resim
Dursun Aydın Özbek
Görev:Başkan
Takım:Galatasaray
Yaş:76
Uyruk:Türkiye
  • 4073
    bence aykut erçetin kendisinden daha iyi galatasaray başkanlığı yapar. kesinlikle şaka yapmıyorum... ben hayatımda bu kadar vasıfsız ve yöneticilik profilinden uzak bir adam görmedim. hatta damnatio memoriae hesabı stalin gibi her şeyini silelim kulüp tarihinden bu dursun denen çapsızın. hakan şükür'ün gollerini makaslayacağımıza dursun'u ortadan kaldıralım da iki sene başkansız oynadık, hatta aslında o boş bardak kendi kendine havaya kalktı falan gibisinden sahte mucizeler uyduralım. şizofren taraftarlar tuvalette işerken kendi kendilerine ibrahimovic transferini konuşmuş bile olabilirler...

    inşallah bir an önce seçime gidilir ve aykut erçetin aday olur. bize genç, enerjik, kültürlü, sporun içinden gelen ve genel olarak galatasaray'a yakışan biri lazım. kanada başbakanı bir, eski italya başbakanı iki, aykut erçetin üç... aslında lüksemburglu çiftimiz de karizmatik ama burada yaşatmazlar.

    https://i.hizliresim.com/kb284W.jpg

    (kravatı paint'te ben ekledim öyle hoşuma gitti)
  • 4090
    hani galatasaray'ın etik değerleri var ya, işte o değerlerin, galatasaray ve galatasaray lisesi kültürünü, edebini, adabını, vasfını ve bilimum çeşitli sayıda önemli sayılacak herhangi bir değerin adeta "yalan" olduğuna dair canlı kanlı, iki ayaklı ıspatıdır bu adam.

    http://gss.gs/jC7.jpg

    23 mayıs 2015 günü, galatasaray'ın seçimli genel kurulu vardı. hatırlarsınız, iki kupalı 4. yıldızın zafer sarhoşluğundaydı herkes. galatasaray'ın en değerli hocalarının bile başaramadığı, en şaşalı günlerinin bile gıpta ettiği bir başarıydı bu durum. kolay değil, şampiyonlar ligi dışında katıldığı tüm kulvarda kupaya uzanmayı bilmiş, "kazanan" sıfatını layıkıyla taşıyan bir takımın gurur nişanesiydi bu. burası elbette doğru, fakat ters giden şeylerin de esasında başlangıcıydı.

    o gün, galatasaray 36. başkanını seçiyordu.seçilen başkan, point hotel'in sahibi, galatasaray'ın daha önce duygun yarsuvat yönetiminde adını hatırlayamadığım bir sıfatla yönetici koltuğunda oturanlardan birisiydi. seçim günü adının galatasaray spor kulübü 36. başkanı olarak ilan edildiğinde listesinde oluşan kişiler cengiz özyalçın, nasuhi sezgin, eşref alaçayır, cüneyt tanman, can topsakal, fatih işbecer, tayfun demir, ismail sarıkaya, ural aküzüm, tarık taşar, alper narman, murat atay, ali yüce, burçin aslan ve selim arda üçer'den oluşuyordu.

    bu yöneticileri de sorgulamak lazım, hangi niyetle, hangi yüzle bu adamın başkanlığı yönetiminde çalışmak için kabul ettiler diye.

    murphy kanunlarını bilirsiniz, eğer bir işin yolunda gitme ihtimali varsa ve diğer ihtimal de işlerin ters gitmesi ise, daima o işin ters gideceğinden bahseder. üç gündür açık olan havada üstünüze palto almazsanız yağmur yağar. evde herkesin olduğunu düşünerek anahtarınızı almazsınız, fakat döndüğünüzde hiç dışarı çıkmayacak insanların evde olmayacağı tutar. bunun gibi şeylerden bahseder edward murphy.

