• 23.08.2009 tarihli galatasaray kayserispor maçı: 4-1. elano 46'da oyuna giriyor ve bir gol atıyor. yediğimiz gol elano girmeden önce.
    31.08.2009 tarihli ankaraspor galatasaray maçı: 0-2. elano 59'da oyundan çıkıyor, görüldüğü üzere gol yemiyoruz.
    12.09.2009 tarihli galatasaray beşiktaş maçı: 3-0. elano 60'da oyuna giriyor 64 ve 82. dakikada baroş'un golleri geliyor, elano'nun gollerde payı var.
    27.09.2009 tarihli galatasaray eskişehirspor maçı: 1-1. elano oyuna hiç girmiyor.
    04.10.2009 tarihli ankaragücü galatasaray maçı: 3-0. elano 60. dakikada oyundan çıkıyor, yediğimiz goller 83, 89 ve 90. dakikalarda geliyor.
    18.10.2009 tarihli galatasaray trabzonspor maçı: 4-3. elano oyuna hiç girmiyor. üç gol yiyoruz, kalemizde birçok atak da görüyoruz.
    22.11.2009 tarihli galatasaray manisaspor maçı: 1-1. elano 70. dakikada oyundan çıkıyor, golü 82'de yiyoruz.
    27.11.2009 tarihli bursaspor galatasaray maçı: 1-0. 57'de gol yiyoruz, elano 70'de oyuna giriyor. maç elano'nun girdiği skorla bitiyor.
    06.12.2009 tarihli galatasaray ibb maçı: 1-1. 56. dakikada kewell'la öne geçiyoruz, 80'de elano çıkıyor, 89'da durum 1-1'e geliyor ve maç öyle bitiyor.
    11.12.2009 tarihli antalyaspor galatasaray maçı: 2-3. elano takımın ikinci golünü kaydediyor, 2-0 malup durumdayken maçı 3-2 ye getiriyoruz ve elano'nun 90 dakika oynadığı ilk maç. çok da güzel oynamıştı.
    19.12.2009 tarihli galatasaray gençlerbirliği maçı: 1-0. elano 90 dakika oynuyor, elano-keita-kewell iş birliği ile golü atıyoruz. asist öncesi pas.
    24.01.2010 tarihli galatasaray gaziantepspor maçı: 1-0. elano muazzam oynuyor fakat 62'de oyundan çıkıyor.
    31.01.2010 tarihli denizlispor galatasaray maçı: 1-2. elano durum 2-1'ken 64. dakikada oyundan çıkıyor.
    06.02.2010 tarihli kayserispor galatasaray maçı: 0-0. elano 90 dakika oynuyor, kalemizde neredeyse pozisyon dahi görmüyoruz.
    21.02.2010 tarihli beşiktaş galatasaray maçı: 1-1. elano 82'de oyundan çıkıyor. gene asist öncesi harika pas ondan, jo'ya attığı top.
    08.03.2010 tarihli eskişehirspor galatasaray maçı: 2-1. hakemin skandallar yaptığı maçta elano'nun jo'ya attığı harika pası, istekli oyununu ve attığı penaltı golünü hatırlayacaksınızdır.
    14.03.2010 tarihli galatasaray ankaragücü maçı: 3-0. elano 90 dakika oynuyor.
    21.03.2010 tarihli trabzonspor galatasaray maçı: 1-0. emre güngör'ün hatasıyla gol yiyoruz. sadece bir oyuncu değişikliği yapıyoruz o da 55. dakikada elano.
    05.04.2010 tarihli sivasspor galatasaray maçı: 1-1. elano 82. dakikada oyuna giriyor.
    11.04.2010 tarihli galatasaray diyarbakırspor maçı: 4-1. elano gene 72. dakikada oyundan çıkıyor. o çıktıktan sonra skor değişmiyor.
    17.04.2010 tarihli manisaspor galatasaray maçı: 1-2. ilk golümüzün asisti elano'dan.
    25.04.2010 tarihli galatasaray bursaspor maçı: 0-0. iyi oynadığımız maçta elano 65'te oyundan çıkıyor.
    01.05.2010 tarihli ibb galatasaray maçı: 0-1. elano 41'de sakatlanıp çıkıyor.

