• beşiktaş'a olası transferiyle gereksiz yere başak geçildiğini düşündüğüm segunda liga topçusu. kadro derinliği açısından harika bir transfer olur. hem kanatlarda, hem forvet arkasında, hem de yeni come to beşiktaş reklam filmlerinde semazen olarak oynatabilecekleri çok yönlü bir oyuncu almış olacaklar. kıskanmamak elde değil gerçekten.
  • "türk futbol(cus)unu" anla(t)mak için çok önemli bir laboratuvar. 6 sezon önce [kendisi 17 yaşındayken] "geleceğin süperstarı, dünya yıldızı adayı" diye bahsedilen, 3 sezon önce ilk 11'in değişilmez oyuncusu olan, 3 senedir ortalarda görülmeyen, son maçlar itibariyle 18'e bile alınmayan futbolcu. peki neden, çünkü işine saygısı yok, çünkü şimdiye kadar kazandıkları ömrü boyunca yetecek ederde...

    bırak rotasyon oyuncusu olmayı 18'e bile alınmıyorsan ve bunu sezon öncesi de görüyorsan, az-çok tahmin ediyorsan, yedek kalmamak adına kulübünle konuşup oynayacağın bir takıma kiralık gitme isteğini bildirirsin ama ne gerek var... şundan eminim: özelde emre çolak, genelde bu anlayıştaki binlerce futbolcuya kendini tanıtma cümlesi sor, mesela: "emre çolak kimdir", gelecek cevap "galatasaray'ın futbolcusu" şeklinde olur. "ee, ne var bunda, "köroğlu camii imamıyım" mı desin" diyenler olacaktır da, orada önemli olan "galatasaray" lafzının kullanımı. [aynı zamanda sabri, aydın, aykut gibi futbolcuların yıllardır bu kulüpte kalma nedenidir bu. "galatasaraylı" olmalarıyla uzaktan yakından alakası yok.]

    dua edin futbol var da para kazandınız, kazanıyorsunuz, kazanacaksınız, isminiz duyuluyor, egonuz tavan yapıyor, neredeyse her 10 kadından 9'unun "boy" meraklısı olduğu dünyada 1.50 boyunuzla bile kadınlar götünüzde dolanıyor, düzenli iki cümle kuramadığınız halde milyonlarca insan sizleri twitter, facebook gibi ortamlarda takip ediyor. yoksa her biriniz babasının emeklilik tazminatına göz dikip açtığı ufak bir dükkanı ikinci senesinde batıran tiplerden farksız olurdunuz.
  • önünde sneijder gibi kanlı canlı bir playmaker dururken artık bir şeyler kapması gereken beyblade. bundan daha iyi staj mı var abi. topla çok oynama sneijder gibi. tık tık oyna. çalım atacaksan da sneijder gibi feyk verip önünü aç ve göm. kendi etrafında dönüp durma. git sor oğlum, ''abi sen bu toplara nasıl vuruyon.'' diye, kızmaz amk.

    edit: podolski'yi unuttuk amk. ona da sor. hem o da solak. tarık'a söyle o çevirsin. hamit'e sorma o direğe vuruyor.
  • --- alıntı ---

    iki sene önce a coruña’ya gelmek için yola çıktığımda, evimden ilk kez ayrılıyordum. sekiz yaşından 25 yaşına kadar tek bir kulüpte oynayan, yalnızca bir şehirde yaşayan bir genç için büyük karardı. evden ilk kez ayrıldığınızda, gittiğiniz yeri yadırgayabilirsiniz; hemen kabullenemeyebilirsiniz. yanınızda evinizden uzak kaldığınızı size hissettirmeyen, ihtiyaç duyduğunuz her an yardımınıza koşacak insanların olması gerekir. böylece yeni evinizde bir yerinizin olduğunu bilirsiniz, tıpkı deportivo la coruña’daki gibi. geride kalan iki senede bu ayrıcalığı bana yaşatan ve beni evimde hissettiren herkese çok teşekkür ederim. gönül isterdi ki, hep birlikte daha büyük başarılar yaşayalım; ama maalesef futbolda bu gibi tecrübeler de var. artık dépor’u biraz daha uzakta, gönülden bir taraftar olarak destekleyeceğim. inanıyorum ki; súper dépor, en kısa zamanda hak ettiği yere geri dönecek ve riazor’da büyük zaferler yeniden yaşanacak. sizinle birlikte olmak benim için çok özeldi. el turco, sizi seviyor.

