• giderken galatasaray’a para kazandırmış, galatasaray’dan ayrılırken de göz yaşı dökmüş olan oyuncu. ayrılmayı hiç istemedi, çin’e gittikten sonra tekrar dönmek istedi ama yönetim almadı. ayrıldıktan sonra da tek kötü bir söz söylemedi. ayrıca hala instagram hesabında 4 yıldızlı galatasaray formalı resimleri duruyor.

    galatasaray’a hizmet edip başarılı olmuş her oyuncunun gözümde önemli bir değeri vardır. hem ligde hem şampiyonlar lig’inde ciddi katkısı oldu bize. kendisi dün akşam oynanan maçta* gol atsaydı büyük ihtimalle sevinmezdi. futbolculuğu eleştirilebilir ama kendisinin saygıyı hakettiğini düşünüyorum.
  • (entry cinsellik ve şiddet içerebilir.)

    arkadaşlarına ve kendisine sok.., ay yanlış yazdım, sormak istediğim şeyler var.

    bu arada arkadaşlarının şunlar olduğu söyleniyor: https://i.hizliresim.com/bGOQ1Z.png

    1) yabancı futbolcu sayısının kısıtlanmasını piyasaya taze yerliler çıksın diye istemiyor musunuz? e o zaman senin 30-31 yaşındaki arkadaşlarından bize ne amına koyayım*? baki mercimek ya da giray kaçar türk futboluna daha ne katabilir? yok, sen bu kısıtlamayı sadece arkadaşlarının dünyalıklarını daha sağlam yapabilmeleri için istiyorsan yine bize ne amına koyayım? saha içinde korner direği kadar işlevselliği olmayan arkadaşlarının; emekli olmadan önce dubleksten triplekse, audi'den porsche'a geçme şansları ellerinden alındıysa sence bu bizim sikimizde olur mu?

    2) saydığın adamlar kaliteli olsalar 30-31 yaşında futbolu bırakmak zorunda kalırlar mı? iyi futbolcunun emekli olmasını kim ister? lahm, futbolu bırakacağını açıkladığında bilcümle bayern yönetimi ve teknik ekibi buna karşı çıktı. ancelotti götünü yırttı: http://www.espnfc.com/...xtend-playing-career

    37'lik hagi futbolu bırakmasın diye o zamanlar ettiğim duaları ben biliyorum; yahut aç youtube'u, "totti's farewell" yaz da on binlerce kişinin 40 yaşında bir adam futbolu bırakıyor diye nasıl ağlaştığını gör.

    imdi, senin halen oynadığından bile haberim olmayan arkadaşların futbolu bırakıyor diye veya daha doğrusu futbol arkadaşlarını bırakıyor diye yabancı sayısı tekrar 3'e, 5'e mi düşsün? aydın yılmaz gibi elinden kör eşeğin yem yemeyeceği adamlar yıllarca kulüp sırtından mı semirsin?

    hassiktirin oradan.

    kimsiniz lan siz? kaç yaşındasınız? hayır, bana yaşınızı söyleyin! ya ferudun abi ya.

    edit: görselde adı geçen gökhan zan'ı tenzih ederim. o adam yabancı sınırına karşı zaten.
  • (bkz: galatasaray futbol takımı/#1613520)

    yukarıdaki entry'i 10 aralık 2014 tarihinde, hamza hoca'nın gelişinden yaklaşık 1 hafta sonra yazmıştım. halen aynı görüşteyim.
    ve fakat; o tarihten bu yana galatasaray futbol takımı içerisindeki çetecilik daha da kökleşti ve daha da kontrol edilemez bir hal aldı. dolayısıyla her ne kadar burada burak yılmaz satılmalı diyen arkadaşlar hem saha içi hem de saha dışı argümanlarında haklı olsalar da, galatasaray içerisindeki mevcut çürümüş statüko nedeniyle bu gerçekleşmeyecektir. hamza hamzaoğlu'nun ve aslen bir önceki dönemin yönetimi olan dursun özbek yönetiminin galatasaray'a çöreklendirilme nedeni tam da budur. bu yapının arka planı da sportif ve idari faaliyetlerin çok çok ötesine uzanmaktadır.

    aklı başında herkesin gördüğü gibi, galatasaray'ın geçen seneki şampiyonluğu gelmiş geçmiş en hayırsız şampiyonluktur. bu aslında olmayan, olmaması gereken, ancak fernando muslera, wesley sneijder, felipe melo, hatta aurelien chedjou, yasin öztekin gibi kişisel ve profesyonel etikleri türkiye ortalamasına göre son derece
    üst düzey, ancak dünya standartları düşünüldüğünde olması gereken noktada olan adamların büyük özverisi sayesinde ve rakiplerin de tuhaf ve mantık dışı hatalarıyla gelmiş bir şampiyonluktur.

    bu şampiyonluk galatasaray'ın ve galatasaray taraftarının damarlarına zerk edilmiş bir uyuşturucudur. son iki üç ayda olan bitenlerin açıklaması da budur. hamza hamzaoğlu, dursun özbek gibi isimler, senin benim gördüklerimizi halihazırda görmektedir. ancak bu isimler tam da görevlerini yapmaktadır: galatasaray'ı frenlemek.

    galatasaray'ın şu an kadrosunu gençleştirerek yenileyecek gücü vardır. bu teknik direktör (!) ve yönetim (!) samimi olsaydı, daha önce birçok arkadaşın da belirtmiş olduğu gibi, çıkar ve "bu yıl kemerleri sıkıp, finansal anlamda daha dikkatli hareket edeceğiz, taraftarımızdan anlayış ve destek bekliyoruz, genç ve maliyeti düşük oyunculara yöneleceğiz (örnek lionel carole, jose rodriguez martinez), bir yeniden yapılanma şart" derdi. galatasaray taraftarını da dimdik arkasında bulurdu.

