resim
Emre Çolak
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:On Numara
Yaş:34
Boy:1.69
Uyruk:Türkiye
  • 4544
    hemen yerin dibine sokmaya gerek yok. bir anlık sinirle olur böyle şeyler. biraz da refleks geldi bana yaptığı hareket. bir kırmızı karttan karaktersiz demeye getiren arkadaşlara da biraz sakin olmalarını öneriyorum. bu hareketleri yapan birisi değil normalde. oyuna girince hemen ağırlığını hissettirdi bugün. ileride top tutmak adına önemli işler yaptı. takımın faydalı oyuncularındandır. (bkz: 8 ağustos 2015 bursa gs maçı)
  • 4776
    yazı yazma üsluplarından anlaşıldığı kadarıyla, 91 doğumlu emre çolak'ın bile önceki senelerde galatasaray'a katkısını hatırlayamayacak kadar küçük yaşta olan yazarlar tarafından alay edilmeye çalışılan futbolcumuz. top tepiciymiş. top tepmeyi ne kadar bildiğiniz belli oluyor.

    kimsenin biyolojik yaşıyla ilgili bir sorunum yok. sonuçta hepimiz o yaşlardan geçtik, anlayabiliyorum. benden küçük olup, sohbetlerinden keyif aldığım insanlar var. ancak kendimden örnek vermek gerekirse, ben her şeyden önce saygıyı ön plana koyardım. size de tavsiye ederim. ukalalık ve çok bilmişlik uzun vadede insana zarar verir, tabi bu zararı anlayabilecek bir bireyseniz.

    gelelim emre konusuna. selçuk'un cezalı olduğu ve orta saha rotasyonun bu denli dar olduğu trabzon deplasmanında kadroya alınmadıysa ortada teknik direktör tercihinin ötesinde bir durum olduğu kesin. bence hafta içi ıslıklanmak emre'yi yıldırdı ve artık gitmek istiyor. hocaya da söyledi bunu ve bu yüzden kadroda değil. nasıl olsa ne olduğu ortaya çıkar.

    emre galatasaray'dan ayrılabilir, zaten emre son yıllarda üstüne koyması gerekirken koyamadı. kendisi ekstra bir çaba sarf etmezse ve galatasaray'da bu kadar az şans bulursa yine oyununu geliştiremeyecek. gittiği takdirde galatasaray emre yerine alternatif futbolcu transferi yapar, teknik olarak konu hallolur ya da hallolmuş gözükür. bunda bir sorun yok. insanların anlayamadığı hatta anlamamakta bile isteye ısrar ettiği konu farklı. emre çolak, atletico madrid gibi bir takıma karşı kötü oynadığı için 30. dakikada oyundan çıkarken ıslıklanıyor. yahu dünya üzerindeki futbolcuların %95'i atletico madrid'e karşı kötü oynuyor. ama yok, büyük galatasaray taraftarı her zamanki gibi tepki koyması gereken yeri çok iyi seçti ve tepkisinde haklı. tebrikler, sezonun başında, eylül'ün ortasında emre gibi bir çok mevkide oynayan hatta şimdi aşağıda belirteceğim sebepten dolayı önemli olabilecek bir oyuncuyu kaybettik. umarım kaybetmemişizdir.

    şimdi emre neden bu galatasaray için önemli bir futbolcu olabilir? galatasaray'daki sorunların başında orta saha problemi geliyor. hamza hoca'da 4-2-3-1 dizilişi ile oynuyor. çünkü en iyi futbolcumuz sneijder'in asıl mevkisi bu dizilişteki forvet arkası pozisyonu. bu dizilişin kanatlarında oynayan futbolcular da hep hücum karakterli olunca, sneijder'in arkasındaki ikiliye çok yük biniyor ve selçuk-rodriguez ikilisi bu yükü kaldıramıyor. hatta melo'nun formu iyi olmadığı zaman selçuk-melo ikilisi bile kaldıramıyordu. bu durumla bir çok takım karşılaşıyor. peki bu durumda ne yapılır?

    1. çözüm: sistem değişir. 3'lü orta saha ile oynanır. sneijder sol açığa geçer. artık sneijder'in verimi düşer mi artar mı bilemem. sneijder bu adam. çözüm olur mu olmaz mı bilemem. çünkü hamit'in sakatlığı yüzünden orta saha rotasyonumuz dar. orta üçlüyü yedekleyemeyiz.