    --- alıntı ---

    yazmayacaktım ama nankörlüğünü görünce dayanamadım. 7-8 yıl galatasaray spor kulübü bünyesinde bulunup sonrasında segunda seviyesi takımlara gidip aklınca burayı yok sayacaksın! oradan sonraki durağında para için gittiğin al-wahda kulübü zaten. ne yazıyordu florya'nın girişinde bir daha hatırlayalım:

    "sizi buraya getiren yeteneğiniz,burada tutacak olan ise karakterinizdir."
  • kendisiyle bir goz hastanesinde karsilasmistim zamaninda. o kadar dogal bi tokalasmamiz olmustu ki, ben (yasca ondan buyuk olmama rahmen) "abi hayirdir ya, neden buradasin?" dedim. emre de "bi sorun yok kardesim ziyarete geldim, sende bi sikinti yok insallah?" dedi ben de "babanin bi operasyonu var da ona geldik" dedim, "aaa cok acil sifalar kardesim ya" dedi. oyle bir iki ufak cumle daha konustuk, "kardesim ben bi girip cikayim, gorusuruz yine" dedi gitti.

    hem benim keyfim yerine geldi, hem sanki o da biraz rahatladi. sanki tanisiyormusuz gibi kisa bi sohbetten sonra vedalastik amerikan model tokalasip.

    iyi bi insan olduguna inandim o gun, her ne kadar o siralar cok kufur etsem de. basarili olmasini cok istiyorum, o gun bu olayla hepimizin moralini yukseltti emre. ailedekilerin de pek bi hosuna gitti anlatinca cunku.
  • http://www.futbolarena.com/...a-buyuk-sok-300243h/

    şok falan yok. manşete aldanmayın. adam alacakları için avukat aracılığıyla işlem başlatmış sonra da ödenmiş borç. bu adam zaten kadroda en az ücrete oynayan oyunculardan biriydi. adamın sözleşmesini uzatma bir de parasını ödeme. ne güzel istanbul! öyle iş yok.

    bu olayda emre çolak'a zerre kadar alınacak, tepki gösterecek bir durum yok. galatasaray'ın evladıdır. beybladedidir :(
  • twitter'a yazdığım için buraya da yazmak istedim.
    yetenekli ama tembel insanın sonu!! emre çolak 2012 eylül ayında old trafford'da maça çıktığında, emre akbaba antalya u-21 takımında oynuyordu. şimdi burda bedava emre çolak'ı mı yoksa emre akbaba'yı ister misiniz diye sorsam, sonuç uzak ara emre akbaba olur. emre akbaba çalışkanlığıyla buralara gelmiştir.
    emre çolak mücadele edip yıllık 4 milyon euro'yu daha iyi takımlardan almak yerine, arabistan takımından almayı seçmiştir. allah yolunu açık etsin.
  • edeceğim küfür için şimdiden özür diliyorum. koş amk koş gel, sakın fırsatı kaçırma!! arda abin ışığı yaktı ya, sende eksik kalma... ulan adam altı üstü kötü oynadığı için yedek kaldı be, ne yapacağız amk futbolu bırakana kadar sırtımızda mı taşıyacağız? bi defolun gidin be kardeşim, sizi ilgilendirmeyen mevzulara 3.500 km mesafeden burnunuzu sokuyorsunuz. işinize gücünüze bakın, topunuzu oynayın. bizi de rahat bırakın!!!
  • selçuk inan yüzünden senelerce hakettiği halde orta sahada sekiz numaralı formayı alamayan, oynayarak kariyerini geliştireceğine yedek kulübesinden kaptanın takımın içine edişini izlemiş olan futbolcu. adamcılık, rütbecilik sol kanatta umut bulut'u izletiyorken o ve podolski kenardaydı. hala aynı sisteme destek veriyor. inanılır gibi değil.