resim
Emre Mor
Takım:Fenerbahçe
Mevki:Sağ Kanat
Yaş:28
Boy:1.69
Uyruk:Türkiye
  • 1891
    takımında emre mor varsa ilk yazacağın isim olur. onun bunun afrasını tafrasına, saçma sapan eleştirilerine kulak asmadan emre mor takımın sağ kanadına, feghouli on numaraya, belhanda merkez ortaya çekilmeli. emre mor ile feghouli maç içinde değişerek sağ kanat-on numara oynarlar ve bu rakibin kafasını döndürür.

    emre mor’un bazı defolarını ancak maç içinde çözebilir fatih hoca. ne zaman adam geçeceğini, ne zaman pas vereceğini, ne zaman ver-kaç yapacağını, ne zaman sıfıra inip geriye çıkaracağını, ne zaman direk kaleye gideceğini hatta ne zaman rakibi karta zorlayacağını fatih hoca ancak oynatarak çözebilir. yedek bıraktığı her dakika emre için de bizim için de kayıptır.

    rakiplerin emre durdurmasının tek yolu sarı kart görmek ya da beş kişiyle karşısına dikilmek olacaktır. işte emre mor’un başına yığıldıklarında pas çıkarmayı öğrenirse bomboş kaleyi karşımızda bulabiliriz.

    oynayacağımız çok maç var ve emre mor özellikle avrupa maçlarına kadar kendine güven kazanmalı. emre’den mental olarak avrupalıların ondan verim alması imkansızdı. bu nedenle allah’ın bir hediyesi diyorum. eğer mental açıdan mükemmel olsaydı bütün takımı satsak emre mor’u avrupa takımlarından alamazdık. üstelik bizim kolayca başa çıkabileceğimiz ve kolayca verim alabileceğimiz bir yapıya sahip.

    emre mor alınmalı diye defalarca entry girmiştim ve alındığına da çok sevindim. bundan sonrası onu layık olduğu seviyeye çıkarmak. fatih hoca ve ekibi de bunun için biçilmiş kaftan. teşekkürler allahım.
  • 2583
    yeteneğini gözardı etmek futbola ihanettir ya da futbolu bilmemektir. top sürüşü olsun, topla hızlanışı olsun ve bunları yaparken dengesi olsun hiçbir futbolcuya benzemiyor ve bu allah vergisi bir yetenektir. öyle çalışarak elde edilen bir şey değildir. gel gelelim fundemental olmayınca işte bi boka yaramıyor böyle çöp futbolcu muamelesi görüyorsun kardeşim. sad but true ):
  • 899
    safi yetenek.

    emor'u fatih terim'li milli takım'dan beri takip ederim. hatta o zamanlar, bir kanatta armindo bruma, diğer kanatta emor olmak üzere "kaç para ulan bir emor?" diye sormuşluğum çoktur. ikisini aynı takımda izlemek aşırı zevkli olurdu açıkçası. takım olarak ne kadar başarılı olurduk onu bilmem.

    öncelikle üzüntümü paylaşayım. bana hep hayattan bir beklentisi yokmuş gibi hissettiriyor, sahada onu izlemek, saha dışında haberlerini okumak. açıkçası üzülüyorum. sahada sanki bir kavga veriyor. kendisiyle, onu görmeyenlerle... falan filan.

    neyse. emor'u o zaman bu zaman takip ederim. bundesliga'da borussia dortmund'u tuttuğum için zaten takip ediyordum. emor ile birlikte daha bir şevkle takip etmeye başlamıştım. o zamanki borussia da acayip yetenekli oyuncuyla doluydu. ne takımdı be! neyse, emor saha dışı ve içinde isteneni veremedi. beklentileri karşılayamadı. sonra celta vigo'ya gitti. yine saha dışı ve içinde beklentileri karşılayamadı.

    bana kalırsa, işimiz emor'a kaldıysa sıkıntı var. ünal aysal'dan yadigar bir çilek meselesi var ya hani, işte emor o çilek bile değildir. emor, çileğin üstündeki süslemedir. pastayı yaparsın, üzerini çilekle süslersin, baktın vakit ve malzeme var, çileğe kremayla göz ağız çizersin ya da üstüne biraz çikolata sos dökerek süslersin.

    bununla birlikte o kadar büyük bir yeteneği var ki, bir an düşünüyorsun "acaba" diye.

    hemen tüm maçlarını izlemiş biri olarak söyleyeyim, sorunları var. katılırsınız katılmazsınız ben gözlemlediklerimi yazayım.