    10.02.2010 tarihli ziraat türkiye kupası maçı deplasmanda 2-1 yenildiğimiz maçın ikinci ayağı: 3-2. 26. dakikada elano bir gol atıyor, emre çolak'ın gol asistini yapan arda'ya da pası o veriyor, o maç gerçekten de çok güzel oynuyor ancak turu geçemiyoruz.
    25.02.2010 tarihli uefa avrupa ligi deplasmanda 1-1 kaldığımız maçın ikinci ayağı: 1-2. elano ikinci yarının başında çıkıyor ve takımı bariz etkiliyor. sanırım herkes hemfikir bu maç için.
  • kodumunun brezilya ligi nasıl bir ligse artık her hafta santos'a mutlaka penaltı çalınıyor, penaltının başına da nispet yaparcasına elano geçiyor. adam gittiğinden beri 9 maçta 9 gol attı, 4'ü penaltından, üstüne 1 tane de penaltı kaçırdı... yok arkadaş, bu sezon dünya bize karşı. inadına çalıyorlar sanki penaltıları.

    ayrıca satım sözleşmesindeki diğer satışından eldeceğimiz kâr kısmındaki zaman aşımı sinir bozucu. yani elano 2013'e kadar avrupa'da iyi bir kulübe geldi- geldi, yoksa attığı gollere ettiğimiz küfürlerle kalıp avucumuzu yalayacağız. at oğlum at, bu sezon atabildiğin kadar at..

    --- alıntı ---
    "oyuncu 31 aralık 2012'ye kadar başka bir takıma daha yüksek bir bedelle transfer olduğu taktirde elde edilen karın %50'si de şirketimize ödenecektir."
    --- alıntı ---

    ekleme: maddeyi dikkatli okumamışım; maddede "daha yüksek bir bedelle" şartı da var. yani, santos elano'yu 2013'e kadar 2.900.000 avro'dan yüksek bir bedele satacak da, biz de satış bedeliyle 2.900.000 avro arasında farkın yarısını alacağız. bizim eşek de o dertten öldü zaten...

    kulübümüz adına bu sözleşmenin altına imza atan ilgili yöneticilere sevgilerimi sunuyorum...
  • tam adıyla elano ralph blumer 14 haziran 1981'de brezilya'nın ıracemápolis kentinde dünyaya geldi. ikinci isminden ve soyisminden de anlaşılacağı gibi kendisi aslen alman asıllıdır. futbola 1998'de guarani altyapısında başlayan elano, burada bir yıl geçirdikten sonra internacional'e geçti. 2001'e kadar buranın altyapısında oynayan ve kendisini geliştiren elano, 20 yaşındayken bedelsiz olarak santos'a transfer oldu ve sözleşme imzalayarak profesyonel futbol hayatına başladı.

    2001 sezonunda santos ile ligde 25 maça çıkıp 2 gol attı. daha ilk sezonunda 4-5-1 taktiği ile oynayan takımının kilit isimlerinden biri haline geldi. daha çok ikili ön liberonun önünde tek oyun kurucu olarak oynamaktaydı. o sezon takımının en çok maça çıkan futbolcusu oldu.

    2002 sezonunda takımı 4-5-1 sistemi ile oynamaya devam etti. o sezon takımın ideal orta saha-forvet hattının sağ kanadında daha sonra sevilla'ya transfer olacak olan renato, sol kanadında takımın emektar ismi robert, defansif orta saha mevkisinde bir dönem benfica'da da forma giymiş paulo almeida ve çift oyun kurucu olarak daha sonra juventus'ta izleyeceğimiz diego ve takımın genç ismi elano varken tek forvet olarak da robinho oynamaktaydı. ayrıca defansta daha sonra psv ve chelsea'de oynayacak olan alex vardı. bu kadar yüksek bir potansiyele sahip olan kadro beklenen şekilde 2002 sezonunu finalde corinthians'ı yenerek şampiyon olarak tamamladı. elano ise kariyerinin ilk şampiyonluğunda pay sahibi olurken toplam 24 maça çıkıp 8 gol attı.

    2003'te bir önceki sezon şampiyon olan kadro aynen kaldı, hatta ricardo oliveira yedek forvet olarak robinho'nun arkasındaki yerini aldı. lakin santos o sezon şampiyonluğu edu dracena'lı, alex de souza'lı ve claudio maldonado'lu cruzeiro'ya kaptırdı. 44 maç ile takımının en çok forma giyen ismi olan renato'nun arkasından 39 maç ile ikinci olan elano sezonu yine 8 gol ile kapattı.

