• 1
    2002-2003 sezonunun 16. haftasında oynanan derbi maçıdır..jimnastik kulubu bu maçta son samiyen galibiyetini kuddusi müftüoğlu'nun attığı penaltı golüyle almıştır.. bu maçla ilgili hatırladığım en önemli şey inanılmaz soğuk bir hava olduğu ve cordoba ve mondragonun maç sırasında ısınmak için türlü haraketler yaptığı ve benim maçtan sora 1 hafta yataktan kalkamadığımdır.. ayrıca hatırlıyorumda maçta yeni açıktaydık ve aklımda yan tarafımdakilerin yaşadığı şu ilginç olay kalmıştı..

    -ulan i.nelere bak bizim sahaya bjk bayrağı asmışlar.. *
    -hasktr vay şerefsizler..(abim bu sırada direğe tırmanmaktadır)
    -olum dikkat et lan düşüceksin..

    adam çoktan bayrağı koparmış ve yere inmiştir.. tam bayrağı yırtmaya başladığı sırada polisler oraya doğru koşmaya başlamışlardı.. bu sırada gazı veren adam ortadan yok olmuştu.. adamın yaka paça gütürülürken ki abi yapmayın salı günü askere gidicem yakmayın beni çığlıkları hala kulaklarımda çınlamaktadır..

    maç için ayrıca:
    (bkz: kuddusi müftüoğlu)
  • 2
    61. dakikada hasan şaş ceza sahası içerisinde düşürülmüş, maçı izleyen herkesin penaltı beklediği pozisyonda gelen devam kararı sonrası haklı olarak çılgına dönen hasan kuddusi müftüoğlu'na doğru koşmaya başlamış; yerde yatan carlos antonio zago'nun çelmesiyle yere düşmesine rağmen inatla hakeme gitmiş ve itirazları nedeniyle sarı kart görmüştü. 77. dakikada ibrahim üzülmez'in attığı gol hem kendi kariyerini yükselişe geçiriyor hem de 7 sezon sonra beşiktaş'a ali sami yen stadyumunda 3 puanı getiriyordu.
  • 3
    bu maça kadar kendi sahamızda üst üste kazandığımız maç sayısı ya 24 ya 25 idi*. bu, dünya rekoruydu ve biz bu rekoru boca juniors ile paylaşıyorduk. bu maçı kazansaydık rekorun tek sahibi olacaktık; ama sir ibrahim üzülmez'in sağ ayağıyla attığı gol rekorun tek sahibi olma şansımızı alıp götürdü. maçı kaybetmek bir yana koskoca rekor ibrahim üzülmez'in sağ ayağında eriyip gitmişti. ibrahim futbol hayatı boyunca bir de bodo glimt denen norveç takımına sağ ayağıyla bir gol attı. başka da yoktur herhalde.
  • 4
    hayatımda bir galatasaraylı futbolcuya ilk ve tek küfrettiğim pozisyonun yaşandığı maç. 1-0 gerideyken 3'e1 yakaladığmız kontrada fabio pinto bomboş durumdaki arif'e vermek yerine topu sıfıra kadar sürüp saçma sapan bir şut çekmişti. o günden bu yana üstünde sarı kırmızı olan kimseye küfür etmedim.

