• son birkaç senesini özetlemek gerekirse:

    -berlusconi, kulübü borçlarıyla birlikte satışa çıkarır,
    -taylandlı bir iş adamı kulüple ciddi bir şekilde ilgilenir, ha yarın ha bugün derken bir türlü teklifte bulunmaz,
    -çinli bir konsorsiyumun kulübe talip olduğu söylenir,
    -o konsorsiyumun içinde çin'in en zenginlerinin de yer aldığı ayyuka çıkar (bkz: #2089113),
    -kulübü li yonghong (esas oğlan) ve li han isimli iki çinli iş adamı satın alır,
    -ortada konsorsiyum filan olmadığı ortaya çıkar (ya da li yonghong fena satışa getirilir?),
    -kulübün başına fassone (ceo) ve mirabelli (sd) getirilir,
    -transfere 250 milyon avro harcayarak yeni bir milan oluşturulur,
    -takım, ligde iyi gitmez; hoca değiştirilir (bu kısım önemsiz aslında),
    -li yonghong'la ilgili türlü tevatürler ortada atılır, çin'de adres olarak gösterdiği büroların bomboş olduğu öğrenilir,
    -çin hükumeti futbola akıtılan paradan rahatsız olduğu için regülasyonlara başlar,
    -berlusconi'ye ilk birkaç taksidi ödeyen li yonghong, yeni ödemeleri yapmakta zorlanır,
    -hedge fonlardan (elliott) para bulunur,
    -kulübün ihtiyaçları (oyuncu maaşları, giderler vs.) da elliott tarafından ödenmeye başlanır,
    -li yonghong, gereken ödemeleri yapmadığı takdirde kulübün elliott tarafından devralınacağı öğrenilir,
    -fassone'nin li yonghong'un arkasından iş çevirdiği ve kulüp sahibini değiştirmek istediği rivayet edilir,
    -takım onca transfere rağmen ligde bir önceki sezondan sadece "1" puan fazla alabilir ve şl'ye katılım hakkı kazanamaz,
    -ffp devreye girer ve avrupa ligi'nden men de dahil (büyük olasılık) bir dizi cezanın kapıda beklediği öğrenilir,
    -jorge mendes'in bir sinagapurlu bir iş adamının yardımıyla kulübü satın alacağına dair iddialar ortaya atılır,
    -kulübün ihtiyaç duyduğu 32 milyon avroluk para li yonghong'da olmadığı için elliott tarafından ödenir,
    -bu 32 milyon avro li yonghong tarafından elliott'a 9 temmuz'a kadar ödenmezse kulübün elliott'a devredileceği duyurulur.

    evet, bu muhteşem hikaye zannımca bugün itibariyle bir sona doğru yaklaşıyor. elliott kulübü devralırsa ki kendileri için çok karlı olur -sonuçta li yonghong'un kendi başına ödediği taksitler, yaptığı yatırımlar filan var- bu durumda elliott, 400-450 milyon civarına bir satış gerçekleştirse bile artıya geçer. (li yonghong da kıçını avuçlar.) bunu gören li yonghong, elindeki hisselerin ya tamamını ya da çoğunluğunu satmaya hazırlığındaymış şu an. alıcı hazır bile: şikagolu ricketts ailesi. peki kimmiş bunlar? kendi holdingleri olan, bir baba ve dört kardeşten müteşekkil, güçlü siyasi bağlantılara sahip (demokrat parti), 2013'te satın aldıkları chicago cubs isimli beyzbol takımını 108 yıl sonra şampiyon olmasını sağlayan bir aileymiş. (aynı zamanda wrigley field stadyumunu da yeniden inşa etmişler.) bugün (dün) rickettslar milan'la ilgilendiklerini belirten bir açıklama yayınladılar. büyük ihtimalle kulübün yeni sahibi olacaklar.

