• 1176
    dip dibe oturduğum ailemin pozitif çıkıp benim negatif çıkmamın saçmalığının üzerinden çok geçmemişken birebir aynı hatta bende birkaç semptomun daha ağır seyretmesine rağmen hala testim negatif çıkıyor. milleti de inandıramıyorsun korona olduğuna..

    semptom gösterirken test negatif çıktı diye kendimi kandırıp spor yapıp daha kötü olmama ne demeli mallık demeli herhalde :)
  • 1177
    sonunda biz de sobelendik. yakın bir arkadaşımla cumartesi yedik, içtik ayrıldık. sabahleyin kendinde bir tuhaflık olduğunu hissediyor ve test yaptırmaya karar veriyor. tabi bu esnada beni de aradı ve durumu anlattı. dün akşam ben de test verdim ve bingo! ikimiz de pozitifiz.

    ağrı sızı olursa parol al, bol meyve sebze ve sıvı tüket. acil bir durumda 7/24 arayın ve 1 hafta da evden çıkmayın diye az evvel il sağlık müdürlüğünden aradılar. şimdilik çok bir şey yok gibi duruyor. sinüzitimi tetikledi ve halsizlik yaptı. burun bir tıkalı bir açık. bir de ara sıra sol kalça kemiğime özellikle birisi vuruyor mu diyeyim, yoksa sivri bir şey batırmaya çalışıyor mu diyeyim öyle bir hissiyat var. onu çözemedim.

    neyse, ben dahil yakalanan herkese şimdiden geçmiş olsun. fakat bu sefer farklı geliyor gibi yılanoğlu. ipin ucu kaçmak üzere. çevremden de son günlerde çok sayıda pozitif haberleri alıyorum.

    iş yeniden çığırından çıkmadan, bir an evvel yetkililerin önlem almaları gerekiyor.
  • 1179
    3 yılın sonunda benimde ilk kez yakalandığım illet. hastalıgın seyri cidden ilginç. şimdiki varyantta tat koku gitmiyormuş, ilk gün çok kötüydum, dün arkadaşlarımla dışarı çıksam keyifle vakit geçirecek kadar iyiydim, bu sabah uyandıgımda boynumdan altı ve kollarımın çok agrıdığını farkettim.

    pozitif çıkmama rağmen yetkililer tarafından aranmadım, parol iç bile denmedi, ben kafama göre takılıyorum. hastasını bile arayıp billgi vermeyen bir sistemden vatandaşı için önlem almasını beklemek fazla iyi niyetli.

    bu arada nişanlımın ailesi ile birlikte mobilya kuruyorken müstakbel kayınpederim hafif burun akıntısı ile eve geldi, 2 gün nerdeyse aralıksız mobilya kuruldu, boya yapıldı, 100 m2 evde saatlerce dip dibeydik, ben, ablam nişanlım pozitif, baba agrısı olmasına ragmen negatif çıktı, testlere güveni bi kere daha sorgulatan bir hareket bu.

    aman diyim sözlük dikkat edin. herkese yakalanmamak için bol şans, ve yakalanana geçmiş olsun.
  • 1180
    iki kez atlatıp tekrar yakalandığım virüs. elin çinli virüsü benim vücudu gecekondu gibi kullanıyor resmen. yer yer 45 dereceleri gören bir yerde bulaşmasını isteyeceğiniz son hastalıktır kendisi. ortalık yanıyor ben yorgan altındayım. maske, mesafe dikkat ettiğim hususlardı. anlaşıldığı üzere bulaşacağı varsa bulaşıyor ne çok rahat olun ne de çok kasın.
  • 1183
    kaçmak buraya kadarmış. baş ağrısı ve ateş şikayetiyle gidip korona kaptığımı öğrendim dün. şu anda bu sıkıntılar yok, sadece boğaz ağrısı ve nezle.

    toplu taşımada hep maske taktım, hijyene dikkat ettim ama yetmedi demek ki. dikkat edin siz de arkadaşlar. hastane covid ve domuz gribi vakaları ile doluydu. bazıları çok çok ağır geçiriyor.
  • 1185
    bu hastalıktan dolayı geçen senelerde birçok tanıdığımı kaybettim. köylüm, komşum, akrabam vs. tabi onların eceli yetmiş ondan da ölmüş olabilirler. bu bir salgındı ve tüm dünya çok yakından yaşadı bunu. ben, mesela gripten bu kadar çok insan öldüğüne şahit olmadım. olmadığını düşünmek aslında bizim olmadığımızı da düşünmek gibi bir şey. nihilizme göre çok doğru bir düşünce yapısı.
  • 1188
    covid ozellikle obezite sorunu olanlar icin cok tehlikeli. munkun oldugu kadar kalabaliktan kacinmali bu kisiler.

    aşı meselesine gelince. 3 doz yaptirdim, simdiki aklim olsa asla yaptırmazdim. çünkü aşınin pozitif etkisinden cok negatif etkisi var. cok kisa sure sonra, fauci şerefsizinin politik gücü azaldiktan sonra, pfizer'in butun dunyayi dolandirdigi ve aşınin insanlarin sagligini tehlikeye attigi ortaya cikacak.

    maalesef wef ve who tum insanligin sagligiyla oynadi.
    myocarditis olusyor aşıdan sonra. neredeyse herkeste gerceklesen bir olay. myocarditis'in ozelligi ise bazen bir kac saat, bazen bir kac gun, bazen de yillarca kalabiliyor. yani rulet gibi, nasil denk gelecegi asla belli degil. asil mesele de burada basliyor, hicbir seyin yok saniyorsun, pat diye kalp krizinden olebilirsin. bunun bir tedavisi de yok, olustugu gibi kendi kendine bir kac saat icinde gecebiliyor veya yillarca sinsice bekliyor. 2022 icinde myocarditis vakasi normalin kat kat ustune cikmis. ki bu kayit altina alinanlar. alinmayan kac vaka vardir siz dusunun.

    bunun anlami asi yaptirinca oluyorsunuz demek degil. myocarditis neredeyse kacinilmaz, ve denk getirir de bir kan pihtisi vs atarsa ölürsünüz demek.

    covid 19 gercek bir hastalik bunun aksini soylemek aptallik. ama who'nun ve hukumetlerin bize yaptirdigi seyler covidden daha tehlikeli bir hal aldi. wef belki de kendisi bu firsati yaratti, fauci'nin wuhan'daki lab'e para yardimi yaptigi biliniyor. belki de kendileri uretti. neyse, komplo teorisi kismi bir yana, bence aşı olmayin, onun yerine kolesterolunuze dikkat edin, kalabalikta olmayin ya da maske takin.
  • 1189
    myocarditis gerçekten yaygnlıaştı mı, öyleyse aşılarla mı yoksa hastalığın kendisinin insanların dolaşım ve solunum sistemlerini yıpratmasıyla mı ilgili; iyi sorgulanması gerek. aşıya karşı bir duruş sergileyenler, bugün hastalık normalleştiyse tamamen aşılar sayesinde olduğunu ve aşılar olmasaydı sağlık sistemlerinin bütün ülkelerde çökme noktasına geleceğini atlıyor.

    ben kendim şu an bir gripla uğraşıyorum ve tam teşhisi elimde yok. nitekim artık ölüm vakaları azaldıysa tedbirli şekilde hayatımıza devam etmeyi, hem kendimizi hem toplumu korumayı öğrenmeliyiz.
  • 1190
    mutasyon varyantlarının artması ve aşının etkin kullanılması ile küresel ölümcüllük seviyesinin düştüğü, yakınlarımın da hastanede uzun süre tedavi alıp zor durumlara düşmesine neden olan illet hastalık. düzmece, kurmaca vs. olduğunu düşünmek bana abes geliyor.

    yine de herkesin fikri kendine tabi. bir de dünyanın şeklini ve ayda amerikan bayrağının nasıl dalgalandığını sormak lazım bazı arkadaşlara.
  • 1192
    misler gibi bir servet dönüşümü, bireysel özgürlüklerin bir daha yerine asla getirilemeyecek şekilde kısıtlandırılması için kusursuz bir rıza inşası için kullanılan virüs.

    bu virüs var, yok değil. ama yaratılan toplumsal histeri belki de virüsten daha büyük zararı verdi. hala maske diyen kafayı yemiş insanlar var. 2 gündür, 4 tane biontech aşısı olmuş 14 yaşında bir kızın pots hastalığından dolayı ayağa kalktığı anda bayıldığı konuşuluyor. ne ugruna? oransal olarak gençler için gripten önemli ölçüde daha ağır olmayan bir virüs ugruna.

    ekonomi hakkında özgür demirtaş'ı, siyaset hakkında atilla taş'ı okuyup tweet atabildiği icin kendini yarı aydın sanan aklı evvellere -abi komplocular yeaa- dedirtme zevkini bahşedip düşünme yetilerinin mülkiyetini aldılar.

    biontech bayraktarlığı yapan pek çok bilimadami (?) -esin senol, bengi baser- gibi kalp krizi, miyokardit iyice salgına döndükçe laflarını yemeye başladılar. korku pompalaması ile çin aşısı yaptıracağım ben demek bile 'bu ne bilimsizliktir' çığlıkları ile karşılanıyordu.

    neyse, yazmak bile beyhude. goldman sachs, jp morgan gibi yatırım bankalarının ceo'ları nasıl daha sonra fed'in başına geçiyor ya da başkanlara danışman olup audit yasalarını esenetecek butün yasaları geçiriyorsa, pfizer'dekiler de dsö'ye geçiyor.

    virüs var olmasına vardır ama korku bombardımanı ile tüm dünyada sıniflar arası ucurumu arttırmak için, bireysel beden ve seyehat ozgürlüğünü kısıtlamak için kullanılmış; bugünkü enflasyonist ortamın da bir numaralı sebebi olmuştur.( tabi dünyada bir numarali sebebi, bizdeki bir numaralı sebebi iktidar malum)
  • 1196
    11 mart 2020'de türkiye'de ilk vakanın görülmesiyle başlayan ve 29 mayıs 2022'de maske takma zorunluluğunun kaldırılmasıyla sona eren pandemi.

    çok tuhaf günler yaşatmıştır. 14 mart 2020 ile 31 mayıs 2020 arasında evden hiç çıkmamıştım. 1 haziran 2020'de sahilde yürüyüş yasağı kaldırıldığında ve kafeler tekrar açıldığında dışarı çıktım. randımanlı yürümeyi bile unutmaya başladığımı fark etmiştim.

    tam bitti bu salgın artık derken asıl pandeminin yazın bitmesiyle 2020-2021 sezonunda yaşanacağını anlamış ve üzülmüştüm. 17 kasım 2020'de kafelerin tamamen kapatıldığı, hafta içi akşam 9'dan sonra ve haftasonları tamamen sokağa çıkma yasaklarıyla geçen bu neredeyse 1 yıllık dönem, 29 nisan-17 mayıs 2021'de ülke genelinde tam kapanmayla zirve noktasını görmüş, haziran 2021'de biontech aşılarının ülkemize gelip 2 doz halinde yapılmaya başlanmasıyla fiilen sona ermiştir. akabinde 1 temmuz 2021'de tüm sokağa çıkma yasakları ve mekan kapatma kısıtlamaları kaldırılmıştır. ben 9 haziran'da ilk doz, 8 temmuzda da ikinci doz aşımı olmuştum.

    1 temmuz 2021'de tüm türkiye gibi uzun süre sonra ilk kez akşam dışarı çıkarken huzur bulmuş gibi hissediyordum. artık cumartesi-pazar ya da akşam 9'da evde oturmak zorunda değildik.

    2021-2022 sezonunda maske takmak dışında bir kısıtlama uygulanmasa da özellikle ekim 2021-şubat 2022 kışında bulaşılardan korunmak için tedbirlerim devam etmişti. maskemi asla çıkarmıyordum ev dışında. aralık 2021'de üçüncü doz biontech aşımı olarak aşı defterini kapattım.

    2 mart 2022'de açık alanda maske zorunluğu ve hes kodu uygulamasından kurtulduk. ben bu süreçte maske takmayı sürdürdüm. ama artık sokakta yürürken maske takmıyordum. ancak özellikle metrolarda maskesiz dolaşmanın travma olacağını aklımdan geçirerek kapalı alanda da maske yasağı kalksa artık metrolarda maskeden vazgeçemeyeceğimi düşünüyordum.

    nitekim 29 mayıs 2022'de maske yasağı tümden kalktı ve ben ertesi gün 30 mayıs'ta 2,5 yıl sonra metroya ilk kez korka korka maskesiz bindim. o gün covid kapmaktan çok korkuyordum. ama kısa sürede maskesizliğe alıştım. travma filan olmamış kısacası. covid-19 benim için resmen 1 haziran 2022'de bitti.

    bir daha da covid endişesi taşımadım hiç. ne ben ne ailem covid'e yakalanmadan atlattık bu iki buçuk yılı.

    şimdi yine hortlayacak, maskeye dönülecek, yeni varyant var diyorlar ama göreceğiz bakalım.
  • 1200
    bütün dünyayı güzel s*ktiler bu vesileyle. herifler dünya düzenini değiştirdi, trilyonlarca dolar, tl, euro karşılıksız para basıldı, borsalar şişirildi, btc ath yaptı, yeni milyonerler peyda oldu. zaten servet sahibi olanlar da daha da servet sahibi oldu. çok garip bir dönemdi.

    covid yoktu demiyorum, bilakis vardı ama insanları aylarca eve kapatıp, ruh hastası yapmalarının gereği yoktu. o süreçte de insanlığı iyi s*ktiler işte. bakalım 30 40 sene sonra bu dönem nasıl anlatılacak çok merak ediyorum.

    ben hala çin sokaklarında flakka atmış gibi yere yığılan insanların akıbetini merak ediyorum ):

    bu dönemin tek iyi tarafı evden çalışma modelinin global hale gelmesiydi. 300 400 insanı aynı anda koyun gibi plazalara sokmanın mantıksızlığı anlaşıldı. kimi şirketler evden çalışma politikasını devam ettirdi, kimileri de kafaları 1900’lerde kaldığı için insanları yine ahıra sokmaya devam etti ama en azından işlerin evden de yürütülebileceği anlaşıldı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın