resim
Elano Ralph Blumer
Görev:İdari Menajer
Takım:Guarani
Yaş:44
Uyruk:Brezilya
  • 2798
    iyi futbolcu uçaktan iner topunu oynar diye bir ezber vardı. elano da hakikaten ilk topla buluşmasında 30 metreden zayıf ayağıyla yapıştırmıştı. ezberi kuvvetlendirir gibi olmuştu ki sonraki performansı bu ezberi sorgulamamız gerektiğini bize öğretti. her sene görüyoruz uyum diye bir şey var. oyuncuyu hazır hale getirmek diye bir şey var. mental ve fiziksel olarak. boey, keremx2, barış alper falan.
  • 2799
    hagi gibi dominant bir karakteri olsa veya takımın başında f. terim gibi futbolculara hakim bir t. direktör olsa muhtemelen galatasaray'da çok daha farklı bir performans gösterecekti diyebileceğimiz oyuncu. kabiliyetin sahaya yansıması için birçok faktörün geçerli olduğunu unutmamak gerekiyor.

    o sezon takımdaki yerli oyuncuların bir kısmı yabancıları özellikle dışlıyordu. defalarca dikkatimi çeken ve şahit olduğum bir konudur bu. sahada özellike bazı yabancılara pas atmamaya çalışarak takımı içten parçalıyordu bu oyuncular. muhtemelen yabancıların maaşından ve gördükleri ekstra ilgiden rahatsız olmuşlardı.

    hiç unutamam, bir keresinde elano rakip yarı sahada orta saha yuvarlağının önünde ve abartısız 10 metre yakınında kimse yok (çünkü o maç rakip de anlamıştı bizim bazı yerlilerin niyetini ve elano'ya mümkün olduğunca pas verilmeyeceğini), elano baktı ki boşta olmasına rağmen bir türlü kendisine pas verilmiyor, ıssız adaya düşmüş ve uçak görmüş bir adam gibi elini salladı ısrarla sol kanattaki caner erkin'e, zaten rakip gömülmüş, her oyuncunun başında neredeyse 2 adam var, senin füze atan 10 numaran boş olmaması gereken bir yerde bomboş duruyor, ne yaparsın?

    evet, caner erkin her şeye rağmen bekledi, sırf ona atmamak için tüm seçeneklere baktı, aslında mecbur kaldı ona atmalıydı ama yine de inat etti ve ön taraftaki kalabalığın arasındaki arkadaşına lüzumsuz bir pas atmaya kalkıştı ve topu kaptırdı. zaten defalarca örneğini gördüğüm ayrımcılığın nasıl bir boyuta ulaştığını o an anlamış bulundum.

    bunun gibi örneklerin 90 dakikaya yayıldığını ve istatistiklere de yansıdığını, ayrıca g. dos santos gibi diğer yabancıları da kapsadığını belirtmeliyim. işte başta belirttiğim gibi hagi veya f. terim gibi bir karakter olsa oyuncular bunu yapmaya cesaret edemezdi. (rivayete göre hagi ilk geldiğinde de böyle bir deneme olmuş ve hemen fırça yemişti bazı yerli oyuncularımız) böyle bir durum olsa elano da belki daha uygun şartlarda oynar ve yeteneklerini sahaya yansıtabilirdi...

    (bu yazdıklarımı o dönem başkalarının da fark ettiğini ve internette paylaştığını da belirtmeliyim. mesela benim de şüphelendiğim bir maçta sol bekte caner erkin'in çevresinde oynayan oyunculara 8-10 civarı pas atmışken önünde oynayan g. dos santos'a 90 dakikada sadece 2 pas attığı istatistiği paylaşmıştı benimle aynı fikirde olan bir arkadaş, ben de maçı izlerken bu adam g. dos santos boş olmasına rağmen neden ısrarla pas atmıyor diye işkilleniyordum)

    (elbette caner hariç şüphelendiğimiz yerli oyuncular var fakat bu kadar zaman geçmişken başka bir isim vermek istemiyorum)
  • 1351
    four four two dergisinin son ayki sayısında röportajı bulunmaktadır. bu röportajda ''şişman veya zayıf farketmez, ronaldo idolümdür'' diyerek beni tekrar fethetmiştir. ropörtajdan bazı kesitler şöyle;

    '' onunla(lucescu) bir sorun yaşamadık ama sadece bazı zamanlarda, özellikle çok ihtiyaç duyduğum bazı anlarımda onu bir teknik direktör, bir arkadaş gibi yanımda bulamadım. yanımda daha çok olmasını isterdim''. ''city'e transferimde lucescu çok yardımcı oldu''.

