• 8
    allah aşkına bütün sözlük ahalisine soruyorum şu maçı kazansak ne olur kazanmasak ne olur. 21 aralık 2019 göztepe galatasaray maçına 31 yaş ortalamalı takımla çıktık. hücum hattının(4 kişi) maaş toplamı 18-19 milyon euro ediyor. böyle başarı gelse ne olacak gelmese ne olacak. kadro planlaması 2 sezondur yerlerde, bireysel yeteneklerle başarı sağlamaya çalışıyorsun böyle iş mi olur. yarın sivas yense aradaki puan farkı 12 olacak. belki toplam maaş bütçesi 10 milyon euro olan takımla 16. hafta sonu itibariyle aranda 12 puan fark olacak. tam anlamıyla iflas demek bu.

    avrupa ile makas açıldı bunu zaten kabul etmeyen yok. adamlar milyar euro'luk takımlar kuruyor, istediği adamları alabiliyor ama bizim ligimizde neden makas kapandı sayın hocam bunu açıkla bize. galatasaray neden 58 milyon euro maaş ödeyip ligin en kötü top oynayan 5 takımı arasına giriyor bunu açıkla bize sayın hocam.

    artık 66 yaşındasın hocam. belli başlı şeyleri sağlayamıyor olabilirsin. tabii ki 1 sezon başarısız olma kredin var ama yüzüne ve saha içindeki takımına bakınca maalesef bariz şeyleri artık ıskaladığını görüyorum sevgili hocam. belki yaşının da etkisi ile risk alamıyorsun artık, 74. dakikaya kadar selçuk'u sahada tutman mesela. taylan gibi bir çocuk varken selçuk'la başlaman, feghouli'ye 90 dakika boyunca sabretmen, belhanda'yı her maç koruyup iyi oynadığı 21 aralık 2019 göztepe galatasaray maçında çıkarman, geçen hafta ankaragücü maçında 2 puanı bırakmamızda büyük pay sahibi olan emre taşdemir'i, uzun top oynarken faydalı olabilecek kaliteye sahip babel yerine alman, mariano'ya sabretmen vs. vs.

    genç bir çocuğu çıkarıp sağa beke koysan ve o çocuk hatalar yapsa kim sana bir şey der hocam veya taylan'la başlasan kim sana laf eder? bu sezonu gerçekten çok kötü geçiriyorsun hocam. çok çaresiz ve iflas etmiş bir görüntü içindesin. bakalım 2019-2020 sezonu rüzgarı, seni ne yöne çevirecek. merakla ve üzüntü içinde izlemekteyim...
  • 9
    yaklaşık 20 bin kişinin önünde, ekranda karşı tribündeki 'galatasaray' yazısının belli olacağı şekilde bir tribünün eşliğinde 30 dakika pozisyon bulamayacağımız maç.

    ardından mariano'nun 10. ortasının şans eseri rakip defans oyuncusunun eline değmesi sonucunda kazanılan penaltının belhanda tarafından değerlendirileceği, golden sonra da muslera'nın 2 tane 100%'lük kurtarış yapacağı maç.

    ikinci yarıda mıy mıy futbol ile bitmeyen donk-marcao-muslera üçgeni seri paslaşmalar. bitmek bilmeyen 35 dakika. he belki bir iki tane tartışmalı pozisyonumuz olur, hakem tabi ki vermez. tribünlerden kısık bir şekilde 'hep oyunlar senaryolar, sustusyak bir yere kadar blablabla'.
    ardından 80. dakika civarı ilk değişikliğimizi yapacağımız maç. büyük ihtimal skoru korumak için falcao çıkar, henüz oyunda değilse selçuk giriverir. antalya üzerimize kabus gibi çöker. şansımız varsa 1 gol, yoksa da 2 gol yeyip bu maçı da atlatıp artık kendimizi şu bilmemneyaptığımın ocak ayına atarız. ne olacaksa artık ozaman.

    skor tahminim gs 1-1 antalya, belki gs 1-2 antalya
  • 10
    19-20 sezonu 17.hafta maçı.

    yeniden şampiyonluk havasına girene kadar tüm totemlerimi askıya alıyorum.

    kaç gün kaldığı, sezon için önemli olup olmadığı, hedefin kaç olduğu gibi şeyler umurumda değil.

    iyi oyun falan beklediğim yok zaten de bir zahmet kazanın şu amk maçını da en azından tabelada umudumuz olsun.
  • 11
    hoca'nın biraz gururu varsa selçuk inan, belhanda, feghouli üçlüsünden taviz vermemesi gereken maç.

    olur da ahmet çalık veya emin'i defansa alıp, donk'u ön liberoya çekip ortada taylan antalyalı'yı oynatırsa ve aşağı yukarı aşağıdaki gibi bir 11 ile çıkıp net bir galibiyet alırsak, işte o zaman bulunacağım ruh halini tarif etmek için fatih terim düşmanlığı başlığından çok daha yaratıcı başlıklar açılması gerekebilir.

