• 1
    bir kaç tane sözümüz vardır ya, mesela türk türkü yurtdışında şeeder gibi. işte aslında türk türkü nerde bulsa şeetmeye çalışır bana göre.

    anadolu takımlarından transferler de bana bunu hatırlatıyor.

    mesela zamanında 26yaşındaki danyi 3.3milyon euro karşılığında almışız, buna karşılık aslan parçası marcao 22 yaşında 4milyona alındı. mesela marcao portekizden değil de türkiyedeki bir takımdan alınmaya çalışılmış olsa bonservisi 8-10milyon euroların altına inmezdi. bu durumu ndiayede de diagnede de sözleşmesinin son senesindeki emre akbabada da gördük. şu anda da vedat muriç transferinde bir kez daha görüyoruz.

    oysaki aynı anadolu takımları, yurtdışından gelen teklifler karşısında daha akla yatkın tekliflere evet diyebiliyorlar. ertuğrul ersoyun italyaya transferinde konuşulan rakamlar gibi.

    demem odur ki bizim insanlarımızda bu aç gözlülük bu doyumsuzluk, bu hemşeri ayağına arkasından iş çevirmecilik olduğu sürece sadece futbolda değil, hiç bir alanda bizden bir yol olmaz.

    önce bir kendimizi sınırlayalım, etik neymiş ahlak neymiş öğrenelim sonra yabancı sınırıymış, hakmış hukukmuş konuşalım.
  • 4
    hastalıklı bir takıntı haline gelmektedir. seneler öncesinde ciddi yabancı sınırlaması varken oldukça fazla - zorunluluk nedeni ile - yapılan bir transfer yöntemi olsa da artık en az seviyeye indirgenmesi gerekmektedir.
    bunun en büyük nedeni, bugün genç nüfus olarak tabir edeceğimiz 25 yaş ve altındaki her birey gibi genç futbolcular da eğitimsiz, şımarık disipline gelemeyen, sahte dindar ya da en uçta dinsiz zihniyete bürünmüş durumdalar. değerli renktaşlar bir toplumun kalitesini, o toplumun aldığı eğitim belirler, ülkemizde bırakın eğitim kalitesini, eğitim dengesi bile yok. bu olumsuz durum da sporculara yansıyor, biliyorsunuz ülke şartlarında bir çocuk sporcu olmak istiyorsa eğitimden uzak kalıyor ve dolayısı ile yoz bir şekilde yetişiyor - sonradan görmelik, gece hayatı ve kumar bağımlılığı vs gibi olaylarda sporcu ve mankenleri çok fazla görürüz - ve disiplin edilmiş bir zihniyet ile ufuk sahibi olamıyorlar.
    gelelim anadolu takımından yabancı oyuncu almaya; eğer amaç yabancı oyuncu almaksa yurt içi en son çare olmalı çünkü global ekonomide - futbol sadece spor değil aynı zamanda büyük bir endüstridir - arz edilen emtia ne kadar fazlaysa global anlamda talep maliyeti düşer ama tutup yurt içinden yabancı oyuncu almaya kalkınca, ligi biliyor çok iyi parlatıp satarız bahaneleri ile ederinden fazlasına yabancılar transfer ediliyor.
    bence yapılacak yerli transferlerde öncelik almanya, belçika, hollanda ve fransada top koşturan en fazla 21 yaşına gelmiş gençlere yönelmek gerekiyor. yabancılar için ise zaten dünya kocaman bir havuz.
    sözün özü, transfer için profesyonel ve sağduyulu bakmak lazım, hatır gönül, komisyon işlerinden kurtulmamız lazım.
  • 5
    kendi liginden aldığın oyuncuyu pahalıya alman normal çünkü rakibin ligde öyle veya böyle seninle yarış halinde. isterse satın aldığın takım 15. olsun hiç önemli değil. çünkü türkiye'de 2 transfer yapıp ilk 5 potasına giren anadolu takımları var ve bu iki transferi yapabilmesi için sana pahalıya satması çok normal. ancak bu anadolu'dan transfer yapmamızın bir savunması olmamalı. hadi yerliyi anlarım da yabancı transferlerinde ligin dinamiklerini bilen oyuncuyu alma riskine karşıyım. amrabat, dany, tabata, fernandao vs. bu arkadaşların en önemli özellikleri ligin dinamiklerini bilmeleri ama üç büyüklere fayda sağlamaları çok zor. bir kez n'diaye'de fayda sağladık onu da bizden önce zaten ingiltere'den istiyorlardı. zaten fark edilen oyuncuyu ekstra çabalarla, devreye kırılamayacak şahısları koyarak, alabiliyoruz. her ne kadar muriqi'i ve samudio'yu galatasaray'a istemiş olsam bile bu fahiş fiyatları gördüğümde alınmamalarını istiyorum. dışarıda daha ucuza aynı kalitede alınabilecek adam varken sırf ligin dinamiğini biliyor diye para bayılmamıza gerek yok.
  • 6
    doğrusunu seçtiğiniz vakit problem yaratmaz ancak şöyle bir sıkıntı var: anadolu takımları genelde gol yemeyip punduna getirirsek bir gol atalım zihniyetiyle sahada bulunuyor. bunun nedeni ise samet aybaba, mesut bakkal tipi her sene minimum iki takımla sözleşme yapan, taktik anlayışı dar hocalar. okan buruk gibi, sergen yalçın gibi en azından farklı şeyler yapabilen hocalarla umarım bu da aşılacak ancak henüz bu tarz hocaların sayısı çok değil.