    '' ...galatasaray'a geldim ve artık devamlı oynuyorum. hocanın mantalitesini anlyorum, arkadaşlık çok üst seviyede. dürüst olmak gerekirse city'de bu tip şeyler tam oturmamıştı. devamlı oynayamadığım gibi arkadaşlıklarda da sıkıntı çekiyordum.''

    ''galatasaray ile 3 yıllık kontratım var ve burada çok mutluyum.'' (mutluluğunu yerim senin*)

    '' 4 3 3 sisteminden gayet mutluyum. bence gayet iyi bir sistem. teknik direktörümüzün tecrübelerinden, taktik vizyonundan kimsenin şüphesi yok. 4 3 3 hem atağa kalktığınızda, hem savunmaya çekildiğinizde çok işe yarıyor.''

    '' hemen hemen bütün pozisyonlara adapte olduğumu söyleyebilirim, ortasahada pozisyon ayırt etmiyorum. benim için önemli olan şey oynamak. bir pozisyon seçecek olursam ortasahanın ortasında, takımı yönetecek, atakları başlatacak şekilde oynamayı seviyorum.''

    '' elbette fırsatını bulduğumda kaleye şut çekiyorum ancak galatasaray'da daha farklı görevlerim var.''

    bunların yanında elano da örnek aile yaşantısı olan futbolcularımızdan birisi. karısıyla 5 yıllık evli olmasına rağmen 14 yıllık bir aşk yaşamış eşiyle. en büyüğü 4 yaşında olan iki kızı var elano'nun. onlar için; '' eşimle beraber, kızlarımı uyurken her seyredişimde tanrıya şükrediyorum'' diyor.

    röportajdaki en can alıcı nokta ise; '' rijkaard'ı ben tartışmam, siz de tartışmayın''.

    adamımsın elano!
  • 804
    türkiye'ye gelmiş bu kadar yetenekli bir futbolcuyu bu tarz konularla gündeme getiren herkese yazıklar olsun...

    köşe yazarlarına, spor basınına, spor yorumcularına, hatta kendi yeteneklerini sorgulamaya çalışan taraftarlarımıza koca bir yuh...

    lincoln, lincoln. alın lincoln'ünüzü tepe tepe kullanın. 5 ay brezilya'dan dönmeyen, deplasmanlara gitmeyen, maç seçen adamlar bize lazım zaten...

    lincoln'ü sahiplendiğinizin %1'i kadar sahip çıksanız ne olur sanki? daha türkiye'de 4. ayını yaşayan bir futbolcuya bunları yapmak ne kadar doğru, onu da oturun bir düşünün bakalım...
  • 576
    lincoln züppesiyle karşılaştırmak için hakkaten bu oyuncunun geçmişinden bihaber olmak gerekir. adam gitmiş ukrayna'ya uyum sağlamış onu geç ingiltere'ye uyum sağlamış lan.. brezilyalı futbolculardan elano kadar istikrarlı ingiltere kariyeri olanını gördünüz mü? bi destur bi bekleyin lan, dunga'sı rijkaard'ı senin kadar bilmiyor demi futbolu. basının gazına bizimki kadar gelen bir taraftar grubu tanımıyorum arkadaş ben.
  • 1154
    brezilya milli futbol takımı ile 44 maça çıkıp 9 gol atmıştır.

    #1, #2- 3 eylül 2006 brezilya-arjantin hazırlık maçı, sonuç 3-0

    http://www.youtube.com/...;amp;feature=related *

    #3- 9 eylül 2007 amerika birleşik devletleri-brezilya hazırlık maçı, sonuç 2-4

    http://www.youtube.com/watch?v=E2nPRQjGIT8 *

    #4- 17 ekim 2007 brezilya-ekvador 2010 dünya kupası elemeleri grup maçı, sonuç 5-0