    ve evet ibrahim üzülmez'den gol yedik ya bu maçta. maç sonunda babamla acayip bir kavga etmiştik. lucescu vs terim'di kavganın sebebi.
  • 5
    kurban bayramının 4.gününde oynanan maç.
    bayramın ilk 3 günü ve arefe günü çok güzel bir hava vardı. ne hikmetse maç günü hava birden soğumuş, maçta da tabir-i caizse götümüz donmuştu.
    bir gün önce emre belözoğlu inter formasıyla lazioya 2 gol atmıştı.
    bir şeylerin ters gideceğinin belirtileri bunlarla sınırlı kalmamış, gişeden 17 liraya aldığımız yeni açık biletleri, maç günü karaborsada önce 15 lira, sonra 10 liradan satılmıştı.
    bunların sonucu olarak ibrahim üzülmezin sağ ayağıyla gol atması bizi pek şaşırtmamıştı.
    maçın sonlarında bir arkadaşımla arif mi daha iyi ümit karan mı tartışmasına girmiştik.
    arif son dakikalarda numaralı tribünün önüne kadar gelip taç kullanmaya çalışınca tartışma sona ermişti.
  • 7
    galatasaray bu maçla beraber ali sami yen'de süre gelen haftalardır yenilmezilik sersini kaybetmiştir. 2000-2001 sezonu 32. hafta, sami yen'de okan-emre'nin satışına ve fenerbahçe'nin ankaragücü'ne verdiği teşvik primine yenildiğimiz ankaragücü maçından sonra, sami yen'de, 2000-2001 sezonundan gelen 1, 2001-2002 sezonundan gelen 17 ve 2002-2003 sezonundan gelen 7, toplamda 25 maçlık iç saha galibiyet serisi rekoruna beşiktaş deli ibrahim'in golüyle son vermiştir. hakkını verelim, allahın delisi harbi güzel gol atmıştı, eski açık tarafındaki kaleye kapalı tarafındaki ceza sahası çaprasından. ki deli ibrahim'i küçümseyenlerden değil, aksine bir sabrisever olarak ibrahim üzülmez'i takdir edenlerdenim.

    çok hastayım. siz diyin 39, ben diyim 40 derece ateşim. ayakta duramıyorum. öyle ki, eve en fazla 20-30 metre uzaklıkta olan bakkala gidip eve dönerken yolda ayılıp bayılıyorum. öyle bir haldeyim, öyle feci ahvalim. istanbul soğuk, çok soğuk. karla karışık yağmur yağıyor, hava durumu bültenleri gerekli olmadıkça dışarı çıkmamayı öneriyor. akşam maç var, galatasaray beşiktaş maçı. evde sıcak yatak, sıcak çorba ve sıcak digitürk, hani gece yarısında yayın yapan pornografik kanalları. yok lan lig tv işte. kim gider maça bu halde. kim gidecek, ben tabii ki..! haa bi son gayret toparlıyorum kendimi, atıyorum mecidiyeköy yollarına. "hava ayaz mı ayaz siyah şort forma beyaz samiyen de ananı ..." neyse çok hastayım getiremiyorum gerisini, öyle bir haldeyim, anlayın işte...

    sonuçta o hasta halde öyle-böyle derken gittim geldim. belki inanmayacaksın ama ben o maça ayaklarımla, ruhumla, bedenimle gittim.

    ali eren yaptı faulu hasan şaş'a, vermedi penaltıyı kuddusi...

    "...ve laik aşk çarpık toplumlaştırır, doğurma ne olur.
    sirk deseler tek hırkam var, çatışmada bıraktım
    şimdi gidip beckett okuyacağım, beni de seyret tanrım!
    öfkemi devletle bir toprağa gömüyorum
    aklımsa çamura saplandı saplanacak
    şems çeker çıkarır kitabı havuzdan; kuru
    hasan şaş, alsana şu tüfeği duvardan benim ellerim ıslak"

    deli ibrahim attı 0-1 yenildik...
  • 8
    bu maçta deli ibrahim'in golünden sonra beşiktaş taraftarı eski açık'ta hayvanlar gibi sevinmişti. hatta öyle ki resmen tee uzaklardan bir beşiktaşlı tarfarın ezildiğini görmüştüm. o zamanlar rakip taraftara eski açık'ın numaralı tarafındaki kısım veriliyordu. ertesi gün beşiktaş tribününde yer alan bir arkadaşıma -adı hasan'dı, hasan tayfur- o taraftarın durumunu sormuştum, yanılmamışım, elemanın bacağı kırılmış. tabii o zamanlar gözlerim çok iyi görüyordu, şimdiki gibi gözlük filan kullanmıyorum. bu arada o arkadaşa buradan geçmiş olsun diyorum. biraz geç oldu ama, idare etsin artık. ayrıca hasan tayfur, çok yavşaksın olum, kaç zamandır aramıyorsun...
  • 13
    bana bir soru sorsanız "hayatında ali sami yen de geçirdiğin en boktan gün hangisidir" diye, direk bu maçı söylerim. kombinemi kaybedip bilet almakmı desem, kafama taş gelmesimi desem, kupkuru bir soğukmu desem, yoksa saçmasapan bir golle yenilmekmi desem. ne desem bilmiyorum o kadar boktan bi maçtırki 5-0 lık chelsea maçından sonra bile bu kadar bitkin dönmemiştim eve.
  • 17
    sonucu itibariyle lucescu'nun fatih terim'e çok fena ayar verdiği maçtır, ne yalan söyleyeyim lucescu'nun gönderiliş tarzı ve terim'in yerine gelmesi o dönem taraftarlar arasında çatırdamalara sebep olmuştu işte bu maçta kırılma maçıydı ve kırıldı en azından benim için öyledir, ilk defa bir derbi maçı kaybetmemizin ardından ilahi adalet demiştim,çünkü hem ibrahim üzülmez hem sağ ayak filan normal değildi, ayrıca hasan şaş'ın penaltısı çatır çatır yenmiştir, bu maç kuddusi müftüoğlu'nun popülerlikte zirve yaptığı maçtır.

