• yarı finallerini canı gönülden kutladığım takım. takım gibi takım hatta arttırıyorum şehrinin takımı.
    öncelikle şu fotoyla başlıyım:

    http://i.hizliresim.com/BXoJQ9.jpg

    madride güneyinden girdim, arabada koyu malagalı bi elemanla sohbet ettik, age of empiresteki conquistadorlarla başlayan muabbet tabi ki 2 erkeğin yan yana geldiğindeki belli sonla bitti: futbol.

    adam dedi ki, ben malagalıyım, madridde çalışıyorum, madride ne zaman gelsem vicento calderona uğrarım, çünkü şehrin kalbi burası bence dedi. anlamadım. o gün atleticonun bi lig maçı vardı, insanlar bayraklarla geziyolardı. şehirde bir bara oturdum, barmenle iki kelam ederken onun da atleticolu olduğunu öğrendim ve dedi ki "takım tutmayı bilenler atleticolu, popülariteyi sevenler reallidir". gerçekten de öyle. şehirde atletico bayrağı asılı olan cafe, bar , restorant ve büfeler, real bayraklılara göre daha samimi, daha içten, daha bizdendi.

    şehrin göneğinde futbolmania isimli futbol mağazası var, ne ararsanız var yok yok, yok olan tek şey fenerbahçe beşiktaş forması. görevli kadın foto çekimlerine izin vermedi, yasak dedi, anlattım "türkiye' den geldim, arkadaşlarım burayı methetti, mutlaka foto beklediklerini, gelip görmek istediklerini ilettiler" dedim. ikna oldu, şampiyonlar ligi kupasına atkımızı sardım.

    http://i.hizliresim.com/382rb0.jpg

    kadın galatasaraylı olduğumu anladı ve ilk dediği şey: "hagi formasını gördün mü?". evet dedim gördüm. haginin eski kulüplerinden birisindeki formasıydı. formaya resmen sevgilisinin eski sevgilisiyle olan resmini gören maço erkek edasıyla nefret ettim. o hagi 10 yazısı sarı kırmızıyla güzeldi çünkü. her neyse, ünümüz sınırlarımızı aşmış, avrupanın en büyük spor mağazasında bizim formamız varken, başka hiç bir türk takımının forması yoktu. o gurur bile bize yeter.

    gece hostel param yoktu, şehrin göbeğindeki sol meydanında kartonları yere atarak uyudum. gece uyumak için sote bi yer ararken, şarapçının birinin uyurken baş ucuna şapkasını koyduğunu ve içinin para dolu olduğunu gördüm ve ben de baş ucuma "evsizim, parasızım, lütfen yardım edin" yazdım. çok değil, uzanıp yattıktan 10 dakika sonra atletico formalı bi eleman kentucky fried chicken torbası bıraktı. sıcacık bir menü. adam belli ki evde iki menünün hakkından gelmeyi düşünüyodu ama birini bana bıraktı.

    o eleman benle menüsünü paylaştı, ben de onunla arda turanımı.
  • gelenin gideni aratmadığı victoria secret defilesi gibi takımdır. 2006 yazında fernando torres'i liverpool'a sattılar ve yerine diego forlan geldi. torres'li dönemde atletico uefa'ya bile katılamazken forlan'lı dönemde şampiyonlar ligi bileti aldıkları gibi uefa avrupa ligini müzesine götürdü.

    2011 yazında forlan ve agüero'yu gönderip yerini falcao ile doldurdular ve bu dönemde takım bir kez daha uefa avrupa ligini kazandı. ayrıca ligde uzun yıllar sonra 2012-13 sezonunda şampiyonluk yarışı verdiler ve sezon sonu 13 yıl sonra real madrid'i kupa finalinde bernabeu'da yenerek kupayı kazandılar.

    2013 yazında falcao'yu sattılar, yerine david villa gelse de bu açığı kadrolarında ki diego costa ile kapattılar ve la liga şampiyonluğu'nu kazandıkları gibi üstüne şampiyonlar ligin'de final oynadılar.

