• 5
    (bkz: #2180421)

    sene başı bunları yazmıştım, yeni yönetim ile umutlarım arttı ama bir ceza gelecekse dursun özbek kadar biz taraftarların da suçu var. herkes bir ton transfer istedi hatta devre arası transfer yapılmadı diye yeni yönetime bile sövüldü. herkes halinden memnundu, kimse gerek yok demedi. yönetim de taraftarı bildiği için saçıp savuşturdu. evet takıma takviye lazımdı ama bu paralar çok fazlaydı. umarım ceza almayız ama alsak da almasak da biz taraftarların da bir şeylerin farkında olması lazım ve kendimizi değiştirmemiz lazım.
  • 8
    ''bugün bazı basın yayın organlarında uefa kulüp finansal kontrol kurulu araştırma komisyonu’nun galatasaray sportif a.ş. üzerindeki incelemesini tamamladığı ve buna bağlı olarak 2016 yılında verilen 1+1 yıllık avrupa kupalarından men cezasının ikinci bölümünün uygulanmasına yönelik tavsiye kararı verdiği şeklinde haberler yer almıştır. ancak mezkur haberdeki tüm detaylar tamamıyla asılsız, kasıtlı ve uydurmadır.

    galatasaray’ın finansal fair play ile ilgili uefa’yla yürüteceği görüşmeler, 9 mart 2018 tarihinde başlayacaktır. bu görüşmelerin sonuçlarını şeffaflık ilkemiz gereği geçmişte olduğu gibi kamuoyu ile paylaşacağımızın bilinmesini isteriz. bu itibarla; spor camiasının bu tip art niyetli ve galatasaray’a zarar verme amaçlı haberlere asla itibar etmemesi gerektiğini aynı zamanda resmi mecralarımızdan yapılmayan bu tip açıklamaların doğruluk değeri taşımadığını bir kez daha kamuoyunun bilgisine sunarız.''

    galatasaray spor kulübü
  • 15
    ümitsizlik hali olmasının sebebi, durumun çok da iç açıcı olmamasıdır. taraftarların genel anlamda ffp'nin ne olduğunu bilmemesi de bakış açısını etkiliyor. beşiktaş'tan bahsedilmiş. evet beşiktaşın çok borcu var, fakat ffp cezası borçlardan dolayı verilmiyor. sezonluk kar ya da zararlardan dolayı veriliyor. beşiktaş felaket giderken uefa ile oturdu ve bir protokol imzaladı. şu yıl şu kadar, ondan sonraki yıl şu kadar maksimum zararımız olacak, bonservis ödemelerimiz, kazandıklarımızı aşmayacak falan gibisinden. tam detaylarına bakmadım ama isteyen kolayca bulur zaten. beşiktaş da bu protokole uygun davrandığı için men cezası falan almadı.

    biz de bu protokolden yaptık, ancak uymadık. hatta uymadık demek çok hafif olur. adamlara sanırım 3 sezonu kapsayan total maksimum zarar sözünden 100(yüz) milyon euro daha fazla zarar ile gittik. bu süreçte dursun özbek yönetiminin çapsız bir savunma yaptığı aşikar, orada sıkıntı yok. ancak güzel arkadaşlar, dünya üzerinde galatasaray'ın o cezayı almamasını sağlayacak bir savunma yapılabilmesi teknik olarak mümkün değildi.

    sonra ceza aldık. işte o 65 milyon euroluk maaş limitleri falan koyuldu. bildiğim kadarıyla da bunlara uyuldu. yalnız benim bilmediğim nokta şu: uefa o cezadan sonra bize iki sezon için bir zarar limiti falan koydu mu? normalde önceki ffp dönemlerinde uefa bu durumda önümüzdeki yıl maksimum 20m, sonraki yıl 10m, ondan sonraki yıl da 0 zarar hedefi koyardı. 3 yıllık zararı maksimum 30m euro'ya getirmek için. biz mesela böyle bir anlaşmaya uymamıştık ve ceza almıştık. şimdi o men cezasından sonra da böyle bir durum olduysa, sadece geçen sezonki zararımızın 250 milyon lira civarında olduğunu söylemek, yeterince açıklayıcı oluyor bu durumda.
  • 17
    yaklaştıkta geren toplantıdır. yine yanlış anlaşılmaları şu şekilde düzeltelim. bjk örneğini vermeye bayılmıyorum ben de ama kızmasın kimse, daha rahat anlaşılıyor.

    bjk'nin yaptığı anlaşma şu:

    http://www.uefa.com/...2245835_DOWNLOAD.pdf

    -kaydedebileceği oyunculara sınırlama getirilecek(25 yerine 22).

