• 13377
    vefa...

    ne güzel memleket... işine gelince sarı, işine gelmeyince kırmızı... her anlamda, her alanda... bir gün ak olan, diğer gün kara...

    vefa da, biraz da kulübe vefa bre.

    biraz da galatasaray'a vefa...

    selçuk inan galatasaray spor kulübünden 2011 senesinden itibaren 12 milyon 400 bin avro net para almış. yaklaşık 60+90'dan çıktığı 150 süper lig maçından -hemen hemen 150 maça denk gelir, sanırım sonradan oyuna girdikleri maçlarda ve kulübede oturduğu maçların maç başı alacağının yarısını alıyor diye biliyorum, yanlış biliyor olabilirim- ilk iki sezonunda maç başına 12,500 avro ve sonraki sezonlarda maç başı 25,000 avro olmak üzere toplam 3 milyon avro kazanmış. yani genel toplamda 15 milyon 400 bin avro para kazanmış. galatasaray'dan profesyonel sözleşmesi gereği daha 6 milyon avro kazanacağı var.

    bu neyin vefası!

    biz malız zaten, aptalız, navalız, gözümüzü kapatıp milyon avrocukları önüne serip kötü oyuna kanaat edeceğiz.

    niye?

    kulübe gelmesi için rica minnet olundu diye. niye? galatasaray'da şampiyonluklar ve kupalar kazandı, dördüncü yıldızı armanın üstüne konduran kadroda yer aldı diye.

    itiraf ediyorum ben aptalım. net. çünkü profesyonel oyuncunun sözleşmesinin gereğini sonuna kadar almasını savunuyorum. çünkü benim için o bir senettir. söz verilmiştir, gereği yapılır. ama kardeşim, bu sözleşmenin de bir karşılığı vardır. verilen söz karşılıklıdır. bir oyuncu, beklentileri karşılayamıyorsa istenmeyebilir, protesto edilebilir, kulübeye çekilebilir, kendisine takım bulması istenebilir.

    vefa diyorsun da, biriniz de çıkıp şunu demiyorsunuz. "ulan bu taraftar beni neden ıslıklıyor? bu hoca beni neden kulübeye çekti? bir sıkıntı mı var?" e, var ki, oluyor. ama sana milyon avrolar veren kulübe vefa gösterip, "ulan bu kulübün de amma ekmeğini yedik, performansımız da düştü... iyi mi? bu performansa bu maaş reva mı? dur bir güzellik edeyim" diyerek vefa göstermiyor. onu ne yapacağız? profesyonel oyuncusunuz birader! biz bunu kabulleneli çok oldu da, bir siz profesyonel oyuncular olduğunuzu kabullenemediniz!

    hem galatasaray kime vefasızlık etmiş?

    her bulduğu fırsatta galatasaray'a sallamayı itikat bellemiş hakan ünsal'a mı? galatasaray olmasa bu kadar para kazanamayacak olmasına rağmen 15-16 sene futbol oynamasına müsamaha gösterilen sabri sarıoğlu'na mı?

    galatasaray kime vefasızlık etmiş, biliyor musun?

    sen ve senin gibi futbolcuların dün hakkını koruyan metin kurt'a etmiş. sen sever sayar bilir misin, bilmem. galatasaray vefasızlık etmişse metin oktay'a etmiş. onu bilirsin, bir zamanlar onun giydiği on numaralı formayı giydin, onun taktığı pazubandını taktın.

    bu taraftar kime vefasızlık etmiş? hak etmeyen kime ıslık çalmış, yuhalamış?

    "herkes bizi sevsin! herkes saygı göstersin! en çok bizi takdir etsin! en galatasaraylı biziz! küfür yiyoruz! ıslıklanıyoruz! aman yapmayın! saygı göstereceksiniz! ben bilirkişiyim! avrupa'da piyasam var. afim fatih terim'i yiyor, tafram lucescu'yu ayağıma getiriyor! türk töresini hiçe sayar, yaşını almışı döverim, adam olurum! özrüm yoktur, hata yapmam! en büyük adam benim!"

    yok ya!

    birader! sen az öte dur! biliriz, kankasınız, paşalarsınız, kara biraderlersiniz de... selçuk inan'a bir iyilik et, adını ağzını alma... hakkını da sen savunma bir zahmet. selçuk inan'ı iyi bilirim. kötülüğünü de istemem. gördüğüm artık olmadığıdır, isteğim iyiliğidir. galatasaray'da bugünden sonra olmaz, cerahatli yara paldır tutmaz, kalan bir dirhem tahammülümüzle severek ayrılmamız icap eder. eğer olmuyorsa selçuk inan'ın da takkeyi önüne koyup bu kulübe nasıl hizmet vereceğini düşünmesi lazım gelir.

    bir köfte ekmeğe kanaat edip parasını maç biletine veren adam, milyon avro kazanan adamın afrasını çeksin, morali bozulsun diye mi o maça gidiyor? yoksa, biraz hayat meşgalesinden uzaklaşıp mutlu olmak için mi? sizin mutluluğunuz kaç para? bizimki ancak, biraz zorlasan 50 lira. o da köşeden ya da kale arkası... muslera'ya yakın olursak ne âlâ...

    çok büyük galatasaraylı'sınız ya, çok büyük takipçi sayılarınız var ya, çok büyük adamlar oldunuz ya, vefa nedir bilirsiniz ya, ulan biriniz de çıkın "riva'da soygun var!" deyin be!

    gördün mü bak...

    al sana vefa!

    edit: bazı yanlış yazımlar.