• 44
    conte sonrası apar topar anlaşılan isim olarak adı duyurulduğunda herkes çılgına dönmüştü. hatta vinovo'da ilk antrenmanına çıkacakken bazı taraftarlar yumurta bile atmıştı herife. o sezon kalktı şampiyon oldu ki zaten juve için serie a'yı kazanmak çocuk oyuncağıydı, üstüne bir de takımı şl finaline çıkardı. ona rağmen kendisini beğenmeyenler, bu başarıyı conte'nin kurduğu takıma borçlu olduğunu düşünenler vardı, ben de onlardandım. lakin bu sezon gerçekten büyük iş başardı, başarıyor. barcelona'yı elemesinden mütevellit söylemiyorum bunu. sezon ortasında acayip bir sistem değişikliğine gitti ve bunu müthiş tutturdu. 2016-2017'ye 3-5-2'yle başlayan takım hem serie a'da hem de şl'de zorlanınca sistemi 4-2-3-1'e çevirdi. bunda ne var ki, denilerek küçümsenecek bir değişiklik değil bu çünkü elindeki kadronun 4-2-3-1'le alakası yok aslında. takımda sol açık yok, aslında pjaca var ama hem daha çok tecrübesiz hem de bu sezon iki büyük sakatlık geçirdi ve sezonu kapatmış vaziyette. allegri gitti sola mandzukiç'i koydu, müthiş tuttu. göbekte bok gibi oynayan asamoah'ı da yedeği yaptı. sağa cuadrado'yu koydu ama onun da yedeği yok. son bir aydır da cuadrado'yu çıkardığında lemina'yı oraya monte etmeye başladı. takımda tam anlamıyla trequartista yok, oraya da dybala'yı çekti. ona bir şey olursa da pjanic'i orta sahadan trequartista rolüne kaydırıp orta sahaya marchisio'yu alabilir. demişken, allegri'nin bu 4-2-3-1'e geçmesinin en büyük müsebbiplerinden birinin de marhisio'nun bir türlü iyileşmeyen ağır sakatlığı olduğunu söylemek de fayda var. zira marchisio sağlam olsa orta sahayı khedira-pjanic-marhisio diye kurar, 4-2-3-1'e hiç geçmeyebilir, takımın üretkenliğini sıfıra indiren 4-3-1-2 oynatabilirdi.

    gelelim 19 nisan 2017 barcelona juventus maçındaki taktiğine. juve'ye futbol katili diyen arkadaşlar, sizin kafanız mı iyi? futbola zevk katmak için juventus'un messi-neymar-suarez üçlüsüne bacaklarını ayırıp beklemesi mi gerekiyor? sırf şu turu geçtiği için bile 20 milyon avroya yakın para kazanacak takım. marka bilinirliğine, kazandığı sükseye, sosyal medya hesaplarındaki üye artışına filan hiç girmiyorum. eşleşmenin ilk ayağında 3 tane iteleyen ve en güçlü yanı savunması olan takımdan yılmaz vural takımı performansı bekleyen arkadaşlar var. "yenilirsen de güzel yenileceksin" gibi beylik laflarla mantığa oturtmaya çalışıyorlar bu arzularını ama osasuna'dan değil juventus'tan bahsettiklerini unutuyorlar. ayrıca deliler gibi hücum yapan iki takımın maçında zerre zevk almayan insanlar da var bu dünyada. misal: ben. şahsım adına son on, on beş senenin en güzel eşleşmeleri hangisiydi diye soran olsa barça-chelsea eşleşmelerini, barça-inter eşleşmesini filan söylerim. bu juve-barça eşleşmeleri de benim için onlardan biri oldu. ki dediğim gibi sezon ortasında çok büyük bir sistem değişikliğine giden juventus'un hücum futbolu oynayabilecek kadrosu da yok elinde. ilk maçta 3 tane atan takımdan bahsediyorum bu arada.

    18 nisan real bayern maçındaki hakem faciasının da büyük yardımı dokundu bu arada juve'ye. dünkü rezaletten sonra gözlerin üzerinde olacağını bilen hakem barça lehine neredeyse tek bir karar bile vermedi ki barcelona; takımıyla, yedek kulübesiyle, taraftarıyla çok değişik bir güruha evrilmiş. sürekli kendini yere atmalar, hayali dirsek yemeler, taraftarın aleyhteki her karara "auvvvvvvv" diye çemkirmeler vs. futbol takımından çok tiyatro kumpanyasına benziyorlar. old trafford'a "düşler tiyatrosu" deniliyorsa camp nou'ya "düşüşler tiyatrosu" filan demek gerekiyor herhalde.