    2004 sezonunda kadroya takviyeler yapıldı ve orta saha-forvet hattı sağda renato, solda ricardinho, ortada ze elias'ın önünde elano ve diego, ileride ise robinho şeklinde oluyordu. ayrıca defans tandeminde alex'in yeni partneri carlos antonio zago idi. sezonun 10 haftası geride kalmışken, yani avrupa için ocak transfer döneminde renato sevilla'ya, diego ise porto'ya transfer olmasına rağmen elano, ricardinho ve robinho takımı sırtlıyor ve santos bir yıl aradan sonra tekrardan şampiyon oluyordu. o sezon elano tam 41 maça çıkıp 16 gol kaydederken robinho ve ricardinho ise 37'şer maçta sırayla 21 ve 10 gol atıyordu. gösterdiği performans sayesinde elano 2004 yılı ortasında ilk defa milli takıma çağrıldı.

    sezon sonunda elano 7.600.000 euro karşılığında santos'dan şaktar donetsk'e transfer oldu.

    2004/2005'te, yani şaktar ile ilk sezonunda kadroya girmekte zorluk yaşayan elano, çoğu oyuna sonradan dahil olmak üzere 13 maça çıkıyor ve 4 kez ağları havalandırıyordu. o sezon 4-1-3-1-1 sistemi ile oynayan takımında orta saha tandemi anatoliy timoşçuk önünde zvonimir vukic, mariusz lewandowski ve igor duljaj'dan oluşurken* elano ile tomas hübschman yedekler arasındaydı. forvette ise andriy vorobey'in önünde oleksiy byelik, julius aghahowa ve ciprian marica dönüşümlü olarak oynamaktaydı. o sezon şaktar donetsk şampiyon olurken elano kariyerinin üçüncü şampiyonluğunu ukrayna'da yaşamaktaydı.

    elano blumer o sezon uefa kupasında mücadele eden takımı ile avrupa arenasında biri ilk onbir olmak üzere 4 maça çıkıyor ve 90 dakikasını tamamladığı tek maçta 1 kez ağları havalandırırken* 1 kez de sarı kart görüyordu.

    ayrıca ukrayna kupasında 2 maçta 90 dakika forma giydi.

    2005 ukrayna süper kupası final maçı 2004/2005 sezonunun lig şampiyonu olan şaktar donetsk ile kupa şampiyonu olan dinamo kiev arasında oynandı. elano blumer takımını henüz 5. dakikada öne geçirirken 32. dakikada durumu eşitleyen dinamo kiev maçı penaltılara taşıyor ve elano'nun da bir atışı gole çevirdiği seri penaltı vuruşları sonucunda ukrayna süper kupası şaktar donetsk'ın oluyordu.

    2005/2006 sezonunda elano takımın düzenli isimlerinden biri haline geldi. bu sezonda takımı 4-3-1-2 ile oynamaya başladı. elano anatoliy timoşçuk, mariusz lewandowski ve igor duljaj'ın önünde oyun kurucu olarak oynarken forvet hattı ise oleksiy byelik ve ciprian marica'dan oluşmaktaydı. elano o sezon ligde 25 maça çıkıp 5 gol atarken şaktar donetsk ile üst üste ikinci lig şampiyonluğunu yaşadı.

    uefa kupasında ise sekizi de ilk onbir olmak üzere 8 maça çıkan elano 4 gol atıyordu. bu maçların dördünde 90 dakika sahada kalırken dördünde de 70. dakikadan sonra oyundan alınıyordu.

    son olarak elano o sezon ukrayna kupasında bir maçta oyuna sonradan dahil oldu.

    2006/2007 sezonunda şampiyon olan kadro korunup üzerine takviyeler yapılırken elano sezon ortasında yaşadığı sakatlığının da etkisiyle ilk onbire girmekte sorun yaşıyor ve ara ara yedek kalıyordu. şaktar donetsk o sezonda da 4-1-3-2 sistemi ile oynamaya devam etti lakin oyun kurucusuz kaldıkları için şampiyonluğu dinamo kiev' kaptırdılar. ligde 11 maça çıkan elano 5 gol atıyordu.

    şampiyonlar ligi play-off aşamasında legia varşova'ya karşı her iki maçta da oynayan elano bir gol atıyordu. takımı her iki maçtan da galibiyetle ayrılırken şampiyonlar ligine katılmaya hak kazanıyor ve elano kariyerinin ilk şampiyonlar ligi tecrübesini yaşama fırsatına sahip oluyordu.

