• 1
    geçmişin popüler dizilişlerinden. önceleri ww, wm ve piramit gibi ifadelerle söylenilen futbol dizilişleri ilk kez bununla rakamlarla anılmaya başlanmış. ve hep böyle devam etmiş. şahsen ben tek bir yerde duydum. o da kadir inanırlı bir filmde mahalle takımı antrenörünün verdiği taktikte geçiyordu: "4-2-4 oynuyoruz beyler."
  • 2
    rakamlarla ifade edilen ilk diziliş 4 2 4. 1950 lerin başında brezilya milli takımı antrenörü olan flavio costa, “diagonal sistem” adını verdiği sistemini “o cruzeiro” gazetesinde bir makalede şemalar yardımı ile açıklamış ve 4 2 4 terimini de ilk kez burada kullanmış. makale, brezilyalılar için uzun tartışmaların başlangıcı olmuş. yine o dönem futbolun halk arasında en çok konuşulan konulardan biri olduğu macaristan’da da bu fikirler tartışılmaya ve benzeri bir dizilişler denenmeye başlanmış. 4 2 4 e yol açan değişimi başlatan kişi, hiç kuşkusuz marton bukovi. bela guttmann ın ve zeze moreira’nın da bu dizilişin gelişiminde ciddi payı var. gustav szebes’in efsanevi macar milli takımı, 4 2 4 e çok yakın bir diziliş ile yer almış sahada. belki de onları 4 2 4 dizilişinden ayıran tek şey, szebes’in joseph zakarias’ı kullanış biçimi olmuş. kulüp düzeyinde ilk olarak flamengo nun paraguaylı antrenörü fleitas solich üçlü defansın solundaki bekini defansın göbeğine, orta sahanın göbeğindeki oyuncularından soldakini sol beke, sağ iç forvetini de orta sahaya çekerek 4 2 4 uygulamış. santos ve sao paolo da 4 2 4 e ilk geçen kulüplerden olmuş. arjantin ve uruguay daki kulüp takımları da zaman içerisinde 4 2 4 oynamaya başlamışlar. ancak brezilya da geçiş çok çabuk gerçekleşirken arjantin ve uruguay takımlarının bazıları için bu sürenin 10 yılı bulduğu görülüyor. 4 2 4 blokları netleştirerek takım yapılarının basitleşmesini ve organizasyonun akılcılığını getirir. iç forvet kavramı ortadan kalkar. özellikle, göbeğinde birbiri ile işbirliği halindeki ikili ile dörtlü defans çok daha dengeli ve güvenli bir yapı olarak göze çarpar. orta sahadaki iki oyuncuyu istisna tutarsak, oyuncuların kollamaları gereken alanın azalışı, işlerin çok daha hızlı yürüyebilmesine olanak verir. teknik becerilerdeki gelişimle ve oyunun artan temposuyla mükemmel bir biçimde örtüşmüş bir diziliştir. 1958 isveç dünya kupası ndan sonra çok büyük bir hızla yayılır, ancak 60 ların ortalarında terk edilecektir. temelde “altı kişiyle savunma altı kişiyle hücum” ve “iyi savunma daha iyi hücumu getirir” mantığıyla oluşan 4 2 4 fikri brezilya ya 1958 ve 1970 dünya kupalarını getiren taktik olmuş.

    http://en.wikipedia.org/...ormation_-_4-2-4.png
  • 7
    galatasaray futbol takımı'ndaki kanat forvetler:
    yasin öztekin
    sinan gümüş
    sofiane feghouli

    fatih hocanın iki deplasmandır 4-4-2 diye oynattığı ve 6 puan kaybettiği sistem. sebebi ise kanat diye oynattığı kanat forvetler. kanat forvetler, top taşımayan, beke yardım etmeyen, yeri geldiğinde orta saha gibi pas yapmayan, top kapmayan esasında kanattan çok forvet olan futbolcular. forvetten tek farkları, merkezde gol düşünen forvetin aksine, kenarda gol veyahut asist düşünmeleridir. bu adamların tek oynayabileceği sistem 3 tane taş gibi çift yönlü orta sahası olan 4-3-3'tür. bizde öyle bir orta saha artık yok. malum badou ndiaye de gitti. eren derdiyok da sakatlandığına göre, bu adamlar zor maçlarda* son 20 dk forveti çiftlemek için girmelidirler.
  • 8
    en son italyan milli takımına torino'da oynattığı 4-2-4'ü oynatmaya çalışan gian piero ventura, bu ısrarı yüzünden gezegenin en çok küfür yiyen italyanı olmuş olabilir.

    ne kadromuza, ne modern futbolda kupa kazanmaya uygun bir diziliş olduğunu düşünmüyorum. bu dizilişe yedirebileceğiniz ve sizi sezon boyu başarıya götürecek bir sistem göremiyorum ben.
  • 10
    bu sezon en kötü futbollarımızdan birini oynadığımız 18 şubat 2018 kasımpaşa galatasaray maçında 45 dakika oynadığımız taktiktir. stoper serdar çıkıp forvet eren girmişti. sahanın en iyisi ryan donk stopere hapsedilmişti.(ki stoper olarak da iyi oynamaya devam etmişti) yetersiz kadromuzla kötü bir sınav olmuştu bizim için ve çok yetersiz bir takımdan bir puan dahi alamamıştık. bir gol penaltıdan ve bir gol duran toptan yemiştik. kasımpaşa gerçekten biz hediye etmesek o maçı alamazdı.

    o gün en fazla dikkat çeken şey orta sahamızın yetersizliğiydi. hem rakip rahat geldi hem de orta sahamız topu ileri götüremedi. (sevimli casper hayalet kaptanımız orta sahadaydı) pek çok insan türkiye liginde 3'lü defanslı sistemlerin beklerin yetersizliğinden ötürü tutmadığını düşünür. elbette dinamik bekler çıkaramıyor olabiliriz. fakat ben esas çok yönlü orta saha merkez oyuncuları olmadığından 3'lü defansın tutmadığını düşünüyorum. matic, kante, fernandinho gibi merkez ortasahaların keşfedilmemiş hallerini getiremeyeceğimize göre 3'lü defansçılar üzülmeye devam. 4-2-4 de mevcut orta sahalarla bizim ligimizde tüm takımlar için hayal kalacaktır. son kertede fatih hoca 8 numara transferi gelmezse düşünmeyecektir. bu taktiği düşündüğü doğruysa da fernando'ya çok çok iş düşecek. elbette fernando saidou'dan birkaç gömlek daha üstün kıyaslamıyorum fakat "potansiyelini aşmak" babında 2005-2006 sezonundaki saidou'nun özel performansı gibi bir olaya ihtiyacımız olur.

    not: övdüğüm saidou'nun adını bulabilmek için 15 saattir arama yapıyordum. keşke şampiyon kadro ile arama yapmak daha önce aklıma gelseydi de alişan ile selfie çeken futbolcu diye aratmasaydım...