    http://www.youtube.com/watch?v=VfcJDwIxoqw *

    #5- 19 kasım 2008 brezilya-portekiz hazırlık maçı, sonuç 6-2

    http://www.youtube.com/watch?v=6hj_XF_CxMI

    #6- 19 şubat 2009 brezilya-italya hazırlık maçı, sonuç 2-0

    http://www.youtube.com/watch?v=lc6J3IHhlvI

    #7- 2 haziran 2010 zimbabwe-brezilya hazırlık maçı, sonuç 3-0

    http://www.youtube.com/watch?v=lf-XWK8-VTg

    #8- 15 haziran 2010 brezilya-kuzey kore 2010 dünya kupası g grubu maçı, sonuç 2-1

    http://www.youtube.com/watch?v=1P31iBEch4w

    #9- 20 haziran 2010 brezilya-fildişi sahili 2010 dünya kupası g grubu maçı, sonuç 3-1

    http://www.youtube.com/watch?v=AgdIUuomCoA

    edit: zimbabwe maçında attığı gol eklendi.

    edit 2: kuzey kore maçında attığı gol eklendi.

    edit3: fildişi sahili maçında attığı gol eklendi.
  • 2803
    haldun üstünel'in ustalık dönemi eserlerinden olan abimiz. uefa kupasında ön elemenin ön elemesi turlarda, orta asya kırsallarından gelen top yanında adam tepme meraklısı gençlere beşer beşer atıp gönderince kendimizi barcelona sandığımız o yazın finaline yetişmişti. brezilyalı bir on numara olması ve manchester city'den gelmesi zaten çılgın atan taraftarı daha da bir çılgın attırmıştı. hele ki 2002-2008 arasındaki karanlık dönemdeki transfersizlikle terbiye olduktan sonra; frank rijkaard ile açtığımız o yaz sapıtmalara doyamamıştık taraftar olarak.

    frank rijkaard'ın bam üçlüsüne ilaveten arda turan ve caner erkin gibi yeniçerilerle 4-3-3 oynatmaya çalışmasını izlemek gerçekten ızdırap verici bir tecrübeydi. koskoa rijkaard'ın sakız niyetine çiğnendiği o ortamda elano gargaraya getirildi gibi bir görüntü vardı. oysa etrafındaki oyuncu grubu biraz doğru düzgün karakterde olup adam yeme işlerine girmese, ya da hocanın vermeye çalıştığını anlayıp da 4-3-3'ü orta sahadan kaytarma vesilesi olarak görmese bambaşka bir hikayenin başrolü olabilirdi.
  • 1207
    macta bosa cikmadan sakatlandigi ana kadar 2 gol tehlikesi yaratmisti. bir de bosa ciktigini düsündüm de, dehsete düstüm. belki atom mühendisi bile olabilirdi.

    bosa cikmamis ama adam iste, saga sola atmis topu. ama vereceksin abel76'ya 60 metre dribbling yaptiktan sonra nasil cakiyor 90'a o topu. ama iste (caps) türk (caps) genclerine güvenmiyoruz, elin brezilyalisina tonla para döküyoruz. o da napiyor? topu saga sola atiyor. yönetim uyuma!!

    p.s: bu entry agir ironi ihtiva etmektedir.
  • 822
    6 aralik 2009 galatasaray istanbul bb maçının en iyisidir. evet ulan en iyisidir. uzun topları gözüne soka soka yollamıştır. pres yapmıştır, alan daraltmıştır. kademeye bile girmiştir ulan bu adam. ve biz bunun hakkını verirken, senin gibi mükemmelliyetçi, hiç bir boku beğenmez tipler yüzünden küfür yiyoruz. evet ulan en iyisidir. parçalıyı terletmiş, hakkını vermiştir.
  • 1928
    adam brezilya milli takımı oyuncusu.
    dünya kupasında çıktığı 2 maçta 2 gol atmış 1 asist yapmış.
    rijkaard'ın oynatmaya çalıştığı pas futboluna son derece uygun.
    premier lig'e uyum sağlamış, burada hiç zorlanmadan oynamış ender brezilyalılardan.
    orta saha, forvet arkası ve sağ kanat oynayabiliyor.

    alsak ya lan bu adamı.. iyi transfer olur..

    bi dakka lan!
  • 1914
    hayalinin real madrid'te kaka ile beraber oynamak olduğunu söylemiş futbolcumuz. (son 5 sayfayı okudum kimse tarafından verilmemiş.) bunun haricinde ayağına her top alanın futbolcu geçindiğini, kendisinin tesadüfen futbolcu olmadığını, çok çalışıp kendisini geliştirdiğini belirtmiştir.