    şampiyonlar ligi grup aşamasında ikisi ilk onbir olmak üzere 4 maça çıkan elano bu maçların birinde 90 dakika yı tamamlarken diğerinde 75. dakikada oyundan alınıyor, sonradan dahil olduklarında ise yalnızca son 10 dakikada oynama şansı buluyordu.

    takımı üçüncü olup uefa kupasına kalırken elano burada da ikisi ilk onbir olmak üzere 3 maça çıkıyor ve birinde 67. diğerinde ise 60. dakikada oyundan alınırken son maçında son 27 dakikada oyuna dahil oluyordu. toplamda bir gol atan elano bir kez de sarı kart görüyordu.

    son olarak ukrayna kupasında 2 maçta forma giyme şansı bulan elano 1 gol atıyordu.

    o sezon sonrasındaki yaza denk gelen 2007 copa america'da 7 sırt numarası ile ülkesini temsil etme fırsatı bulan elano daha çok sağ iç* olarak oynadığı takımı ile finalde arjantin'i 3-0 yenerek kupaya uzanıyor ve böylece milli takımlar seviyesindeki ilk şampiyonluğunu da yaşamış oluyordu. bu aynı zamanda brezilya'nın 8. copa america şampiyonluğu idi.

    şaktar donetsk için kötü geçen bir sezonun ardından elano blumer 12.000.000 euro karşılığında manchester city'e transfer oldu.

    2007/2008 sezonunda; manchester city'deki henüz ilk yılında takıma uyum sağlayan elano gösterdiği performans ile ilk onbirin değişilmez isimlerinden biri haline geliyordu. o sezon ligde 29'u ilk onbir olmak üzere 33 maçta forma giyen elano 8 gol atarken 3 kez de sarı kart görüyordu. 5 maçta 90 dakikayı tamamlayabilen elano 15 maçta ise 75. dakikadan sonra oyundan alınırken oyuna sonradan dahil olduğu maçlarda ise sırayla 27, 36, 45 ve 20 dakika sahada kalıyordu. o sezon 4-5-1 sistemi ile oynayan takımı sezona orta sahada sağda elano, orta sahada stephen ireland, dietmar hamann ve gelson fernandes, solda ise martin petrov ile başlarken forvette ise darius vassell görev alıyordu. devre arasında forvete benjani mwaruwari transfer edildiği için vassell kanatlara kayıyor ve ilk devrede sağ kanatta oynayan elano ikinci devrede ofansif orta saha olarak mücadele ediyordu.

    fa cup ve ingiltere lig kupasında ikişer defa olmak üzere toplam 4 maça çıkan elano 2 gol kaydetti.

    2008/2009 sezonu elano'nun manchester city'deki ikinci fakat son sezonu olacaktı. ağustos 2008'de kulübü satın alan mansour bin zayed al nahyan kadroyu yıldız isimlerle doldurduğu için elano bu sezonda bir önceki sezondan daha az forma giyme şansı buldu. takım 4-5-1 ile oynamaya devam ederken ideal orta sahası sağ kanatta shaun wright phillips, ortada stephen ireland, vincent kompany, önlerinde elano blumer ve sol kanatta felipe caicedo şeklinde oluşuyordu. tek forvet olarak ise elano'nun santos'da şampiyonluk yaşadığı eski takım arkadaşı robinho görev almaktaydı. o sezon 21'i ilk onbir olmak üzere 28 maça çıkan elano 6 gol atarken 3 kez de sarı kart görüyordu. o sezon takımda tam bir forvet enflasyonu yaşanmaktaydı ve jo, craig bellamy, benjani mwaruwari, valeri bojinov ve darius vassell gibi yıldız isimler forma şansı bulmakta zorlanıyorlardı. takımdaki yıldız bolluğundan dolayı orta sahada ise nigel de jong, dietmar hamann ve martin petrov kesik yemişti.

    uefa kupasında ise çeyrek finale kadar yükselen takımıyla 6'sı ilk onbir olmak üzere toplam 12 maça çıkıp 2 gol atıyor ve 2 kez de sarı kart görüyordu elano.

    bunların dışında o sezon son olarak fa cup ve ingiltere lig kupasında birer maça çıktı. gol atamadı ve kart görmedi.

    2009 konfederasyon kupası'nda 7 sırt numarası ile kadroda kendine yer bulan elano ülkesini ikinci kez bir uluslararası turnuvada temsil etme şansını yakaladı. brezilya finalde abd'yi 3-2 yenerek şampiyon oldu. bu şampiyonluk brezilya'nın aynı zamanda üçüncü konfederasyon kupası şampiyonluğu idi. elano grup aşamasındaki ilk maçlarında* ilk onbirde başlayıp 62. dakikada oyundan alınırken final maçında* ise oyuna 67. dakikada dahil oldu.

    2009 yaz tranfer sezonunda transfermarkt'a göre 7.000.000 euro bonservis bedeli ile manchester city'den galatasaray'a geçti.

    2009/2010 sezonunun son haftalarına girdiğimiz şu günler itibariyle galatasaray ile ligde 18'i ilk onbir olmak üzere 23 maça çıkan elano biri penaltıdan olmak üzere 3 gol atıp 2 sarı kart gördü. 7 maçta 90 dakikayı tamamladı. ofansif orta saha mevkisinde arda turan oynadığı için kendisini daha çok defansif orta saha veya en iyi ihtimalle box-to-box olarak sahada görürken arada sırada 10 numara pozisyonunda ve sağ kanatta oynadı.

    uefa avrupa liginde ise yedisi ilk onbir olmak üzere 9 maçta oynayıp biri penaltıdan olmak üzere 2 gol* attı. bir kez sarı kart gördü. 3 maçta 90 dakikayı tamamladı.

    türkiye kupasında ise üçü ilk onbir olmak üzere 4 maça çıkan elano penaltıdan olmak üzere 1 gol kaydederken 1 sarı, 1 de kırmızı kart gördü.

    brezilya milli futbol takımı ile toplam 44 maça çıkıp 9 gol attı. attığı goller şuradan görülebilir; (bkz: #313040)

    2010 dünya kupasında son zamanlarda düzenli olarak milli takım formasını giydiği ülkesini temsil etmesi bekleniyor.

    sonuç olarak elano blumer görüldüğü üzere kariyerinin hiçbir döneminde "süperstar" olmadı. oyun stili olarak ise ronaldinho veya daha iyi bir örnekle cassio lincoln'den ziyade kaka'yı andırırken karşımıza orta sahada pas yapan, arkadaşlarına koridorlar açarak rahatlatan ve oyunu dağıtan faydalı bir oyuncu olarak çıktı. bu yüzdendir ki brezilya milli futbol takımının orta sahadaki değişilmez isimlerinden biri haline geldi.

    takımımızda "başarısız" olmasını ise yazın takıma geç katılmış olmasından dolayı antrenman eksikliğine, uyum sorununa ve milli maçlar sebebiyle birçok kez uzun yolculuk yapmak zorunda kalmasına bağlarken kendisini şahsen çok da başarısız bulmadığımı belirtmek isterim. çünkü takımımızda birçok maçta kulüpler düzeyinde oynadığı ofansif orta saha olarak değil milli takımda oynadığı sağ iç, hatta ondan ziyade sağ defansif orta saha olarak oynadı elano.

    göze hoş gelen* bir futbol oynamadığı aşikar ama elano oyun tarzı itibariyle tam bir görev adamı ve nasıl gol atıp asist yapmıyorsa bireysel olarak da bir o kadar az hata yapan güvenilir bir oyuncu olarak takımda yer buluyor kendisine. elano'yu gözümüzde "başarısız" kılan sebepler onu iyi tanımamamız ve kendisine farklı beklentiler yüklememizden kaynaklanıyor. ki kendisinin olmadığı maçlarda orta sahada ne kadar fena çuvalladığımız bir sürü maç örnek gösterilebilir. ama tekrar ediyorum, kendisi ciddi bir uyum sorunu yaşadı.

    özetle galatasaray'daki elano demek topu dağıtmak, bol pas yapmak, gol değil asist hazırlamak, orta sahayı her iki yönde de toparlamak ve "deep-lying playmaker" olmak demek. bunun dışında kendisi üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getiren ve getirmeye çabalayan sempatik, iyi niyetli ve profesyonel bir futbolcudur benim gözümde... yapılacak takviyeler ile kendisini gelecek sene takımda görmek isterdim...

    kendisini istatistiklerden yola çıkarak hala "başarısız" bulanlara örnek olarak brezilya milli futbol takımında düzenli olarak oynamasına rağmen aman aman gol ve asist istatistiklerine sahip olmamasını örnek gösterip sözlerimi burada noktalıyorum.

