• kader macimiz. hollanda'da yasayan bir arma sevdalisi olarak sirf bu maca gelebilmek icin 1 ay onceden kombine aldim. takimima sonuna kadar guveniyordum cunku. gidemedigim konyaspor ve genclerbirligi maclarinda da kombinemi ucretsiz olarak sozlukteki arkadaslara devrettim. suan bilet fiyatlarini gorunce guvenimin karsiligini fazlasiyla almis gorunuyorum.

    an itibariyle de uzun ve yorucu bir yolculugun ardindan istanbul'a geldim ve yarin benim belki de en guzel gunum olacak. hadi be galatasaray.
  • 5,5 yaşındaki oğlumun göreceği 3. şampiyonluğu müjdeleyecek maç olacaktır umarım.
    artık bilinçli izliyor maçları beni taklit ediyor. ben üzülünce üzülüp ben sevinince taklalar atıyor.
    galatasarayın olmadığı maçları izlediğimde galatasaray yok ki baba neden izliyoruz diyor ve trtçocuk kanalını çevirmek istiyor ama galatasaray var ise ekranda teklif dahi etmiyor kanalı değiştirmeyi.
    bugün maçı onun yanında sakin sakin izlemek istiyorum. aslında ilerde benim gibi kendini hırpalayarak maç seyretmesini istemiyorum.hayatta tek önem vermesi gereken şeyin galatasaray olmaması gerektiğini bilmesi lazım.elbet tutsun galatasarayı elbet çok sevsin ama yenilince benim gibi hayata küsmesin istiyorum.
    bugün çok dikkatli davranacağım bu maçta oğlumun yanında.
    allah tüm galatasaraylılara ve bana rahat rahat seyredebileceğim bir maç nasip etsin 24 mayıs 2015 akşamı.
  • ya arkadaş bugün ya da daha doğrusu dün (21 mayıs) kız arkadaşımın ailesiyle ailem tanıştı ilk kez. lan gerginim zaten bi de fener bursa maçına baktık arada. bıyık altından güle güle rahatladım.

    cumartesi günü kız istemeye gidiyoruz hayırlısıyla cümbür cemaat. yıllardır beklediğimiz gün gelmiş çatmış. ama heyecanımın sebebi bu maç lan!
    kalp atışlarım hızlanıyor şerefsizim maçı düşündükçe. cumartesi gecesi bi duble tuzlu kahveyi fondiplerken aklımda bu maç olacak. ulan zaten gerginim koşturuyorum kaç gündür. heralde cumartesiden sonraki o rahatlamayla pazar günü en iyi tribün performansımı gösteririm. bi de kızı aldık mı o gazla ohooooooo :)

    ya babası vermezse. verir dimi olm :(
  • mühim maçlar öncesi klasikleşen pelennor çayırları savaşı sahnesi *;

    selçuk*: cesaret burak, tüm galatatasaraylılar adına

    bilic*: hizaya girin komunistler hizaya girin, kanatlar öne, orta alan geriye

    hamza hamzaoğlu*: sneijder*! sen adamlarına sol yana geç ! melo* ! sen ortaya doğru sneijder'in sancağını izle. bruma* ! sen orta sahayı geçince sabriyle sağ yana git ! gidin ve karanlıktan korkmayın. uyanın uyanın hamzaoğulları. mızraklar savrulacak. krampon parçalanacak. savaş günü, maç günü, güneş doğmadaaaaann !

    selçuk burak'a dönerek: ne olursa olsun bana yakın oyna. seni savunacağım.

    hamza hamzaoğlu takımı selamlayarak: oynayın şimdi, oynayın hadi, sürün düşmanın kökünü kazımak için ! sarıııııııı !

    tüm galatasaraylılar: kırmızııııııııııııııı

    -sarıııııııııııııııııı

    *kırmızııııııııııııı

    -sarıııııııııııııı

    *kırmızıııııııııııııı

    forth hamzaolingass !

    https://www.youtube.com/watch?v=8Tgi-j56ueU

    sadece soundtrack: https://www.youtube.com/watch?v=F8oqZ7SJN_8
  • üç ihtimalin üçünün de üç farklı takımı şampiyon yapacağı maç. galibiyet bizi, beraberlik fener'i, mağlubiyet beşiktaş'ı şampiyon yapıyor. fenerbahçe maçın sonucunu bekleyecek olan en pasif aday konumunda. galatasaray kendi sahasında, taraftarlarının önünde rakibini yenmesi halinde şampiyon olacağını bilmenin motivasyonuyla çıkacak sahaya.

    isteyen istediğini söylesin futbolumuza, bu sene öyle veya böyle şampiyon o-la-ca-ğız !
  • aslan'a kurulan tuzaklar sökmedi, maçları önce oynatıp, duruma göre pozisyon almaya kalktılar. 1-0 lık sinir bozucu 3 puanlar, tuzağı kurduranları tuzağın içine attı. siz en iyisi öküz'e tuzak kurun, başarı şansı %100.

    dünyanın hangi liginde 1 takım yenerse şampiyon olma ihtimali var ve taraftarının önünde oynayabileceği, kutlama kapabileceği maç yoksa, rakibiyle aynı anda oynatılmaz? bu kalleşliktir, zaferi kutlamayı ertelediniz, ama zaferi engelleyemediniz.

    galatasaray final takımıdır, kaybetmeyeceğine inancımız hamaset değildi, 20 şampiyonluğun 15 ini izleyen biri olarak şahidim, şampiyonluk potasına girdiğimiz, finallerin hiç birini kaybetmedik. büyük takım refleksi, büyük takım taraftarı 19 şampiyonluğa bedel bir şampiyonluk kazandı. övünün büyükler, sevinin çocuklar.

    şampiyonluğun hikayeleri çok yazılacak elbette. hele ki, 3 başkan'la 2 hoca'yla, hesapta olmayan futbolcuların oynadığı, hesapta olanların oynamadığı bir iklimde son düzlüğe kayıpsız, gol yemeden girmenin hikayesi bir başka yazılacak.

    şimdi yazması kolay tabi, ama eyvah dediğimiz şeyler şampiyonluğu getirdi.

    devre arasında yasin'i, abdurrahim rize'ye hediye verdi. tıpkı yıllar önce çağlar birinci'yi almak için denizli'ye semih kaya'nın da dahil olduğu yarım takım verdiğimiz gibi. semih gitmedi, istanbul'u terk etmeyip, kartal'da oynadı. gitseydi semih kaya diye bir futbolcu olmayacaktı. yasin gitmedi, klop'la çalışmış biri, oynayanları görüp ben nasıl bu takımda oynayamam diye çıldırmış olmalıydı. gitmem dedi, kupa maçlarında oynatırız dediler, peki dedi. döve döve takıma girdi. yatıp kalkıp abdullah hoca'ya dua etmemiz lazım hamza'dan önce. 2-0 öndeyken, yasin'den kurtulmak üzereydi, maç 2-2 ye gelince yasin ilk 11 deki yerini garantiledi. servet'e mersin'de, atınç'a arena'da felç geçirttiyse, ilk 11 deki yerinin özgüveni sayesindeydi. ilk oynadığı maçlarda olsa o çalımları atamaz, o vuruşları yapamaz, yapmazdı. nitekim taç çizgisi kenarında faul var diye topu bırakıp hakemle dalaşan burak'ın sakatlığı, melo'nun topu söküp yasin'e ulaştırmasıyla geçti. topla slalom yapıp vuruş anında ofsayt pozisyonunda avazı çıktığı kadar bağırıyordu bana at diye. eski yasin yoktu artık, kendi vurdu, geri geldi top, kendi beşiğini kendi salladı, olanca hıncıyla bir kere daha vurup, arena'yı, milyonlarca galatasaray'lıyı yere yatırdı.

    yatıp kalkıp rize'ye gitmem diyen yasin'e teşekkür edelim, dua etmesini bilenler de burak sakatlanıp bir kaç maç kaçırdı diye yüce gök'e dua etsin. şampiyonluğun en büyük payı, yasin'in takıma girmesi, olcan'ın kenara gelmesi, sneijder'le oynama alışkanlığında edindiği öz güven bize 1 numaralı şampiyonluk müjdesiydi.

    belki de hamza hocanın küçük takım hocası olması da şampiyonluğu getiren faktörlerden biriydi. son düzlüğe girerken gelen giden liderlikten sonra kararını vermiş olabilir. 1 gole de 3 , 5 gole de 3 puan veriliyor. ezberleri bozdu, şampiyon olan takım az gol yediği için değil, çok gol attığı için olur amentüsü değişti. ben nasıl olsa 1 gol atarım, kalecim de iyi nasılsa yemeyeyim, yatayım felsefesi, neticeyi getirdi. bizim gibi hatice peşinde koşanlar maçları duvar dibinden uzak, ördeklerimiz yanı başımızda seyrettik. kan işedik, duvara kafa attık. düşünün takımın golcüleri son 4 maçtır tek gol atmamış, takım 12 puan alıp şampiyonluğu ilan etmiş. futbolu öldürüp maçları kazanmayı tercih edenler, kupayı kazanacak ama taraftarı kaybedecek. bunları konuşmanın sırası değil elbet. konuşmamız gereken hikaye ramiz köfte'nin binbaşılığa terfisidir. herkes rütbesini bilecek; selam duracak

    sneijder'in 2.golü resmen döve döve atılmış gol. erken gelen golden sonra oyun üstünlüğünü beşiktaş'a vermeyi pek içlerine sindiremediler. ölümüne top söküşten sonra selçuk inan çaktı, dönen topa hamit çaktı, geri dönen top usta'nın önüne düştü, selçuk referans yaptı, buyur sahne senin dedi, beşiktaş'a golü yoktu, artık olacaktı.