    ----------babel(adem)----falcao----------------
    ------ömer-------lemina---------taylan--------
    --------------------donk------------------------
    nagatomo--marcao--ahmet(emin)---mariano
    ---------------------muslera---------------------
  • 12
    mariano, belhanda ve babel'in kesinlikle kızağa çekilmesi gerekir. buna feghouli'yi de ekleyebiliriz. oynatma hocam artık yeter. bu oyunculara verilen şanslar yeter. zaten bunlarla kaybediyoruz. bizi yanılt da şöyle bir kadro ile çık maça;

    nagatomo, emin bayram(ahmet çalık), marcao, emre t.
    donk
    lemina, taylan, ömer
    falcao, adem

    bu kadro oyuna gereken hareketliliği ve pres gücünü getirecektir. 4-1-3-2 başlayıp duruma göre eğer savunmada zaafiyet yaşarsak donk'u stopere çekip 3-5-2 veya 3-4-1-2 gibi formasyonlara dönebiliriz. ama artık lütfen ölü gibi oynayan adamlara bizi mahkum etme. hiç kimse galatasaraydan büyük değil, sen bile...

    sahaya karakter koyacak oyuncularla oyna artık. galatasaray bu oyuncuların hiç birine muhtaç değil. 1 seneyi kaybedelim hiç önemli değil. her sene şampiyon olacağız diye bir şart yok. bu sene de olmayalım. hatta önümüzdeki sene de olmayalım. ama geleceğimizi kurtaralım. avrupa'da rezil rüsva olmayalım artık.
  • 18
    takımızın galip gelebilmesi için birden fazla engel teşkil eden karşılaşma.

    ~taraftar inanacak...
    ~hoca inanacak...
    ~oyuncular inanacak...
    ~sahada kendi içimizdeki engelleri aşacağız.
    [*selçuk inan, belhanda, sistem ]
    ~rakip takıma hükmedeceğiz. ( gümbür gümbür!)
    ~rakibin orta sahasını geçeceğiz. ( genelde yapamadığımız, ilk takıldığımız yer)
    ~ rakip defansını geçeceğiz. ( ankaragücü maçında yapamadığımız, 2. takıldığımız yer)
    ~kalecisini geçeceğiz.( bu kısma gelemiyoruz bile)
    tüm bunlar yolunda giderse hakem faktörü tam burada devreye giriyor.
    ~hakemide yeneceğiz. ( bu futbolla hakem galibiyetimizi engelledi bile diyemiyoruz)

    sonrası zaten ocak.
  • 20
    yari devre öncesi galatasaray'ın ya devam ya tamam maçı.

    galip gelindiği taktirde ara transfer dönemi daha büyük bir anlam kazanacak. rakipler de puan kaybederse biraz olsun geleceğe umutla bakabileceğiz.

    herkes gibi benim de bu sezona dair umudum kalmadı en azından gelecek sezonları kurtaralım diyorum ama galatasaraylıyız işte. nerlerden geri gelip şampiyon olduk. keşke takımdaki leşlerden kurtulsak bambaşka serilere imza atıp bambaşka bir hikaye daha yazsak.
  • 21
    her seferinde bu defa rahat kazanırız ümidiyle girdiğimiz bir diğer maç. son iki maçtır güzel fikstür ve şanlı tuzlaspor galibiyetiyle birliktelik oluşturmuşken her seferinde hayal kırıklığına uğruyoruz. umarım artık bazı şeylerin başlangıcı olur cümlesini tekrardan yazarak, hafta sonumuzun da tekrardan zehir olmaması temennisiyle inşallah rahat bir galibiyet, herşeyden önemlisi bol pozisyona gireriz. ama artık öyle bir yanımız var ki kaleye şut bile çekemeyeceğiz hissi de oluşmuyor değil.
  • 23
    garip bir 11 ile sahaya çıkarak aynı oyunu slow motion tadında yine ezberden oynayacak futbol takımımızı, ekran başında uyuyarak takip edeceğimiz, sonunda muhtemelen ite kaka kazanacağımız, olmazsa 90'da berabere bitereceğimiz, sonunda olsun iyi oynadık, bakın zaten ocak da geldi diyeceğimiz bir başka maç.
  • 25
    başlamasına 5 gü--

    eeeeh... şerefi, haysiyeti, onuru olan, her koşulda milyon euroları cebine indiren her galatasaray futbolcusunun, kendi sahasında, çıkıp 90 dakika boyunca çatır çatır top oynaması, sahada basmadık yer bırakmaması ve takımına farklı bir galibiyeti getirmesi gereken maçtır.

    çok sayın teknik heyetimiz ise sezon başından beri ısrarla yaptığı aynı hataları* tekrarlamayarak, en azından günü kurtarmalı ve sürekli olarak dillendirdikleri ocak ayına tüm camiayı umutlu bir şekilde girdirmelidir.