    dursun özbek de bu murphy kanunlarının son temsilcisi adeta. adamın yapmış olduğu bir işin sonuçları, normal bir şekilde seyretse bile muhakkak galatasaray aleyhine oluyor. gerçekleşmesi muhtemel iki veya daha fazla ihtimal içerisinden hep en kötü senaryoları görüyoruz.

    borussia dortmund'un joker oyuncusu, daha önce sayısız kez formasını giymiş ve gayet uygun bir maliyetle kadroya katılmış bir futbolcuyu maça çıkaramıyoruz. herhangi bir sakatlık-ceza durumundan dolayı da değil haa. transfer esnasında bir evrak yanlış gönderiliyor. adamın lisansını çıkaramıyor, resmi maçlarda oynatamıyoruz.

    galatasaray tarihinin önemli bir yerini tutmuş olan riva ve florya arazilerinin satışı, yine galatasaray tarihinin en önemli kongresinde onay alıp imzaya gidiyor. normalde galatasaray'ın finansal ve sermaye durumu açısından dört veya beş kere kurtulacağının garantisi olan bu değerli araziler, yok pahasına satılıyor. üstüne üstlük, satış karşılığı gelen çek kırdırılıyor ve zaten cüzi bir rakam olan bu meblağ, daha da az bir rakama çekiliyor. sonuç olarak kur farkından dolayı bu iyice azalmış miktar herhangi bir şekilde borçları kapatmaya yetmediği gibi, mevcut borç yükü %60 oranında artıyor.

    bir yöneticisi, yapılmış olan tartışmalı bir transfer sonrası bütün sorumluluğu üzerine alıp, "ona ben kefil oldum" gibi üzerine vazife olmayan nahoş bir açıklamada bulunuyor. sonra bu oyuncunun sezon esnasında yaşadığı ve uzun sürecek bu sakatlığı sonrası yine vurdumduymaz bir şekilde sanki hiçbir şey yokmuş gibi davranabiliyor.

    bir diğer yöneticisi kaybedilen önemli bir maç sonrası 'galatasaray'ın kazanmasını yukarıdan birileri istemiyor' gibi fahiş bir açıklamada bulunuyor. hukukun üstünlüğünün kabul edildiği ve buna göre işlemlerin yapıldığı normal bir ülkede, spora şaibe karışmasından dolayı ciddi yaptırımlara gidebilecek kadar önemli bir açıklama olan bu durumdan sonra yine hiçkimseden bir ses seda yok tabiki.

    kolbeinn sigthorsson transferinin akabinde yaşanan akıl almaz olaylar. yine oyuncuyu bir kere bile sahada göremeyişimiz.

    değerinin çok çok üzerine yapılan transferler ve bu transferler üzerinden alınan komisyon bedelleri.

    taraftarlar ile yapılan bir maç günü etkinliğinde, taraftara dağıtılan sucuk ekmek ikramında en önden koşturması. yine bu taraftara karşı dağıtılan bilet ve diğer el altı yapılan yardımlar neticesinde eleştirilmeme gayesi güdülmesi. yani el altından para verilerek bir sus payı olduğu söylenebilir.

    kulüpler birliği toplantısı esnasında cumhurbaşkanı ve diğer kulüp başkanları ile olan ilişkisi, orada kendisine yapılan muamele ve kendisinin tavırları.

    özel yemek ve kutlamalarda kılık kıyafet bakımından oldukça komik elbiseler tercih etmesi. adeta kostüm balosuna gider gibi giyinmesi.

    "galatasaray'ı bir lira bile olsa kara geçireceğim" açıklamasının ardından biten yıl sonunda açıklanan mali bilançoda mevcut borç durumunun %60 artması.

    kardeşi olan şahsın galatasaray futbol şube sorumluluğu görevini fiilen işgal etmesi. bunun için herhangi bir vasfının da bulunmaması. halbuki bu konu için resmi olarak bir görev tanımı da bulunmuyor. yani orada keyfi olarak bulunduğunu söyleyebiliriz.

