımız maliyetli diye yabancı isimlerle yollarını ayırdı. alt yapıdan çıkarttıkları futbolcular çatır çatır oynuyor. biz diğer rakip takımlarla rekabet edebilme adına gençleri kadroya koyamıyorduk. ekonomik neden devreye girince herkes alt yapıya biz de karpuzatan tesisleri'mize daha fazla bakacağız"

    erol bedir