• 22999
    son zamanlarda oynananan oyun ve yaşanan hezimetlerden dolayı rahatsızlığını dile getirip çözüm olarak teknik ekibin değişimini isteyenlere "sizin yüzünüzden terim bir 'wenger' bir 'sir alex ferguson' olamadı deliniyor.

    fatih terim'in galatasaray için bir arsene wenger, bir sir alex ferguson olamamasının nedeni kendisine sabır göstermeyen taraftar ya da yönetim değil bizzat fatih terimin kendisidir.

    1. terim döneminde genç yaşına rağmen takımın başına getirilen ve henüz ilk senesinde her iki fenerbahçe derbisini de kaybetmesi ve hatta kendi evimizde 4-0 gibi bir skorla yenilmemize rağmen yönetim ve taraftar hep terimin arkasında oldu. terim 4 yıl üst üste şampiyonluğu uefa kupası ile taçlandırmış ve galatasaray'a gerçekten de altın çağını yaşatmıştı. "imparator" lakabını da tüm yaşattıkları ile hak etmişti. ancak belki 40 milyonu aşan galatasaray taraftarının kulübe bağlılığının ve içerisinde galatasaray adı geçmeyen başarıların anlamsızlığının aksine terim'in içerisine galatasaray'ın bulunmadığı başarı planları vardı kendi hayalleri gerçekten de "dünyalardan büyüktü". günümüzde sıkça kullandığı "avrupa kulüpleri arasındaki makas"ın o kadar da açık olmadığı, avrupanın bir numaralı kupasında takım olabilen ve doğru futbol oynayabilen her takımın başarılı olabileceği, dönemin en pahalı ve sansasyonel transferi olan luis figo'nun bile günümüzde premier ligde orta sınıf bir oyuncuya verilen bir bonservis ile real madrid'e transfer olduğu dönemde takımda kendi isteği ile ayrılmış, ligde dönemin olimpik lyon'u gibi ambargo koyup, bayern münih'i gibi tek hakimi olunabilecek iken takımı bir anda bir bilinmez ile karşı karşıya bırakmıştı. belki de kendisinin takımda kalması durumunda muhtemelen hakan şükür, emre belözoğlu, okan buruk gibi isimlerde aidiyet duygusu ile kadroda tutulabilecek, sonraki sezon şampiyonlar liginde çeyrek final oynamış takım şampiyonlar liginde çok daha ilerisini de görebilecekti. ancak terim belki de hayali olan bir numaralı kupanın galatasaray ile mümkün olmayacağını düşündü ve avrupada baş üstü takım ile başarı hayalleri ile kendi isteği taraftarın adeta yalvarırcasına kalmasını istemesine rağmen galatasaraydan ayrıldı. kovulmadı ya da yönetim krizi ile gönderilmedi. kendisi ayrıldı.

    2. terim dönemi uefa zaferi sonrası lucescu ile ilk dönem jardel'li kadro ile şampiyonlar liginde çeyrek final oynamış, süper kupayı 1. dönem los galacticos'un elinden almayı başarmış olan takım okan buruk, emre belözoğlu gibi isimlerin sabote ettiği ankaragücü maçı ile şampiyonluğu kaçırmıştı. ancak lucescu galatasaray tarihinin en iyi şampiyonlar ligi performansını sergilemişti. sonraki sezon fleurquin, perez gibi kiralık oyuncular ile şampiyonlar liginde ikinci tura kalmış, radu niculescu gibi bir isimden bile liverpool maçında gol katkısı alarak roma, liverpool ve barcelona'dan oluşan belki de tüm zamanların en zorlu gruplarından birinde son maça kadar nağmalup gelerek çeyrek final şansını barca maçı ile kaçırmıştı. ligde ise sezonu şampiyon olarak bitirerek yine bir yıldız muhabbetinde fenerbahçeyi geride bırakarak fenerbahçeye son maçta her tarafı yıldızlarla kaplı forma ile çıkma kepazeliğini yaşatmıştı. her şey mükemmel gider iken 2000'lerin başı sonrası yaşanan karanlık dönemi başlatacak başkalık seçimi sürecine girilmişti. "hayalleri dünyalardan büyük" olan imparator işlerin yolunda gitmesine rağmen fiorentina'dan ayrılmış dönemin dominant kulüplerinden olan milan ile anlaşmış ancak başarısız olmamasına rağmen italya basınında oyuncuların da başını çekitiği itibarsızlaşma ile takımdan gönderilmişti. tüm bunlar yaşanır iken galatasaray lucescu ile şampiyonlar ligi performansı iffhs sıralamasında ilk sırada bulunduğu dönem olmuştu. mehmet cansun sonrası başkan adayı olan özhan canaydın lucescu'ya rağmen gönüllerin teknik direktörü "fatih terim" vaadi ile girdiği seçimi kazanmış, şampiyon kulüpler kupasında yarı final sonrası 1 numaralı kupadaki en başarılı, şampiyon teknik direktörü göndererek terimi takımın başına getirmişti. fatih terim yine "aslolan galatasaraydır" sözü ile çelişerek kendisinin mimarı olduğu altın çağ sonrası ılımlı yaşanan geçiş ile gayet yolunda giden lucescu dönemini sonlandırarak galatasaray için rüya dönemini bitirmiştir.