    futbol ve diğer branşlarda iki sezondur alınan neticeler ve lig sıralamasındaki durumu. yine aynı şekilde ezeli rakipleri ile olan müsabakalardaki maç sonuçları. futbolda iki sezondur herhangi bir derbi galibiyeti elde edilememesi. basketbolda ve diğer amatör branşlarda bütçe küçülmesine gidilmesi.

    futbol takımının neredeyse 4-5 ayda bir periyodik olarak antrenör değiştirmesi. futbol takımının başarısızlığının sürekli antrenörlere kesilip, içinden herhangi bir yönetici ve yönetimin bir şekilde sorumluluk üstlenmemesi.

    idari anlamda yönetişimsel başarısızlık. sürekli olarak bir yöneticinin ya taraftar, ya takım, ya camia, ya da siyasi bir konu üzerinde tartışmalı ve mantık dışı beyanatlarda bulunması.

    eşinin beşiktaşlı olduğunu beyan ettikten sonra gk üyesi yapması. bunun üzerine sorulan sorulara karşılık "eşim aslen beşiktaş'ta oturuyor, o yüzden beşiktaşlı dedim" diyerek taraftar ve kamuoyu ile dalga geçmesi.

    sürekli olarak bir problem çıkması sizce de çok dikkat çekici değil mi? kültürü ve geçmişi ile övünen, ülke tarihinin en önemli eğitim kurumlarından birinden mezun olmayı başarmış bir insanın sürekli olarak bu tarzda bariz büyüklükteki hatalar ile karşı karşıya kalması sizce de anormal değil mi? bence kesinlikle dursun özbek'in bir tılsımıdır bu. tılsım gerçi çok olumlu bir kelime oldu, uğursuzluk diyelim. bu yönetim, şampiyonlar ligi'ni kazansa ertesi gün maçın geçersiz sayıldığı ilan edilir. messi'yi transfer etse istanbul'a getiremez. çalışkanlılığı ile bilinen ronaldo ile el sıkışsa, adı tembele çıkar, sahada ayakta duramaz. obradovic'i takımın başına getirse, takım euroleague'de maç kazanamaz.

    uzun uzun yazmaya gerek var mı diğer skandalları? buradan yazmaya başlasam, bu entryi 45 dakikada falan bitirirsiniz herhalde. her biri, normal bir yönetim için ciddi sorgulamaya gidebilecek, ikisi birlikte olduğunda istifaya zorlayacak olan şeylerdi bunlar. bunların binbir türlüsünü görüp hala kulağının üzerine yatmaya çalışan dedeler de elitlik taslasınlar.

    şu genç yaşımda bu takıma bir şekilde başkan olsam, herhangi bir tecrübem, vasfım olmadığı halde kulübü dursun özbek'ten daha iyi yönetebileceğim konusunda sizi temin edebilirim. bu konuda hiçbir şekilde bir tereddütünüz de olmayacaktır zaten.

    galatasaray artık elit, melit değildir sayın yazar arkadaşlarım. dursun özbek'in itibar gördüğü, kongrede ibra edildiği bir yerde elitlikten, kültürden bilmem neyden bahsedilebilir mi? gerçekten bir zamanlar ülke seviyesinin bir hayli üzerinde bir yerdeydi bu kulüp ve lise. ama artık değil.

    hoş, bu durum en başta o dedelerin sorumluluğudur ya.

    ayranımız yok içmeye, tahterevanla gidiyoz sıçmaya. allah belanızı versin emi. ya düz yolda yürüyemeyen adamı galatasaray'a başkan yaptınız lan.

    http://gss.gs/aNB.jpg
  • 4120
    ''galatasaraylılar günahlarını ahiretten önce dünyada ödesin'' diye görevlendirilmiş kişi. welcome to hell olayını çok yanlış anlayıp, kendi taraftarına yaşatan şahıs. dünyanın en büyük trolü. resmen milyonlarca insan ile dalga geçiyor. her mikrofona konuştuğunda, kendini hunharca gülmemek için zor tutan bir yüz ifadesi var.

