21058
en temel eksikliği teknik, taktik, plan, oyuncuların pozisyon bilgisi, oyuncu profili gibi şeylerden ziyade kondisyon olan takımdır. eğer gücünüz yoksa ve elinizde de busquets, xavi, iniesta - pedro, messi, villa gibi 20 kişi pres yapsa gözleri kapalı pas yapabilecek bir ortasaha-forvet hattınız yoksa koşmaya mec-bur-su-nuz.
(bkz: 14 şubat 2019 galatasaray benfica maçı), (bkz: 2 şubat 2019 alanyaspor galatasaray maçı), (bkz: 28 kasım 2018 lokomotiv moskova galatasaray maçı), (bkz: 6 kasım 2018 schalke 04 galatasaray maçı), (bkz: 24 ekim 2018 galatasaray schalke 04 maçı) gibi maçları zihinlerinizde canlandırın lütfen. bunların hiçbirinde 15-20 dakikalık bile oyuna hükmetme emaresi göremedik. bu maçların hemen hepsinde sanki biz 11 kişi, rakip ise 15-16 kişi gibiydi. bunun temel nedeni güçsüzlüktür. bu takım yardımlaşamıyor. kanatta veya ortada birisi top aldığı zaman yardıma gelen hiç kimse olmuyor. durmaksızın basit top kayıpları yaşanıyor. çünkü özellikle ikinci yarılarda yürümeye dermanları kalmıyor beyzadelerin.
sadece futbolda değil bütün sporlarda, sporcu, eğer gücü yoksa disiplinsiz davranışlar sergilemeye başlar. fizik kondisyonun yokluğuna bağlı olarak yükselen tansiyon beyni uyuşturur. hızlı düşünme, karar alma gibi motorik özellikler sekteye uğrar. bu dediğimi bireysel veya takım sporlarında aktif olarak yer almış, idman yapıp müsabakaya çıkmış herkes çok net anlayacaktır.
lakin bizim ülkemizde büyük çoğunluk yararlı koşu diye bir garip türkü tutturmuş gidiyor. önce taraftarın bu zihniyetini değiştirmesi gerekiyor. bu değişmedikçe biz daha çok (bkz: 14 şubat 2019 galatasaray benfica maçı) yaşarız. ayrıca hala ısrarla takımdaki bireyleri eleştiriyoruz. eleştirilecek yönleri yok mu, tabii ki var fakat sorumluluğu bir veya bir kaç futbolcunun üzerine atmak bilgisizliğin ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kolaycılığın göstergesidir.
(bkz: 14 şubat 2019 galatasaray benfica maçı), (bkz: 2 şubat 2019 alanyaspor galatasaray maçı), (bkz: 28 kasım 2018 lokomotiv moskova galatasaray maçı), (bkz: 6 kasım 2018 schalke 04 galatasaray maçı), (bkz: 24 ekim 2018 galatasaray schalke 04 maçı) gibi maçları zihinlerinizde canlandırın lütfen. bunların hiçbirinde 15-20 dakikalık bile oyuna hükmetme emaresi göremedik. bu maçların hemen hepsinde sanki biz 11 kişi, rakip ise 15-16 kişi gibiydi. bunun temel nedeni güçsüzlüktür. bu takım yardımlaşamıyor. kanatta veya ortada birisi top aldığı zaman yardıma gelen hiç kimse olmuyor. durmaksızın basit top kayıpları yaşanıyor. çünkü özellikle ikinci yarılarda yürümeye dermanları kalmıyor beyzadelerin.
sadece futbolda değil bütün sporlarda, sporcu, eğer gücü yoksa disiplinsiz davranışlar sergilemeye başlar. fizik kondisyonun yokluğuna bağlı olarak yükselen tansiyon beyni uyuşturur. hızlı düşünme, karar alma gibi motorik özellikler sekteye uğrar. bu dediğimi bireysel veya takım sporlarında aktif olarak yer almış, idman yapıp müsabakaya çıkmış herkes çok net anlayacaktır.
lakin bizim ülkemizde büyük çoğunluk yararlı koşu diye bir garip türkü tutturmuş gidiyor. önce taraftarın bu zihniyetini değiştirmesi gerekiyor. bu değişmedikçe biz daha çok (bkz: 14 şubat 2019 galatasaray benfica maçı) yaşarız. ayrıca hala ısrarla takımdaki bireyleri eleştiriyoruz. eleştirilecek yönleri yok mu, tabii ki var fakat sorumluluğu bir veya bir kaç futbolcunun üzerine atmak bilgisizliğin ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kolaycılığın göstergesidir.