    http://tinyurl.com/yyr6zzo **

    http://tinyurl.com/y58vhyw *

    http://www.efremlukatsky.com/...llery/1194/276-0.jpg *

    http://img.thesun.co.uk/..._280x390_369094a.jpg *

    http://www.resimvadi.com/.../elano_resimleri.jpg *

    http://i.telegraph.co.uk/...4/elano_1294894c.jpg *

    http://tinyurl.com/y6jxja8 *
  • (bkz: hayal kırıklığı)

    elano deyince biri üzülüyorum gerçekten. o dönem en heyecanlı onun yolunu gözlemiştim. geldi 500 metreden gol falan da attı. heh tamam dedik takım oldu şimdi. 1-2 hafta sonra takımdaki çoğu futbolcu gibi serbest düşüşe geçti ve galatasaray tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşadık. neydi öyle 2009-11 arası ya kabus gibi.. adidas formalar, serdar özkanlar :(

    ona yaptığımız o büyük yatırımın karşılığını alamamıştık maalesef. inşallah hoca moca olmaz gördükçe tadım kaçıyor bu adamı
  • göreceksiniz bu takımın herşeyi olacak futbolcu.
    biz elano yu çılgın driplingler yapsın bakmadan paslar atsın karşı takımı çalım manyağı yapsın diye almadık. şimdik birazcık elano yu tanıyan adam onun neler yapıp neler yapamayacağını bilir. brezilya milli takımı hocası dunga onu boşuna her maç çağırıp oynatmıyor.

    bu adam takımın tüm pas bağlantılarını kuran,oyunun yönünü bir saniyeden kısa sürede tam ters tarafa doğru değiştirebilen, uzaktan deli şutlar çeken, önündeki forvet oyuncularnın koşu yollarına pas atabilen bir adam. şimdi artı yönleri bunlar.

    bu artı yönlerini tam olarak gösterebilmesi için gerekli koşullar ise, önünde anlaşabileceği 3 forvet.( geçen seneki lincoln-baros uyumu gibi) orta sahada koordinasyonu sağlayabilmek için diğer oyuncularla ortak bir dil oluşturmak.( mehmet topal - ayhan akman - mustafa sarp ve barış ozbek ten bahsediyoruz burda) bu dil i oluşturabilmesi içinse elano nun takıma sezon başı kampı birinci günden katılmış olması gerekiyor.

    elano dediğimiz arkadaşın bu takıma ilk geldiği gün etkili olmasını bekliyorsanız sizi karşı yakaya alalım. alex in oynadığı topu tabi ki elano da aynen belki daha iyi oynar. 4-4-1-1 sisteminde forvet arkası için dünyanın en iyi oyuncularından biridir elano.

    ama biz onu bambaşka bir sistemde bambaşka bir şekilde kullanmaya çalışıyoruz. bize uyum sağlarsa rijkaard ın dediklerini yaparsa barcelona da xavi var bizde ayhan var geyikleri yerine barcelona da xavi varsa neolcak bizde de elano var diye konuşabiliriz.

    eğer uyum sağlamazsa rijkaard ondan verim alabilecek bir yolu bulamaz mı?

    eksi yönleri bir merkez orta saha oyuncus için oldukça yumuşak olması,ikili mücadeleden kaçınmasa bile, topu nasıl kapması gerektiğini bilmemesidir.

    eksik yönleri için ise çalışmalar devam etmektedir.rijkaard nasıl arda dan sabri den yeni tip oyuncular yaratmışsa elano dan da başka bir tip oyuncu yaratacaktır.

    ne yani haldun üstünel elano yu alırken rijkaard a sormadı mı? rijkaard brezilya milli takımında oynayan 2 senedir manchester city de oynayan bütün avrupa nı tanıdığı bir adamı tanımıyor muydu?

    yapmayın etmeyin arkadaşlar. biz biliyoruz da rijkaard bilmiyor mu?
    yoksa siz hala lincoln diye bağıranlardan mısınız?
  • sözleşmesi sağlam olduğu için yatan karaktersiz brezilyalı oyuncu.

    durun vurmayın abiler devamını okuyun.

    adam ne yapsaydı allah aşkına boş mukaveleye mi imza atsaydı? bunu mu bekliyorsunuz yani? güldürmeyin adamı ya neymiş sözleşmesi sağlammış. adnan polat zaten kendisinin diğer brezilyalı oyuncumuz lincoln ile arasındaki farkı süper özetledi, profesyonelliği ve çalışkanlığına hayran kaldığını söyledi.

    nedir yani bu saçma sapan sağlam sözleşme hikayeleri?

    e sormazlar mı adama?

    baros, nonda, kewell, leo franco ve linderoth'un sözleşmeleri sağlam değil mi diye? zaten bir tek elano'nun menajeri adamdı, diğerlerinin menajeri de ahmet bulut- boş mukavelecilerden.

