• anne tarafımın çok önemli bir kısmı münih te yaklaşık yarım asrı devirdiğinden ötürü şehre hakimiyetim fena sayılmaz. evimiz ise( ben yazları ve tatillerde giderdim) hem bayern ın hem 1860 münih in antreman sahasına çok yakın hatta aralarında sayılabilecek yerdeydi. dolayısı ile her iki takımı da çocukluğumdan beri takip ederim( yalan yok gönlüm 1860 a daha yakın, gs ın eğer almanya deplasmanları sonrası 1860 ın iç sahada maçı varsa direk münihe çeviririm rotayı) gördüğüm bildiğim anladığım bir kaç şey varsa ilki, bayern en güzel duyguların katilidir. bunu hep bilelim.

    biraz parlayan topçunu alır elinden, 30 saniye daha dayansa rakip, sen şampiyon olacak iken şapkadan gol çıkartır şampiyonluk tabağını kaldırır, senin en anlamlı gününde onlarla hazırlık maçı yaptığında tüm as kadro gelir 8 atarlar, 9. gole giderken hakem bitirdi diye beckenabauer çıkar hakemi azarlar. bunlar gibi bir çok daha uyuzluk hikayeleri vardır.

    öte yandan garip ve beklenmeyecek şekilde vefalı ve yardımsever bir kulüp zihniyeti vardır. özellikle eski topçularına karşı. 1 sene bile oynamış olsa o topçularına sahip çıkarlar. osmanlıspor da ve çeşitli anadolu takımlarında oynayan erdal kılıçaslan bayern alt yapısından çıktığı için 2 sezon önce takım bulamayınca, sezon başı antremanlarına bayern a takımı ile çıkmıştı. şansa benimde orada olduğum haftaydı(2017-18 sezon başı) ne kadar da erdal a benziyor bu eleman demiştim. eleman erdal ın kendisi çıktı :))

    sağlam alt yapısında gelecek vaad eden topçularını ekonomisi çok iyi olmayan alt lig takımlarına(genelde baveyera bölgesi için bu dediğim geçerli) bedavadan biraz daha pahalı fiyata kiralar, hem topçusuna deneyim kazandırır hem de bölge hemşericiliği-abiliği yaparlar.

    kulüp çok mütevazidir. kulüp binasına girişler, antremanlar çok ekstra durum yoksa hep açıktır. 13-14 tane saha vardır. 2 tanesi hariç diğer sahalar eğer genç takımların antremanları yoksa halka açıktır. gir patlayana kadar oyna.
    stefan effenberg ile yanyana sahalarda koştum(meşhur 1996 yazı) yahu ötesi var mı ?

    2012-13 sezonu yaz başında tatil için münihte idik. eşim hamile idi ve sezon açılış idmanına onu "bak seni çok turistik bir yere götürecem" diye kandırıp sezon açılışına götürmüştüm :) mathias sammer( eski dortmund kaptanı, o sezon bayern sportif direktörü olmuştu) ile denk gelmemiz ise işin tuhaf ama güzel rastlantısı olmuştu. sezonu ş.ligi dahil 4 kupa ile bitirdiler.yani güzel ayak sürdük

    başladığım cümle ile bitiriyorum. bayern en güzel duyguların katilidir.
  • yahu bu adamlara dortmund'un adamlarını aldığı için saydıran adamlar söz konusu galatasaray olunca "ee bastık parayı aldık" mantığına giriyor ya deliriyorum aq.

    şimdi hafiften bu adamların transferlerine baktım, son zamanlarında bundesliga takımlarından aldıkları oyuncular neuer, dante, mandzukic, götze, lewandowski şeklinde gidiyor. neuer'i alırken s04 ile pazarlık yapıp 25 milyon € ödediler. dante zaten bayern'den önce ünlü bir oyuncu değildi 5m'e almışlar onu da. mandzukic dünya kupası'nda parladıktan sonra 12m'e gitmiş. götze'yi buyoutuyla aldıl, lewandowski bedavaya geldi.

    burda proefesyonel anlamda suç teşkil eden bir şey yok. biz nasıl amrabat'a 8 verdiysek onlar gitmiş mandzukic'e vermiş. biz nasıl dany'i 4'e aldıysak onlar gitmiş dante'yi almış. nasıl burak'ı buyout ile aldıysak onlar götze'yi tercih etmiş. nasıl selçuk bedavaya geldiyse lewandowski de aynı yoldan bayern'e gitmiş.