    en büyük sorunu, futbolu bilmemesi. saf yetenek bir futbolcunun yetenekleriyle ne yapabileceklerini bilmemesi can sıkıyor açıkçası. mesela sergen yalçın'ın hep yeteneğine ihanet ettiğini düşünmüşümdür. genel kanı da bu yöndedir. ama sergen yalçın, o büyük yetenek, futbolu biliyordu. nasıl skora gideceğini çok çok iyi biliyordu. bunun dışındaki, profesyonellikle ilgili kısımlarda sıkıntısı vardı. sergen yalçın'ın işine gelmiyordu doğrusu.

    japonca'da mendokusai (めんどくさい) diye bir sözcük vardır. türkçe'de tam olarak bir karşılığı var mıdır bilmiyorum. "can sıkıcı, uğraştırıcı, uğraşmaya değmez, zahmetli, baş belası, yapmak istemiyorum" gibi anlamların birleştiği bir sözcük düşünün. işte sergen yalçın'ı bu kelime ile özdeşleştiriyorum ben.

    iki saf yetenek arasındaki en büyük fark sanırım burada yatıyor. ve bu durum yani futbolu bilmemesi emor'un gelişimini de tehlikeye atıyor bana sorarsanız.

    bunun haricinde, "kendini kanıtlama isteği" ya da "kendini gösterme isteği" bir başka sorun. bir psikolog değilim ama çocukluğuna inmek gerekir sanırım. dediğim gibi o konuda kalifiye değilim. o yüzden geçiyorum.

    borussia dortmund'a transfer olduğunda yedek kaldı. takıma girebilmek için kendini göstermek istedi. anladım. olmadı. hem saha içinde hem saha dışında olmadı. celta vigo'ya gitti, daha alt seviye bir takıma gittiği için tekrar kendini göstererek büyük takımlara gitmek için yine kendini göstermeye çalışıyor. anlıyorum. ama bunu çok yanlış yapıyor. futbolu bilmemesi en büyük etken burada. sahada "ben buradayım!" demek istiyor. o yüzden topu hep istiyor, assolist olmak istiyor ve topu vermek istemiyor. futbol sahasında, top neredeyse, bütün odak oradadır. o halde topu ayağında tutmak istemek pek de yanlış bir düşünce tarzı değil. düşüncenin yanlışlığı ise tartışma konusu.

    tüm bunlara rağmen, acayip hırslı. hakem faul vermiyor, hakemle dalaşıyor. savunma yapmak zorunda kalıyor, son sürat adam kovalıyor. bence oyuna küsmüyor. hep bir sonrakinde kendimi göstereceğim diyor. bu sefer daha fazla zorlamaya başlıyor. bu da takıma zarar veriyor.

    bunun dışında teknik sorunları var. pas oyununa yatkın değil. yapmak istediklerini de pek yapamıyor. misal savunma arkasına sarkan arkadaşını görüyor, pası yapmak istiyor ama o pası yapamıyor.

    ilk önce kendisi geldiği için, basit de oynayamıyor. önce bir kendini gösterip sonra olacaklara bakıyor. istiyor ki, rakip takımın tamamını çalımlayıp rencide etsin. yine bireyselliğin doruk noktasından bir örnek: önce kendi yapabileceklerine bakıyor, ancak son raddede takım arkadaşlarının ne yapabileceklerine bakıyor. bir yerde güvensizlik, bir yerde aşırı özgüven, bir yerde aşırı yetenekli olduğunu düşünmenin getirdiği bir eksiklik bence bu. sözgelimi, ikiye bir kaldılar diyelim. çok rahat arkadaşına pas verip gol yapabilecekleri durumlarda, çoğunlukla son adamı da geçip pas vermeyi yeğleyebiliyor. bu hem kendi yeteneğine güven, hem kendini gösterme isteği, hem de arkadaşının yeteneğine güvensizlikten kaynaklanıyor gibi.

    topu hep istiyor dedik. eğer topu alamazsa, çok geriye geliyor, topu almak için. bu sefer topu ileri taşımak için büyük efor sarfediyor. iş yapması gerektiği yerde, işi yapamaz hale geliyor. yani eğer emor'u transfer edecekseniz, topu mümkün olan en ileri uçta topla buluşturmalısınız. yoksa, etkinliği oldukça düşüyor.

    bitiriciliği neredeyse yok hükmünde. ne son pası atabiliyor, ne de şutu. bu aslında biraz da yukarıda bahsettiğim efor sarfetmesi ile de alakalı bir durum. tabii şut tekniğinin de pek olmadığı aşikar.

    yani geliştirmesi gereken hem mental hem teknik bir sürü detay var. hem saha içinde hem saha dışında aşması gereken bir çok sorunu var.