    demek ki bir şey var, sabır biraz yahu.

    rijkaard'a sabır diyoruz, barça'yla yaptıklarından bahsediyoruz vs. vs.

    ben de elano premier lig'de bunu bunu yaptı bir sürü gol ve asistle takımına katkıda bulundu-sayı verdirttirtmeyin şimdi bana- diyorum bak premier lig, fizik olarak dünyanın en üst düzey mücadelelerinin yaşandığı lig-ama tekme tokatsız.

    adam daha alışamadı, takıma geç katıldığından fizik olarak yeterince güçlenemedi.

    suyun karşısında tam 2 örnek var yahu! alex ve emre.

    emre sezon başı kampını geçirdi şimdi çatır çatır oynuyor, 90 dakika mücadele ediyor. e alex değil miydi tüm tribünler tarafından ıslıklanan. ne yaptı adam? 100 gol 100 asist ve elano kadar da milli takıma da seçilmedi.

    ee nedir yani çok mu zor sabretmek? bir bekle ya bir bekle taraftar arkadaşım olacak, forma şansı bulunca asist de yapacak gol de atacak. ha bir de nilmar gibi koşu yapacak bir baros lazım kendisine o da gelince süper olacak.

    ne diyoruz başından beri sabır!!!

    bu bünyeler linderoth'a aydın'a ve hatta sabri'ye bunca yıl sabrettiyse hepsinden kat be kat iyi olan bu delikanlı abimize de sabreder, sabret-me-li...

    (bkz: saygılar, sevgiler)
  • 3 aralık 2009 galatasaray panathinaikos maçında kendimi onun yerine koydum ve her geçen dakika içim burkuldu. şu durumda onun yerinde başka biri olsa belki çoktan isyan etmişti. garibimin ayağına 62. dakikada top geldiğinde sevindirik oldu, o an nasıl hevesle koşturdu durdu belli bir süre, eline yüzüne kan geldi canlandı şerefsizim.

    pas verilmediği sürede bile faydalı oynamıştır. seni beğenmeyenlere inat yürüyedur elano.
  • 2.9 milyon euoroya satılması, pazarlık aşamasında adnan sezgin'in başrolde olduğunu gösteriyor. bildiğin çingene pazarlığıyla satılmış baksana 2.9 satış rakamı mı olur. bari 3'e sataydınız. 3 yuvarlak bak ne güzel. ha belki adama 3 vermediler, sezgin'de göz boyamak için 2.9 yaptı fiyatı. market stratejisi 2.99 lira hesabı...

    sy: santos'lu yönetici
    as: adnan sezgin

    sy: adam bitmiş 2 milyondan fazla etmez...
    as: saçmalamayın lütfen brezilya milli takımında harikalar yarattı bu adam...
    sy: biraz mantıklı olun. bir brezilya kulübünün bu kadar yüksek paralar vermeye gücü yok...
    as: kardeşim beni paralarlar 4'ten aşağı satarsam...
    sy: 4 mü? hadi iyi akşamlar, umarım elinizde patlar...
    as: gel lan gel hadi 2.9 a verelim gel. amma çingeneymişsin aq...
    as iç ses: salaktan bari 3 milyon kopartalım bu numarayla...
    sy: peki anlaştık. bu makul bir karar oldu...
    sy iç ses: ne keriz adammış lan 7 milyonluk adamı 3'e verdi. başkan bu adam için 6 milyonu gözden çıkarmıştı...
    as: hadi bakalım anlaşmanın şerefine yemekler bizden hem de en lüks restaurantta...
    sy: yalnız biz 20 kişilik bir grup halinde geldik. ayıp olmasın,onlara da haber vereyim, yemeği yarın yiyelim...
    as: oha... oh ne güzel 20 kişi. tamam yarın uygundur...
    as iç ses: neyse kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. kulübe faturalandırırız. taş çatlasa 50 milyar tutar zaten...
    sy iç ses: buradan 15-20 tane brazilya vatandaşı bulayım da adamların da karnı bayram etsin...
    sy: yarın görüşmek üzere sayın sezgin. gerçekten sıkı pazarlık yapıyorsunuz...
    as: kıh kıhhh, satış benim ruhumda var. benim adım as...

    yazarın notu: biliyoruz as, anasını ziktin ya kulübün oradan geliyor galiba o kısaltma...
  • taşıdığı özelliklerle adnan polat döneminin simgesi olan futbolcu.

