• 52
    henüz 14 yaşındayken, ali sami yen'in kapalısında tribünden çıkan sesin üstünde ki o tavana çarpıp şimşek gibi sahaya indiği yıllarda kanlı,canlı ve bir o kadar da galatasaray'lı olmanın gururu ile babamla izlediğim maçtır. hagi'nin golünde sımsıkı sarılmamız ve jardel'in golünde gözlerden süzülen o mutluluk gözyaşları, tüyleri diken diken eden o sımsıcak duygu işte o tarifsizdi.
  • 53
    (bkz: tarihte bugün)

    uefa kupası'nı aldıktan sonraki sene çeyrek finale çıktığımız maç.

    hagi'nin de yine fsane bir gol attığı maçtır. top tribüne gidiyor zannederken kalenin içine girişi ve hagi'nin golü bekleyişi muazzamdı. gözümün önüne geliyor.

    işte o günlerle birlikte bugün dünyanın her yerinde galatasaray markası ve algısı oluştu. yavaş yavaş...
  • 55
    bir bayram günü çifte gitmemize vesile olan karşılaşma. kişisel tarihimden bakıldığı vakit, henüz 8 yaşında olan kardeşimin sabah gittiğimiz piknikte kaydıraktan kayarken bacağını kırması sonrası pek de bir şey anlamadan geçirdiğimiz bir maçtı. o bakımdan da buruk bir yeri vardır bende.

    işte böyle her sene böyle milan'a ters geldiğimiz güzel yıllardı... bir önceki sene son maçın son 5 dakikasında iki golle avrupa macerasına son verdiğimiz milan'ı bu sefer de son maçlar öncesi evine yollamıştık.

    şimdi de başakşehir'e karşı mağlubiyet serimizi sonlandırmaya çalışıyoruz falan...
  • 56
    https://www.youtube.com/...amp;feature=youtu.be

    yıllar sonra izleyince 2 golün de bireysel yeteneklerle birlikte dida'nın hatası olduğunu gördüğüm maçtır. aynı özete göre milan'a doğru dürüst top oynatmamışız bile. milan da milan yani, bierhoff- leonardo- maldini- dida- boban- shevchenko bu ne

    ayrıca özet görüntüleriyle grubun diğer maçı- deportivo- psg maçında da 31 dakikada 5-6 gol olduğunu gösteren maçtır. deportivo'ya bak 0-2'den 4-3 öne geçti. makaay'lı tristan'lı deportivo da fırtına gibi esiyordu o yıllarda. vay aq çok özledim :(

    edit: kadrolara baktım da, psg'nin o seneki kadrosu: okocha, ronaldinho, arteta, anelka ve hatta lorik cana var :) bu nasıl grup böyle ya ölüm grubu ölüm

    edit 2: aynı gün oynanan grubun öbür maçı (bkz: 7 mart 2001 deportivo la coruna paris saint germain maçı) golleri:

    okocha 29'
    leroy 43'
    leroy 55'
    pandiani 57'
    d. tristán 60'
    pandiani 76'
    pandiani 84'
  • 57
    serie a'nın serie a olduğu yıllarda, galatasaray'ın da galatasaray olduğu yıllarda bir bayram akşamı oynanan maç.

    maçtan bir gün önceki basın toplantısında o günkü teknik direktörümüz "milan'ı küçümsememeliyiz" diyordu.

    maç esnasında da taraftarlarımız durum 2-0 olduktan sonra "işte böyle her sene böyle milan'a da böyle koyarlar aman" diye bağırmışlardı.

    çok değil, yaklaşık üç yıl kadar sonra ise bir gazete eskiden tarih yazardı şimdi adını yazamıyor diye manşet atmıştı.**

    http://gss.gs/z21.jpg
  • 58
    statta olduğum maçlardan birisi. hagi´nin golü ile jardel´in golü arasında geçen süreçte, ki yanlış hatırlamıyorsam jardel golü 80´li dakikalarda atmıştı, ne kadar gerildiğimizi hatırlıyorum. öyle ki jardel golü attığında yanımda hiç tanımadığım bir renktaş gole sevineceğim diye beni bayağı dövmüştü :) hagi´nin topa dokunduktan sonra gol olmasını beklediği an da hala dün gibi aklımda. hepimiz acaba girdi mi diye beklerken, adam golden emindi. ne büyüksün hagi!
  • 60
    şampiyonlar ligi 2000 - 2001 sezonu, 2. tur b grubu maçı.