    fakat son iki ayda olan biten, taraftarla dalga geçmek, hatta zekasına hakaret etmek noktasına gelmiştir. bunun birçok nedeni olabilir; ancak yaklaşık 27-28 yıldır hayatımın birinci önceliği şeklinde takip ettiğim galatasaray'dan ve genel olarak, boğazına kadar siyasi, mafyatik ve rant pisliğine batmış türk futbol bataklığından edindiğim naçizane tecrübeme ve buna bağlı tahminime dayanarak söyleyebilirim ki, son 15 sene içinde örneğini 2-3 defa gördüğümüz gibi, bu dönemde de galatasaray zincirlenmektedir. hamza hamzaoğlu, dursun özbek yönetimi de bu kulübün ayağına vurulmuş prangadır. geçen sezonki şampiyonluk da bir tür "sıra savma" şampiyonluğudur.

    ben galatasaray'a şampiyonlar ligine gitmek için 12. olması gerekiyorsa 12.liğe razı bir galatasaray taraftarıyım. dolayısıyla türkiye beni ırgalamaz. mexico city'de bir arjantinli estudiantes la plata fanatiğine (henüz geçen yıl) galatasaray'ın 11'ini ezbere saydırmış, 3-2'lik schalke maçı sonrasında almanya'nın ortasında, berlin'de galatasaray bayrağı ile tura çıkmış, eşimin fransa'nın normandiya bölgesinde yaşayan ailesinin evinin duvarına galatasaray bayrağı astırmış, bununla birlikte türkçe bilmeyen eşime tezahüratları, üçlüleri aksanına kadar öğretmiş bir azılı, gözünü sarı kırmızı bürümüş bir galatasaray taraftarıyım. arjantinli adam 2014 yılında internete vs. bakmadan galatasaray 11'ini nasıl sayar (semih kaya hayranı bu arada)? uluslararası galatasaray markası sayesinde. italya'nın küçücük fano adlı şehrinde italyanca'dan başka dil bilmeyen meyhaneci corrado'ya nasıl forza galatasaray dedirtilir? uluslararası galatasaray markası sayesinde.

    bu uluslararası galatasaray markasının yaratıcısı da galatasaray'ın evlatlarıdır. ama evlat kimdir? evlat metin oktay'dır. brian birch'tür. jupp derwall'dir. karl heinz feldkamp'tır. evlat cevad prekazi, zoran smovic, uğur tütüneker, erhan önal'dır.

    evladın hası gheorghe hagi'dir. bülent korkmaz, hakan şükür, caludio taffarel, gheorge popescu, ergün penbe, ümit davala'dır.
    evlat mircea lucescu'dur, alnındaki kanla fenerbahçe itlerine olması gerektiği gibi köpek muamelesi çeken, sağ ve sol beke iki gencecik altyapı bebesini koyma manyaklığını göstererek adam gibi kaybeden eric gerets'tir. evlat dediğin galatasaray'a gelir gelmez bedenlerini, futbol kariyerlerini feda etmek pahasına çarpışan johan elmander'dir, milan baros'tur. kafatasından ameliyat geçiren, o hastaneden çıkıp, galatasaray için tekmeye kafa atmaya devam eden, gözün kör olsun diye sözde taraftar şeref yoksunlarına eyvallah çeken semih kaya'dır ulan! galatasaray'ın evladı fernando muslera, felipe melo, wesley sneijder, aurelian chedjou, hakan balta'dır.

    bu kadar fazla ismi yazmanın sıkıcı olduğunun farkında olsam da, özellikle bugünlerde hatırlamanın önemli olduğunu düşünüyorum.

    tüm bunların burak yılmaz ile ve burak yılmaz'ın satılıp satılmaması ile ne ilgisi var? şimdi yukarıdaki isimleri, bu isimlerin size neler yaşattıklarını, saha içi ve saha dışı duruşlarıyla, tavır ve hareketleriyle, doğuştan ya da sonradan gelen galatasaraylılıklarıyla ve galatasaray terbiyeleriyle ve etikleriyle size neler hissettirdiklerini hatırlayın. zorlayın ve hatırlayın.

    hatırladığınız zaman hamza hamzaoğlu zihniyetinin ve burak yılmaz ve gibilerinin bu camia içerisinde "normal şartlarda" işleri olup olmadığına karar vereceksiniz.
  • evlendiği haberi üzerine sözlükten birisi vurduğun gol olsun diye bir yazı yazmıştı. üstüne bugün başbakan'ın telefonda hattrick yapmasını buyurduğunu okudum. aklıma erman toroğlu'nun ümit karan'a bu akşam kaç gol atacaksın dediği gece geldi. ulan milletçe ne kadar dar kafalıyız ya. hala iki kişinin birlikte olmasını sikmek sokmak gol atmak diye nitelendiriyoruz. burak'ın vurduğu gol olunca eşi ne oluyor hayrettin mi ? ayıp lan ayıp. son sözüm de burak'a hayvan mısın sen ya hangi çağdayız kime neyi ispat etme peşindesin ki kırmızı kuşak bağlatmışın eşine. tipik türk erkeğisin. düşüp kalkmadığın manken kalmasın ondan sonra evlenirken gelinlikte kırmızı kuşak olsun. hepinizin zihniyetine lanet olsun örümcek kafalılar. ondan sonra da 12 yaşındaki kızı okul yerine koca koynuna yollayan zihniyete kızarız. kadının adı şu coğrafyada hiç bir yerde yok. en zengininden en fakirine en ünlüsünden en ünsüzüne kadar.
  • yapabildikleri ile değil yapamadıkları ile değerlendirilen futbolcu.
    hep bu hataya düşeriz biz.
    mesela arda turan. adam dar alanda etkiliydi, oyun kurabiliyordu, sezonu 10 gol üzeri tamamlıyordu, skora asist olarak da 10 üzeri katkı veriyordu, hayvan gibi savuma yapıp top kapıyordu, lider özellikleri yüksekti sorumluluk alıyordu....
    böyle bir futbolcuyu eleştirdik. ne diye. hızlı değil, hızlı olmayan kanat oyuncusu olmaz diye.
    e oluyo işte amk. adam sahanın her yerinde oynuyo? hiç bir zaman hızıyla ön plana çıkmadı ki hızlı değil diye eleştiriyosun. mal mısın arkadaş?