    hani laf olsun torba dolsun diye konuşmak oluyor burda yapılan. biz aynı şekilde ligdeki tüm yerlileri toplasak orgazm olacak adamlar burda bayern'e laf ediyor. sonra anca televizyondan izliyoruz adamları işte.

    komik.
  • jupp heynckes takımın başına geçtikten sonra, son 12 maçının 11'inden galibiyetle ayrılan ve bu süreçte 29 gol atıp sadece 7 gol yiyen formsuz(!) takım. ancelotti döneminde 3-0 kaybettikleri psg'yi ikinci maçta 3-1 yenmeleri de değişimlerini çok net gösteriyor.

    ve ayrıca takımlarında inanılmaz bir sinerji oluşmuş durumda. tanrı gözüyle baktıkları heynckes geçici de olsa ''son bir iş'' için komutaya geçince tüm camia efsane veda senaryosunu kurdu. oyuncusundan malzemecisine, taraftarından yöneticisine kadar hemen herkes şampiyonlar ligi'ni tekrar kazanarak hocalarıyla beraber bir futbol hikayesi yazma peşinde. ki son maçlarda oynadıkları coşkulu ve kaliteli futbol da göz önüne alınırsa şu an şampiyonlar ligi'nin net adayı konumundalar.

    eğer acımazlar veya çok fena bir basiret düğümlenmesi yaşamazlarsa beşiktaş'ı da 4,5'ten aşağı atmadan uğurlamazlar almanya'dan.
  • bana dünyanın nasıl bir yer olduğunu öğreten kulüptür. öncelikle belirteyim 2003 yılından beri astra uydusunda dsf kanalında izlediğim maç özetlerinden sağlam bir borussia dortmund taraftarıyımdır. yani damarımı kesseniz almanya’nın herhangi bir şehrinde kanım sarı siyah akar.

    2013 yılı son iki senenin şampiyonuz. şampiyonlar liginde yarı final maçı öncesi 10 numaramız mario götze, bayern’e imza attı ve psikolojik çöküntüye uğradım. bunu farkeden babam “oğlum üzülme, lewandowski götzeden daha iyi… geçen maç real’e 4 tane salladı” dedi ve ertesi sene adamlar onuda aldılar. bende olduğu gibi hotbird üzerindeki tüm alman kanallarını sildim. doğumundan 16 yaşına kadar almanya'da yaşayan annem, korkumdan podolski galatasaray'a gelene kadar ağzına almanca kelime almadı.
  • dünyanın en büyük kulüplerinden bir tanesidir. formalarını 85 eur'a satmaktadır. galatasaray ise 200 tl'ye satıyor.

    sürekli düşülen yanılgı bayern 85 eur'a satıyor yani 300-350 tl arası. yani galatasaray daha ucuza satıyor yanılgısıdır. aslında bu olayı şöyle düşünmek lazım. almanya'da asgari ücret 1.400 eur civarı. türkiye'de 1400 tl civarı. yani yaşam koşulları birim para düzeyinde aynı büyük oranda aynı. iki ülkede de asgari ücret 1.400 birim para civarı.

    bayern 1.400 birim para civarı asgari ücret alan taraftarına 85 birim paraya forma satarken galatasaray 1.400 birim para civarı asgari ücret alan taraftarına 200 birim paradan forma satmaktadır.

    işbu entry google aramalarını kaynak alarak yazılmıştır.
  • şampiyonlar ligi' nde 2017 2018 sezonunda gruptan 2. olarak çıkıp beşiktaş ile eşleşmelerinin ardından bayern oyuncusu alaba "bayern rakibe bakmaz, yalnızca kendisine bakar" tarzı bir açıklama yapmış. aklıma daha önce ne dediler başlığına da yazdığım bir mourinho cümlesini getirdi bu durum.

    real şampiyonlar liginde grup lideri olma şansını zora soktuğunda mourinho' ya, ikinci olursanız diger grupların birincileri ile eşleşeceksiniz, ne düşünüyorsunuz diye soruldu, mourinho da "biz düşünmüyoruz. diğer grupların birincileri düşünsün" demişti.

    bayern' in düşündüğü pek bir şey yokken beşiktaş' ın bayern' den başka düşündüğü bir şey yoktur şu an.
  • biletlerinin satılması sadece ekonomik refahla ya da kişisel gelirle alakalı değil. öyle olsaydı anadolu'daki 5 liralık maçların tıklım tıklım dolu olması gerekirdi.

    galatasaray'ın senelik ortalaması 35 bin kişi. biz sporu yapmayı da izlemeyi de seven millet değiliz.

    biz konuşmasını, sallama kısmını seviyoruz. herkes teknik direktör herkes başkan herkes yönetici bizim ülkemizde. bu konuda avrupa ortalamasını göklere çıkarırız.
  • şimdi desek ki galatasaray türkiye'de 10 sene üst üste şampiyon olacak, itiraz eden çıkmaz. rakiplerimizin en iyi oyuncularını rahatça transfer edeceğiz, ekonomimiz çok güçlü olacak, şikayet eden çıkmaz. bunun aynısını bayern munih yapınca ise ligin tadını kaçırmakla itham ediliyorlar.

    şahsen benim galatasaray'dan beklediğim şeyi yapıyor adamlar. ezici bir güç, ancak onlar kötüyse başkalarının şampiyonluk şansının olması vs. vs. ama bizim türk insanının fakir edebiyatına olan düşkünlüğünden olsa gerek bu kadar nefret duyuluyor bu adamlara.

    rakiplerin en iyi oyuncularını transfer edecekler tabii ki. ne yapsınlar? rakiplerin en iyi olmayan oyuncularını mı alsınlar?
  • bundesliga'daki dominasyonuna rağmen işin ucunu bırakmayan, dönem dönem avrupa'da da söz sahibi olan takım. doksanlarda, doksanların sonunda, iki binlerin ortasında, iki bin onlarda; dönemsel düşüşler bir kenara her daim avrupa'nın da önemli kulüplerinden biri olmaya devam ediyorlar. olympiakos da mesela antik yunan çağından beri yunanistan ligi'nde şampiyon oluyor ama o kadarıyla yetiniyor adamlar.
  • 2000li yillarda cikisa gecen bayer leverkusen'in takiminin kilit oyunculari sirayla robert kovac, ze roberto, michael ballack ve lucio'yu alarak leverkusen ile rekabetini bu sekilde bitirmis olan takim.

    yine 2000li yillarda cikisa gecen werder bremen takiminin önemli oyunculari claudio pizarro, valerien ismael, miroslav klose ve tim borowski'yi alarak rakibinin belini kirmis ve rekabeti bitirmis olan takim.

    ve son olarak son yillarda görülmemis bir cikis yasayan borussia dortmund. sirayla mario götze, robert lewandowski ve son günlerde gündemlerinde olan hummels'de büyük ihtimalle kadrolarina katilacak.

    almanya'da en nefret edilen kulübün basinda gelme sebepleride bu tür hamleler.

    zamaninda stuttgart'tan giovane elber ve mario gomez'i kopardilar ama bu transferler yukardaki kulüplerdeki gibi sistematik cökertme degildi.

    not: bir dortmund sempatizani olarak bende nefret ederim kendilerinden.
  • https://twitter.com/.../1146028449041190913

    asgari ücreti 2.000 tl'de sabit tutup kombine fiyatlarını 200 tl, tek maç bileti fiyatlarını 20 tl olarak değerlendirirsek ve bu fiyat seviyesinin 1 yıllık değil dededen beri bu şekilde olduğunu düşünürsek çok da şaşırılmaması gereken bir iş.

    adamların refah seviyesinin dibine vurmuş içinde gezdirmiş.

    aynı maaş seviyesinde bilet fiyatlarını 10 katına çıkartalım ve bunu 20 sene devam ettirelim. 20 senenin sonunda bakalım daha yazın başında biletler bitiyor mu bitmiyor mu.
  • https://twitter.com/.../1146028449041190913

    futbol ve galatasaray bizim için yemek gibi su gibi bir şey olsa da, bizim gerçekten yemek yemeye su içmeye ihtiyacımız var. galatasaray manevi olarak doyuruyor olabilir. ama aç karna ıııh. olmuyor.

    daha düne kadar pattiz soğan hesabı yapan bir toplumda, galatasaraylılık bile maalesef lüks tüketim hizmeti durumunda. evim stada çok yakın. gel gelelim ziraat türkiye kupası maçlarını kenara koyarsak gittiğim maç sayısı 4. tuttuğu takımın maçlarını tribünde izlemeyi kim istemez?

    açız aç.