    oyunun kitlendiği anlarda, sıkışıklığı gidermek, kilidi açabilmek, oyunu kaosa sürüklemek, kalenin önüne otobüs çeken kapanan takımların içinden geçebilmek için daha cazip birini düşünemiyorum. ama bu kaos ortamı, iyi yönde de seyredebilir, kötü yönde de. oyunun seyrini değiştirmek için birebir olabilir ama skoru değiştirmek için ancak bir araç olabilir, şu haliyle. onun karıştırdığı oyunu fırsat bilecek diğer oyuncularınızın işi bitirmesi icap eder ancak.

    sonuç olarak tüm sorunlarına rağmen, saf yeteneğini düşünerek ve henüz 21 yaşında olduğunu göz ardı etmeden hareket etmek gerekir.
  • 754
    genç yaşta şöhreti kaldıramamış olan yetenekli ama kafasız futbolcu.

    dortmund gibi genç yetenekleri işleyip parlatan bir takımda tutunamayıp, ispanya'nın orta sıra takımlarından celta vigo'da da tutunamıyorsa ben işin altında başka şeyler ararım. yetenekli olduğunu az buçuk futbol izleyen herkes anlar, anladı. ama bu çocuğun sıkıntısı mental.

    günah almak istemem ama özel hayatında sıkıntılar olduğunu düşünüyorum. ''mokoko'' işlerini fazla kafasına takıyor gibi.

    fatih terim'in galatasaray'ına gelirse cok farklı bir emre mor izletebilir bizlere. klasik fatih terim adam eder topçusu.
  • 2192
    oğlum şunları bir dava falan et da. ilişkinin türü ve ya kişilerin karşılıklı talepleri umurunda değil. bir taraf gold digger diğer taraf ise para yedirmek isteyen biri olabilir. umurumda değil.

    ama bu prim kasma uğruna kişisel mesajların ifşalanması sinirimi iyice bozmaya başladı. arkadaş bu insanlar nasıl iletişim kuracaklar, yeter da. isteklerin uyuşmuyorsa bunu söylersin olur biter.

    emre'nin de böyle adını kullandırması hoşuma gitmiyor. yanlış anlaşılmak istemem. bu tarz denemeleri olmasın demiyorum. ama ucuzun teki çıkıp böyle "ifşa" yaptı mı yapıştıracaksın ağzına davayı olacak bitecek. sonucunda bir şey olmasına da gerek yok, korkusu yeter. sonra yeni dmlerde mesajlaşmaya devam.

    -naber
    -ıy sapık
  • 2193
    en az bir kac karsilasmamizda ilk 11 ile sahaya cikmaya baslasa artik iyi olacak oyuncumuz. bu kadar guzel bir kadroyu bu kadar verimsiz kullanmak beni sasirtiyor. sahada kanatlara top atildiginda dripling yetenegi olan tek oyuncumuz emre, ama sürekli yedeklerde. aynisi milli takim icin de gecerli.
    babel'in bir süre dinlendirilip emre mor'un sahaya cikmasi, hem takim hem babel hem de mor icin iyi olacaktir diye dusunuyorum. tabi antrenmanlarda gecerli bir performans veriyorsa.
  • 1443
    abdurrahim albayrak kendisi hakkında şöyle bir açıklamada bulunmuş:

    "emre mor olmuyor diye bir şey yok. her şey bize bağlı. önümüzdeki hafta çok şey olabilir. kulübü uyanıklık yaptı. çocuk türkiye'ye gelir gelmez bir bedel istemeye kalktılar. bunu açık ve net söylüyorum. onunla fatih hocadan başkası başa çıkamaz. kendisi de biliyor. bunu emre'ye de söyledim. her şeyin bittiğini düşündük. kulübü de razıydı ama birdenbire bir şeyler oldu."
  • 254
    idolü olsun olmasın, bir sporcunun takdir ettiği bir rakibine ilgisini göstermesi kadar normal bir şey yok.

    var. işte burası türkiye tabi anormal birşey abi.

    kıskançlık, fesatlık, primdi, hak yemeydi, silah çekmeydi. bak bunlar normal işte. üzerinde de şöyle bir durulur, özellikle mağdur, sesi çıkmayanın başı ezilir geçer gider.

    zaten hatırlamıyorum türkiyede doğup, yaşayıp emre gibi davranan başka bir futbolcu. demek avrupa da yaşamak lazımmış.

    helal olsun, gurur duyuyorum seninle çocuk.
  • 2778
    transferinden sonra fenerbahçe medyasının kendisini geliştirdi, futbolunu olgunlaştırdı haberleri pompaladığı futbolcu.