    ikinci grup aşamasında deportivo, milan ve psg ile aynı gruptayız. ilk dört maçın ardından bizim 7, milan'ın 6 puanı bulunmakta. beşinci hafta karşılaşmasında, 99 - 2000 sezonunun ardından bir kez daha milan'la ölüm kalım maçına çıkıyoruz. sami yen'de oynanacak maçı kazanırsak çeyrek finaldeyiz.

    maldini, boban, shevchenko gibi birçok futbol efsanesini kadrosunda bulunduran milan karşısında alan daraltarak, yoğun prese dayalı bir futbol oynuyoruz. hem oyun hem de pozisyon üstünlüğünün bizde olduğu maçı, hagi ve jardel'in golleriyle 2 - 0 kazanıyoruz. biz zafer turu atarken, italyanlar ikinci kez sami yen'den elleri boş ayrılıyor.

    dönemin modern futbolunu en üst seviyede sahaya yansıttğımız; avrupa kupalarının en başarılı takımlarından birini, güçlü döneminde ve final maçında ezim ezim yendiğimiz maç olmasıyla aklımda yer etmiş karşılaşmadır. uefa ile 2018 yaz döneminde yapılan finansal fair play görüşmelerindeki tutumlarından anladığımız kadarıyla milan da böyle hissetmiş ve kuyruk acıları hala geçmemiş.
  • 62
    8 mart 2001 günü bir gazete manşetinin şu şekilde olduğunu anımsıyorum
    (bkz: hagi yaşlı, jardel yavaş, 2-0)
    maçın oynandığı gün, kurban bayramının 3. gününe denk geliyordu. maçtan birkaç gün önce tavuk yerken, kemiği fark edemememden mütevellit azı dişlerimden biri kırılmıştı, neyse ki süt dişlerimden biriydi. büyük bir diş ağrısıyla maçı takip etmeye çalışıyordum. bunun üstüne bir de hastalanmıştım. ama bu haldeyken bile attığımız gollere bağırmayı ihmal etmedim.
    beni yatak döşek bir halde hastalığımı ve dayanılmaz diş ağrımı unutturacak denli mutlu eden galatasaray'ımı çok ama çok seviyorum.
    sen ne büyüksün be galatasaray!
    maçta bir enstantaneye de çok gülmüştüm.
    hagi'nin kullandığı bir free kick'te top az farkla dışarıya gitmişti.
    maçı anlatan efsane spiker sabri ugan ise "ah farkla dışarda." demişti.
    velhasıl güzel gündü.
    o yıllarda ne kadar da şendik.
    (bkz: jardel vur şuna, jardel vurdu ona)
    (bkz: kalbimizden çıkanı saklayamayız)
    (bkz: yendik mi lan?)
  • 64
    https://gss.gs/mHz.jpg

    evet bilet sahtedir.

    maç biletleri karaborsaya düşmüştü. maç günü yeni açık önünde erkenden konuşlandık. karaborsada fiyatlar aşağı yukarı belliydi ama az daha ucuz olsun diye işin bu noktalara varmasına sebep oldum.
    öğrenci olduğumuzdan bütçeye uygun bir bilet arıyorduk ki, ufak tefek bir abi "bilet var. açık var." diye mırıldanarak yanımızdan geçti. adama fiyat sorduk ama adam hiç durmuyor ki sürekli geziyor. yakalayana kadar akla karayı seçtik. fiyat tam düşündüğümüz gibi olunca tamam dedik 4 bilet ver bize. gelin dedi. likör fabrikasının önündeki ışıklardan karşıya geçtik. bir otoparka girdik. aldık biletleri ama uyanamadık "lan alt tarafı karaborsa bilet alıyoruz bu ne gizlilik" demez mi insan yahu!

    maça girerken bileti uzattığımızda sahte dediler. bileti kesmek istediklerinde hologramın düştüğünü gördük : ( hologramı yapıştırmışlar. evet uyanamadık : (
    ne yapacağımızı şaşırdık. direk numaralı önüne gidelim dedim birinden yardım istersek içeri gireriz diye düşündüm. polislere rica ettim ağlamaklı ses tonuyla ama aldığımız en iyi cevap "erken gelseydiniz hallederdik ama bu kalabalıkta olmaz" oldu...
    evlere dağıldık.

    tarihimizin unutulmaz maçlarından birisidir ama gollere dahi tepki veremediğim koltukta kös kös izlediğim maç oldu benim için.