1891
futbol takımına yapılan takviyelerle iyi iş çıkarıyorlar.
ben de kaptırmış kendimi "lan, bu takıma daha çilek gelecek." diyorum. heyecanlanıyorum. heyecanlanmamak elde değil ki arkadaş. bir taraftan rakiplerin sana gıpta ile bakıyor falan. sonra bakıyorum diyorum "bu takımın daha ne eksiği olabilir ki" sonra saydıkça sayıyorum. istersen eksik bulursun. sonra dank ediyor kafama.
hani bizim tarihimizde ki en kötü sezonlardan birini geçirirken, tüyleri diken diken eden bir heyecanla tutunduğumuz ve ortaya koyduğu yürekle, son topa kadar mücadelesiyle bizi bir araya getiren umut bağladığımız bir yenilmez armada vardı. hani geçen sene euroleague'de kimse yenemez hele ki galatasaray hiç yenemez dedikleri takımları teker teker yenen bir yenilmez armada vardı. hani geçen senenin en önemli oyuncusunu kaybettiğimiz ve yerine henüz yeni bir adam koyamadığımız bir yenilmez armada vardı. hani şampiyonluk gelmeyince geçen senenin alabileceği tüm kupaları süpüren koçunu takımın başına getirdiğiniz ama o koçun eline henüz bir malzeme vermediğiniz bir yenilmez armada vardı.
diğer branşları, daha çok takip edebildiğim yenilmez armada özelinde anlatmaya çalıştım ama olay sadece yenilmez armada değil tabii ki.
belki türkiye'deki çoğu taraftarın kalbi futbol ile atıyordur -ben de dahilim bu güruha birçok durumda- ancak galatasaray sadece futboldan ibaret değil ki.
yaptığınız güzel işlerin çileği diğer branşlardaki atılımımız olsun umuduyla...
ben de kaptırmış kendimi "lan, bu takıma daha çilek gelecek." diyorum. heyecanlanıyorum. heyecanlanmamak elde değil ki arkadaş. bir taraftan rakiplerin sana gıpta ile bakıyor falan. sonra bakıyorum diyorum "bu takımın daha ne eksiği olabilir ki" sonra saydıkça sayıyorum. istersen eksik bulursun. sonra dank ediyor kafama.
hani bizim tarihimizde ki en kötü sezonlardan birini geçirirken, tüyleri diken diken eden bir heyecanla tutunduğumuz ve ortaya koyduğu yürekle, son topa kadar mücadelesiyle bizi bir araya getiren umut bağladığımız bir yenilmez armada vardı. hani geçen sene euroleague'de kimse yenemez hele ki galatasaray hiç yenemez dedikleri takımları teker teker yenen bir yenilmez armada vardı. hani geçen senenin en önemli oyuncusunu kaybettiğimiz ve yerine henüz yeni bir adam koyamadığımız bir yenilmez armada vardı. hani şampiyonluk gelmeyince geçen senenin alabileceği tüm kupaları süpüren koçunu takımın başına getirdiğiniz ama o koçun eline henüz bir malzeme vermediğiniz bir yenilmez armada vardı.
diğer branşları, daha çok takip edebildiğim yenilmez armada özelinde anlatmaya çalıştım ama olay sadece yenilmez armada değil tabii ki.
belki türkiye'deki çoğu taraftarın kalbi futbol ile atıyordur -ben de dahilim bu güruha birçok durumda- ancak galatasaray sadece futboldan ibaret değil ki.
yaptığınız güzel işlerin çileği diğer branşlardaki atılımımız olsun umuduyla...