    8 ağustos 2022 fenerbahçe ümraniyespor maçında bir pozisyon vardı maçın 32'nci dakikasında bir anda acayip bir dribling ile 3-4 kişinin içinden geçti sonunda ne mi yaptı sol tarafında bomboş takım arkadaşı varken 2 defans oyuncu önünde şut deneyip topu dağlara taşlara gönderdi pozisyon şu:

    https://www.beinsports.com.tr/...isilik-resital-28747

    emre mor'u ve değişmediğini hatta değişmeyeceğini özetleyen bu kadar güzel bir pozisyon olamazdı gözümde. mental olarak gram ilerlemediğinin fotokopisi resmen.
  • 2027
    ne çok yermek lazım ne de çok övmek lazım. bence hasan şaş hoca ve fatih hoca bir şekilde kendisini yola sokacaktır. geçen sene onyekuru ve bir önceki sene rodrigues'in gelişimini gördükten sonra benim büyük bir umudum var. ayrıca emre mor bu iki oyuncuya göre saf yetenek bazında bitiricilik hariç daha önde. o yüzden desteklemekten başka bir çaremiz yok açıkçası.

    eleştirip, nefret saçmak isteyenleri pistten alabiliriz.
  • 2243
    (bkz: 18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçı)

    savunmaya katki vermemesi disinda oynadigi oyunu gercekten cok begendigim futbolcu. yabancilarin deyimiyle tam bir explosive oyun karakteri var. cok ters bir oyuncu, allah vergisi bir yetenegi ve bir anda hizlanabilen bir tarzi var ve ne yapacagi hic belli olmuyor. ihtiyaci olan sey forma sansi, ozguven, ve daha basarili son karar verme yetenegi. bruma o son asamayi gecememisti ve potansiyeli gercege donusemeden kaldi. umarim emre bir sonraki seviyeye fatih hoca ile ulasir. bonservisini alamasak bile en azindan milli takimimiz kendisi gibi bir super star kazanir ki kanatlarda boylesine yetenekli bir futbolcuya cok ihtiyac var.
  • 2028
    şu ana kadarki kariye planlanmasını doğru yapmadığı görünen oyuncumuz. bu kadar bir yetenekli bir oyuncu ile kimse neden ilgilenmemiş aklım almıyor.

    emre sahada adeta bir stajyer futbolcu gibi duruyor. bir şeyler var, yetenek muazzam, istek de var, çabalıyor, herkes de ona yardım etmeye çalışıyor. ama sanki adam öğrenci çok tuhaf bir durum.

    ama olacak bu belli. feghouli, babel, mariano gibi oyuncuların maçlarda ve antrenman resimlerinde bu çocukla ilgilendiklerini görmek takım birlikteliği açısından da çok sevindirici.
  • 1411
    instagram hikayesinden açıklama yapmış futbolcu.

    --- alıntı ---
    serhat yılmaz diye birini tanımıyorum. kendisi benim menajerim değil. daha önce adını bile duymadım. bu yüzden bu gereksiz söylentileri kesin. ve kendini benimle çalışıyormuş gibi gösteren tüm menajerler, kesin! johan wins benim ekibimde, başkası değil! okuduğunuza inanmayın.

    --- alıntı ---
  • 606
    bomboş bir futbolcu. yetenekli olması onu iyi bir futbolcu yapmaz.

    şöyle söyleyeyim; futbol zekalarını kıyaslarsak eğer bruma kendisinin yanında einstein kalır. emre de ilkokula giden bir çocuk.

    fark bu derece açık. bu çocuktan hiçbir cacık olmaz.

    kendisi için iki senedir "oyun bilgisi ve disiplin gerekiyor" deniliyor. dortmund'ta bunu yapamadıysa dünyanın hiçbir yerinde bunu yapamaz. en fazla gökhan töre olabilir bu saatten sonra.

    edit: imla
  • 2229
    bugün beğendim emre mor’u. hem de çok beğendim. babel’e verdiği o muhteşem pas gol olsaydı ilk asisti olacaktı ama babel resmen harcadı pozisyonu.

    emre mor’da ısrar etmeli ve onun son hareket ve doğru karar yeteneğini geliştirmeliyiz. bugün iki güzel kilit pas verdi ikisi de rahatça gol olabilirdi. ayrıca savunmaya gelip bir top alıp sivas kalesine öyle indi ki yıllardır hasretiz böyle rüzgar gibi esmelere. asist ya da gol bugün kısmet değilmiş bir dahaki maçta ve maçlarda olur inşaallah.

    (bkz: 18 ekim 2019 galatasaray sivasspor maçı)
App Store'dan indirin Google Play'den alın