    http://image.cdn.haber7.com/..._1432372372_9693.jpg
  • 4137
    http://img3.beyazgazete.com/...sasirtan-hali_5.jpeg

    http://mdcdn.sporx.com/.../12/081449597788.jpg

    http://imgtrend.mynet.com/...705/8jpg-728x728.jpg

    http://fotocdncube.gazetevatan.com/...-ettiler-2694875.Gif

    http://kralspor.ensonhaber.com/...11/20/dursun_427.jpg

    şu adamın galatasaray başkanı olduğuna inanamıyorum. bir gün uyanacağım ve sene 1999 olacak değil mi? haydi olmadı 2013 olsun!

    http://www.webaslan.com/img/5/2013/suren.jpg
  • 4138
    ünal aysal'ın aldığı yabancıları tek tek satan iş bilmez. herkes yolluyor, herkesi gönderiyor. takımın içini iyice boşalıyor.

    sözük yazarlarına bir sorum olacak.

    melo yollandı, isyan edemedik. burak yollandı, arada kaldık. podolski (ünal almadı ama) dalga geçercesine düşük bir bonservisle yollandı, tepki olmadı. bruma elde tutulamadı, ses soluk yok. chedjou gitti, taraftar zaten pek ısınmıyordu, iyi oldu dendi. sneijder yüksek ihtimalle yollanacak, yine bir şey yapılmayacak eminim.

    sorum şu: muslera yollandığında ne yapacaksınız?

    http://www.strawpoll.me/13121571
  • 4173
    kendisi 14.06.2017 tarihinde yapılan haziran ayı divan toplantısındaki konuşmasında "haberleri servis etme, basını kullanma hiç bizim tarzımız değil." demiştir.

    buna bir görsel ile tepki vermek istiyorum müsaadenizle. https://pbs.twimg.com/media/DCSYy7rXgAALiSE.jpg

    nitekim, kendisi camianın içerisindeki "en vasıfsız" seçilebilesi adamdı. seçildi.
  • 4191
    --- düzeltme ---

    entry baştan aşağıya hatalıdır. zarar etmedik, muazzam da satış yapmış dursun özbek.
    çünkü başka şekilde kimseye laf anlatamıyorum, iyisi mi öyle düzeltelim.

    --- düzeltme ---

    şimdi, benim kendisi hakkında anlamadığım bir şey var.

    armindo tue na bangna bruma satıldı. red bull salzburg 12.5 milyon euro'ya aldı. bonuslar beni alakadar etmiyor, bu kadar büyük bir bütçe varken ortada ara ara gelecek 1 milyon, 1.5 milyon euro beni çok fazla bağlamaz ki oyuncu maaşları vb. ödemesine kaybolur gider arada hepimiz biliyoruz. neyse, geçelim esas meseleye.
    younes belhanda ile anlaştığımız ve kulübüne 8 milyon euro vereceğimiz söyleniyor bonservis olarak. (kaynak: fabrizio romano - sky sport https://twitter.com/.../875093140755107841)

    bruma 22, belhanda 27 yaşında.
    bruma'nın önünde en üst seviyede (dünya class'ında) oynayabileceği en kötü 10 senesi var, belhanda en iyi olasılıkla (kendi en üst seviyesinde) 5 sene oynayabilir.
    maaş desen zaten zararı vardır, bruma'nın geçen sene aldığından daha yüksek maaş vermişizdir belhanda'ya. kesin yani, adım gibi eminim.
    bir de sporting lisbon'a ödenecek komisyon var, %25'ti. yani 2.5 milyon euro ediyor bu da totalde. 10 milyon euro elimizde kalıyor ki bruma'yı aldığımız paranın altına satmış oluyoruz bu piyasa şartlarında. gerçi tl bazında bakarsak ufacık da olsa bir kâr vardır muhakkak, kendileri bu şekilde bakıyorsa eğer bunu "kâr ettik bruma transferinden" diye kutlamış olabilirler. ben global düşünmek zorundayım, çünkü bizim kuruluş amacımız "türk olmayan takımları yenmek".

    ama "türk lirası olarak kârdayız" diyeceklerine göre basit bir matematik hesabı ve dönemdeki kur bilgileriyle araştırılabilir. bakalım;
    bruma'nın ilk geldiği tarih -> 3 eylül 2013. euro üzerinden 10 milyon euro'luk anlaşma yapılmış. o gün 1 euro = 2,6895 tl.
    bruma'nın satıldığı tarih -> 14 haziran 2017. euro üzerinden 12.5 milyon euro'luk anlaşma yapıldı. dün 1 euro = 3,9381 tl.

