• 7504
    galatasaray camiasının ve büyüklüğünün farkında olmadan 2.5 sene içerisinde tek iyi icraati imparator fatih terim'i teknik direktör olarak takıma getirmesi olan eski başkandır.

    kendisinin zamanları hepimiz için gerçekten çok zordu, galatasaray'ın maçları olduğu günler heyecanından erkenden kalkan bizleri "aa bu akşam bizim maçımız varmış" konumuna getirmiştir. ben o zamanlar beni çok üzen bir maç ile alakalı yazmak istiyorum, 4-0 kazanmamıza rağmen galibiyetin bile anlamının pek olmadığı bir maçtan. (bkz: 3 nisan 2017 galatasaray adanaspor maçı)

    o sezon bütün iç saha maçlarımıza katılım göstermiştim, o dönem ferhatpaşa'da oturuyordum fakat böyle bir başkana ve icraatlere rağmen bile sevinçten seke seke seyrantepe'ye gidiyordum. bu maç ile ilgili arkadaşımın maç başlamadan 20 dakika önce beni çektiği bir fotoğrafı koymak istiyorum; https://gss.gs/oru.jpg

    arkadaki boş tribünler, takım kadroları okunurken anonsçunun bizim futbolcuların isimlerini bile hızlı hızlı geçmesi ve bunlara canlı şahitlik etmek beni dursun özbek'e karşı fazlasıyla doldurmuştu.

    neyse ki o günler geride kaldı ve biz şu an geldiğimiz seviye ile o günlerin fersah fersah ilerisindeyiz. umarım hep birlikte daha da ileriye gideriz, umarım böyle basiretsiz yöneticiler ile bundan sonra karşılaşmayız.
  • 7508
    bir kısım taraftarın aklını kullandığı ve oluşturduğu kamuoyuyla alaşağı ettiği eski başkan, a.k.a kayyum başkan.

    galatasaray’ı bitirmeye çalıştı, elinden geleni yaptı olmadı. olamazdı da zaten. tomorrowland’de “dursun özbek istifa” pankartını görünce anlamıştım sona geldiğimizi.

    kendisinin galatasaraylı olduğuna asla inanmıyorum.

    edit:
    pankartı unutan ya da merak edenler için: https://t24.com.tr/...tifa-pankarti,417474
  • 7509
    ben konuya biraz daha farklı bir açıdan bakacağım.
    galatasaray'ın 22 haziran 2013'teki olağanüstü seçiminde, kendisi ünal aysal'ın listesindeydi.
    ama aidatını ödemediği ortaya çıkınca yönetime giremedi.
    yönetime dahil olamayacağı belli olunca candan erçetin, kendisinin yerine ünal aysal'ın yönetiminde yer aldı.
    daha sonra dursun özbek şu açıklamayı yaptı:
    "galatasaray’a 2 yıl gibi bir süre içinde yaptığı katkılar ve icraatlarıyla hepimizi büyük bir sevinç ve mutluluğa ulaştıran sayın başkanımız ünal aysal’dan yönetime katılmam konusunda bir davet alınca sadece gururlanmakla kalmadım, galatasaray’da ne kadar çok şeyin değişmekte olduğunu bir kez daha anladım. yıllardır aidatını zamanında ödeyen ancak bu yıl unutmuş bir kişi olarak, bu onuru kaçırdığım için üzüntümü tarif etmem mümkün değil."
    kritik cümleyi tekrarlıyorum:
    "yıllardır aidatını zamanında ödeyen ancak bu yıl unutmuş bir kişi olarak, bu onuru kaçırdığım için üzüntümü tarif etmem mümkün değil."
    benim düşüncem şudur ki, kendisinin aidatını ödemeyi unutması galatasaray'ı önemsemediğinin açık bir göstergesidir.
    aidat ödemeyi unutacak kadar galatasaray'ı önemsemeyen bir kişi, galatasaray'ı doğru ve başarılı şekilde yönetemezdi zaten.
    (bkz: bu onuru kaçırdığım için???)
    ses bayrağımız türkçemizde yukarıdaki gibi bir kullanım bulunmamaktadır.
    ayrıca dursun özbek, 20 ocak 2018'deki seçimin hemen öncesinde, "mayıs'tan eylül'e kadar imza toplayanların hepsi tüydü." dedi.
    ben de seçim yapılması için imza veren galatasaray genel kurul üyelerinden biriydim o dönemde.
    murat ulusan: 16835
    son derece yaralayıcı, kırıcı bir ifadeydi.
    "biz tüymedik."
    tırnak içinde yazmamın sebebi şu:
    tüymek, argo bir kelimedir.
    galatasaray spor kulübünün başkanı, basın karşısında böyle bir ifade kullanmamalıdır kanımca.
    kelimenin anlamı:
    1-kaçıp gitmek, uzaklaşmak, kaçmak, savuşmak
    2-defolmak, gitmek
    halbuki ben o seçimde galatasaraylılık görevimi yaptım ve oyumu kulllandım.
    seçimden sonra fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir galatasaraylı şair olan tevfik fikret'in adını taşıyan salondan şu tezahürat yükseldi:
    "biz tüymedik, biz buradayız. biz galatasaraylıyız."
  • 7511
    seçilmesinin üzerinden 5 sene geçmiş kulübümüzün yakın döneminin kapkara bir sayfa olmasına sebep olan eski başkan.

    her zaman bu adam akla getirilmeli ki yarın bir gün başımıza yine böyle bir felaket gelmesin.

    kendisinin başkan olduğu dönemde birkaç ay sonra taraftarın yüzü gülmemeye başladı. her gün istifa istemleri, saçma transferler, şampiyon takımın tepetaklak olması, sürekli değişen teknik direktörler...

    bizi kurtaran allah'a şükürler olsun.