    -2016'da biten sezon maksimum 20m euro zarar, 2017'de biten sezon maksimum 10m euro zarar edecek. 2018 mayıs
    geldiğinde de, uefa ffp uyumunu tam olarak sağlayacak. nedir bu uyum; 16,17 ve 18 sezonlarında toplam 30m euro zarar.

    "borç" kelimesini bir kenara bırakmak gerekiyor. çünkü uefa senin borcun ile değil, yıllık performansın ile ilgileniyor. bjk'nin borcu arttı, elbette finansal olarak sıkıntı ama adamlar kar ediyor. gerek uzun vadeli borç alıyor, gerek oyuncu satıyor. mesela,

    https://tr.investing.com/...at.-income-statement

    2016'da biten sezonu sadece 58m lira zararla tamamladılar. uefa'ya 20m euro zararı geçmeyiz dediler ve sözü tuttular. 2017'de biten sezonu 4.7m lira kar ile tamamladılar. uefa'ya 10m maksimum zarar edelim demelerine rağmen. bu sene de kar edecekler zaten kesin. yani adamlar tam manasıyla uyuyor. o yüzden hiç bizle karşılaştırmayalım. adamlar uefa'ya verdiği neredeyse her sözü tutmuşken, verselerdi onlara verirlerdi demek çok yanlış.

    uefa ffp periyotları da normalde şunlar. yani seninle anlaşma yapmalarına falan gerek duymadan aslında bunlara uyman gerekiyor.

    https://www.google.com.tr/...mgrc=5geeRSovdnMlHM:

    biz 3. satır için, yani 13,14 ve 15 senelerindeki zararlarımız yüzünden ceza aldık ve ceza tabloda yanında yazan sezonu etkiledi (16/17), o sezon men edildik. tekrarlıyorum, cezanın borçla uzaktan alakası yok. 30m euro yerine 134m euro zarar ettiğimizden dolayı aldık. şimdi buradaki soru şu, uefa'nın ceza aldığımızdan sonraki iki sezon için 65m euro maaş limiti dışında bizden beklentisi neydi? eğer uefa olarak size ceza verdiğimiz dönemleri attık gitti, ondan sonraki 15/16 ve 16/17 sezonu için değerlendirme yapacağız derlerse, sıçtık. umarım zaten bir kere ceza aldığımız için yeni bir protokol yapabiliriz. yoksa iki sezonluk neredeyse 100m euro civarı zarar ile çıkacağız karşılarına yine yani.

    umarım almayız tabi ama ceza alırsak da kimse şaşırmasın, çünkü matematik açıdan bakıldığında şaşırılacak hiç bir şey yok.
  • 19
    avrupa'dan men alacağımıza inanmıyorum. uygulayacakları yaptırım maddi konularda olacaktır. maaş sınırı, aldığın kadar sat vb. karamsarlığa kapılacak bir konu yok bence. kulübün finansal yapısını istikrarlı hale getirmek için bazı kısıtlamaların gerektiği kesin. yoksa her gelen kafasına göre harcama yapıyor. önemli olan bu görüşmelerde doğru savunmaları yapmak ve gelen kısıtlamalara akılcı yaklaşmak. en basiti bonservissiz oyunculara yönelmek gibi. çözülemeyecek sorunlar değil. yeter ki doğru insanları, doğru pozisyonlara getirelim kulüp içinde. kulüp içinde devrecilik, adam kayırmacılık yapmayalım, kulübün parasını yiyenlere ya da çarçur edenlere izin vermeyelim.
  • 20
    uefa platini dönemindeyken bizim gibi ülkelerin takımlarına çok iltimas geçti. platini köpekbalıklarına yem olmasınlar diye küçük balıkları destekliyordu biraz. ama yeni başkan sloven bir avukat. taviz vermeyen bir kuralcı. bu uefa'nın kararlarına da yansımaya başladı. platini'nin getirdiği bate'lerin maribor'ların cl oynayabildiği sistemi bile hemen yok ettiler. o yüzden benim büyük cekincelerim var.
  • 23
    transfer yasağının olabilecek en kötü senaryo olacağı toplantı. ısrarla söylüyorum bunu. bakın sattığın kadar adam al değil, direkt transfer yasağı diyorum.