    çinlilere gelince kimi bunların beş parasız dolandırıcılar olduğunu kimiyse büyükbaş milyarderler tarafından satışa getirildiklerini iddia ediyor. ne olursa olsun kulübün borçlarını temizlediler, transfer yaptılar ve çin'de de meyvelerini gelecekte verecek "milan china" girişimini başlattılar. imdi rickettslar kulübü satın alırlarsa kulübe -bu yaz- ffp kuralları da işlemeyecekmiş sanırım.

    falan filan...

    edit: şu konuşulan cezaların (45 milyon avro maaş sınırı, 30 milyon avro ceza vs. vs.) bir gerçekliği yok bu arada. (henüz)
    uefa, cezanın şiddetini ayarlamak için li yonghong'un sıradaki hamlesini bekleyecektir. (muhtemelen)
    bu entry'de de niye bu kadar çok parantez kullandım anlamadım. (hayret)
  • arasat'ta kalan kulüp. ağustosta 740 milyon avroya* satıldığı çinli konsorsiyum* 100'er milyon avroluk ilk 2 taksiti ödemişti. geriye 320 milyon avro daha ödemesi lazım ve üçüncü taksitin mühleti doldu dolmak üzere. durum şu: çin hükumeti son zamanlarda futbola savrulan pornografik meblağlardan oldukça rahatsız ve bunun yuan'a zarar vereceğini düşünüyor. dolayısıyla içinde devlet bankalarının filan da bulunduğu sino europe sports'a bir ültimatom veriyor. sino europe sports nedir şu entry'de anlatmıştım zamanında:

    (bkz: sino europe sports/#2089113)

    hatta hayırsever reuters şirketin şemasını çıkarmış:

    https://i.hizliresim.com/ZZZXmz.jpg

    tekrar konuya dönelim. hükumetin ültimatomunun ardından konsorsiyum çil yavrusu gibi dağılıyor. misal ödemenin 150 milyon avroluk kısmını yapmayı taahhüt eden china construction bank geri vites yapıyor, ha keza haixia capital de... velhasıl kala kala li yonghong garibim kalıyor geriye. o da ödemeleri yapmakta zorlanıyor. üçüncü taksiti zar zor denkleştirmiş olacak ki* hafta içi önce 20 milyon avroyu yolladı, dün de 30 milyon avroyu ateşledi. yine de 14 nisan'a kadar ödemesi gereken 50 milyon avro var. işi zora benziyor. velev ki bu taksiti kazasız belasız tamamladı, geriye 220 milyon avro kalıyor. o yüzden yanına ortak arıyormuş. ancak bu noktada da işi kolay değil çünkü çin hükumeti bundan sonra bilhassa yurt dışı futbol yatırımlarını sıkı sıkıya takip edeceğini açıkladı. sebebi de şirketlerin yatırım ayağına yurt dışına döviz sızdırması.

    sino europe sports'la ilgili de ta başından beri şaibeler var aslında. zaten birçok aklı başında adam berlusconi'yi bu yüzden eleştirmişti. misal maldini'ye inter'de zanetti'nin icra ettiği cinsten üst düzey yöneticilik teklif edileceği söyleniyordu ki maldini hemen resti çekti. zira inter'inkiyle alakası olmayan bir süreç yaşıyor milan. inter'i alan suning holding son derece aklı başında adamlar tarafından yönetilen, yatırımları belli, adı sanı olan bir şirket. sino europe sports ise sırf milan'ı satın almak için oluşturulmuş bir konsorsiyum. hesaplarının hepsi off-shore. bu off-shore hesapların önce virjin adaları'nda olduğu söyleniyordu, şimdiyse li yonghong'un lüksemburg'da yeni bir şirket kurduğu ve ödemeleri oradan yapacağı söyleniyor. sino europe sports'un çindeki ofislerinin bomboş olduğu ve hiç kimsenin gelip geçmediği de ayyuka çıkmış vaziyette. hülasa kötü kokular geliyor.

    gelelim asıl soruya, oldu da li yonghong... bu arada kendisi sağdaki dayı oluyor:

    https://i.hizliresim.com/dPPLkn.jpg

    oldu da li yonghong bundan sonraki ödemeleri yapamazsa ne olacak? berlusconi ve şürekası diyor ki: bugüne kadar yapılmış ödemeler bizde kalır, yani 250 milyon avronun üstüne yatarız. işte burada da insanın aklına şu geliyor, acep berlusconi bir işler mi çeviriyor? yani bu şirket işleri filan tamamen kurmacaydı da ffp'den yırtmak ve etrafından dolanmak için bir katakulli mi tertip etti? hem daha yenilerde galliani, "berlusconi, milan'ı bırakmayabilir..." demişken. ne de olsa silvio'cuğumun nereden baksan 3-5 milyar dolarlık kefen parası vardır, yaşı da 80'e gelmiş ve tüm zevkleri tatmışken ne yapacak o kadar dünyalığı, di mi? şöyle temizinden 250 milyon avroyu böylelikle milan'a sıvasa fena mı olur sanki? elin arapları psg'yi, city'yi ihya ederken iyi; berlusconi yapınca auvvv... tabi bunların hepsi faraziye. yine de soru şu: silvio böyle bir dolap çevirir mi?

    el cevap: amına bile koyar.
  • çinli konsorsiyuma satışı gene ertelenmiş. herhalde yakın zamandaki onuncu erteleniş filandır bu. geçen sene taylandlı bee taechaubol'a satılıyor derken iş yatmıştı. bu yaz başı çinlilerle görüşmeler başladı, hovarda berlusconi satmamakta diretti: (bkz: #1971124) sonradan gönlü oldu, bu sefer de ciddi bir kalp ameliyatı geçirdi iş gene uzadı... bugün (dün) de çinliler bürokratik işlemlerin tamamlanamadığını öne sürerek iki haftalık erteleme talep etmişler. transfer mransfer zaten hak getire de galliani "bu süreç esnasında toplamda 30 milyon avroyu bulabilecek sponsorluklardan olduk." diye açıklama yapmış. zira kulüp satış aşamasında olduğu içün hiçbir anlaşma imzalanamıyormuş. koskoca milan, üzerine çivi bile çakılamayan sit alanına dönüşmüş vaziyette.

    peki ne oldu da bu hallere düştü avrupa'nın en başarılı 2. kulübü? öyle ya, neredeyse ana haber bültenlerinin sonunda çıkan "yeşilçam yıldızının yürek burkan dramı..." haberlerine konu olacak kıvama geldiler. milan'daki çöküş aslında 2000'lerin ortasında başladı. daha da spesifik bir tarih vermek gerekirse de 7. kez avrupa'nın en büyüğü oldukları 2007 sezonunun akabinde başladı. o kadro şl'yi kazanmasına kazandı ama bu bir pirus zaferiydi. zira kupayı kaldıran takımın ahvali şöyleydi:

    dida: 32 yaşındaydı. bana göre hiçbir zaman üst düzey bir kaleci olmadı.
    nesta: 30 yaşındaydı. gelmiş geçmiş en iyi stoperlerden biridir belki (https://www.youtube.com/watch?v=1o1oogEfZNE ) ama gel gör ki müzmin sakattı.
    maldini: 38 yaşındaydı. ilk şl kupasını kazandıktan 13 sene sonra kazandığı bu kupa kariyerindeki 3. şl kupasıydı. zaten 2 sezon sonra da futbolu bıraktı.
    jankulovski: 29 yaşındaydı.
    cafu: 36 yaşındaydı. bir sezon sonra üst düzey futbolu bıraktı.
    pirlo: 27 yaşındaydı. bu sezondan sonra gerek formsuzluklardan gerek sakatlıklardan bir daha kendine gelemedi. ta ki juventus'a gidene kadar.
    gattuso: 28 yaşındaydı. hiçbir zaman kafasıyla oynayan bir futbolcu olmadı zaten. binaenaleyh yaşı ilerledikçe çabukça formdan düştü.
    ambrosini: 29 yaşındaydı.
    seedorf: 30 yaşındaydı. çok iyi futbolcuydu.
    kaka: 24 yaşındaydı.
    inzaghi: 32 yaşındaydı. çok değişik bir golcüydü. belki de dünyanın komple forvet olmaya en uzak forvetiydi* ama ondaki gol sezisi de hiç kimse de yoktu.

    hesaplamadım ama şu takımın yaş ortalaması kesin 30'un üzerindedir. yedeklerde iş yapabilecek bir tek alberto gilardino vardı ki o da saman alevi gibi geldi geçti futbol dünyasından. sık sık kullanılan 28'lik khaladze'yle, 35'lik serginho'yu da unutmayalım. ha tabii efsanevi costacurta'yı anmazsak da olmaz; o sezon 40 yaşında olan costacurta kariyerindeki 5. şl'yi kucaklıyordu ki ilkini taa 88-89 sezonunda görmüştü. büyük ihtimalle hem kupa sayısı hem de zaman aralığı olarak bu bir rekordur.

    velhasıl, ancelotti yönetimindeki o milan atabileceği son kurşunu atarak o sezon şl'yi kazanmıştı ama koca kadroda kaka ve pirlo dışında ileriye yönelik bel bağlanabilecek tek bir oyuncu bile yoktu. zaten çok da iyi top oynayarak kazanmamışlardı kupayı. misal manchester deplasmanında ezim ezim ezilen takımı kaka'nın şu olağanüstü golü kurtarmıştı: https://www.youtube.com/watch?v=vyAmeDFODtg (tam bir şaheser)

    takımın gençleşmeye ve 2000'lerin başındaki gibi yıldız takviyesine ihtiyacı vardı ama siyasi kariyeri tepetaklak giden keranacı berlusconi para musluklarını kesmişti bir kere. zaten 2008'deki global kriz -hani bizi teğet geçen- işleri iyice arapsaçına çevirmişti. italya bu krizden en fazla etkilenen avrupa ülkelerinden biriydi ki serie a'nın düşüşündeki en büyük etmenlerden biri de budur. o krizin milan'a aksetmesi de kaka'nın real'e satışıyla gerçekleşti. ibrahimoviç'i saymazsak -ki o dönem kariyerindeki ender düşüşlerden birini yaşamasa onu da alamazlardı- milan'ın sahip olduğu adamakıllı son yıldız kaka'dır.

    işler ilerleyen sezonlarda da pek değişmedi. takım güçleneceğine ya çöp oyuncuları ya da büyük takımların artıklarını topluyordu: brezilyalı ronaldo, ronaldinho, robinho, 2. sheva dönemi, 2. kaka dönemi, beckham, zambrotta, emerson, van bommel, torres...

    gerçi taraftarlar bu saydıklarıma bile fit olmuştur o zamanlar çünkü bunlar gelmediğinde hem isimsiz hem de artık burnuna çoktan toprak kokmaya başlamış ihtiyarlara sarıyorlardı: favalli, oddo, yepes, legrottaglie... hele bir ara (2009) kaleci rotasyonları ciddi ciddi şu şekildeydi:

    cristian abbiati: 32
    zelijko kalac: 36
    dida: 35
    marco storari: 32
    flavio roma: 35

    işte bu 2007 sonrası dönemde milan'ın tek bir şampiyonluğu var: 2011-2012. o sezon gelen şampiyonluğun hikayesi de mourinho sonrası öksüz kalan bir inter, yapılanma aşamasındaki bir juventus; kaliteli hoca allegri yönetiminde hayatının futbolunu oynayan kevin prince boateng, robinho ve pato ile her daim belli bir kalitede oynayan thiago silva-ibrahimoviç ikilisi şeklinde özetlenebilir. zaten o thiago silva ile ibo da bir sezon sonra psg'ye paket halinde satılmıştı. yerleri elbette doldurulamadı. bu ikiliyle birlikte allegri de istifa edince milan'ın tabutuna son çivi de çakılmış oldu. ondan sonra evlat kontenjanından seedorf ve flippo inzaghi getirildi tutmadı, sampdoria'da fena gitmeyen mihajlovic getirildi tutmadı, şimdi de eski roma'lı montella getirildi ki bence onun da tutma ihtimali yok. zira elinde içler acısı bir kadro var herifin. koca takımda iş yapabilecek bir tek bacca var ki ona da teklif üzerine teklif geliyor. onun dışında da benim çok beğendiğim bonaventura ve birkaç tane kaliteli genç var: mbaye niang, donnarumma, romagnoli, de sciglio.

    milan taraftarı şu son on seneden genelde galliani'yi sorumlu tutuyor, elbet onun da bu eriyişte payı çok ama baş sorumlu bence berlusconi'den başkası değil. kulübü aldıktan sonra 2000'lerin ortasına kadar çok doğru işler yaptı, milan'ı bir dünya devi haline getirdi ama ondan sonra hem siyasi kariyerinin götün götün gitmesi hem özel hayatındaki çarpıklıklar (reşit olmayan kızla birlikte olduğu için hapis cezası yedi bu adam) hem de italya'daki ekonomik durgunluk kendisiyle alakadar bütün müspet görüşleri yıktı attı. zaten çoğu milan taraftarına göre kulübü 30 küsur senedir sevdiği için filan değil tamamen pr amaçlı elinin altında bulunduruyor.

    demek ki bazı şeyleri tadında bırakmak gerek.
  • 2015'te başlayan doğru hamlelerin bu sezonda da devam etmesiyle yıllar sonra nabzı atmaya başladı. mihajloviç, geçen sezon oldukça doğru işler yapmış ve takıma belli bir hava getirmişti ama çok da maç verdi. haliyle de kovuldu ki şu an torino'da da yine iyi gidiyor, o başka mevzu.

    sezon öncesi montella'yla anlaşıldığında ben de dahil çoğu kişi burun kıvırdı. pellegrini gibi namlı birinin gelmesi bekleniyordu çünkü. gel gör ki montella sezon başından beri şaşırtmaya devam ediyor. geldiğinde ilk önce dizilişi değiştirdi. geçen sezonun son kısmını saymazsak takım 4-4-2 oynuyordu, bu sezon 4-3-3'e döndüler. diziliş deyip geçmemek lazım; çoğu oyuncunun performansını uçurdu bu değişiklik. bu uçuşu sadece dizilişe bağlarsak bu sefer de montella'ya haksızlık ederiz; insani ilişkilerinin ve insan yönetiminin de hakkını verdi, veriyor herif. hani "oyuncu gelişimine dikkat eden hoca" diye bir şey varsa onun resmidir. şimdi anlatacağım.

    10 sene kadar önce milan yaşlı kadrosuyla tanınırdı. milan lab sağ olsun sakatlık, yorgunluk çekmeden neredeyse 40'ına merdiven dayayan oyuncularla başarıdan başarıya koştular. misal 2007'de şl'yi kazanan takımın yaş ortalaması 31 yıl 34 gündü ki bu hala bir rekordur. lakin sonradan işin boku çıktı; kaka'nın yeri dolmadı, ihtiyar yıldızlar peyderpey emekli oldular ve yönetim gereken mali koltuğu çık(a)madı. nihayetinde de takım cortladı.

    şu anki milan'ın yaş ortalamasıysa 26,1.

    birkaç sene içinde dünyanın en iyi kalecisi olması beklenen 17'lik kaleci donnarumma, yaşına göre harika oynuyor. juventus'un buffon'un veliahtı olarak gördüğü ve nabız yokladığı ama milan'ın babayı gösterdiği biliniyor. önündeki defans hattı genellikle abate, paletta, romagnoli, de sciglio'dan oluşuyor. altyapıdan yetişme 30'luk abate, şu an takımın en yaşlı oyuncularından ve aynı zamanda takımın kaptanı. orta açmayı pek bilmez ama savunması iyidir. yedeği 20'lik calabria, büyük yetenek. sezon başı abate'nin yokluğunda çok iyiydi ama uzun süredir sakat. tandem seçimi de son derece makul. 30'luk paletta pis işleri (kayma, dalma, hava topu, faul) yaparken, 21'lik romagnoli oyun kuruyor. romagnoli'nin geleceği zaten çok parlak, hem milan hem azzurri için. sol bekteyse eskilerin wonderkid'i de sciglio var. ilk sürüme girdiğinde acayip oynuyordu, sonradan çakozladı ama şimdi yeniden parlıyor.

    3'lü orta sahanın regista'sı sakatlanmadan evvel montolivo'ydu. italya-ispanya maçında sakatlık geçirip 6 aylık çürük raporunu alınca montella oraya 18'lik locatelli'yi eklemledi. iyi de yaptı çünkü çoktan sezonun en dikkat çekici oyuncusu oldu bile. kendisini başlığında ayrıca değerlendirmek, sassuolo ve juve'ye yolladığı bazukaları ayrıyeten konuşmak gerek. orta sahanın bir diğer demirbaşı 29'luk kucka. tipik bir box to box, kah orada kah burada. üçüncü eleman içinse stabil biri yok. misal en son oynanan atalanta maçında sosa vardı, bok gibi oynadı. bazen bonaventura'nın orada oynatıldığı da oluyor. chelsea'den kiralık 21'lik pasalic de fena oynamadı oynatıldığında. hatta milan'ın bonservisini almak istediği ama conte'nin bunu veto ettiği haberleri çıktı. son olarak bertolacci'yi de unutmayalım, nihayet bu sezon iyi oynamaya başladı. velhasıl, isim olarak büyük tek bir adam bile olmamasına rağmen montella, orta sahadan müthiş verim alıyor ve sık sık rotasyona gidiyor. bu arada capon honda da bu sezon sonu yüzde 99,9 gidici.

    ileri üçlünün sağındaki 23'lük suso, benim dikkatimi bu sezon çekti ama ne çekti. liverpool bu çocuğu elinden nasıl kaçırmış hayret-i mucip bir hadise. takımın skor üretmede en etkili adamı. üçlünün solundaysa 27'lik bonaventura oynuyor genelde. taraftarın sevgilisi, hocasının bir tanesi. ben ezelden beğenirim zaten. bu hafta içi sözleşmesi de uzatıldı ki değmeyin keyfine. müthiş şutları ve tekniği var. koy trequartista'ya yardırsın, öyle bir adam. dünkü italyan süper kupası finalinde suso'nun ortasında attığı harika sıyırtma görülmeye değer:

    https://streamable.com/ebg2y

    bu sezon takımda geriye giden bir adam varsa o da mbaye niang. 22'lik bu genco geçen sezon çok daha iyiydi. zaten son maçlarda oldukça fazla kesik yemeye başladı. oynadıklarında da 2 kere penaltı kaçırdı. geçen "bir daha penaltı atmam." diye açıklama yapmış. en ilerideyse kimin oynadığı tam belli değil. normal şartlarda bacca orayı kimseye kaptırmaz ama herif arızanın teki çıktı. milan'ın maçı varken aynı akşam sevilla'ya eski takımının maçını izlemeye gidiyor mesela. iyi bir teklif gelirse gözünün yaşına bakılmayacak ilk adam da kendisi. o yokken 26'lık lapadula'yı oynatıyor montella. çocuk koşuyor, zıplıyor filan ama milan'a yakışıyor mu desen ı-ıh... nerede şeva'lar, gilardino'lar, zlatan'lar nerede lapadula...

    işte böyle gencecik ve bir o kadar da potansiyelli bir kadrosu var milan'ın. şanslarına montella da tuttu. öyle böyle tutmadı hem de. takıma kazanma hasletini tekrar aşıladı. misal san siro'da 3-1 geriye düştükleri sassuolo maçını 70'den sonra 4-3 kendi lehlerine çevirmek filan milan'ın unuttuğu şeylerdendi. ya da en basitinden dün akşam oynanan italyan süper kupası finalinde bu takım penaltılarla da olsa juve'yi devirip kupayı aldı ve bu, kulübün 5 senedir kazandığı ilk kupa oldu. hatta galliani gundisi "kazandığım kupalar arasında en anlamlısı buydu." açıklamasını yapmış ki şampiyonlar ligi de dahil görmediği kupa yoktur bu adamın. giderayak berlusconi ve kendisi için iyi oldu bu veda.

    giderayak demişken çinliler 100 milyon avroluk 2. depozitoyu da yatırdılar. milan'a tam olarak sahip olmaları için daha 350 milyon avro yatırmaları gerekse de kulüp üzerinde etkileri iyiden iyiye hissedilmeye başladı. bunun iyi mi kötü mü olduğunu ya da olacağınıysa zaman gösterecek. şu yukarıdaki kadroyu destekleyecek mahiyette işlere imza atıp montella'ya tam özerklik sağlarlarsa ne ala... lakin gelen haberler piyasaya gök görmedik gibi saldıracakları yönünde maalesef.
  • --- alıntı ---

    avrupa’dan 1 yıl men.
    30 milyon € ceza.
    45 milyon € aşılmayacak maaş sınırı
    sattığın oyuncunun % 70 bedelinde transfer yap.
    milan kulübü başkanı, uefa başkanı'nın çocuğuna denk sayılacak.
    milano belediyesi her yıl 10 bin akçe vergi verecek.
    milano'daki askerler çevre illere çekilecek.
    ac milan takımı, rakip deplasmanlara taraftar götürmeyecek.
    yine ac milan takımının evindeki maçlarda tribünler %50-%50 bölünecek.
    milano'da yaşayan inter taraftarları 5 yıl içerisinde dilerlerse bağımsızlık ilan ederek ayrı bir yönetim kurabilecek.