    2. çözüm: 4-2-3-1'in kanatlarından birisinde pas oyununa yatkın orta saha karakterli bir futbolcu oynatılır. daha rahat top kullanılır. yenilen kontratak sayısı azalır. daha oturaklı, paslı, alanı daraltan bir oyun oynanır. bunu bir çok takım yapıyor. bizde de emre gibi hamit gibi (başka takımlardan da örnekler verilebilir) orta saha karakterli olup kanatlarda oynayabilen futbolcular var. hamit sakat olduğu için elimizdeki emre'yi mesela sağ açıkta deneyip bu orta saha problemine bir çözüm üretebiliriz(dik).
  • 5426
    gitmesine sevinmeyi saçma buluyorum. çünkü;

    1- takımın kadro kalitesi yetersiz. birçok mevkide kaliteyi geçtim oyuncu sayısı yetersiz. bizim çoktan transferlere başlamış olmamız gerekirken, zaten bir sürü transfer yapmamız gerekirken ve bu yönetim varken; iyi kötü rotasyon katkısı veren(bu sezon ikinci yarıda 4-5 maçta iyi oynadı), yedekte oturabilecek kalitede ve takımın en az kazanan 2-3 futbolcusundan birini göndermek?

    2-an itibariyle riekerink dönemiyle emre bizde ilk 11 oyuncusu. elimizdeki orta sahalara göre de iyi oynuyor. en kritik maçta ilk 11 başladı dün. ilk yarı iyi de oynadı bence. şu an mevcut kadroyu güçlendireceğimize transfere başlamadığımız gibi daha adamları almadan emre'yle sözleşme yenilemeyip bonservissiz gitmesine razı olmak? maddi manevi ne kazandık?

    3- defansa minimum 2, orta sahanın ortasına minimum 2, kanatlara minimum 2, forvete minimum 2 takviyeye ihtiyaç var. bu yönetimin bu takviyeleri gerçekleştireceğine inanıyor musunuz? inanıyorsanız da yeterli kalitede olacağına inanıyor musunuz?

    4- transferleri yaparsın. düzgün bir orta saha kurulur. ondan sonra emre yetersiz diye yollarsın eyvallah o durumda zaten gitsin de; başkanın dursun aydın özbek'ken daha hiç transfer yapılmamışken takımın içinde sorun çıkarmayan bu adamın gidişine sevinmek?

    5- riekerink'le yola devam etme ihtimali yüksek. şu anda da riekerink'in 4-5 orta saha oyuncusu arasında 2. tercihi emre. teknik direktörün planları arasında olan birinin daha takviyelere başlanmadan gidişine sevinmek?
  • 3385
    sözlükte adamın o kadar cok sevmeyeni var ki hergun bastan savunmak zorunda kalıyorum resmen fanboyu oldum adamın amk:(

    öncelikle bugünkü kavga sonrası emrenin eleştirilmesi, takımımızda ağzıyla kuş tutsa da bazı kesimler tarafından asla ve asla sevilmeyecek 3 5 karaktere yapılan genelgecer bir durum. bu karakterlere örnek vermek gerekirse sabri sarıoğlu ve tabii ki burak yılmaz emre colak durumundaki diğer oyuncularımız.

    bu bahsettiğim oyuncular ne yaparsa yapılsın bazıları tarafından sevilmiyorlar. emre de kişilik olarak sevilmediği için her hareketi göze batıyor. bunun galatasaraylılık duruşuyla falan ilgisi yok. aynı durum olmasa da benzerleri oldugu icin örnek veriyorum; o zaman haginin galatasaraylılık duruşundan zerre haberi yokmuş ki uefa finalinde adama sırtından yumruklamış. bizi de on kişi bırakmış bu hareketiyle tarihin en önemli macında. ya da emre aşık romada millete ağız burun dalarken hepimiz emrenin hareketlerinden roma gladyatörü diye bahsetmedik mi? de santis fenerli semihi sırtından tutup silkerken de hiç galatasaraylı durusu demiyorduk aslana bak nası silkti semihi diyorduk? demiyor muyduk abi ben yanlış mı hatırlıyorum yoksa?