    10 milyon euro 2013'te 26.895.000 tl etmekte.
    12.5 milyon euro bugün 49.226.250 tl etmekte. bu 49 milyon tl'den 9.845.250 tl'yi sporting lisbon'a ödeyeceğiz. kaldı 39.381.000 tl. 2013'ten 2017'ye bruma için yapılan harcama kadar falandır en fazla kalan para. aldığımız zamanki paraya göre kâr hesabı yaparsak 12.486.000 tl kâr var ortada. peki, güzel. ne yapıyoruz?

    younes belhanda.
    8 milyon euro konuşuluyor bonservisi için yukarıda link attım. belhanda transferi için kasadan 31.504.800 tl çıkacak demektir. sadece bonservis. senelik en düşük 3 milyon euro vereceğimizi hesaplasak (3 versek bruma kalabilirdi belki hiç hesap etmiyoruz bunu) 11.814.300 tl. ki daha önce bonservis + imza bedeli verebilmiş bir yönetimimiz var, bu durum da beni hiç şaşırtmayacak. 50 milyon tl'ye gelir belhanda maliyeti benim şu anda buradan gördüğüm 1 senelik. (bonusları hariç) bruma'dan gelen paradan daha az, farkında mısınız?

    bu kulüp böyle böyle zarar etti bugüne kadar. hiç değişmedi bak bu yöntem. oyuncuyu sat, daha kötüsünü daha yüksek paraya al. hep sabit oldu. yahu dün gördüm bir twit, bizim taraftardan birisi scout ekibine pogba'yı izleyin demeye çalışmış twitter'dan aynı anlarda emre utkucan denilen arkadaşımız da "kasımpaşalı yektayı alan pişman olmaz" twiti atmış. gülemiyorum artık cidden.

    bu kadar açıkladık, gelelim benim anlamadığım yere.

    dursun özbek, şansal büyüka'ya verdiği bir röportajda aynen şu kelimeleri sarf etmiştir.

    --- alıntı ---
    43 senelik ticaret hayatım var. en yüksek performansımı gösteriyor, tüm tecrübemi buraya yansıtıyorum.
    --- alıntı ---
    isteyen tüm açıklamayı da linkten okuyabilir: http://www.galatasaray.org/...gi-cozum-degil/34932

    43 yıllık ticaret hayatındaki en yüksek performansında 22 yaşındaki bir oyuncuyu satıp aynı paraya hatta belki daha fazlasına gelecek şekilde 27 yaşında son büyük transferini yapan bir oyuncuyu almak (ki bu isim yıldız değilken wesley sneijder gibi) pek mantıklı gelmiyor bana açıkçası.

    neyse, daha kaç kere diyebiliriz ki istifa diye? çoğu gitti azı kaldı diye avutuyorum ben kendimi.
  • 4221
    galatasaray'in maho 'su olan baskan.

    --- alıntı ---

    https://www.youtube.com/watch?v=DY-O7zfPdqY

    --- alıntı ---

    kendisi her transfer sezonu ayni yukaridaki linkte maho'nun (sener sen) yaptigi gibi galatasaray taraftarini o kamyonete bindirip, almanya'ya goturuyorum ayagina bagcilar'a birakan kisidir.

    aldigi, alamadigi oyunculari buradan yazmaya baslasam johannesburg'a duble gidis donus yol olur. o yuzden o kismi geciyorum. gecemeyecegim kismi ise bu adamin 2-3 parali kalemi ile nasil insanlari bu kadar kolay kafaladigi. yahu daha once de inandik bu adama, guvendik. ne oldu sonunda? 'kardes bura almanya degil mi' diyen bilo ile ibo'ya donduk.

    bu adi gecen oyunculari almasi da bu yazdiklarimi degistirmez. cunku oyle bir durumdayiz ki ; bu oyunculari almasi sikinti, alamamasi daha buyuk sikinti. bu ikisi duruma gore yer de degistirebilir.