    ikinci terim dönemi ise lucescu dönemi kadrosu sanki yetersiz ve başarısızmış gibi ilk 11 de yalnızca 5 yabancı oynatılabilmesine rağmen almaguer, felipe, batista, christian, pinto, revivo, xavier, lukunku, sarr, baliç, bartu , petre, prates gibi hemen hemen hiçbirinden verim alınamayan isimler ile sözleşmeler yapılmış ilk sezonunda takımdan gönderdiğimiz lucescunun 85 puan toplayarak şampiyon tamamladığı ligi 77 puan ile ikinci bitirmiş ayrıca fenerbahçe derbisinde rakibin en büyük silahı olan ariel ortega'nın 57. dakikada kırmızı kart gördüğü ve 30 dakika 10 kişiye arşı oynanan maçtan 6-0 gibi bir hezimet ile ayrılmıştı. şampiyonlar liginde de işler yolunda gitmiyordu. galatasaray kulüp tarihinde ilk defa şampiyonlar ligi ön elemesi oynanmadan katıldığı şampiyonlar liginde bir önceki sezon barca, roma, liverpool grubunudan gruptan çıkma şansını son maça kadar sürdüren takım barca, lokomotiv moskova, brugge gibi takıların olduğu grupta sonuncu olmuştu. sonraki sezon yine olympiakos- sodiedad- juve'nin olduğu nispeten önceki sezona göre zor bir gruptan çıkamayarak belkide uefa dönemi ile kendisinin yarattığı "avrupa kupalarında saygı duyulan ekip" olan galatasaray'ı artık her sezon avrupa kupalarında boy gösteren ancak eski saygınlığı olmayan bir kulübe doğru evirip rize deplasmanı sonrası

    "şu anki vedam döneceğimi gösteren bir veda değil. galatasaray'da öğrendiklerim, her şeyi ulu orta kamuoyunun önünde tartışmak değildi. 20.45 itibariyle galatasaray'da teknik direktörlük ceketini tamamen astım. bir daha asla galatasaray'da teknik direktör olarak çalışmayacağım. türkiye'de de çalışmayacağım. vedam biraz geniş kapsamlı veda. siz fatih terim olun bir takım şeylere maruz kalın. benim ihtiyacım yok kendimi savunmaya. yurtdışında biz yine kendi insanlarımızı temsil etmeye devam ederiz" iddialı demeci ile istifa etmişti. sonraki dönem yurt dışında herhangi bir takımla anlaşmayan terim milli takım ile yoluna devam etmişti. hani diyorlar ya terim başımızda daha uzun süre kalsaydı acaba nasıl bir galatasaray filmi izleyecektik diye asıl soru "eğer ikinci terim dönemi yaşanmasaydı ve sonraki dönemlerinde "sahtar doneks" ten her yıl şampiyonlar ligine katılan saygın bir ekip yaratan lucescu ile galatasaray yoluna devam etseydi acaba nasıl bir film izleyecektik? lucescu ile şampiyonlar liginin saygın ekiplerinden iken sadece 2 yıl sonra yapılan statü değişikliği ile ikinci turda grup eleme sisteminin kalktığı ve biraz da kura şansının yardımı ile her takımın yarı final-final yolunun açıldığı şampiyonlar liginde ilk sezonda izlenenen porto-monaco finalistlerinden biri belki de biz olacaktık kim bilir.

    3. terim dönemi ise adnan polat sonrası her anlamda dibi görmüş bir galatasaray sonrası ünal aysal ile farklı bir vizyona bürünecek ve 2000 lere en yakın galatasarayını bize izletecek bir dönemdi. bir öncesi sezonda galatasaray dışındaki süper ligdeki hemen her akımın şike skandalına bulaştığı ve temmuz ayında yapılan baskınlar ile iki ezeli rakibin birinin başkanının diğerinin ise eski teknik direktörünün tutuklandığı ve süper kupa finalinin oynanmadığı bir kaos ortamında iç piyasada bir önceki sezon fenerbahçe ile son maça kadar çekişip şike ile şampiyonluğu kaptıran trabzonsporun kilit isimlerinin de transferi, arda turan gibi "yeniçeri" zihniyetli ismin takımdan ayrılışı ve yerli yabancı tüm trasnferlerden alınan verim galatasaray adeta yeniden doğuyordu. üst üste gelen iki şampiyonluk, şampiyonlar liginde çeyrek final başarısı ile 2000 sonrası galatasaray'ın hem türkiye de hem de dünyada en çok konuşulduğu dönem olmuştu. ancak fatih terim için galarasay ile kazanılacak başarılar belli ki yine yeterli gelmemişti ki kafasında hem galatasaray hem de milli takım yönetme gibi grandiyöz planları vardı. ünal aysal'ın

    "fatih hoca çok faydalı bir elemanım. ben maaşlı çalışan lafını tüm profesyonel çalışanlar için söyledim. fatih hocamızla da ben hep temas halindeyim ve inanılmaz bir diyalog içerisindeyim. kulübümüze büyük bir katkı sağlıyor. onun arkasından konuşmak gibi bir şey olmaz. olursa ayağıma kurşun sıkmış olurum. kendisiyle yüz yüze konuşmasak da sürekli telefonlaşıyoruz"
    demeci sonrası "eleman" benzetmesine yıllık "2,5 m eu" alan fatih terim çok içerlemiş sonraları ünal aysal çok defa laflarının çarpıtıldığını söylese de aslında tıpkı ilk döneminde de faruk süren ile de zaman zaman gündeme gelen başarıyı paylaşamama hastalığı ortaya çıkmıştı.

    2013-2014 sezonunda basının da sürekli üzerine oynadığı kriz sonrası ile drogba, wesley sneijder, felipe melo gibi üst düzey oyunculardan kurulu şampiyon kadro en rahat şampiyonluklardan birine ulaşacak iken hiç olmuş ve belki üst üste 4. şampiyonluk şansımız ortadan kalkmıştı. o dönem önce "eleman" dedi tartışması, ardından 2 sezon boyunca demeçleri ile mücadele ettiği tüpçü ve ekibinin milli takım teklifi sonrası; yönetimin tartışmaları sonlandırmak adına kendisine sunduğu kontratı ısrarla kabul etmemesi 3. dönemini de aslında kendisi sonlandırmış oldu. 2000 li yıllarda güzellik yarışması jüri üyeliğinden, azılı fenerbahçeli acun'un surivor programı birleşme partisine kadar tüm kesim tarafından takdir görmek terimin önceliği olmuştur. aynı dönemde ismi iktidar tarafından stadlara verilen, demirören ile kader ortaklığı yapan galatasaray dışında her kesim tarafından yine tam istediği gibi sevilen bir "değer" olmuştu. o sezon ayrılıktan hemen sonra play off, yabancı kısıtlaması, kazanılan başarıların seremonilerindeki yüz ifadeleri ile tarihteki galatasaray'a karşı en art niyetli federasyon başkanı olan demirören ile sırıtarak verdiği o poz da unutulmazlar arasında yerini aldı. kaderin cilvesi ki aynı demirören bu defa terim'in istifasını kabul etmeyip 1 hafta sonra milli takımdan kovarcasına sözleşmesini fes etmişti. üstelik kepapçı baskını, kepapçının sonradan yaptığı açıklamalar ve haklı olarak "ahımız var hocam" sitemi ile küskün galatasaray taraftarı ile itibarı ülke içinde hiç olmadığı kadar düşmüştü.

    3. terim dönemi öncesi hatalarla dolu adnan polat dönemi mevcut. ibra edilmeyene ve baştan sona skandallarla dolu galatasaray döneminin en karanlık yönetimi de olsa takım dipte iken "acaba" umudu ile terim'e teklif yaptıklarını adnan polat bizzat açıklamış biraz da sitemli şekilde terimin teklifi kabul etmediğini belirtmişti. o dönem adnan polat ve ekibi haksız, terim ise haklı bulunmuştu ancak sonrasında 4. döneminde galatasaray tarihinin belki de en kötü niyetli, en karaktersiz başkanı olan dursun aydın özbek'e can suyu olacak 4. terim dönemini başlatacak teklifi kabul etmiş ve üstelik canlı yayında dursun özbek'in gövde gösterisi olacak şekilde sözleşmeyi deklare etmişlerdi. terim her dönem kariyer planlamasında galatasaray ismi mantıklı ise galatasaray'ı seçmiştir. teknik direktörlüğü yetersiz olsa da george hagi'nin "galatasaray iyi ben yok,galatasaray kötü ben var." fedakarlığı hiçbir zaman terim'de olmamıştır. 4. terim döneminde eğer ki terim basın ve toplum tarafından bu kadar itibarsızlaştırılmamış olsaydı ve demirören ve ekibi tarafından belki de kariyerinde ilk defa "kovulmamış" olsaydı 4. terim dönemi belki de hiç başlamayacaktı.

    8 lig, 3 tsyd kupası, 3 türkiye kupası, 2 cumhurbaşkanlığı kupası ve 3 kez tff süper kupa, 1 uefa kupası galatasarayı galatatasaray yapan başarılardandır. fatih terim de türk futboılunun gördüğü muhtemeelen de göreceği en başarılı spor adamıdır. kesin olan bir şey varsa terim'n galatasaray sevgisi, terim semptatizanı olan galatasaraylılar ya da galatasaray'a gönül vermiş herhangi bir taraftardan fazla değildir. 3. terim sonrası tüm terim ailesinin sosyal medya hesaplarında 4. terim dönemi başlayana kadar galatasaray ile ilgili tüm paylaşımları silmesi de bunun kanıtıdır. ne derseniz deyin terim sizin kadar galatasarayı sevmiyor. ilahlaştırmanın anlamı yok.