    ya da bugün eminim ki melo karsıdaki adamı şöyle bi itip savursa semihi koruyan gercek galatasaraylı olarak sayfalarca övülecekti bu satırlarda. ama yapan kişi emre olunca tutmayın küçük enişteyi diye dalga gecip galatasaraylılık durusuna sahip olmamakla itham ediyoruz. yaptıgı hareketin dogrulugu yalnışlığı bir yana, mac icerisinde belli ki bir anlık kontrolunu kaybedip arkadasına ters bir hareket yapan kişiye olan öfkesini bu sekilde vurmustur ve bağlamın psikolojisiyle bu da anlayışla karsılanabilir pek tabii. ama burda neden bu kadar büyütüldü anlamadım. daha dogrusu anladım da bunun boyle oldugunu kabul etmek istemiyorum. bu taraftarın emrenin sosyal medyadaki haline olan tepkisi nedeniyle ne yaparsa yapsın ona bişeyler söylemek icin beklediğini görmek beni rahatsız ediyor cunku asıl galatasaraylılık duruşuna yakışmayan bu cunku. gercekten olaya değil de kişiye bağlı olarak değişen bu tepkiler cok iki yüzlü duruyor acıkcası.

    adama gıcığım uyuzum sevmiyorum sevmeyeceğim de, canımı ye. ama melo yapsa övüncegin hareketi yaptıgında gelip galatasaraya yakısmıyor deme. samimiyet daha guzel sey cunku.
  • 3656
    (bkz: #1520218)

    biz buradaki sözlük yazarları olarak çok büyük çoğunluğumuz muhtemelen futbol dışı bir alanda çalışıyoruz fakat buna rağmen -tamamen hobi olarak- futbol maçlarını izliyoruz, önemli ligleri, başlıca şampiyonaları takip etmeye çalışıyoruz ve bu yüzden de bilmek zorunda olmamamıza rağmen en azından başlıca liglerdeki futbolcular, teknik direktörler hakkında kimimiz az kimimiz çok fikir sahibiyiz. bu arkadaşın ise profesyonel mesleği futbolculuk, dolayısıyla kendi gelişimi için, günümüzde oynanan modern futbol hakkında bilgi ve fikir sahibi olmak için en azından büyük ligleri ve büyük turnuvaları takip etmek zorunda, yani mesleğine saygısı varsa bunu yapması gerekiyor; tıpkı bir doktorun tıptaki yeni gelişmeleri sürekli takip etmesi, bir ekonomistin dünyadaki diğer ülkelerin ekonomilerini de takip etmesi gibi.

    gelgelelim bu emre kardeş, sözlükteki yazarların bile hatırı sayılır bir kısmının az çok bilgi sahibi olduğu, -hadi serie a'yı takip etmiyor olabilirsin ama- geçtiğimiz avrupa şampiyonası'nda final oynayan takımın teknik direktörü hakkında hiçbir bilgiye sahip değil ve çevresindekilerden duyduklarına göre yorum yapıyor. ben futbol alanında çalışmıyorum, dolayısıyla prandelli hakkında gerekli bilgiye sahip olmayabilirim; ama ona rağmen prandelli için kap bildirimi yapıldıktan sonra hakkında yazılmış bütün önemli analizleri okumaya çalıştım, hatta yabancı kaynaklarda neler yazılmış onları takip ettim ve prandelli hakkındaki kısıtlı bilgimi daha da artırmaya, bize nasıl bir futbol oynatabileceği hakkında bilgi sahibi olmaya çalıştım. bilmemek değil öğrenmemek ayıp, ama emre'nin bunları da yapmadığına eminim.

    yanlış anlaşılma olmasın, hedefim sadece emre değil, altyapı eğitimini türkiye'de alan oyuncuların maalesef yüzde 95'i böyle. yaptığı mesleğe saygısı yok, açıp bir kere bile "acaba premier league'de, bundesliga'da benim pozisyonumda oynayan oyuncular neler yapıyor, fizikleri, taktik anlayışları ne durumda" diye izlememiştir mesela. ya da "fatih terim ile mancini'nin futbol anlayışları arasında ne fark var, sence mancini seni neden hiç oynatmadı?" desen, üç beş cümle kurmaktan bile acizdir mesela. zaten o yüzden asla kendini geliştiremez ve mancini'nin veya prandelli'nin gözüne giremez. bir de ileride bu adamlardan antrenör ya da yorumcu olup türk futbolunu daha da ileri taşımalarını bekliyoruz.

    (bkz: #1520236)

    bakın üstte bkz. verdiğim entry'nin ikinci paragrafında sneijder'in prandelli ve galatasaray ile ilgili yorumu var. "galatasaray'a sadece bir teknik direktör değil, aynı zamanda takımı geliştirip, zihniyet değişimi gerçekleştirecek bir kişi lazım.zannediyorum prandelli buna uygun bir isim." demiş sneijder. sadece 1,5 senedir türkiye'de olan bir adam hem bizim takımı, hem türk futbolunu ne kadar iyi tanımış ve prandelli'yi de tanıdığı için bizim takıma uyacağını söylemiş. bizim 20-25 senedir türkiye'de doğup yetişmiş futbolcularımızın çok büyük bir kısmı ise ne türk futbolu ne de kültürümüz hakkında bir analiz yapabilirler. tabi ki bu sadece futbolcuların değil, onları yetiştiren hocaların, hatta ülkedeki eğitim sisteminin de kabahati. ve aslında dünya çapındaki kendini ispatlamış birçok teknik direktörün bu ülkede başarılı olamama sebebi de bu.

    daha bu konuda yazılacak çok şey var; örneğin türkiye'de "biz paramızı alamazken yabancılar helikopter seçiyordu" ayrımcılığı yapan arda efendi'nin atletico'ya gider gitmez göbeğini ertimesi, ya da türkiye'de efsane muamelesi gören yerli oyuncuların avrupa'daki orta sıra takımlarında bile tutunamaması gibi... ama bunların çoğuna daha önce defalarca değinildiği için uzatmak istemiyorum. diğer taraftan biz bunları dile getirdiğimiz ve yabancı sınırının kalkması gerektiğini söylediğimiz zaman da yabancı hayranı, çıktığı kabı beğenmeyen, elitist olarak adlandırılıyoruz ki, eğer elitistlik buysa elitist olmakla da sonuna kadar gurur duyarım.
  • 5986
    kendisinin gelmesini isteyenlerin savunduğu argüman, altyapıdan çıkan oyuncu kaydetme kuralı. ben de o zaman diyorum ki emre çolak geleceğine, hem daha genç hem de daha ucuz olan atalay babacan o kontenjanı doldursun madem.

    28 yaşındaki oyuncu. az bir paraya yedek olabilir belki ama sadece kontenjan için gelsin diyorsanız o zaman atalay doldurur kontenjanı zaten.
  • 4047
    22 ocak 2015 galatasaray diyarbakırspor maçı'nda kendisi gibi kazanmak isteyen 3-4 futbolcu daha olsa fark atardık.
    burak işte bundan önemli. adam kaybetmek istemiyor. içgüdüsü kazanmak. yemeğe ulaşmak isteyen kedi gibi umutsuz da olsa bıkmadan usanmadan çabalıyor. hayır galatasaray da koştu. uğraştı. ama yaratıcı olmak adına hiç bir çaba sergilemediler. çünkü riski büyük. oysa olcan bundan oyunda. sinan da izlediğim maçlarda bunu gösterdi. öyle yada böyle adam eksiltiyor, topu aldığında yüzünü hemen kaleye dönüyor...

    ama emre bu işi durmuş, üretmeyen bir takımda bir saniye tereddüt etmeden yapmaya çalıştı.
    bu çocuk ve sneijder birlikte oynadıklarında etkili oluyorlar. birbirlerinin futbol dilinden anlıyorlar. bir de pandev... burak'ın yokluğunda sistemi bozmadan mutlaka bu adamı oynatmalı. fizik olarak kötü durumdadır belki... ama gol üretme umudu var adamda. umut tek başına marke etmesi çok kolay bir forvet oyuncusu. yanında ikincisi olmadan yapamaz.

    umarım hamza hamzaoğlu takımı toparlar.
    endişeliyim fakat çok da değil. zira diyarbakır maçı hepitopu. eminim lig maçında çok farklı performans sergileyecek takım.
  • 5625
    bizdeyken top tekniğine ve dikine oynayabilmesine rağmen ayağında gereksiz top tutarak, pas şut tercihlerinde hala 16 yaşında gibi davranarak çıldırtandı. birbirimizi kandırmayalım.

    giderek doğru yaptı, kendini geliştirecektir. bizde olsa herşeyini vermesine rağmen beceremedikleri hatta fazla şans bulamadığından küfür yiyecekti. 1 transfer yapıp, 2-3 sene sonra döner, verimli olur aslan.
App Store'dan indirin Google Play'den alın