    2015 yazında bu sefer diego costa chelsea'ye gitti. bu sefer griezmann ve mandzukic hamlesi yaptılar. hırvat santrafor tutmasada griezmann tuttu. fransız oyuncu takımın 5 sezon boyunca lideri oldu ve uefa kupası kazanıldı. ligde şampiyonluk yarışları verildi ve 2015-16 sezonunda şampiyonlar ligi finalini penaltı atışları sonunda kaybettiler.

    bu yaz ise barcelona serbest kalma bedelini ödeyerek griezmann 'ı atletico'dan kopardı. ancak atletico riskli bir hamle ile joao felix'i kadrosuna kattı ve şuana dek oynadığı futbolla belkide geleceğin en iyi iki futbolcusundan birini kadrosuna kattı. felix kısa zamanda oynadığı futbol ile ileride belkide messi vs ronaldo tartışmasının yeni sürümünde rakibi mbappe olacak.

    tabii tüm bunlarda hücum oyuncuları üzerinden örnekler verdik ama aynı durum de gea ile başlayan ve courtouis , oblak'la devam eden kaleci sürecinde yada stoperler süreci içinde geçerli. son yıllarda porto, dortmund, benfica transfer başarılarıyla övülürken onların bu başarısı underrated kalıyor. sonuçta bu takım ilk 6'ya giremezken bugün transfer başarılarıyla barça ve real'e kök söktürüyor. transfer'de son yılların en başarılı takımları bence atletico madrid'dir.
  • la liga'da sıradan bir orta seviye takımı iken,

    2009/10'da uefa kupası'nı ve süper kupayı kazandılar.
    2010/11'i pas geçtiler ve hayvan gibi oyuncu satıp kasayı doldurdular.
    2011/12'de tekrar uefa kupası'nı ve süper kupayı kazandılar.
    2012/13'ü pas geçtiler ve hayvan gibi oyuncu satıp kasayı tekrar doldurlar.
    2013/14'te şampiyonlar ligi'nde final oynadılar ve ligi aldılar.
    2014/2015'te şampiyonlar ligi'nde çeyrek final oynadılar.
    2015/2016'da şampiyonlar ligi'nde final oynadılar.
    2016/2017'de yarı finaldeler

    al işte önünde mis gibi örnek.

    2009'da bizle oynarken kadro değerlerimiz aynıydı.
    nasıl yapılandılar, nasıl güçlendiler araştır, öğren uygula. gerekirse ders al adamlardan.

    bunları yaparken ligde de her sene 90+ puan yapıp barcelona ve real madrid ile başabaş gidiyorlar. öyle kayserispor'a evinde puan kaybedecek takımlar gibi değil bu takımlar.

    anlamak çok güç.
    kendilerini tekrardan tebrik ediyorum.

    dünya ekonomi piyasasını göz önüne alırsak dünyanın en başarılı takımı.
  • yıllardır büyük başarılara imza atan ama hala ilk gün sahip olduğu tutkuya sahip olan ve hala da çok genç olan çok büyük bir teknik direktörleri var. kim giderse gitsin yerini bir şekilde dolduran bir yapıları var. inanılmaz savaşan ve her biri atletico madrid taraftarı gibi tutkulu olan futbolcuları var. yıllardır bu kulüpte olan ve hala son derece verimli oynayan bayrak adamları var. inanılmaz tutkulu bir tribünleri var.

    juventus'u eşleşmenin ilk ayağında 2-0 mağlup ettiler.* italya'dan hüsranla da dönebilirler konu bu değil. bu adamlar böyle bir yapı oluşturup her sene tüm dünyaya kafa tutuyorlar ya... işte konu bu. imrenmemek elde değil.
  • önümüzdeki sezonki kadrosu "kağıt üstünde" son yılların (belki de tarihlerinin) en iyi kadrosu.

    kaleci oblak'ı anlatmaya gerek yok. savunmadaki dörtlü; hernandez, godin, gimenez ve vrsaljko. şu dörtlüye isim versek çoğumuz "beton, duvar, taş" benzeri nitelemeleri kullanırız. orta saha koke - saul ikilisine emanet ki bu ikilinin kalitesini tartışmaya bile gerek yok. ama asıl destansı bölge hücum hattı. costa, griezmann ve lemar yetmemiş olacak ki üstüne bir de martins'i eklediler. insaf!

    daha bunun rotasyon elemanları var ki ismen "rotasyon", yoksa koy her birini 11'e sırıtmaz; savic, luis, juanfran, thomas, rodri, vitolo, gameiro ve correa. ne diyeyim, allah baba daha çok versin. :(

    son olarak, gabi'nin yokluğunu kimle nasıl dolduracaklarını merak ediyorum. eldeki thomas'la ya da rodri'yle mi yoksa yeni bir kalite kokan hamleyle mi?

    simeone bro bir şeyler deniyor...
  • real madrid'i günahım kadar sevmem ve o yüzden teknik olarak atletico'ya sempati ile bakmam gerekir ama bunlara da aynı derecede uyuz oluyorum.
    bir kere klasik şort ve forma kombinasyonlarını ezelden beri sevmem, itici bulurum ve gözüme hiç hoş gelmez. evet sonuç alıyor olsalar da, oynadıkları futbolu da hiç sevmiyorum.
    kaliteli futbolcun varsa göze hoş gelen futbol oynayacaksın.
    velhasıl, iki madrid takımını da sevmiyorum kardeşim.
  • benim ufak bir bakkal dükkanım bir de çok sevdiğimi kız arkadaşım var. işler şükür idare ediyoruz, büyümeye çalışıyoruz ama biraz daha zamanı var. bir de karşı mahallenin yakışıklı piçi var. daha önce kavga etmişiz araya girenler beni tutarken o da beni dövmüş, gıcığım yani. bu piç de alemlerde falan takılıyor tiki mahallesinde oturuyor.

    gel zaman git zaman ben hatunla bozuşuyorum bu da benden ayrılıp o piçle çıkmaya başlıyor. kolunda hatun gözümün içine içine baka baka dolaşıyor. bir de işleri büyütmüş süpermarkete çevirmiş. ben hala veresiye veriyorum amk.

    nefretimsin amk.
  • geçen sezon devre arasında gaitan, carrasco ve moya'yı sattılar. bu sezon ise torres ve gabi ayrıldı. kanatlara lemar ve martins'i transfer ettiler. yedek kaleci olarak adan geldi. torres'in yerine geçen sezon 2. yarı valenica'da kiralık oynayan vietto'yu kullanacaklar. gabi yerine ise villareal'den rodri geldi. bugün içinde ise inter'e vrsaljko'yu opsiyonu ile kiraladılar ve hemen yerine arias'ı aldırlar. hastayım böyle takımlara. bir oyuncu ayrılır ayrılmaz hemen benzer profilde oyuncu getiriyorlar. bu finansal şartlarda zor ama umarım bir gün biz de atletico gibi olabiliriz.
  • şu ana kadar transferden 311m€ gelir elde etmiş takım.

    yurt dışında son dk olarak verilen correa-milan da olursa bu sayı 365m€'ya çıkacak.

    transferdeki bilançoları ise +110m olacak.

    sadece 6m€'ya griezzman'ı 9 yaş küçük hali ile değiştirdiler. (bkz: joao felix)

    rodri'yi city'e 70'e satıp, hector herrerayı bedavaya aldılar.

    lucas hernandez'i 80'e bayern'e satıp (bence o para asla etmez), o para ile gidip yeni geri dörtlü aldılar :

    kieran trippier- mario hermoso- felipe-renan lodi

    gerçekten çok iyi yönetiliyorlar. angel correa'nın parasıyla da correa'dan daha iyi bir kanat forvet bulacaklardır. çünkü aynı hernandez gibi correa da transfer olduğu bedellerin altında bir oyuncu.
  • en büyük şanssızlıkları real madrid ve barcelona'nın da bu dönemde zirve yapması oldu ki son 10 yılda real madrid 2 lig şampiyonluğu, 4 şampiyonlar ligi; barcelona 7 lig şampiyonluğu, 3 şampiyonlar ligi aldı. atletico'nun ise yükselişi doğrudan simeone'yle başlıyor: 1 lig şampiyonluğu, 2 avrupa ligi şampiyonluğu, 2 şampiyonlar ligi finali ki bunun ikisinde de real madrid'e çok şanssız bir şekilde yenilerek kupayı verdiler. kısacası bu süreçte ligde barcelona'ya, şampiyonlar liginde real madrid'e tosladılar. messi-ronaldo liderliğinde bu dominasyonu yaşatan ezeli rakipleri olmasaydı bu süreci daha kupalı geçirebilirlerdi. buna rağmen tarihlerinin en altın dönemini son 5-6 sezonda yaşadılar.

    2000'li yılların başında fırsat bulan valencia'dan çok çok daha iyi bir takım bu. o dönemde real madrid ve barcelona bu kadar avrupa'yı ve ligi domine edemiyordu. o dönemde bu atletico mevcut olsaydı hem kendi liginin hem dünyanın en iyi takımı olabilirdi. ama yine de mevcut dönemde dahi avrupa'nın sayılı kadrolarına sahipler. ve kesinlikle kağıt üzerinde çok iddialılar. üstelik bunu rakiplerinden çok daha az maliyetle gerçekleştiriyorlar. gerçekten takdir edilesi. ve bu başarının doğrudan baş aktörü diego simeone. müthiş bir taktisyen olmasının yanı sıra müthiş de bir kadro mühendisi.
  • madrid ve barca’nın formlarından uzakta olması, ingiliz takımlarının verdiği şampiyonluk yarışı, bayern ve dortmund’un eski gücünde olmaması vs. vs. derken kendilerini paris saint germain ile birlikte 2018-2019 sezonu şampiyonlar liginde favori görüyorum. 20 şubat 2019 atletico madrid juventus maçını iki farkla kazandılar. çok büyük bir sürpriz olmazsa juventus’u geçerek sağlam bir mesaj verecekler.

    not: no ramos, yes party!
  • açıkçası tam hayalimdeki takımlardan biridir kendileri. dikkatli izlerseniz 11 oyuncu da sahada birlikte hareket ediyor. bir ahenk var. herkesin görevleri ve yetenekleri belli. yaratıcı oyuncuların belirli serbestiyeti var. takımda müthiş bir disiplin ve ahenk var. bu tip takımlar için rakibin ne kadar kaliteli olduğu sonucu değiştirmiyor genelde. o gün dişlilerde bir sıkıntı varsa işler iyi gitmiyor ama genelde çalışıyor.
  • 20 yaşındaki joao felix'e 126 milyon euro bonservis öderken aynı zamanda 33 yaşındaki cavani'ye yıllık 12 milyon eurodan 3 yıllık sözleşme teklif eden kulüp. başarı için takımda iki türlü oyuncu da bulunmak zorunda. ajax geçen sezon* şampiyonlar liginde yarı final oynarken orta sahada 32 yaşındaki lasse schöne oynuyordu. bizim taraftarımızda banega'yı beğenmiyor. ajax bilmiyor doğrusunu biz biliyoruz evet.
  • falcao'nun 90'daki frikik golüyle yine sıçradılar. ligde ilk 8 maçta 7 galibiyet 1 beraberlik aldılar, barselona'yla aynı puandalar, ezeli rakip real madrid'in 8 puan önündeler.

    ayrıca son 3 senede 2 tane süper kupa, 2 tane europa ligi ekleyin.

    bunlara bir de kadroyu simao, reyes, ujfalusi, forlan gibi yaşlı ve maliyetli oyunculardan ve de gea ile agüero gibi oyunculardan büyük gelir elde ederek temizlerken yerlerine arda gibi, falcao gibi adamları koyarken kâr eden bir kulüp olduğunu da ekleyin.

    bir de bu sezona dorğu düzgün bonservis dahi harcamadan transfer yaparak açtıklarını, kadroda 20 yaşında courtois ve koke gibi isimlerin ilk 11 oynadıklarını, ve ilk 11 de 30'unu aşan oyuncu bulundurmadıklarını, bu bağlamda tiago ve emre'yi yedek olarak kullandıklarını da ekleyin. simeone'nin her maç oyuna soktuğu gencecik diğer çocukları da ekleyin.

