• 1
    benim bu.

    amigo mu adı bilmiyorum? ya da bu bir ütopya mı ?

    ama gerçekleşmesi için elimden geleni yapıyorum. hani şu " galatasaray'ımızın üçüncü golü; giovaniiiiiii " diye bağıran abi var ya. he işte o. o olmak istiyorum ben. madem futbolcu olamadık, madem yönetici olamıyoruz. bari o olayım mı dedim? yok hayır. o işi başarabilirim diye olmak istedim.

    sinestezi dir benim en hoşlandığım his. renkler ve seslerin buluşması. sesler ve görüntünün iç içe geçmesi.

    hani milan maçında, hani madrid maçında, hani fener maçında meşale şovu. futbolcu için nasıl bir sinestezi yaşatmıştır? o kırmızı rengin fazlalığı, o sesin kulakta çınlaması, ayağının yeşil çime basması.

    sinestezi insan duygularının belki de en yoğun yaşadığı andır. bunun herkes farkında olmayabilir. büyük konserlerde (bkz: tool) (bkz: deftones) (bkz: daft punk) sürekli kullanılır sinestezi. dinleyeni veya müzisyeni daha çok ortama sokmak için. notalar ile renkler birbirine girer. do sesi maviye döner. gözünü kapadığında mavi ışıklar görürsün. aklına küçükken oynadığın mavi ayıcık gelir.

    önemlidir sinestezi.

    benim istediğim de bu be abi stad içinde. maç başlamadan önce, devre arasında maçtan sonra. kenan doğulu çalmasın be abicim maçta. he nasıl olur ?

    yarım notalar vardır müzikte. gerilim verir. korku filmleri müziği yarım notalardan oluşur. ülkemizde hayko cepkin kullanır bu notaları. daya abi yarım notayı maçtan önce. hem taraftar moda girsin, hem futbolcun. eskisi gibi hani. o taraftan inecek gibi ses çıkarsın.

    yeni türk telekom arena için iyi bir ses sistemi, iyi bir akustik düzenlense. taraftar daha bilinçli hale gelinse. zor değil bunlar abi. düşüncem şu;

    bir set kurulabilir, tribün şeklinde 20 kişinin alınacağı. yeni bir marş yapıldığında çekimi yapılır. internete yayılır. herkes besteyi, namelerini bilir.

    bir tribün grubu var ise sadece bir yere kitlenmesin be abi? o zaman aha şimdi olan oluyor. ses çıkmıyor. sadece orası bağırıyor.

    4 bölümden mi oluşuyor stad. 10 bin ultras'ın mı var? yay be abim 2,5 2,5 2,5 2,5 olarak şunları tribüne. maddi durumu elbet karşılanır. her ay belirli bir para ödenmiyor mu zaten? hem bazıları zaten bedava girmiyor mu ?

    alın elinize 4 tane telsiz liderler. beraber başlayın marşa. eski açık nevizadeyi söylerken yeni açık eski sarı desene diye bağırmasın be abim? çok mu zor lan böyle şeyler. eminim bunların hepsini düşünüyorsunuz ama zor mu geliyor uygulamak ?

    takımımız son 2 sezondur bu kadar iyi kadro ile bu kadar kötü sonuçlar alıyorsa kusura bakmayın %40 bizim payımız var bu işte. ne yazık ki fenerbahçe maçında 0-1 gerideyken " la lal al alalala llaayyy saldır galaaatasaray " söyleyerek olmuyor abim bu iş.

    beceremiyorsunuz, yönetemiyorsunuz.

    konu da nerden nereye kaydı toparlayamadım. umarım anlaşılmıştır dediğim.
  • 2
    tüm tribünlere tek kelle olarak hükmedebilmek esastır.
    aksi taktirde ses kargaşası içinde boğuluruz.
    şimdilerde olduğu gibi. her grup, her tribün, her zümre kendi kafasına göre tezahürat başlatırsa kaos kaçınılmazdır.

    esas olan tüm tribünlere, tek kelle olarak hükmedebilmek ve tezahüratları yerli yerinde seçmek;
    http://www.youtube.com/watch?v=w-qBYPLmXjE
    *
  • 3
    hani sonbahardan kışa geçerken bir çıplaklık yaşar ya ağaçlar...

    tek bir ağaç vardı yalova'dan çınarcığa geçerken eski petrol istasyonunun karşısında. arkasında yüzlerce ağaç...
    diğer ağaçlar yokuşa vermişti köklerini, bundan mütevellit eğik dururlardı o tek kalan ağacın karşısında. biat ederlerdi sanki.
    tek farkı diğer ağaçlardan biraz uzakta olması ve daha dik olmasıydı. rüzgarlar estikçe grup ağaçlar eğilir ama o tek başına kalırdı orada. sonbahardan kışa geçerken daha çok anlardım o ağacın yalnızlığını. kel ağaçlar yine boyun bükmüş ama çıplak tek ağaç kalakalmıştı orada.
    kendimi onun yerine o denli koymuştum ki. ve o kadar özenmiştim ki yalnızlığına hep ukdedir o kadar yalnız olabilmek.

    bu olmalı herhalde bir amigonun ütopyası. yalnız ve dik durabilmek. kendisini takip eden ağaçları çıplak da olsa dik bir şekilde selamlayabilmek. tanrı'nın büyüklüğü hep düşer hatrıma, her mucizevi olayda.
    galatasarayım adına çok dua etmişimdir ama bu çok içten tanrım umarım bunu kabul edersin;

    bize bundan sonra vereceğin tribün liderlerinde;

    davul tokmağı fırlatmak,
    fahiş fiyattan bilet satmak,
    lisanslı ürünsüz hatta sivil maça gelmek,
    ters pankart asmak,
    futbolcu ıslıklatmak,
    rakibi alkışlatmak,
    tribünün %80 inin fikrinin tersinde olmak,
    kulüp etiğine ters ve rakiplerin taraftarıyla özdeşleşmiş tezahürat söyletmek,
    ve kendi fikrinin dışında herkesi tribünden defetmek,

    gibi özelliklerden olmasın. umarım bu duamı kabul edersin...

    ağaçların kalabalıklığını ve o tek ağacın kökünün deinliğini görünce elimizden dua etmek geliyor. yoksa başka şeylerin tepkisi yeni yer isteyenlere gelecek eminim bundan...
  • 5
    geçen gün söylemiştim yine söylüyorum ; "amigo" dediğin şey artık gereksiz bir hal almıştır. eskiden elinde davulu , cebinde kalan son parası ile aldığı bilet maç izleyip taraftarı "yönlendiren" insanlar amigo oluyordu. artık bilet satan , liseli "çocukları" yakalayıp "bak genç , bana şurdan bi sigara alıyorsun bi de protesto yapıcaksın" diyen , kendine verilen yetkiler ve gösterilen saygı yüzünden kendisini "galatasaray üstü" gören insanlar olmuşlar.

    birileri gidip "arkadaşım maça giremiyorsun izin yok" demeli bunlara , yoksa işler hiç ama hiç iyi gitmeyecek.
  • 7
    #351886 yanlis anlama ama senin sikini tassagini yesinler. bu yil galatasaray tribunleri degismelidir. ali sami yen e veda ediyoruz. evet son donemimiz orada ve ali sami yen de taraftar olarak yaptigimiz yanlislari orada birakmaliyiz. universite donemimde istanbul da olmadigim icin yalnizca avrupa maclarinda ali sami yen de oldum. ultraslan gectigimiz sezon eski acik ta oldugu icin orada kalan biletler 10 dakika icinde tukeniyordu. ben maclara izlemek icin degil bagirmak icin giden biriyim. maddi olarak ta yeni acik tan bilet almak durumunda kaldim ve omrumden omur gitti orada. sanki sosyete tribunu olmus, sessiz sinema izliyorlar. bu noktada en buyuk vebal de kimse kusura bakmasin ultraslan a aittir.

    yeni acik i organize etmek zor degil. en fazla 2 kisi lazim. ayni sekilde kapali ve eski acik icin de gecerli bu durum. ve tek gerekli sey haberlesme. hadi telefonu gectik, telsiz diye birsey var. eger sikintili olacaksa kendi aramizda kampanya haline getirelim bunu. yeminle soyluyorum, kahvede girdigim havaya sami yen de giremiyorum. ben bir fener macinin devre arasinda fenerli bir amcayla tartisirken ben bu takim icin kendimi yakarim benim bagirmama karisamazsin diyen arkadasimla izliyorum maclari.

    yalnizca iletisim meselesi de olmamali konumuz. bu takimi elestirirken baska takimlari ornek vermeyi sevmedim ama konu butunlugu acisindan yaziyorum. liverpool sahasinda 2-0 geriye dusmusken adamlar cilgin gibi bagirmaya devam ediyorlar. biz fener macinda ikinci yarinin ilk cegerinde gol yedikten sonra dut yemis bulbule donuyoruz. yapmayin bunu. tamam ofkeliyiz son yillarda yasananlardan dolayi ama duduk caldigi zaman sevgimizin onune hicbirsey gecmemeli. tabela umrumuzda olmamalidir. tribundeysek ses azalmamali aksine artmalidir.

    beste meselesi. nevizade son yillarda cikardiklarimizin en guzeli. ama nevizade son 20 dakikanin bestesi. o zamana kadar rakibi sagir bizimkileri de avini yemeye hazirlanan aslan yapacak besteler gerekli. ultraslan a bu soylediklerimiz nasil ulasir bilmiyorum ama durum boyle devam ederse bence alternatif uretmeliyiz. taraftar grubu bile olabilir. cok zor degil beste yapacak bir grubun, mesale yakacak bir grubun, pankart, bayrak, atki sovlari hazirlayacak bir grubun, en onemlisi koreografi hazirlayacak bir grubun olusmasi.

    su gundeme gelebilir. ultraslan in yapisini cok bilmiyorum ama bu takim yalnizca onlara ait degil bunu herkesin bilmesi lazim. eger istisare yapma firsati bulabilirsek elimden geldigi kadar fikirlerimiz anlatmaya calisirim. ayrica bu yil bir mac icin farkli fikirlerim var. bunu burada yazamiyorum. ultraslan la iliskisi olan bir arkadas bana ozelden yazarsa anlatabilirim. eger olursa msn den konferans ta yapabiliriz.
  • 8
    sadece galatasaylıların olduğu bir semt nasıl beşiktaşın çarşısı varsa çarşı tarafında kimse başka formayla dolaşamıyosa aynı o şekilde bi semt. yerde belli aslında galatasaray lisesinin etrafı. nevizadede sadece galatasaraylılar olacak,maç günü farklı takım taraftarı olanlar girmeye cesaret edemeyecek,normal bi günde bile galatasaray bayrakları asılı olacak heryerde,hiçbir galatasaraylının çekincesi olmayacak tezahürat yapsammı acaba diye,tüm galatasaraylılar o bölgede kral olacak,yer yerden marşlar tezahüratlar yükselicek,istiklalde galatasaray formasından başka forma giyilemeyecek.
    aslında bu bir ütopya sayılmaz nerdeyse gerçeğe yakın nevizade galatasarayın ama sadece maç günleri,galatasaray diye semtimizde var aslında fakat tek sorun birlik olamayışımız.inanıyorumki tüm galatasaraylılar elinden geldiğince biraz çaba sarfetseler böyle bir yere sahip olabiliriz.