• 183
    bu adamın avukatı değilim. babası da değilim, kardeşi de. ama şampiyonlar liginde iki final, bir de la liga yapmış bir adamın oynattığı futbola çok defansif, çok temposuz, çok rörörö diyenlere en yumuşak tabirle gülüyorum, bunu bilesiniz.

    arkadaş, senin takımının ligin yarısından çoğunda sağ bek pozisyonunda stoperlerin denayer ve semih kaya oynadı, içerde, dışarda, anadolu takımlarıyla. bayern'den, barcelona'dan bahsetmiyorum bak. aman ileri çıkmasınlar, aman pozisyonlarını kaybetmesinler, geride açık vermesinler diye. özellikle adı semih olanı, yarı sahaya geçmemeye yeminliydi. orta sahanda da kimi zaman donk kimi zamanda chedjou oynuyordu. hatta ikisini yan yana oynarken bile gördü bu gözler, yine bir anadolu takımı maçında bile. ve bu ikiside savunmanın arasına girip savunmayı beşleyen, altılayan oyuncular oldular. hatta yetmedi, sabri reyiz'i denayer'in önüne tampon, sol bek oynadığında da hakan balta'nın önüne tampon olarak olcan adın konuldu.

    şimdi sadede geliyorum, kulaklarını aç ve dinle galatasaraylı. o sıkıcı, o fazla defansif dediğin atletico madrid'in sağ ve sol beklerinde avrupanın hücuma en çok destek veren, o kanadı 70-80 metre kullanan, ceza sahası içine kadar girmekten çekinmeyen oyuncularla oynadığını ne ara unuttun? juan fran dediğin adam da kariyerine sağ açık, filipe luis dediğin adam da forvet olarak başlamış. o yere göğe komadığınız savunmacının dibi mourinho'da kendisini transfer ettirdiği chelsea'da fazla ofansif diye oytanmadı zaten. ve tüm bunların yanında bu simeone'nin orta sahasını da bu sene fenerbahçe'de savunmanın hemen önünde gördüğümüz ve rakip yarı sahaya girmeyen iki çapa(ön libero) topal ve souza, bizde oynadığı dönemde melo tipi savunma ağırlıklı oyuncularla da dizayn etmiyor. göbekte daha dengeli olan, barcelona altyapılı oyun kurucu gabi, yanında arda ayrılmadan önce koke oynuyordu. arda'nın gidişiyle onu sol tarafa attılar ve göbeğe de yine topla ilişkisi iyi olan renato agusto monte edildi. sağ tarafta da yine hücum orta sahası saul naguez oynuyor. ön tarafta hepimiz bildiği el nino lakaplı torres ve yanında fransa'nın sahte forvet pozisyonunda oynayan griezmann. yani takımın ne bekleri defansif, ne orta sahası defansif. ne orta sahanın kanatları defansif ve tüm bunlara karşı ne de tek forvet oynuyorlar. ve sen çıkmış; simeone çok defansif, çok sıkıcı oynatıyor diyorsun. bir takımın kendisinden kat be kat güçlü kadrolara karşı, daha kompakt, daha alan daraltarak, sert basarak, rakibinin sırtını döndürmeyerek oynaması kadar daha doğal bir şey olamaz. rakibinin senden çok daha güçlü olduğu durumlarda taktik ve stratejiler devreye girer ve simeone'da tam olarak bunu yapıyor. eğer bunu yapmazsa valencia'dan bir farkı kalmazdı zaten.

    simeone benim için şu an aktif teknik direktörler içinde tartışmasız en iyisidir. neden dersen; takımının kapasitesini biliyor, oyuncularını ve tiplemelerini biliyor, rakiplerini biliyor ve nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynuyor. en iyi yapabilecekleri ne ise onu yapıyorlar. ve tüm bunların yanında pep guardiola'yı be jose mourinho'yu da bu tip ikinci kategori takımların başında da bir test etmek isterdim. bakalım o yere göğe koyamadığınız pep'in ikinci kategori takımı da tiki taka diyip 150 pas sonrası gol atabiliyor mu? tabii elinde iniesta, xavi, messi, neymar, robben, xabi alonso, götze varsa hayat bana da güzel olurdu. bir de gelsinler bu atletico'yu la liga şampiyonu yapsınlar, iki şampiyonlar ligi finali koysunlar da görelim. haybeden sallamak çok kolay anasını satayım.

    ah şu skor tabelacıları yok mu; griezmann şu penaltıyı atsaydı şimdi bambaşka şeyler konuşuluyordu ya, neyse. bana müsade. biraz fifa 15 oynayım. hamburg falan alıyorum, bayern olduğun zaman tadı tuzu olmuyor biliyor musun!