    --- alıntı ---
  • sonunda satıldı. hani eskiden gazetelerde "hayatım roman" bölümleri olurdu ya, milan'ın şu son 2 senede yaşadığı alım-satım macerası da tam romanlık oldu. önce geçen yaz taylandlı komprador bee taechaubol almaya niyetlenmişti ama sonradan o iş yattı. bu yaz ise çinliler dadandı kulübe. yaklaşık 2 aydır çin'de enerji sektöründe faaliyet gösteren sonny wu ve konsorsiyumu almak için cebelleşiyordu kulübü. ilkin berlusconi inat etti satmamak için, sonra da kalp ameliyatı geçirdi derken iş uzadıkça uzadı, sürekli ertelendi. lakin arka planda başka şeyler de oluyormuş meğer. sonny wu'nun ekibinde yer alan han li isimli bir başka çinli iş adamı, anlaşmazlığa düştüğü konsorsiyumu bırakıp başka iş adamlarıyla başka bir konsorsiyum kurmuş. yeni konsorsiyumun lideri de yonghong li isimli bir iş adamıymış. anlayacağınız çinli ne kadar iş adamı varsa milan'ın dişlerini kontrol etti bu yaz. hatta bununla da sınırlı değil, dün de bir başka iddia vardı ortada. gene çinlilerin oluşturduğu fosun isimli bambaşka bir grup milan'a talip dediler. grubun pezevengi ise jorge mendes imiş. bereket ki bu söylenti ayyuka çıkmadı zira jorge mendes iliğini kemiğini sömürürdü koca rossoneri'nin, müzede ne kadar kupa varsa dökümcüde eritir satardı. neyse, dün öğleden sonra piyasaya milan'ın çinlilere satıldığı yönünde haberler düşmeye başladı ama adamların nüfuslarıyla orantılı olarak konsorsiyum sayıları var yukarıda gördüğünüz gibi, acaba kim aldı derken han li ve temsil ettiği ekibin bu işin arkasında olduğunu öğrendik. kulübün yüzde 99.9'u için halihazırdaki 220 milyon avroluk borcu da kapsayan 740 milyon avro ödeyecekler. berlusconi söz de almış: önümüzdeki 3 sene içinde 350 milyon avro para akıtacaklar transfere. bu yaz ise 100 milyon avro akıtmayı planlıyorlar ki 15 milyon avrosu çoktan kullanıma hazır halde bu paranın. şu an aklı başında ne kadar futbol adamı varsa aynı açıklamayı yapmakla meşgul: transfer piyasası çıldırdı. demek istediğim şu, hani 100 numaralı adam filminde kemal sunal, babasından aldığı harçlığı azımsarken "bu parayla şey bile çekilmez..." der ya, 100 milyon avroyla da günümüz transfer piyasasında bir bok yapamıyorsun. üst seviyelerde durum böyle. ha, 3 tane sağlam transfer yapılabilir gene de ki bunlardan birisinin cuadrado olacağı söyleniyor. yine de çok umutlanmamak lazım, kadro o kadar zayıf ki 3 ya da 4 adamla çehresi değişebilecek gibi değil. taş çatlasa ilk 3'ü zorlarlar.

    gelelim berlusconi'ye... dile kolay 30 senedir sahibiydi milan'ın. onun döneminde milan; 8 scudetto, 1 italya kupası, 6 italya süper kupası, 5 şampiyonlar ligi şampiyonluğu, 5 uefa süper kupası ve 1 kıtalarası kupa kazandı. 2010'lu yıllara kadar hep süper kadrolara sahip oldu ve janti hocalar tarafından çalıştırıldı. kısacası milan, bir dünya devi haline geldi. işbu sebeplerden ötürü milan taraftarında bu durumla ilgili bir mahzunluk da söz konusu. artık illallah demeye başlamışlardı ama şu an burunlarının direkleri de sızlıyordur. "gidiyor gönlümün efendisi..." modunda olanların sayısı hiç de az değil. lakin çinliler, onursal başkanlık payesini vermeyi düşünüyormuş silvio'ya ki adı onursal olsa belli başlı konularda fikri elbette alınacaktır. misal çinli patron milano'ya gelse ve canı escort kız çekse, danışmak için berlusconi'den daha ehil kimi bulacak ki?