    kiralık aldığın nagatomo'nun bile bonservisini alamayıp sol bekte latovlevici ve hakan balta ile, orta sahada selçuk inan ile kuracağın rotasyonla seneye başakşehir'den çift haneli puan farkı yediğinde görürsün. şampiyonlar ligi'ni düşünmek bile istemiyorum. gol yeme rekorları kırıp rezil rüsva oluruz.
  • 24
    $ampiyonlar liginden men gelirse oyunculari nasil motive edecegiz diye kara kara dü$ündüren toplantidir. hepsinin hayali $ampiyon olup $ampiyonlar ligin arenasinda boy göstermek. atiyorum bir rodrigues isim yapip daha iyi bir takima transfer olmak isteyebilir veya bir gomis gösterecegi performansa göre milli davet beklemek isteyebilir.

    $ahsi fikrim, men gelirse $ampiyonluk yüzdesi dü$er.

    galatasaray o i$leri a$ti artik. sade $ampiyonluk kesmiyor. bu alanda zaten lider konumda. galatasaray yabanci takimlari yenmeye programlanmi$ bir kulüb. sirf yenmeye degil, kupa kaldirmaya.

    $ampiyonlar liginden men demek, hedefsiz kalmak demek. hedefsiz galatasaray, avsiz aslandir. avsiz aslan, aç ve bitik aslandir.
  • 25
    mali işler uzmanı, bir istatistikçi olarak bir kaç şey söylemeye geldim.

    öncelikle, herhangi bir ceza alacağını düşünmüyorum.
    bunu daha önce de söyledim. dursun özbek'in arsaları satmak için özellikle bir ceza almayı istediğinden bahsetmedim ama bahsedeceğim...

    şimdi konumuz bu değil.

    http://www.futbolekonomi.com/...4279-beikta-bjk.html

    beşiktaş, teknik iflas denilen şirketin özkaynaklarının borçlarını karşılamadığı noktaya gelmiş durumda.
    bizim durumumuzdan farkı da tam olarak bu. bizim borcumuzu, özkaynayklarımız karşılıyor ancak bunlar uzun vadeli projeler ve günümüzü kurtarmıyor.

    beşiktaş, ffp'nin yıllık bazdaki kar/zarar olayına baktığını fark ediyor ve buna göre bir plan hazırlıyor.
    evet üç yılda zarar etmiyorsun ama uzun vadeli borçlanıyorsun, üstelik teknik olarak iflas etmiş durumdasın. yani, eğer mayıs 2018'de beşiktaş ffp toplantısında "abi aferin size sınırlama filan yok" derse ffp boş beleş bir şey olduğunu kanıtlayacak yeniden..

    zira bir kulübün, özkaynakları, sermayesi borcunu karşılamıyorsa teknik olarak iflas etmiş durumdaysa, gelirlerine oranla 3 kat borcu artıyor ve borç alacak farkı yüzde yüz 22 artmış durumda. buna bakmayıp, aferin üç yılda zarar etmemişsin dersen, bu o kulübün senin ffp'nin uyduğu anlamı taşımaz. seni kandırdığı anlamı taşır.

    şubat ayında üste linkini paylaştığı teknik iflas haberi hiç bir sitede yer almadı neredeyse..
    tam olarak ünal aysal dönemindeki galatasaray... beşiktaş'ı neden konuştum bu kadar çünkü ffp'nin asıl cezayı vermesi gereken kulüp o olduğu için..

    galatasaray'ın borcu artmış.
    evet ama alacağı daha fazla artmış ve borç alacak farkı (yani, gelirlerin giderlere olan oranı) yüzde 17 azalmış.
    en az borç alacak farkı olan kulüp konumundasın. borç artıyor ancak gelirlerinde artıyor ki bunun içinde henüz florya ve normalde gelmesi gereken riva'nın kar paylaşımı yok.. (dursun'u övdüğüm sanılmasın, elimizdeki anlaşma çok kötü bir anlaşma. bu siyasi konjonktür'de bedava elimizden alınmadığına ayrıca dua ediyorum)

    yani iyi bir savunma ile rahatlıkla atlatılabilir.
    gelecek en büyük ceza da sattığın kadar al olur.. iyi de olur. daha çok araştırılır, daha ucuz ve genç yeteneklere yönelinir.. daha iyi olur her açıdan.

    ama beşiktaş'ın yaptığı çakallığa bakıp ffp'nin aslında boktan bir şey olduğunu görmek çok mümkün.
    korkmayın hiç bir şey olmayacak.