    bir tane yakalarsam atarım zihniyetindeki takımlar genellikle ileri uca bir tane gol becerisi yüksek adam, iki tane de çabuk kenar adamı koyuyor. ligde üç büyüklerle adı öyle veya böyle anılan, istatistik kağıdında sivrilebilen adamlara bir bakalım yakın zamanda.

    serdar gürler avrupa'ya gitti-geldi. bizde olur mu? olmaz. neden? çabuk ama o çabukluğu biz ligde nerede verimli kullanabiliriz ki? dar alanda mahir değil. onyekuru'ya sövülmesinin iki nedeni vardı. birincisi, dar alanda 3 kişinin içine girip çıkamıyordu. bunu azalttı. dar alan becerisini yükseltti. artık kısa verkaçlar ile iniyor mesela. geniş alanda zaten kral. ikincisi de sağda çürümesiydi, o kendisinin suçu değil.

    halil akbunar? kendi takımında faydalı oynayabiliyor. bizde? olmaz. aynı nedenden ötürü.

    elia neden liginin tepeye oynayan takımlarında çok başarılı olamadı?

    nordin amrabat galatasaray ile en iyi maçlarını türkiye kupası'nda bile oynamadı. en iyi maçlarını avrupa kupalarında oynadı. manchester united'ı çok üst düzey futbolcu olduğundan değil, mahir olduğu oyuna uygun rakip olduğu için felç etti.

    yani anadoludan istatistik kağıdında veya oyunda parlayan adam ya böyle çabuk geniş alancılar oluyor ya da tarık çamdal gibi tempolu gidip gelen, başka bir kabiliyeti olmayan tipler. bir de yalçın ayhan tipi kalas savunmalar var. o da bizde olmaz. üçlü savunma oynayıp iki tane pasör stoperle oynamıyorsan o da olmaz.

    peki kimler var anadolu'dan galatasaray'da "doğru kurgu içinde" görmek istediğim?

    1- andre castro. kendisini ta porto'dayken bile alabilirdik. yaşı 31 oldu ama verimlidir, çift yönlüdür. kısa süreli sözleşmede izlemek isterim.

    2- trezeguet. dar alan becerisinin de fena olmadığına inandığım, yetenekli bir kanat forveti bence kendisi. hücumu çok yönlü bir adam.

    3- dario melnjak. ancak bu transfere çok sıcak bakmam. çünkü nagatomo ile birlikte sol bekte iki yabancı olmasına pek sıcak bakmıyorum. yine doğrudan formayı emanet etmeye de sıcak bakar mıydım? bilemiyorum. emin değilim. ama rize iyi sol bekler buluyor son birkaç yıldır. süreç ali adnan ile başladı.

    4- bernard mensah. bana göre kabiliyeti yüksek bir iki yönlü orta saha kendisi. castro'dan daha sıcak bakardım kendisine.

    5- ogenyi onazi. yine kabiliyetli bulduğum bir orta saha.

    6- vedat muriqi. fiziken kuvvetli, rakiple uğraşmayı seven, bu sezon skora katkı da yapmış bir futbolcu.

    bu isimler dar alana girdiğinde, girmek zorunda kaldığında çok saçmalamayacak insanlar. içlerinde dar alan sihirbazı var mı? bir parça trezeguet harici yok. ancak amrabat gibi dar alana girdim o zaman güreşmeliyim diyecek futbolcu da yok. amrabat'ı 3 kişi arasına soktuğunuzda sırtına ikisini alıp üçüncüsünü çalımlamaya çalışıyordu.
  • 7
    yanlış değildir. oyuncu transfer etmek hangi ligden ya da takımdan olursa olsun başlı başına doğruları olan bir şeydir. siz bu doğruları yapmazsanız, la liga ya da premier lig'den aldığınız adam da yanlış olacaktır. burada yanlış olan kısıtlamadır. tarık çamdal'ı kimse über yetenekleri için almadı, sınır var diye mecburen aldı. badou ndiaye mesela, anadolu takımından geldi, serdar aziz de öyle. hasan şaş hatta daha eskilere gidersek. servet çetin de fenerbahçe'ye anadolu'dan gelmişti. yani aslında doğru adama yönelirsek çok doğru bir şey olabilir bu. sorun anadolu'dan adam almakta değil, sorun anadolu'dan adam almaya mecbur bırakılmakta.

    cengiz ünder, zeki mehmet çelik, merih demiral, çağlar söyüncü, cenk tosun hatta hep anadolu'dan bir yerlere gelen adamlar.
  • 8
    ergün penbe, ümit davala, ümit karan, hakan şükür vs. de zamanında anadolu'dan geldi.
    hasan kabze, saidou, necati, selçuk da anadolu'dan.

    önemli olan doğru adamı bulmak, doğru transfer politikasına sahip olmak ve doğru transfer hamlesini yapmak.

    yok kafasını mahallenin yellozuna takan saplantılı çocuğun, kızın evinin önünde sabahladığı gibi kulüplerle pazarlık yapar, alternatif oluşturmaz ve bir kaç transferde a planı olan anadolu topçusu yerine b planı olan bir topcuyu bulup takıma katıp fayda sağlayabildiğimizi gösterirsek, anadolu takımları da futbolcusunun bokunda boncuk varmış gibi davranamaz.

    bakın marcaoya 4 milyon verdik,
    yıllık 800k bildiğim kadarıyla.

    3 yıl kalsa ve bonservissiz gitse maliyeti, 6.4 milyon euro.

    işte gerçek transfer hamlesi bu.
  • 9
    tutma olasiligi epeyce düsük olandir. düsündügümüzde de son yillarda anadoludan büyük takima gecmis ve basarili olmus cok fazla futbolcu olmadigini görmekteyiz.

    sanirim bunun biraz psikolojik boyutu var. kücük sehirlerde yasayan, o sehrin takiminin yildizi olmayi basarmis oyuncular kendilerini tekrar büyük takimda kanitlmak zorunda kaliyorlar. ödenen bonservislerin de ciddi miktarlar olmasi sebebiyle, üzerlerindeki baskinin da artmasiyla isleri daha da zorlasiyor.

    yildiz olmadan gelen futbolcularda durumun daha farkli oldugunu görüyoruz. gökhan gönül gibi dorukhan toköz gibi yedek olmasi icin alinan ve ciddi bonservis ödenmeyen oyuncularin basari sansi daha yüksek oluyor.

    anadolu kulüplerinin de büyük takimlara futbolcu satma konusunda etikten cok uzakta duran yaklasimlari da göz önüne alindiginda, sahsim adina olaya yaklasimim, istisnalar haricinde ilk 11 icin anadoludan, özellikle de kendi takiminda yildiz olmus isimlerden uzak durulmasi gerektigidir. hem ekonomik olarak hem de performans olarak hayal kirikligina ugrama ihtimalimiz epeyce fazla. kulüp olarak yetistirici olmaliyiz. yurtici translerlerde genc oyunclari hedeflemeliyiz.

    dip not: bu yazimin ciddi bir genellemeye dayandiginin farkindayim. ancak bu yazdiklarimin sosyal psikoloji alaninda daha uzman kisiler tarafindan daha detayli analizinin yapilip dogrulunun daha bilimsel degerlerle aciklanabilecegine inaniyorum.

    edit: son 5 sezonda anadoludan galatasaraya transfer olan futbolcular:
    salih dursun-2,75m, oguzhan kayar-0,75m, veysel sari-0,7m, umut gündogan-0,55m, erman kilic-0, yasin öztekin-2,5m, olcan adin-4m,tarik camdal-4,75m,bilal kisa-0,ryan donk-2,5m,emrah bassan-0,ahmet calik-2,5m, eren derdiyok-4m,serdar aziz-4,5m, iasmin latovlevici-0,55m, badou ndiaye-7,5m, mugdat celik-0, emre tasdemir-0, ömer bayram-0,4m, emre akbaba-4m, mbaye diagne-13m. bu oyunculara verdigimiz toplam bonservis ücreti bonuslar vs haric 50 milyon euro (kaynak transfermarkt).
  • 10
    doğru oyuncular seçildiği takdirde dışarıdan gelen birisine göre daha hızlı fayda sağlayabilecek oyuncu tipidir. buradan oyuncu almak zorundayız eğer altyapımızdan düzgün oyuncu çıkaramıyorsak.
    sadece kötü örnekler değil iyi örnekleri de hatırlamak lazım. size şimdi uzaktan yakına 3 oyuncu sayayım. bunlara kim itiraz edebilir?

    metin oktay: izmirspor --> galatasaray
    fatih terim: adana demirspor --> galatasaray
    hasan şaş: ankaragücü --> galatasaray

    işin özü doğru oyuncuyu doğru fiyatla almak. yoksa buradan oyuncu almayacaksın demek çok kolay. mecbursun alacaksın.
  • 12
    aslında herhangi bir takımdan transfer yapmaktan çok farkı olmayan durumdur. anadolu takımlarından transferler gerçekleştirerek şöyle bir kadro da oluşturabilirdik:

    mert

    zeki, çağlar, merih, umut

    deniz, dorukhan, irfan, ömer ali

    güven, enes

    eskiden iyi isimler seçerdik, ama özellikle son dönemlerde yanlış adımlar atarak gidip ahmet çalık'ı, cavanda'yı, muğdat'ı aldık. bu durum anadolu takımlarından ziyade bizle alakalı gibi geliyor bana.