    her şeye rağmen ve her şey için: (bkz: grazie presidente)

    edit: http://gianlucadimarzio.com/...8/milan2-900x444.jpg

    soldaki han li, sağdaki yonghong li imiş.
  • 'galatasaray'a ceza vermiyorsunuz, neden bize ceza veriyorsunuz?' diye gittiniz bizi uefa'ya şikayet ettiniz, acınız büyük diye sesimizi çıkarmadık. şimdi ise 2 aydır uğraştığımız seri'yi almak için bir ton para döküyorsunuz önlerine (!) derdiniz ne la sizin? aradan 20 sene geçmiş, sizi şampiyonlar liginde 4. yapıp üstüne uefa'yı aldık diye mi bütün bunlar? 'lige odaklanın, bir de avrupa'yla uğraşmayın, yorulursunuz' diye size iyilik yapmak istemiştik biz.

    seri kardeşimiz sevdiğimiz bir kardeşimizdir. terbiyesizlik yapmayın, salın çocuğu !!!
  • sayemizde uefa'dan ceza almaktan kurtulan italyan kulübü. el alem de bunlara güvenip bizim de ceza alacağımızı düşünüyordu.

    düşünsenize ya. allah korusun fenerbahçeli'siniz. kendi aranızda "oğlum milan ceza aldı, galatasaray yırttı. rahat olun milan bunun peşini bırakmaz. muhakkak ceza aldıracaklardır bunlara. milan bu, boru mu amk?" diye konuşun. sonra olaylar olaylar. milan galatasaray'a ceza aldırmayı bırak, galatasaray milan'ı da kurtarsın.

    seneler evvel uefa hagi'nin kırmızı kartında indirime gidince nouma için de indirim talebiyle ufa'ya başvuran bjk'nın babayı alması geldi aklıma.

    yav bunlar eğitiılmezdir yav. bunlar katiyan eğitılmezdir.
  • https://skor.sozcu.com.tr/...ayi-kaldirdi-756001/

    --- alıntı ---

    cas, uefa’nın milan’a verdiği cezayı kaldırdı!
    sky sport italia'nın son dakika olarak geçtiği habere göre, uefa'nın milan'a verdiği "avrupa kupalarına katılmama" cezasını italyan kulübünün itirazı sonrası cas kaldırdı.

    --- alıntı ---

    bunu yorumlarsam, bu durumda galatasaraya ceza verme olasılığıda ortadan kalkmış oldu.

    galatasaray'a ceza veremeyeceğini anlayınca milan'ın cezasınıda kaldırmış.

    galatasaray ağır taşdır, kaldıramazsın.

    tekrardan teşekkürler mustafa cengiz yönetimi
  • ya yolsuzluk yapıyorlar ya da italyan dursun özbek tarafından idare ediliyorlar, başka bir açıklama bulamıyorum. piyasada boşta bir çok kariyerli, winner karakterde hocalar (mourinho, allegri, blanc vs gibi) varken gidip kayserispor'un bulabileceği tarzda hocaları takımın başına geçiriyorlar.

    pioli de giderse samet aybaba, igor tudor veya riekerink'e teklif yapsınlar. bir kulüp nasıl bu kadar kötü idare edilip bu vasatlığa izin veriyorlar gerçekten anlamıyorum.

    ey ac milan tarafları size sesleniyorum, varsa riva ve florya gibi araziniz sakın satış için italyan dursun özbek'inize onay vermeyin yoksa var olan son umudunuz da biter. sonra fatih terim hocamı kurtarıcı olarak bizden almaya falan kalkarsınız, baştan uyarayım*.
  • yıllardır transfer ve kadro mühendisliği konusunda müptezellerin yönettiği kulüp.

    daha geçen sene 40 milyona aldığın bonucci'yi belese yolluyorsun. karşılığında aldıkları caldara belki müthiş bir stoper olacak onu bilemem şu an dünyanın en iyi stoperlerinden olan, daha geçen yaz 40 milyona aldığın adamı bedavaya yollamak ahmaklık.

    higuain için dünya paralar verildi. daha geçen sene silva ve kalinic'e 60 milyona yakın para verildi.

    bir de bizimle karşılaştırma yapıyorlar men konusunda. bu herifler 10 kere men almayı hak ediyor.