    -bu adamlari alirsak, eminim ki buyuk bir borc yukunun altina girecegiz. ustelik adi gecen adamlar 30 yas ve uzeri adamlar. alirsan ve basari gelmez ise buyuk cuvalladik. bu sefer gercekten batma riskimiz var. bizi kurtaracak bir riva ya da florya da olmayacak.

    -bu adamlari alamadin, eldeki kadro zaten les. seneye 6. dahi olmazlar. ustune ustluk bu adamlari alamazsan ben eminim ki turkiye liginden ne kadar cer cop varsa yine takima dolduracak.

    kendisi buyuk vaatler ile hayal satarak o koltuga oturdu. oturdugu gunden beri de burnumuz dertten kurtulmuyor. bir futbol akli ve projesi olmadan takima doldurdugu oyuncular ile de ancak bu kadar oluyor. ne diyeyim, allah hepimize sabir versin.
  • 4242
    inanın hakaret etmek için değil, ben bu beyefendinin zekasının cidden düşük olduğuna inanıyorum. özellikle röportajları bunu kanıtlar nitelikte.

    ataman olayını ele alalım. ergin ataman'ı öyle ya da böyle kulüpte tutmak istemiyor. makul. bu yüzden adamı ücretsiz çalışabileceğini söylemesine rağmen gönderiyor. bu da makul, hatta ücretsiz çalıştırmaya prensip olarak karşı olmasını da anlardım. bunun üzerine ataman taraftara veda ediyor ve meşhur tweet'ini atıyor: https://twitter.com/...s/874893360221351938

    burada dursun bey çenesini kapayıp otursa hiçbir problem yok. ya da galatasaray'da prensip olarak kimsenin ücretsiz çalışmayacağını falan söylese yine durumu iyi. ancak o nasıl bir açıklama yapıyor:
    --- alıntı ---
    gelecek sezon farklı bir koçla devam etmek istedik. buna ergin ataman dahil herkesin saygı duyması gerekiyor. galatasaray’da ücretsiz çalışırım ifadesi yanlış bir ifade. herkes bugüne kadar ücretini almıştır, bundan sonra da alır. ben bu ifadeyi söylenmemiş kabul ediyorum.
    --- alıntı ---

    şimdi dursun bey, madem ataman'a şu ana kadarki hak edişlerinin karşılığını ödemedin, zaten lasme ve mccollum olaylarından sabıkalısın, neyine güvenerek galatasaray'da herkesin ücretini aldığını iddia ediyorsun ki? çeneni kapayıp olayın kapanmasını bekleyemediğin için doğal olarak ataman'dan "madem öyle ödemediğiniz paramı ödeyin aq" temalı bir ayar yiyorsun. ayarı bile isteye, çağırıp yiyorsun, faruk süren olayında da ergin ataman olayında da. https://twitter.com/...s/876780744340783105

    madem adamın son üç aylık maaşı ödenmemiş, bir zahmet ödemediğin parayla hava atacağına çeneni kapayıp otur sayın başkan. bir hata yaptın, eşinin beşiktaşlı olduğunu ağzından kaçırdın. bunu beşiktaş'ta oturduğunuz için söylediğini iddia ederek dünyanın en aptal yalanını söyleme dursun bey. zaten beceriksiz bir insansın, bu kadar bariz yalanlar söyleyince insanda şahsına ya da makamına duyacak güven bırakmıyorsunuz başkanım.

    kısaca bu adamda bence zeka eksikliği var. anlama ve kavrama becerisinin ortalamanın hayli altında olduğunu düşünüyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın