• 2
    muslera
    semih hakan
    veysel melo(ceyhun) telles
    hamit yekta(umut selçuk emre)
    izet wesley
    burak

    şeklinde haftalar-aylardır debelendiğim sistem.
    özellikle deplasman dertlerimize derman olabileceğine inanıyorum.

    düzenleme: ister 2-7-1 de ister 4-4-2 de işte anladınız siz onu.
    burak tek kalacaksa bir şekilde onun top tutamama yeteneksizliğini kapatmak gerekir.
    hem bunu iyi yapabilecek, hem topla hareketlenebilecek, hem de yeri geldiğinde ileriyi ikileyebilecek oyuncular olan izet, wesley ve lucas var elimizde. artı hem izet hem wesley, fırsat bulduklarında etkili şut atabilecek, kanatlardan bindiren telles ve veysel'i ara paslarla besleyebilecek ve ilerde yalnız ve rahat oynayan burak'ı derin toplarla pozisyona sokabilecek kapasitede adamlar.

    savunmanın hemen önünde melo gibi bir oyuncu varken geride 3 tane stoper bulundurmanın biraz gereksiz olduğunu düşünüyorum. kaldı ki zaten öyle aşırı bir baskı göreceğimiz bir maçımız da kalmadı. melo, gerektiğinde savunmayı üçler, topu iyi çıkarır, gerektiğinde öne gelir ortayı üçler; lan melo'yu anlattırmayın işte!

    sağda özellikle veysel olmalı çünkü hem iyi bindirebilen hem de ortasaha özellikleri de olan bir oyuncu. böylece ortayı kalabalık tutmak gerektiğinde yardımına başvurabilir takım. veya hamit çıkar yerini veysel doldurur falan.

    yekta'yı selçuk yerine düşündüm çünkü selçuk'tan çok daha seri oynayabilen bir oyuncu. hücum anlamında selçuk'tan bir eksiği yok bence. ha o pozisyonlarda maçın gidişatına göre umut gündoğan, emre çolak, melo, elbette selçuk gibi oyuncular da düşünülebilir pek tabi.

    ilerde de tek burak.
    vurmayın. taş atmayın.
    tek ve rahat oynadığında neler yapabildiğini biliyoruz.
    hele arkasında wesley ve izet gibi oyun zekaları oldukça yüksek adamlarla tam bir verim alabiliriz kendisinden.

    zaafiyetlerde ise takım boyunun kısalması öne çıkıyor.
    fiziksel gücü de biraz azalacak takımın.
    ama kondisyon olarak mancini geldiğinden beri çok ciddi bir yükseliş gözlemliyoruz bu da bir gerçek.

    dolayısıyla, bu sistemi oynamak için seri olmak çok önemli.
    ligdeki rakiplerimizin hantal ve uzun savunmacılarla oynadığını düşünürsek boy dezavantajımızı avantaja çevirebiliriz.
    telles ve veysel'in bindirmelerinde iki savunmacının arasında tek kalacak burak'ı görmeleri çok zor olacaktır; o yüzden yakınlarına soldan wesley ve sağdan hajrovic gelirse 1 ve 3'e, ikisinden birinin boş kalması özellikle 4lü savunmayla oynayan rakiplere karşı kesin gibidir diyebiliriz.

    3'ün arkasına da hamit'in gelmesi durumunda bir şut opsiyonu daha oluşabilir hatta.

    neyse...
    daha üzerine çok konuşabilir ve yazabiliriz elbet ama sonuçta hocalarımız herhalde en iyisini düşünürler.
    hakkımızda hayırlısı olsun.
  • 7
    22 ekim 2017 galatasaray fenerbahçe maçında sahaya yayılış şeklimiz olacak olan diziliş.
    na böyle;
    https://i.hizliresim.com/LOyNpj.png

    bence makul. zaten tudor daha geldiği ilk günden beri bunun için uğraşıyordu. 3-4-2-1 veya 3-4-3'e evrilmesi son derece kolay olan bir dizilim bu. yarınki maçta bu dizilimle topu en kötü ihtimalle oyunu orta sahaya sıkıştırırız. tolga sol çizgiye ne kadar basabilecek o önemli. eğer tolga veya belhanda'dan biri sol çizgiyi kullanabilirse sahanın enine tamamını kullanma imkanımız doğar. zaten amaçlanan da bu.

    ben beğendim bu 11'i ve dizilimi. tek sıkıntım rodrigues'in kadroya alınmama ihtimali. olur da sol kanadı ofansif anlamda kullanamazsak ona ihtiyaç duyabiliriz. carrasso'yu maç kadrosuna almaktansa garry'i kenarda bekletmek daha makbul.

    edit: imla*
  • 10
    bence tudor sadece sol bek olarak linnes-lato yerine denayer'i tercih etti ki kendisini son anlarda bir lig maçında sol bek olarak denemişti. yani oyun planımızda pek bir değişiklik olmayacaktır. büyük ihtimalle denayer'i gören ibne basın, tudor'un fener'den korktuğunu(!) yazacaktır gün boyu.