• dursun özbek: yandex bize de geldi ama şampiyonlar liginde oynayan takıma fenerbahçe ile aynı parayı vermek istediler kabul etmedik
    fenerbahçe: yandex ile yıllık 4 milyon euro karşılığında anlaştık
    galatasaray: dumankaya ile 3 yıllık anlaşmaya vardık.
    ekonomi bilimi: galatasaray'ın bu yıl alacağı para yaklaşık 2.8 milyon euro, diğer seneler maksimum alacağı 3.4 milyon euro
    matematik: 3.4 milyon< 4 milyon
    ben: lol
  • 3 sene sonra doların kaç para olacağını düşündüğümüzde yine birilerinin çok sağlam avanta sağladığı kanaatinde olduğum sponsorluktur.
    amk son 20 senede senin kazandığın yıldız sayısından az şampiyonluğu olan beşiktaş bile göğüs sponsorluğundan senede 6 milyon eu kazanıyor.
    sen 4 milyon eu ve ucu açık yandex sponsorluğunu düşük bulup reddediyorsun. sonra imzaladığın anlaşmaya bak.

    çapsızlık güzel imaj vallahi.
    yapıştır üzerine.
    sonra kulüp adına attığın her imzadan avantanı kap. sahi point otel inşaatları çok güzel sen de gelsene...

    şimdi bu adamlar riva'yı mı değerlendirecekler?
    nerde bu koyduğumun dedeleri?
    hani her boka isyan edenleri soruyorum...
  • biraz uydurma gibi duran bir sponsorluk anlaşmasına konu olmuş firma. öncelikle yönetim kurulunun kulübün taşınmazları üzerinde tassarufta bulunabilmesi için genel kuruldan onay alması gerekiyor diye biliyorum. yani taşınmazları dilediği gibi sözleşmeye konu edemez. ayrıca bildiğim kadarıyla florya arazisinin tamamı da bize ait değil. hatta bize ait olan kısım küçük bir kısım*, geri kalan kısım belediye ve hazineye ait.*

    yapılacak sözleşmenin ayrıntılarını bilmeden konuşmak bana biraz afaki geliyor ama yine habere göre sözleşme çoktan imzalanmış. böylesine ciddi bir anlaşmanın genel kurulun onayına sunmadan yapılacağını düşünmüyorum açıkcası.

    ayrıca florya'dan taşınıp riva gibi değerli bir araziye antrenman tesisi yapmak için de çok başka kafalara sahip olmak gerekiyor. florya'dan taşınman gerekiyorsa fenerbahçe gibi samandıra'da, beşiktaş gibi ümraniye'de daha ucuza arazi bulup tesislerini oraya yapabilirsin. bununla ilgili büyükçekmece projesi vardı mesela.

    açıkcası taşınmazların değerlendirilmesine karşı değilim. her yıl milyonlarca dolar finansman gideri yapıyoruz. elimizdeki arazilerin değeri her yıl artarken bence alınan kredilerden dolayı ödenen finansman giderleri bu değer artışından çok daha fazla. bu sebeple bir şekilde taşınmazların değerlendirilip bu borç ve faiz yükünden kurtulmak gerekiyor. fakat galatasaray'ın geleceği olan bu taşınmazlar üzerinde tassarrufta bulunurken kulübün tek kuruş menfaati dahi dikkate alınmalı. tüm ayrıntılar genel kurul ve taraftarlarla paylaşılmalı. kimsenin elde edeceği fayda galatasaray'ın elde edeceği faydada daha büyük olmamalı.

    başa dönersek eğer dediğim gibi haber uydurmaya benziyor. galatasaray'da bu denli ciddi bir konunun özbek kardeşlerin inisiyatifine bırakılacağını düşünmüyorum.
  • 3 yıllık forma sponsoru olarak lanse edilen ama esasında bir paket dahilinde florya ve riva arazilerinde inşaat hakkı anlaşması yapıldığı söylenen inşaat firması.

    florya ve riva arazilerinin değerlendirilmesine karşı değiliz. artık zamanı gelmeye başlamıştı, tıpkı real madrid gibi değerli arazi kartını artık oynamak gerekiyor. anlaşmanın detaylarını bilmediğimiz için sağlıklı değerlendiremiyoruz.
    fakat konuyla ilgili bazı soru işaretleri ve şüpheler var:

    1-) dumankaya'ya gelene kadar daha ciddi, güçlü ve tutarlı inşaat firmaları var. bu firmanın nakit akışı bazında finansal güçlükleri olduğu, taşeronlarına ve alacaklılarına ödemelerini geciktirdiği, teslim ettiği inşaatları vaad ettiğinin altında standartlarla teslim ettiği piyasada söylenen bir firma. doğru olan galatasaray'a yakışan enka, mesa, vs.. ayarında firmalarla iş yapmasıdır.

    2-)konuyla ilgili dursun özbek'e güvenemiyoruz. mecidiyeköydeki oteli galatasaray işletsin para kazanalım mantığıyla kendini belli etti. şu zamana kadar belli olmuşturki galatasaray klübü ana faaliyeti spor ve spor endüstrisi dışında ticari faaliyetlere girdiğinde , klübe yakın bir takım kan emicilere arpalık olmuştur, galatasaray zarara girmiştir. işin doğrusu bu yerlerin döviz bazlı kiralanmasıdır.

    3-)milliyet denen tüpcü gazetesinde , yarım yamalak belirsiz duyurulan, bir iş hayırlı değildir. bu kadar büyük projeler için şartlar oluşturulup teklifler toplanır. ticari sırlar elbet açıklanmaz, ama böyle kapalı kapılar arkasında yapılmaz bu iş. özellikle yabancı körfez sermayesinin çekilmeye çalışıldığı bu günlerde hazırlıklar bu kadar lokal, kapalı kapılar altında ve primitif olmamalı.

    4-)riva'daki arazinin çevresinde galatasaray'da görev almış eski bazı isimler arazi kapattılar,yatırım yaptılar. hem bir takım imar/iskan izinlerinin çıkması, hem de bölgenin değerlenmesi için galatasaray markası galatasaray aleyhine kullanılmak pahasına süreç hızlandırılmak isteniyor olabilir. yani galatasaray daha yüksek gelir edicek bir plan ve zamanlama doğrultusunda yapılmak varken , bir acelecilik ve kayıplarla bir plan devreye sokuluyor olabilir.

    galatasaray kongre üyelerinin çok dikkatli ve detaylı bilgilenmesi /bilgilendirilmesi gerekiyor. esasında bunu anlamak için en pratik kıstas şudur:sportif aş, aig ortaklığı, samiyen devri, otel vs gibi galatasaray'ın aleyhine olmuş işlerde , bunların lehine kürsüde konuşanlar ve kulis yapanlar , bu riva ve florya projelerinde aynı şeyi yaparlarsa, bilin ki galatasaray'ın çıkarları zarar görmektedir.
  • riva’daki bin 100 dönümlük arsanın 400 dönümüne sarı-kırmızılılar için yeni tesisler hazırlanacakmış...

    etihad campus bile 400 dönüm yoktur muhtemelen. tarım ve hayvancılığa falan da mı gireceğiz, 400 dönüm ne amk? 1 nizami futbol sahası 10 dönüm etmiyor. florya sanırım 80 dönüm civarında. futbol haricinde diğer tüm şubeleri de taşır, 50 dönüm de buğday ekersin gene 200 dönümü bulmaz o tesis...
  • eğer anlaşma doğruysa çok güzel ve doğru bir anlaşma.

    aylardır burada bağırdığım riva değil florya'dan çıkılmalıdır tezi de doğrulanmış oluyor basketbol salonu da cabası ulan olursa galatasaray'ın geleceği adına tesisleşme adına muazzam bir imza olur.

    dursun özbek sadece bu icraati ile kötü başkan statüsünden iyi başkan statüsüne yükselir gözümde.

    ayrıca türkiye'de bitmeyecek olan inşaat sektöründen bir sponsor bulunması da daha uzun süreli bir birlikteliğin habercisi olur.

    edit: haberde 450 milyon gelir denilmiş. 450 milyon dolar para alınacaksa bunların üzerine karlı anlaşma hatta kazıklamışız demektir dumankaya'yı umarım doğrudur.

    şöyle düşünelim, kendine ait kirasız, bol localı ve daha yüksek sayılı arena'ya yakınlığı sebebiyle seyirci sayısı artacak bir salon, florya gibi dar ve hepsi sana olmayan araziden çıkıp %100 kendine ait ve modern geniş bir tesise kavuşma bir de üstüne para.

    herkes 800 milyon dolarlık riva konut projesinden bahsediyor. 800 milyona satacağın binaların masrafını unutmayalım. 800 tane lüks villa kaç paraya yapılabilir sizce hepsini toplam 200 milyon dolara kapatsak bile arada 600 net kar kalır. üstüne riva tesislerini düş, 100 milyon dolar, üstüne yeni spor salonunu düş 50 milyon dolar yine geldin 450 milyon dolara.

    he spor salonu gibi basketbol, voleybol, hentbol gibi salon sporlarının oynanabileceği seyirci ve gelirin yükseleceği bir ortamda 450 değil 300 milyon dolara bile ben razıyım.

    ki nakit yerine sürekli gelir getirecek şekilde yapılacak rezidans projelerinden pay alınsa çok daha faydalı olur. sürekli gelir olması bize daha çok katkı sağlar.

    gençlerbirliği maçında bir kongre üyesi abim stadda seçimden sonra ya florya ya riva satılacak diyordu demek buymuş.
  • türkiye'deki her gayrimenkul firması gibi taşeronları sömüren şirket. size bu adamların yaptığı taktiği kısaca özetleyeyim;

    1) normalde ay başı kesilmesi gereken hak edişi ay ortasına sarkıtırlar.

    2) hak edişinin ay ortasına sarkıtılmasından dolayı taşeron firmanın iş verimi düşer, malzeme alınamaz ve iş aksar

    3) iş aksamasından dolayı hem ceza kesilir- opsiyoneldir bu ama çoğu firma yapar- hem de diğer ayda çıkacak olan hak edişin bedeli bir hayli azalır

    4) hak edişi size 6 ay vadeli olarak çek üzerinden verirler.

    5) siz taşeron olduğunuz için genel olarak çok iyi bir durumunuz yoktur ve çeki mecburen kırdırmak zorundasınızdır.

    6) çeki "yasal tefeci" olan "faktoring" firmalarından birine götürürsünüz. ki genelde bu firmalara sizi "ana firma" yönlendirir. ana firma faktoringlerden komisyon alır.

    7) bu pis düzen iş bitene kadar devam eder ki en son hak ediş yapılırken ana firmalar her zaman " elveda busesi" niteliğinde ekstradan ceza keser.

    8) ve böylece ana firma parasına para katarken taşeron firma emeğinin karşılığını alamaz.

    bu saydığım maddelerden dolayı taşeron firmaların emeğini sömürüp reklam yapan bir inşaat firmasının galatasaray'a sponsor olmasını hiç istemem.
  • 450 milyon dolarlık gelir elde edilecek kısmı külliyen yalan. istanbul'un en değerli yerlerinden olan florya'dan çıkmak kerizliktir. o araziye paha biçilemez! sen kalkmış salon ve kıçı kırık tesis için orayı peşkeş çekiyorsun. ulan ali sami yen'den tokatlandık, şehrin göbeğinden mecidiyeköy'den taa seyrantepe'ye şutlandık devlet oradan inanılmaz para indirdi şimdi yetmezmiş gibi galatasaray'ın kalbi florya'dan uzaklaştırılıyoruz. biri şu özbek'i durdursun! 2 sene başkanlık yapacak birisi böylesine kararları kendisi veremez!
  • lan satıp savarak borç mu ödenir amk!

    sen zaten arazi parasının yarısına malı mülkü vermişsin sonra “neymiş adam bize sponsor olmuş”

    sen adama sponsor olmuşsun haberin yok.

    rivanin yarısı, floryanın hepsi falan deniyor midema kramp girdi lan!

    ulan bu işi satarak yapacaksanız ben de yaparım buradaki herhangi bir kardeşim de,

    fark yaratın diye, bu takımı bir yerlere taşıyın diye yönetimdesiniz.

    ulan galatasaray’dan sağladığınız maddi, manevi faydanın onda birini de siz galatasaray’a verseydiniz şu an ihya olmuştuk.

    sponsor dedik takımı ipotekledi lan adamlar, şaka gibi ya!

    neyse ya yanlış aksedildi herhalde medyaya diyorum ve resmi açıklama bekliyorum.
  • kapitalizmin dünyaya gelmiş en büyük bela olduğunu düşünen biri olarak, emek sömüren bir firmayı sponsor olarak görmek istemem zihniyetini enteresan ve samimiyetsiz buluyorum.
    neden diyecek olursanız adı formamızda geçmiş firmalara bakalım, başımıza iş açmayalım isim vermeyelim.

    -x cep telefonu ve teknoloji firması : herifler çin'de 10 m2'ye 15 insan koyarak günde 12 saat insan çalıştırılan, dünyanın en büyük taşeronu ...con tesislerinde üretim yaptırıyor (hemen hemen her büyük firma gibi) insanlar çalışma şartlarından dolayı intihar ediyor firma intiharları engellemek için getto tarzı 20-30 katlı binalarının altına ağ geriyor (çok insani bir çözüm) ürettikleri cihazların (sadece akıllı telefon değil) "arka kapıları" ayrı bir hikaye.
    - havayolu firması : çalışanlarının iş yavaşlatma eylemi ile protesto ettiği, grev yasağı getiren düzenleme meclis'ten geçince 305 kişiyi işten çıkaran firma, sendikalı olmayın hakkınızı aramayın alın paranızı oturun yerinize...
    - içecek firması : kapitalizmin simgelerinden biri detaya girmek istemiyorum.
    - bir gsm firması : cidden sahibi kim bunların ? call center'larında taşeron olarak çalıştırılan günde x arama baskısı ile bezdirilip psikoloji bozulan kaç çalışanı vardır ?
    - telekom firması : gsm firmasından farkı var mı ?
    küresel püskevit firması : islami sermayenin göz bebeği, taşeron püskevit ürettiren firmalardan biri, peki o taşeron küçük firmalar nasıl satın alınıverdi ve piyasadan silindi ?ayrı bir tartışma konusu.

    daha da geriye giderimde gerek yok demek istediğim şu, bu çapta sponsorluk yapacak firmalardan para haricinde bir şey beklemek anlamsız.
    keşke hiçbiri olmasa.
    ebue örneğini hatırlatayım, bu ülkede herkes anti kapitalisttir ama konu futbolcuların hakkı söz konusu olduğunda birden patron sevici oluverir, ebue, galatasaray'a o sözleşmeyi silah zoruyla imzalattırmadı gelsin diye eflak'la boğdan'ı vermediğimiz kaldı ama adam sözleşmesinin karşılığını isteyince "bedavadan para kazana insan" damgası yedi oysa yaptığı "etik olmasa da" sözleşmesinin karşılığını istemekti...

    bu işlere tek taraflı bakınca dünya çok güzelde, kazın ayağı öyle değil.

    dumankaya parasını versin, reklamını yapsın, yabancı firmalar ne kadar temizse onlarda o kadar temiz.
  • insan bir yandan, "hiç olmamasından daha iyi" diyor. bir yandan da "ulan 5 aydır bunun için mi bekledik" diyor.

    bu biraz neresinden baktığınıza bağlı. sonuçta takımın göğüs sponsoru yok. ekstra 1 euro'ya bile ihtiyacımız olduğunu düşünürsek gelecek paranın az da olsa katkısı olacaktır.

    öbür yandan çok büyük sponsorlar bulacağız derken dumankya'ya kalmak da üzüyor açıkcası. gerçi ben sanmıyorum ki yönetimin ilk hedefi dumankaya olsun.

    muhtemelen bir kaç sponsor ile görüşmüşlerdir. en sonunda da elde hiçbir şey kalmayınca dumankaya ile görüşmüşlerdir.

    başarılı bir anlaşma değil ama dediğim gibi şu an kulübün fazladan 1 euro'ya bile ihtiyacı varken "olmasaydı daha iyiydi" demek saçma olur. zira bunu reddetseydik muhtemelen başka bir şey de bulamayacaktık.

    sadece "keşke" 3 yıllık olmasaydı. 1.5 yıllık olsaydı. sonuçta daha iyi şartlarda bir sponsorluk anlaşması için ekstra çaba harcanabilirdi 1.5 yıl içinde. 3 yıl sanki biraz elimizi kolumuzu bağlamış olacak gibi geliyor.

    ne diyelim, hayırlı olsun.