    burak'a gelince...
    top kontrolü kötüymüş, çalım atamıyormuş. lan? bu adamın üstün yeteneklerinin içerisinde onlar yok, adamın yetenekleri başka. olm adam baya baya gol atıyor lan.
    sağ ayakla atıyor
    sol ayakla atıyor
    kafayla atıyor
    frikikten atıyor
    uzaktan atıyor
    yakından atıyor
    dripling yapıp atıyor
    tek vuruşla atıyor
    atılabilecek her türlü golü atıyor
    aralara inanılmaz koşular yapıyor
    bana şunu yapamıyor bunu yapamıyor diye gelme. inzaghi de maç içinde topa 2-3 kere dokunmaktan başka bişey yapmadı kariyerinde. ama kardeşini bile italya milli takımına sokmaya yetti.
    bana yapabildiklerinin yetip yetmediğinden bahset. çünkü bu adam yapabildikleri ile var olmuş. şunu yapamıyor bunu yapamıyor diyeceğine, şampiyonlar liginde 5 maçta sadece 5 gol, ligde de 10 maçta sadece 8 gol atıp, 4 tanecik de asist yapmış, böyle istatistiklere sahip bir adam galatasaray'da oynayamaz de inan bana o zaman daha çok ciddiye alınacak bir şey söylemiş olursun.

    sen hiç suyu karın doyurmuyor diye eleştirdin mi?
  • eğer ki ben,

    - son iki sezonun birisinde 19 gol, diğerinde ise 32 gol atıp bir de gol krallığı alsaydım,
    - bu iki sezonu takip eden sezonda henüz 14 maç olmuşken 8 gole ulaşsam ve bu 8 golün 6 tanesini içeride oynanan son 6 maçta kaydetsem ve hatta bu alanda hakan şükür gibi bir golcünün rekorunu egale etmiş olsam,
    - şampiyonlar ligi'nde 6 maçta 6 gol atıp takımımı bir üst tura taşısam. şampiyonlar ligi gruplarında en çok gol atan türk oyuncu rekorunu bu tip maçları defalarca oynayan hakan şükür gibi bir golcünün elinden alsam. şampiyonlar ligi gruplarında gol kralı olsam ve sadece cristiano ronaldo benim kadar gol atmış olsa. onu da dakika başına atılan gol ortalamasında geride bıraksam,
    - son 2.5 senede hayvan gibi antrenman yaprak gol vuruşlarımı 10 üzerinden 2'den 10 üzerinden 7'ye çıkarsam. kafa vuruşlarımı 10 üzeriden 0'dan 10 üzeriden 6-7 gibi değerlere taşısam.

    ve bunlara rağmen hala burun kıvırsalar bana, beğenmeseler beni yemin ederim isyan edip terör örgütü kurardım.
  • 2013-2014 sezonu baslangicindan gunumuze kadar puan kaybettigimiz maclarda kendisinin kacirdigi %100'luk gol pozisyonlarindan bir derleme yaptim;

    not: kacan gollerin tamami %100'luk olarak tabir edilen pozisyonlar. yani kotu pasi, sansizligi veya özetlere yansimayanlari dahil etmedim.

    25 ağustos 2013 bursaspor - galatasaray maci : 1-1

    durum 0-0 : pas sneijder : burak kaleciyle karsi karsiya topu kaleciye kaptiriyor. http://i.hizliresim.com/xBld4V.png
    durum 0-1 : pas selcuk inan : burak kaleciyle karsi karsiya kalacak pozisyonda topu kötu kontrol ediyor. http://i.hizliresim.com/x0OZyV.png

    30 ağustos 2013 eskisehirspor - galatasaray maci : 0-0

    durum 0-0 : pas drogba : musait pozisyonda tek vurusla isi bitirecek burak topu kötu kontrol edip tökezliyor ve topu ayagina dolastiriyor. http://i.hizliresim.com/eNMoZP.png

    13 eylül 2013 galatasaray - antalyaspor maci : 1-1

    durum 0-0 : pas amrabat : önune cok iyi bir top gelen burak, topu yanlis kontrol edip, yanlis yöne haraketleniyor. http://i.hizliresim.com/wOQl8D.png
    durum 0-1 : pas emre colak : emre'nin guzel pasinda burak'in ayaklari dolasiyor, musait pozisyonunu kaybediyor. http://i.hizliresim.com/wL96M0.png
    durum 0-1 : pas engin baytar : engin'in muhtesem ortasina sacma sapan bir burak yilmaz kafasi. http://i.hizliresim.com/xRdvzn.png
    durum 0-1 : pas bruma : burak önune dusen topu klas bir vurus ile uzak köseye birakabilecekken, yakin köseye sacma sapan bir sut cikariyor. http://i.hizliresim.com/KlnDVB.png

    28 eylül 2013 galatasaray - rizespor maci : 1-1

    durum 0-0 : pas sneijder : bruma'nin nefis getirdigi topu sneijder burak'in önune birakiyor. burak yine kafasini kaldirmadan topa vuruyor. http://i.hizliresim.com/xGLJ6y.png
    durum 1-0 : pas selcuk inan : selcuk'un nefis pasina berbat bir top kontrolu ve sacma sapan burak yilmaz sutu. http://i.hizliresim.com/x0OXjW.png
    durum 1-1 : pas balta : hakan balta'nin alda at dedidigi pasi burak 7 metrelik kalede futbolcuya nisanliyor. http://i.hizliresim.com/xV4Ogn.png
    durum 1-1 : pas amrabat : bu pozisyonu anlatmanin bile luzumu yok. fotograf herseyi anlatiyor. http://i.hizliresim.com/xV4OLv.png

    06 ekim 2013 akhisar belediye - galatasaray maci : 2-1

    durum 2-1 : pas sneijder : burak kaleciyle karsi karsiya toptan korkup kötu kontrol ediyor. http://i.hizliresim.com/wMqQ0k.png

    01 aralık 2013 kasimpasa - galatasaray maci : 1-1
    durum 1-1 : pas umut bulut : yine yorum yapmaya bile gerek olmayan bir pozisyon. sacma sapan bir kafa vurusu. http://i.hizliresim.com/xV4O9R.png

    15 aralık 2013 genclerbirligi - galatasaray maci : 1-1
    durum 1-1 : pas drogba : burak bombos pozisyonda 7 metrelik kalede yine kapatilan köseye, bakmadan sut atiyor. http://i.hizliresim.com/Kn1da0.png

    02 mart 2014 rizespor - galatasaray maci : 1-1
    durum 0-0 : pas sneijder : wesley'in nefis pasinda kaleciyle karsi karsiya kalan burak yine sacma sapan bir top kontrolu ile pozisyonu harciyor. http://i.hizliresim.com/xV4O4y.png

    14 mart 2014 karabukspor - galatasaray maci : 0-0
    durum 0-0 : pas melo : ara pasinda kaleciyle karsi karsiyla kalan burak, yanlis ayak tercihi ile pozisyonu harciyor. http://i.hizliresim.com/wL9z7b.png
    durum 0-0 : pas drogba : bombos pozisyonda klasik bir burak kafasi. http://i.hizliresim.com/x3yZRO.png

    22 mart 2014 galatasaray - kayserispor maci : 0-1
    durum 0-0 : pas selcuk inan : klasik bir burak yilmaz kafasi. http://i.hizliresim.com/emvyGV.png
    bu macta burak 1-2 pozisyondan daha yararlanamamisti ancak özetlere yansimamis.

    yukaridaki maclarda puan kayiplarini sadece burak yilmaz'in ustune yuklemek yanlis olur. ancak öyle kritik ve maci koparacak pozisyonlar harcamis ki, en azindan yarisini atsa fenerbahce ile kafa kafaya puanda olurduk. kacan pozisyonlarda, yerine hic olmazsa milan baros'u koyun veya ayaklari duzgun, girdigi 2 pozisyondan birini atan bir forvet koyun. hesabinizi ona göre yapin. cok gol atmis veya atiyor olmasi bir seyi degistirmiyor. hem kritik golleri kaciriyor, hem rakibin direnc kazanmasini sagliyor, hem de oyun icinde son derece etkisiz. elmander - baros ve necati varken orta sahamiz neredeyse 40 gole direkt etki etmisti. bu sezon orta sahamizin skora katkisini dusunun. burak'in yararindan cok zarari oldugunu anlamak hic de zor degil.

    toplam 10 mac;
    1 maglubiyet 9 beraberlik.
    kaybedilen puan: 21
    fenerbahce ile guncel puan farki: 11.
  • 6 ağustos 2014 galatasaray atletico madrid maçı için izmir'e giden kafile havalimanından otobüse geçerken, arka tarafta taraftarlar vardı, ellerinde meşale bayrak vs tezahüratlarla çok sevdikleri takımlarının oyuncularını görmeye, belki imza almaya, bir ihtimal selfie çektirmeye gelmişler :(

    tüm bunların yanında takım otobüsünün yakınlarında * bir tane arma sevdalısı engelsiz aslan bir kardeşimiz kenarda muhtemelen abisinin sürdüğü tekerlekli sandalye üzerinde kenarda oyuncularımızı izliyor, belki de bir fotoğraf, bir anı kovalıyordu. kalabalık ve gazetecilerin çok olduğu bir yerde çoğu oyuncumuz bu küçük kardeşimizi görmedi bile. * bir klasik olarak oyuncularımız kulaklarında hayvani kulaklıklarla çoğu diğer taraftarlara bile bakmadan, bir kısmı da sadece meşale yakan, tezahürat yapan kalabalığa el sallayarak geçip gitti. tek tek izledim hepsini. sıra burak yılmaz'a geldiğinde ise, burak farketti bu çocuğu, hemen yanına gitti öptü, sarıldı. sonra fotoğraf çektirdi. fotoğrafı babası olabileceğini düşündüğüm bir abimiz cep telefonundan çekmeye çalışıyordu. abi biraz heyecan biraz da teknolojiye uzak olmasından dolayı sanırım çekip çekemediğini bile anlamadı, bu sırada burak bayağı bir poz vererek bekledi ve abi telefonu indirince basıp gitmedi, aldı telefonu eline baktı olmamış, tekrar sarıldı kardeşimize tekrar çektirdi fotoğrafı, baktı bu sefer olmuş kardeşimize bir kere daha sarılıp, arka tarafta bekleyen taraftarlarımıza da yaklaşıp el sallayarak onların da televizyon karşısında benim de gönlümü alarak otobüse gitti.

    adamı artık tanıyoruz, çoğumuz gördü zaten ne kadar efendi olduğunu ama ama harbi çok kral adammışsın be burak, helal olsun...

    ekleme: fotoğrafını da buldum http://resmim.org/i/2090052958.jpg
  • üc hafta once cikan son sürümüyle birlikte bir cok problemi çözülmüş ve yepyeni özellikler eklenmiş. özellikle yeni sürümünde pas yapma ve çalım atma ozellikleri eklenmiş. bir önceki sürümün tartismasiz en büyük handikapi cok fazla ofsayt sorunu yasatmasiydi. yeni sürümde bu sorun da çözülmüş. herkese öneririm, cok kullanisli bir ürün, cok memnunum.
  • sezar'ın hakkı sezar'a.

    başkanlık referandumu,
    çin'de hamile eşini elçiliğe sığındıracak kadar dövmesi,
    euro 2016 ve sonrasında milli takımı arda turan kardeşiyle beraber çökertmesi,
    trafikte otobüs şoförünün üzerine yürümesi,
    muhtelif takımlarda ilk protestodan sonra kameralar önünde ana bacı küfretmesi,
    alkollü araba kullanıp takla attıktan sonra üstü kapattırması,

    dışında bir yamuğunu görmedim. çok hayırlı evlat çok. pırlanta vallahi ışıl ışıl.
  • geldi, 2 tane şampiyonlukta rol oynadı, şampiyonlar ligi'nde bir sezonda 8 gol attı, katkısını verdi ve taraftar istemiyor diye 8 milyon euro teklif gelince de para kazandırıp ağlayarak paşa paşa gitti. her babayiğidin harcı değildir bunlar, o yüzden severim burak'ı ve desteklerim de.

    ayrıca 1 nisan 2018 galatasaray trabzonspor maçı'nda da yuvasına döndüğü için burukluğu hissettim stadda olan biri olarak. o an galatasaray forması giymek istedi içten içe, çok net belliydi o. pek oynayası yoktu sanki. keşke galatasaray'da oynasaydım der gibi bir hali vardı, özlemiş belli.
  • http://i.hizliresim.com/rQOgJ1.png

    yukarıda nacizane bir ekran görüntüsü paylaşıyorum. bu resim aslında anlamak isteyenlere bir çok şeyi çok net bir şekilde anlatmaktadır, ama anlamak istemeyenlere bir kaç kelam daha etmek istiyorum. biz bu topçu gol attığı zamanda eleştirdik, gol atamadığı zamanda. muhakkak bir şeyleri eksikti, bu eksiklik futbolculuktan ziyade saha içerisindeki kişiliği ve karakter ile ilgiliydi. varsa da yoksa da ben atmalıyım, takım kazanacaksa benim golümle kazansın havalarındaydı. 24 mayıs 2015 galatasaray beşiktaş maçında tüm camia kenetlenmiş, tribünler tıklım tıklım dolu. nice galatasaray efsaneleri tribünde yerini almış, milyonlar ekran başında kenetlenmiş. maçın daha henüz başında çok güzel bir gol ile takımın öne geçiyor, pozisyonun içerisinde olan futbolcusun golü atan takım arkadaşına o kadar yakınsın ve bu sevinci onunla ilk paylaşan sen olman gerekirken tüm takım kenetlendikten sonra dostlar alışverişte görsün edası ile takım arkadaşlarının yanına geliyorsun. ( şahsen ben o ilk golde tansiyon sebebi ile öteki tarafa gidip geldim ki, senin orada, o atmosferde çılgın atman gerekirdi. ) koskocaman 70 dakika boyunca en ufak bir varlık gösterememişsin, ayağına gelen tüm topları ezmişsin, ileride top tutamamışsın ve haklı olarak teknik direktörün seni oyundan alıyor, sen her şeye tüm formsuzluğuna rağmen sana forma veren hocanı bir tarafına takmayarak milyonlarca taraftarın önünde rencide ediyorsun.

    umarım bu sene son senen olur, umarım bu akşam son kez o formayı giymişsindir. bizim için önemli olan şampiyonluklar değil ortaya konulan karakterdir.

    yat kalk fernando muslera ' nın çıkardığı toplara dua et. bundan sonra bizden uzak anadolu kulüplerine yakın ol lütfen.
  • çin süper liginde dördü penaltıdan, biri de kendi kaçırdığı penaltının dönüşünden olmak üzere son 10 maçında 10 gol kaydeden futbolcu. gol krallığında demba ba, goulart, alan gibi isimlerin arkasında dört kişiyle yedinciliği paylaşıyor. takımı ligde beşinci sırada. liderle aralarında 21 puan fark var. milli takıma çağırılmıyor. ülkesinde formasını giydiği veya giymediği tüm takım taraftarları kendisine antipatiyle bakıyor. galatasaray taraftarının nabzını yokladığınızda hala "yalnız iyi iteledik ha" görüşünün hakim olduğu görüyorsunuz. bilemiyorum hafız.
  • kendisi hakkında galatasaray sözlükte verilen istatistikler hakkında küçük çaplı bir araştırma yaptığım futbolcu.

    --- alıntı ---
    geçen sezon 5 penaltı ve 2 frikik golü atmış. kafa ile attığı gol sayısı sadece 1.
    gollerin yarısını oyunun son bölümünde, rakip boş alan bırakınca atmış.
    --- alıntı ---

    gollerinin yarısını son bölümde rakip boş alan bırakınca attığı söylenmiş. şimdi 2011-2012 normal sezoununda attığı gollere bir bakalım;

    manisaspor 1 - 1 trabzonspor
    trabzonspor'u 39. dakikada 1-0 öne geçirmiş.

    samsunspor 1 - 1 trabzonspor
    trabzonspor'u 32. dakikada 1-0 öne geçiren golü atmış.

    trabzonspor 3 - 1 kardemir karabükspor
    26., 51. ve 73. dakikalarda trabzonspor'un 3 golünü atmış.

    eskişehirspor 0 - 2 trabzonspor
    55. ve 57. dakikalarda skoru 2-0'a getiren golleri atmış.

    trabzonspor 3 - 2 ankaragücü
    80. dakikada skoru 3-2 yapan golü atmış.

    bursaspor 1 - 1 trabzonspor
    penaltıdan sokuru 1-1' getirmiş.

    trabzonspor 2 - 2 antalyaspor
    2-0 gerideyken 58. dakikada sokuru 2-1 yapan golü atmış ve penaltıdan 78. dakikada sokuru 2-2'ye getirmiş.

    trabzonspor 2 - 1 kayserispor
    29. ve 74. dakikalarda sokuru 2-0 yapan golleri atmış.

    trabzonspor 4 - 1 orduspor
    34. dakikada penaltıdan skoru 2-0'a getiren, 42. dakikada 3-0'a getiren ve ve 76. dakikada sokuru 4-0'a getiren golleri atmış.

    trabzonspor 2 - 1 manisaspor
    81. dakikada skoru 2-1'e getiren golü atmış.

    büyükşehir bld. 0 - 2 trabzonspor
    80. ve 90. dakikalarda skoru 2-0 yapan golleri atmış.

    trabzonspor 4 - 0 samsunspor
    17. dakikada skoru 1-0 ve 89. dakikada skoru 4-0 yapan golleri atmış.

    kardemir karabükspor 2 - 1 trabzonspor
    69. dakikada trabzonspor 2-0 gerideyken skoru 2-1 yapan golü atmış.

    trabzonspor 4 - 1 eskişehirspor
    40. dakikada skoru 2-0 yapan golü atmış.

    ankaragücü 0 - 4 trabzonspor
    56. dakikada skoru 2-0 yapan gol ve 77. dakikada skoru 4-0 yapan golü atmış.

    trabzonspor 4 - 0 gaziantepspor
    2 tane penalti golü atmış.

    kayserispor 3 - 3 trabzonspor
    80 ve 88. dakikalarda 3-1 gerideyken skoru 3-2 ve 3-3 yapan golleri atmış.

    beşiktaş 1 - 2 trabzonspor
    62'de skoru 1-1 yapan golü atmış.

    galatasaray 1 - 1 trabzonspor
    24'te skoru 1-0 yapan golü atmış.

    trabzonspor 1 - 1 fenerbahçe
    73'te skoru 1-1 yapan golü atmış.

    şimdi gelelim sonuca;
    burak yılmaz'ın normal sezonda penaltılar dışında attığı toplam gol sayısı: 27
    son bölümlerde aralığı geniş almama rağmen ( 60-90 arası dakikalarda), rakip boş alan bırakmışken yani rakip gerideyken attığı toplam gol sayısı: 6 evet sadece 6

    yani gollerinin yarısını son bölümlerde atmış dersin ama rakip boşluk bırakmışken ibaresini ekleyip adamın attığı golleri değersizleştirmeye çalışmadan önce bir araştır derim ben.
  • beşiktaş'tan yıllık 2,5 milyon euro alan 34 yaşındaki futbolcu. çok ekonomik gerçekten..

    milli takımda, prim muhabbetleri yani para için gruplaşmanın içinde yer alan futbolcu. milli takımlar hocasını yemek için faaliyet gösteren futbolcu.

    trabzonsporda, fedakarlık yaptım diyip yıllık 3,5 mn euroya imza atan, parasını alamayınca da kulübü şikayet eden futbolcu.

    ileride beşiktaş parasını ödeyemeyince muhtemelen yine şikayet edecek futbolcu.

    bizdeyken ilave yabancı bir forvet alınmasını istemediğini açıkca beyan eden *, bir diğer yerli sevici hamza hamzaoğlu'nun da desteğini gören futbolcu.. benim arkadaşlarım erken futbolu bıraktı gibi cümlelerle, kazanacakları paralar azalacağı düşüncesiyle her fırsatta yabancı sınırlamasına karşı çıkan futbolcu - bozuntusu.

    lakin önce terim değil, önce mantık, önce hafıza, önce galatasaray.

    edit : mükerrer sözcük
  • 22 mart 2015 kasımpaşa galatasaray maçı'nı çok enteresan bir linkten izledim, yayında spiker yoktu, skor bord yoktu, yayın 1 saniye bile donmadı, skorbord ve spiker olmayınca lig tv yayını banlayamıyor sanırım, rahat izledim maçı. sadece taraftarların sesi geliyor arkadan, oyuncuların sesi falan da daha rahat duyuluyordu.

    maç bitiminde kamera oyunculara yakın zoom yapmaya başladı, hatta soyunma odasına kadar girdi kamera, link baya iyiydi yani, linki bu kadar övdükten sonra asıl mevzuya geçeyim, maç bitti burak hamza hoca'nın yanına gitti, önce sarıldı sonra "şampiyon olacağız hocam" dedi, hamza hoca da burak'ın sırtına vurup "olacağız oğlum, olacağız" dedi.

    bu görüntüler lig tv yayınında verildi mi bilmiyorum, belki maçın hikayesi falan yaparlarsa koyarlar, maçı 3-2 kazanınca değil de o konuşmadan sonra şampiyonluğa çok daha inanır hale geldim.

    burak yılmıyor, selçuk inanıyor, benim yerden yere vurduğum hamit, bizde oynadığı futbolu hiç beğenmediğim hamit bile savaşıyor artık, ayakta kalıyor, doğru tercihler yapıyor.

    sözün özü, siz de inanın, şampiyonluk geliyor.
  • antalya doğumlu ilk formasını antalya'dan kapan daha sonra oyuncu değerlendirme potansiyeli yüksek olan tigana'nın çabaları sonucunda beşiktaşa imzayı atan şu aralar kral dediğimiz burak.

    daha sonra ne oluyor gençler?

    holosko için 5 milyon avro veriyor beşiktaş o da yetmiyor koray avcı ve artı burak yılmaz *. ilk istanbul macerası beşiktaş'ın forvet ihtiyacı sebebiyle sona eriyor. o aralar henüz sağ açık burak. c.ronaldo imitasyonu diyerek dalga geçiyoruz.

    çok samimi olduğu çocuk da manisaspor'da.

    selçuk inan

    burak bir röportajında " onun arkadaşlığı beni tekrardan futbola döndürdü" diyor dostu için. o sene ne mi oldu? manisaspor küme düştü. selçuk trabzonspor'a, burak fenerbahçe'ye gitti. hayırdır derler adama demi?

    aynı varane örneği gibi. neyse.

    fenerbahçe'de teknik direktör avrupa şampiyonu apoletiyle getirilen aragones. adamın futbol şablonu belli. yani yönetim tarafından yapılan transfer olduğu açık. ilk yarıda sadece 1 -yazıyla bir- kere ilk 11de forma şansı buldu ve evet tahmin ettiğiniz gibi sağ açık. toplamda lig, kupa, şampiyonlar ligi dahil 16 maça çıktı kendisi. hiç gol atamadı *.

    daha sonra ne oldu ablalarım?

    bir seneliğine oyununu geliştirsin bakalım eskişehir havası ona yarayacak mı dediler. karambollerin ve estetik gollerin futbolcusu ümit karan ve youla vardı o sıralar forvette. ve burak yine sağ açıktı. henüz devre arası olmuştu ki fenerbahçe'nin o sıralar akıl hocalığını yapan aykut kocaman, türkiye'nin drogbası dediği gökhan ünal'ı almak için 3,2 milyon avro veriyor ve yetmiyor burak yılmaz da takasla trabzonspor'un yolunu tutuyor.

    2009-2010 devre arası diyoruz beyler. burak 25 yaşında. 4 büyüklerin 3. adımında.

    beni futbolda tutan adam dediği selçuk inan da orada. belki de en önemlisi şenol güneş.

    şenol hocasının 4-2-3-1inde kendisine sağ açık olarak yer buldu tekrar. türkiye kupasını şanlıurfa'da 3-1lik skorla fenerbahçe'nin elinden aldı burak. hatırlatırım o maçta engin baytar inanılmaz oynamıştı.

    galatasaraylı olarak haliyle çok sevinmiştik o finale. takımımız kendisine yakışmayan hallerde. 11 gün sonra muhtemelen fenerbahçe şampiyon olup farkı daha da açacak. bursaspor 1 puan gerisinde.

    ne olduğunu çok iyi hatırlıyorsunuz abiler. burak yılmaz gelen uzun topu kontrol etmeden direk ayağının içiyle volkan'ın üstünden filelere gönderiyor ve bursaspor'u şampiyon yapıyordu. belki de ilk kez sempati duymaya başlamıştık biz de.

    sezon fenerbahçe için büyük bir şokla biterken burak yılmaz için harika bir tercihle başlıyordu. şenol hoca tek santraforlu sistemindeki uç forvet tercihini burak yılmaz'dan yana kullanıyordu.

    ne mi oluyor?

    82 puanla şaibeli ligde liderle aynı puanda sezonu bitiriyorlar. burak 20 gol atıyor ligde. selçuk inan yavaş yavaş ballı parmağını burak'ın ağzına sürmeye başlıyor. maç başına gol ortalaması 0.56. muazzam.

    1 sene sonra sözleşmesi bitecek olan burak henüz kral değil o zamanlar. fakat şenol güneş bunun farkında. hemen 4 senelik sözleşmeyi imzalatıyorlar burak'a. bana güvenenlerin inancını boşa çıkarmayacağım diyerekten imzayı yapıştırıyor mukaveleye.

    2011-2012 bir başlıyor gençler, burak ilk 8 maçın hepsinde gol atıyor. ligi takip ederken bi yandan da bu değişiği takip ediyoruz. 34 lig maçının sonunda hazretleri 33 gol atıyor. ilk başlarda o pis pis sırıtıp bu da futbolcu olacak da biz de göreceğiz dediğimiz adam ligde tam 33 gol atıyor. bi kaç tane de penaltı kaçırıyor üstüne. üstüne üstüne 9 asist. şakacı.

    gol ortalaması: 0.83

    şenol güreş'in burak hakkındaki yorumu ise şu; "ben oldum diye düşünmemeli daha da üstüne katmalı, başarısı gelişimini engelliyor."

    buraya birazdan geleceğim.

    transfer döneminde lokomotif moskova'yla kampına katılıyor kral. unuttunuz mu? daha sonra ederinin çok altında meblağ vererek 5 milyon avroya transfer ediyoruz adamı. evet evet holosko ve gökhan ünal takasında paranın üzerine verilerek elden ele giden burağımızı..

    süper finalde cezalı. ligin 2. haftası beşiktaş maçında karşımıza çıkıyor ve bize penaltı kazandırıyor. helal olsun sana be.