    elano blumer ikinci bir şansı fazlasıyla haketmektedir. hayalinden de anlaşılacağı üzere yaşına ve ismine rağmen hala kendisini kanıtlama arzusu ve hırsı vardır. en azından bazı futbolcular gibi katar'a falan gidip "salla başı al maaşı" yöntemiyle yeteneğine ihanet etmek istememektedir. eğer "transfer için kaynak lazım" deniliyorsa da "elano satıp alacağın kişi kim olursa olsun elano'dan iyi olmayacaktır" derim. ben şahsen ne rosicky'yi, ne ledesma'yı ne de baptista'yı elano blumer ile kıyaslamam bile.

    özet: 2010 - 2011 sezonunda da takımda bulunması için her gün dualar ettiğim futbolcu.*

    edit: sutoglan uyardı, haberi lisbeth #453464 numaralı entry'sinde aktarmış.
  • 1547
    evet (bkz: 15 haziran 2010 brezilya kuzey kore maçı)nda gayet güzel oynamıştır.

    ama bizdeki elano'yu beğenmeyenleri, "keşke milli takımdaki performansını bizde de gösterse" diyenleri anlamıyorum.

    kore maçındaki gol ve asisti çıkar aynı performansı bizde de gösteriyo kanımca. ha işin sırrı gol ve asist diyosanız, goldeki (bkz: robinho) ve asistteki (bkz: maicon) gerçekleriyle de yüzleşmeniz lazım.
  • 1590
    sozlukte olan iyi oynasin da satalim havasini anlamiyorum.

    ne zaman ticarethane olduk lan biz? ne zaman oyuncuyu sadece piyasasi yukselsin diye destekler olduk. bu nasil taraftarliktir? oturup nasil daha iyi elano'dan faydalaniriz diye dusunmektense oturmus kime ne kadara satariz diye tartisiyoruz. utaniyorum hem sizden, hem de taraftarliginizdan.

    satilmasi durumunda isimizin gelecek sezon isimizin cok zor olacagi adamdir elano. arda'yi yedigimiz gibi onu da yemememiz lazim. elano'yu sat, arda'yi sat sonra serdar ozkan ile ligi neden ilk 3te bitirmedik onu tartisalim.
  • 724
    kendisi mevcut durumda galatasaray'a gelebilecek en iyi, en zeki sistem oyuncularından birisidir. bakın sistem oyuncusu diyorum! kendisinin özelliklerini gösterebilmesi için öncelikle bir sistemin olması gerekli. ne gol ortalaması ne de kazandığımız maçlar oturmuş sistemin varlığının kanıtı değil. galatasaray'da henüz oturmuş bir sistem yok ve bu bazı oyuncuları etkilemektedir. etkilenen oyunculardan biridir elano. çok gol yiyen takımımızın defans oyuncuları servet ve gökhan da bu sistemsizlikten etkilenen oyunculardır. defansla ne alakası var denebilir lakin oturmuş bir sistem, takım savunmasını açığa çıkaran en temel ögelerdendir. keita'nın uçup gitmesi, arda'nın tek başına coşması ve kewell'ın performasına odaklanan bir kesim, elano'nun sistemsizliğin kurbanı olduğunu düşünmek yerine onun performansını keita, arda, kewell gibi oyuncuların performanslarıyla karşılaştırmayı tercih ediyorlar. haliyle eleştiri ortaya çıkıyor. bence elano'yu biraz daha dikkatli izlemek lazım. sen 70 ekran televizyonunun bir köşesini ancak izleyebilirken ''o ''70 metreye nokta pas atıyor. senin ''aa orada adam varmış'' dediğin yere o gol pası gönderiyor. izlerken de biraz emek lütfen!
  • 771
    maçın* en iyilerinden biri olmuştur. fazla top alamadığı maçta 2-3 tek topuyla tehlikeler yaratmıştır. maça normal uzuvlarıyla izleyen galatasaray taraftarı kendisini büyük bir alkışla ödüllendirmiştir. ama maçı normal olmayan uzuvlarıyla izleyen kimseler yine, yeni, yeniden kendisini beğenmemiştir.

    edit: hagi'den uyarı... maçı belirtmemiş bu bünye...
App Store'dan indirin Google Play'den alın