    gösterişlidir, sükselidir ama pratikte hiçbir sike yaramaz. tıpkı atletico madrid'den büyük kaleci diye gelip sezonun en kritik maçında 40 metreden gol yiyen leo franco gibi. 2010 yazında çıkan formalar için bir dünya para harcayarak mustafa altıoklar'a reklam çektirip, sezonu 8. sırada bitirerek anadolu takımlarının bile dalga konusu olan bir kulüp gibi. dünya devi barcelona'dan gelen ama bursaspor'un şampiyonluğunu izleyen, sonra suudi arabistan milli takımı'na gidip oradan da kovulan frank rijkaard gibi.

    o dönemleri hatırladıkça fatih hoca'nın da mustafa başkan'ın da galatasaray için ne kadar büyük bir fırsat olduğunu daha iyi anlıyorum. büyük badireler atlatıp bugünlere gelmişiz gerçekten.
  • 22 kasim 2009 galatasaray manisaspor maci'nda oyunda kaldığı süre içinde gerek defansa gelip yardımda bulunan, gerek kilit çalım ve paslarla ataklar hazırlayan oyuncumuz, gayet güzel oynadı bugün, ancak orta sahada oynasa, sağ kanatta da keita oynasa daha iyi olurdu sanki.

    gelecek ve gelmekte olan tepkiler için baştan edit: acaba oyundan çıkana kadar galatasaray'ın pas dağıtımını hangi oyuncu yapıyordu biri bana anlatabilirse sevinirim, iyi oynamak demek, direk skora yönelik oynamaksa, o zaman evet bok gibi oynamıştır, fakat arkadaşlarına pozisyon hazırlamalarında yardımcı olacak pasları da bu arkadaştan başka atan olmamıştır.
  • futbolun matrix öğretisi'nin bize kakaladığı düşüncelere kurban gitmiş çapı ve kendisi world class yani dünya çapında olan dokuz numaramızdır elano ralph blumer . her ne kadar ben kurban gittiği deyişime inanmasam da , onu çok fazla sevmeme çok fazla inanmama , onunla gurur duymama rağmen geldiğinden beri elinde zırhlarıyla konuşan ve yazan karalama politikasının şovalyeleri elano üzerinde bir çok politika ürettiler . kah istatistiklerini çıkardılar ortaya , kah şöyle kah böyle , yok efendim brezilya milli takımında ne işi var bilmem ne . hatta bokunu çıkardılar andre santos'un yedeği dediler lan , yuh arkadaşım .

    sonuç olarak elano her ne kadar potansiyelini açığa çıkarmış olsa da hep akıllarda dolanan o avare deyişler kaldı . allahlaştırılan bir alex'in yanında ancak oynadığı maçın 2 katı kadar gol atması lazım bir şeyleri değiştirmek için . ama bu önyargıları yıkmak atomu parçalamak kadar zor olduğu için o çevrelere hiçbir zaman yaranamayacak bu adam . benim gibi topa ilk dokunduğu andan şu ana kadar hep inanan insanları hiç şaşırtmadı , kötü oynadı ama bir pas attı pozisyona soktu . maçı özetlerden izleyen şeytan ridvanımsı amipler bu adamı 90 dakika izlemedikleri için bok atıp durdular 9'a .

    asist mi ? asist öncesi pas mı ? diye sorsam sizlere ne cevap verirsiniz bilmiyorum ama benim cevabım ikincisi olacaktır . şöyle ki , asist genellikle pozisyonun içerisindeki futbolcuların yaptığı iştir . asistten bir önceki pas ise genellikle pozisyonu yaratan pastır . işte elano blumer budur . bir ortasaha pozisyon yaratır hücum oyuncusu atar . düz mantığı budur bu işin . ha ben burda yazıyorum ama bir şeyleri ispat etmek için değil . çünkü biliyorum ki ekranlardaki sidik torbasi kadar beyni olmayan insanlar bildiklerini okuyacaklar , bazılarımızda onlara inanacak görev tamamlanacak . görev nedir mi ? (bkz: futbolun matrix öğretisi)
  • formamızı giydiği ilk resmi maçında uzak mesafeden mükemmel bir gol atmış, dosta düşmana korku salarken parçalı ile yaşayacağı ve yaşatacağı muhteşem başarıların adeta sinyallerini vermiş olan brezilyalı eski yıldızımız...

    ilk maç ve ilk gol çok önemli tabi, bunlar hep sinyal, ne de olsa nasıl başlarsa öyle gider demiş atalarımız...