    30 lig maçında 24 gol ve evet 7 de asist.

    yetmedi.

    şampiyonlar ligi:

    9 maç 8 gol artı galatasaray prestiji artı milyon dolarlar artı yeni umutlar artı yeniden geldik kızlar.

    sezon sonunda dünyanın 36 farklı dilde 200den fazla yayın yapan goal.com sitesi tarafından en iyi 50 futbolcusu arasında 20. olması da cabası. falan.

    gol ortalaması kumkuması da hala 0.82 dalga mı geçiyorsun ulan?

    sezon sonunda fatih terim "burak'ı sürprizler bekliyor; 10, 10 buçuk, 11 kilometre koşması lazım her maçta" diyor canlı yayına bağlanıp. gülüşüyoruz. inşallah be hocam çok süper olur falan diyoruz.

    sezona fırtına gibi başlıyoruz. emirates cup'ta kupayı evimize getiriyoruz bu biiiiiir.
    süper kupada ezeli rakibimizi sahasına hapsedip 1-0 yeniyoruz bu da ikiiiiii.

    iki kupa lan.

    sarhoş olmamız lazım mutluluktan daha bismillah.

    ama ben olamıyorum abi. burak mutsuzsa ben olamıyorum. ki mutsuz. ağlayacak hali yok mutsuzluğunu göstermesi için. ben öyle olduğunu biliyorum. kimsenin de bana olmadığını ispatlamasına gerek yok.

    şimdi gelelim güzel bilgilerden sonra kendi yorumuma. biraz geç kaldım gibi.

    şenol güneş ve fatih terim gibi çok fazla saygı duyduğum, çok çok fazla sevdiğim ve en önemlisi akıllarına çok değer verdiğim iki adam da burak durmamalı, devam etmeli göründüğünden çok yetenekli diyorsa kesinlikle kabul ederim.

    ama..

    hayatı kendisini göstermek için mücadeleyle geçmiş adamdan sürekli bak daha iyi olacaksın bak daha iyi olmalısın dersen bi süre sonra da adam eh yeter be diyebilir. ben derim en azından. ideal bi dünyada yaşamıyoruz. yaşasaydık hapishanelerin ne işi var burada? burak da hocasının istediklerini tam olarak yapamayabilir daha da ileri gideyim yapmayabilir daha da ileri gideyim mi? yapmak istemez belki.

    kendisini saha içinde diri tuttuğunda daha iyi hissediyor olabilir. umut bulut gibi savrula savrula oyuncu kovalayacak bi durumu yok burağın. bunu beklemiyoruz ama bunu istiyoruz gibi. olmayacak. burak maç boyunca tekrar tekrar depar atıyor. bunun sonucunda gol vuruşları da gayet iyi seviyede. ama futbolcu kimliğiyle ileride pres yapacak tarzda biri değil maalesef. keşke olsaydı ama değil. keşke benim de 7 tane yabancı dilim olsaydı canım saolsun.

    bu futbolcuları makinalaştırmaktan bi kurtarsak diyorum kızlar. hani bu heriflerin altından ayakları yok. et kemik zaaf dolayısı ile. kız arkadaşımız, sevgilimiz, eşimiz bize aslansın kaplansın bi numarasın dediğinde mike tyson'a kafa tutacak adamlarız. napalım öyleyiz. bu adamlar profesyonel abi deyip köşeye çekilmek işin kolayı. insan psikolojisinden anlamak zor.

    hani diyoruz ya frikikler selçuğundur abi trip atılacaksa bile selçuk atacak diye aynen o misal benim düşüncem. gol kaçıracaksa da burak kaçırmalı abi. amrabat'a fırça atılacaksa burak atmalı. eğer sahada burak yoksa suratını da asmalı. çünkü hakkı. ben böyle düşünüyorum. yeter be hocam ben gidiyorum der mi? demez. demesin. dedirtmeyiz lütfen.

    haliyle çok konuşulacak neden oynatmadı neden üzgün diye. ortalığı karıştırmak isteyenler de olacak.

    ama..
    netice ne olursa olsun..

    fatih terim'e güvenimiz sonsuz. "oyuncu kaybetmek kolaydır, kazanmak zor olandır" diyen adam. engin'i yedirmeyen adamdan bahsediyoruz. adam yönetme sanatının erbabından bahsediyoruz abiler!

    içimiz rahat olsun.
  • ilk kez kaptan çıkıyor, daha maçın* başında arkadaşının* dönen bileğiyle sinirleri harap olmuş, 1-0 geride ve son dakikalar.. sonra birden bire kendisinin bile anlam veremediği kırmızı kart görüyor. derdini anlatmaya çalıştı. yardımcıya gitti hakeme gitti en sonunda çileden çıktı. tüm stat küfretmeye başladı yetmedi güvenlikçiler arasından biri bir şeyler yaptı hepten delirttiler ondan sonra pazubandını fırlattı. el insaf! adam formasını parçalayacaktı sinirden.

    adamlar şike yaptığı defalarca ispatlanan başkanlarını* yönetim-futbolcu-taraftar havaalanlarında karşılıyor. biz haklı adamı savunmuyoruz. daha biz kendi hakkımızı savunmazken hakemlerden iyi niyet beklemeyelim. yerler işte böyle.