    http://kural18.org/admin/fckeditor/image/t.jpg

    http://img165.imageshack.us/i/15mv2.jpg/sr=1

    http://www.burasikapali.com/...1/01/ibo-300x221.jpg
  • 18
    hani rakip takım gol atar, çok kısa bir sessizlik, ardından deplasman tribününden gelen uğultuyla karışık gol sesi... (kapalıda -veya numaralı/yeni açık- olduğunuzu varsayıyorum. eski açıktaysanız siz de durum biraz farklı çünkü)

    işte, ali sami yen'de izlediğim onlarca maç içinde, en aklımdan çıkmayan uğultu, ibrahim üzülmez'in sağ ayağıyla attığı golden sonra beşiktaş tribününden gelmişti.

    fatih terim için duyduğum üzüntü mü dersin, dk. 80 bu gol çıkmaz duygusu mu dersin, şampiyonluk yolundaki rakibe verilen 3 puan mı dersin... bilmiyorum ama hala kulağımda.
  • 19
    erkek adam renkli takım tutmaz zırvasına karşılık erkek adamın çarşı pazarla işi olmaz pankartının açıldığı maçtır. maçtan önce tribün vefasını gösterip luce'yi i love you luce tezahüratıyla selamlamıştı. bendeki yeriyse başkadır bu maçın. ilk büyük mevzumu bu maçta yaşamıştım. maçı izmir tayfayla bornova'da izlemiştim. maçtan önce beşiktaşlılar, yiyorsa izmir tayfa bornovaya gelir dedi diye kordon'daki dernekte izlememiştik maçı. deli'nin attığı golden sonra da kurulup küçükpark'taki meydanda 6 kişi 60 beşiktaşlıya dalmıştık. abilerimizden kafa göz dağılanlar, kulağı yarılanlar, hastane falan derken on numara beste yadigar kalmıştı o günden;

    6 kişi kalsak da dalarız yine
    6 kişi kalsak da dalarız yine
    ister bornova'da ister küçükpark'ta
    ister bornova'da ister küçükpark'ta

    selam olsun elindeki demirde beşiktaşlıların kafalarının şekilleri çıkan ramazan abi'ye...
  • 20
    bu maç esasen sezon sonu sampiyonu belirleyen maç olmustur. hatirlayacak olursaniz o sezon son iki haftaya girilirken besiktas bizim 5 puan onumuzdeydi ve bildiginiz "sergen atti sampiyonluk geldi" maçi sonrasi 100. yillarinda sampiyon olmuslardi. mafya reislerine sahte pasaport cikartip yurtdisina kaçiran bu guzide ezeli rakibimiz ali sami yen'deki bu maçi kuddisi muftuoglu denilen herif olmasa bok kazanirdi. verilmeyen penaltilar, saçmasapan çalinan ve çalinmayan fauller maçi cigrindan cikarmisti. ve bu maçi biz kazansak inonu'ye bir puan onde giderdik. besiktas'in biz 10 kisi hucum etmedigimiz surece bizi yenmesi imkansizdi bence.

    tabii bunlar hep fantezi. sonuçta kaybettik.