    falcao ve adrian için sıradaki kulüpleri ve kasalarının büyüklüğünü de ekleyin.

    bizimkilerin iyi incelemeleri gerekiyor atletico'nun son 3 senesini.
  • düzgün çalışan makine ve oturmuş sistemlerin küçük ve sadece gereken parçalarının değişmesiyle neler yapılabileceğini örnekleyen ispanyol takımı. eğer sisteminiz varsa, galatasaray taraftarı (genelde istanbul'un 3 büyükleri denilen takımların taraftarları) gibi maymun iştahlı değilseniz, her yıl sil baştan yapmaktansa, yapacağınız güzel rötuşlarla atletico madrid gibi ileriye doğru olumlu hamleler yaparsınız. ve en önemlisi, kaynaklarınızı, hadi adını koyalım, alt yapınızı çok daha verimli kullanırsınız. bu ülkede taraftar baskısını göğüsleyip, yapacağı işleri taraftarına detaylı bir şekilde anlatıp kabul ettirecek yönetimler, sporda devrim yapacaklar; henüz bu cesarete sahip olanını görmedik.
  • son 10 yıldır yakaladığı yükseliş sonlanmış gibi görünen takım. 2019-20 la liga sezonunda 15 tur sonra 6. sıradalar. teknik direktör simeonenin ismi başta everton olmakla diğer premier league kulüpleri ile çekiliyor. joao felix de diğer büyük kulüplere değil de atleticoya transfer olduğu için pişman olmuş gözüküyor. şu an nasıl serie a-da napoli dışarda kalmış inter-juventus ikili yarışı var gözüküyorsa ispanya da üçüncünün olmadığı real-barcelona versusuna geri döndüğü gözüküyor.
  • hepimizin bildiği transfermarkt sitesini takip etmeye başladığımda takımın toplam piyasa değeri galatasaraydan çok da farklı değildi. tam olarak hangi yıla denk geldiğini anımsayamadığım için net bir şekilde söyleyemiyorum fakat arada büyük farklar olmadığını hatırlıyorum. 11 kasım 2018 tarihi itibariyle dünyada piyasa değeri en yüksek 5. kulüp olarak gözüküyorlar. üstelik kadro genişliği 20 oyuncudan oluşuyor. üstünde bulunan kulüpler kadrolarında barcelona 23, manchester city 26, real madrid 24, liverpool 25 oyuncu bulunduruyor. yani anlatmak istediğim piyasa değeri 15m euro olan 1 oyuncu daha yazsalar kadrolarına liverpoolu da geçip en değerli 4.kulüp olabilirlerdi. real madrid,city ve barca ile aradaki makas biraz daha uzak.

    bir de bunu şöyle değerlendirmek gerekiyor, citynin yıllık transfer bütçesi ve ya real madridin yıllık transfer bütçesini atleticoyla karşılaştıramayız. atleticonun bugune kadar en pahalı transferi thomas lemar olmuş* city ise sadece bir bek oyuncusuna bu paraları gözü kapalı verebiliyor.

    duzenleme: kasper11 uyardi, 12-13 sezonuymus. galatasarayin piyasa degeri 176m, atleticonun 172m euroymus. acikcasi yakin oldugumuzu hatirliyordum ama bizim daha yuksek oldugunu harbiden hatirlamiyordum. :) insan hayret ediyor.
  • (bkz: atletico madrid/#2473629)

    geçen yaz girdiğim entry yukarıda. bu sezon da aynı şekilde devam ediyorlar.

    godin-felipe
    filipe luis-renan lodi
    juanfran-trippier
    lucas-hermoso
    rodri-herrera
    griezmann-joao felix
    gelson martins(ocak'ta kiraya vermişlerdi)-saponjic

    fazladan llorente'yi transfer etmişler. gerçekten harika yönetilen bir kulüp. giden oyuncunun yerini hemen bir benzeri ile doldurmayı başarıyorlar.