    14. sene gelen şampiyonluk maçı, neushatel maçı ve bu maç, bence tribün tarihimizin en büyük maçlarıydı. kazanılması gereken maçlardı, cehenneme çevirdik dört bir yanı. dünya'da bir ilk yapıldı, yedek kulübesi, 500.000 yuro maç parası ödemiş localar bile katıldı. kimler yoktu ki maçta? arda, hakan, mondragon, ufo gözler birini aradı, hagi yoktu, birini aramadı, o da zaten gelemedi. milli takım hocası, sezonun en büyük maçına, final maçına gelememiş saklanmayı tercih etmişti. maçı seyretmediğine de bahse girerim.

    büyük sakatlıklar, büyük geri dönüşlere yol açtı. burak yasin'i, semih hakan balta'yı, melo hamit'i, schedju semih'i tekrar futbolcu yaptı. şampiyonluk yaşamış tecrübeli büyük futbolcular, taraftarı şampiyon olarak uyuttu.
    binbaşım zafer bizim;

    kuduz aşısı baronlarının türkiye distribütörleri sayemizde servetlerini ikiye üçe katladı. zift tv başta olmak üzere, medya maymunları, şampiyonluk fal bakıcıları, büyücülerinin salyalarını kesmeye stokları yeter mi bilinmez?

    biz mürteci şam baba'nın şebeklerine pastör'ün icadıyla şifa dileyelim, fransız ihtilalinin sekülerizminin temsilcisi büyük binbaşı galatasaray'ın neferleri olarak, anadolu'muzun kınasını yakalım.

    kınalı yıldızı, diğerlerinin yanına gönderelim. sonsuza kadar parlayadursun:
  • artık rahat rahat bu maçı düşünebiliriz, güzel şampiyonluk hayalleri kurabiliriz ve maç sonunda da şampiyonluk turu atabiliriz.
    bu maç öncesi durumumuz şöyle özetlenebilir:

    1- kale "nando the emin" ellerde. asıl şaşırtıcı olan defansımızın bireysel formu. sabri, telles hiç olmadığı kadar iyiler. hakan-semih ikilisi ise uyumlu, akıllı, soğukkanlı stoperler. sonuçta ligde 5 maçtır gol yemeyen takımımız var. bu sezon için mucize bir sonuç gerçekten.

    2- selçuk ve hamit sakatlanarak oyundan çıktılar, durumları bilinmez. özellikle hamit bizim için çok kritik. o olmazsa emre-melo ikilisine mecburuz. emre psikolojik olarak maça hazırlanmalı. bütün sezon iyi oynamış emre'nin sonu bu olmamalı. taraftar emre'yi affetmeli, meseleyi artık uzatmamalı.

    3- ofansif olarak kendisini hiç beğenmem ama sağ kanadın tek sahibi bruma olmalı. sorunu neyse bir nebze çözülmeli ve bruma bu maça özel hazırlatılmalı. özellikle sabri'ye bruma konusunda uyarılar yapılmalı.

    4- sneijder-yasin ikilisi kardeştir, birbirinden ayıran kalleştir. telles'in katılımıyla birlikte takımın tek organize yeri. onların iyi maç çıkarmalarına ihtiyacımız var.

    5- umut-burak ikilisi hakkında söyleyecek bir şey bulamıyorum. ikisi 1 futbolcu etmezler. o yüzden ne gerek var hocam 9 kişi oynamaya, birisini oynat ki bari 10 kişi oynayalım. burak tek forvet oynamalı, o da sağa sola deplase olur şekilde. öteki türlü burak da çekilmez. çünkü gol atamıyorsa bari mücadele yönünden faydalı olsun.

    6- taraftar olarak bu sefer 50 bini buluruz. kutlamaya değil savaşmaya gelmeli taraftarlar. işimiz hala bitmedi. inşallah beşiktaş'a koyup bayram alanına çeviririz tüm türkiye'yi.

    7- hamza hoca olabildiğince takımı rahatlatmalı. oyununu umut-buraklı kaos futboluna değil, yasin-sneijder-emre-brumalı pas futboluna göre dizayn etmeli. yine de kendisi bilir, kazanan bu maç için haklıdır, eleştirilmez.

    sonuç olarak yolumuz açık olsun, şampiyonluk türküsü düşmesin dillerden!
  • (bkz: tarihte bugün)
    2-0 kazanarak şampiy hatta şampiyo olduğumuz maç.
    25 mayıs 2015 başakşehir fenerbahçe maçı berabere bitince 20. lig şampiyonluğumuzu elde ettik ve 4. yıldızı taktık.
    gerçekten çok stresli geçmişti maç.
    biz 1-0'ı bulduktan sonra beşiktaş oldukça baskılı oynamıştı.
    o kadar büyük stres yaşadım ki sneijder'in skoru 2-0'a getiren golünden sonra hiç tepki veremedim.
    anlamsız şekilde olduğum yerde kaldım öylece. ne bağırdım "gol" diye, ne de sevinçten sağa sola koşuşturdum.
    eğer galatasaray'ımın maçı çok heyecanlı bir hal alırsa, bazen bu maçta olduğu gibi kitlenip kalırım ben.
    galatasaray maçlarını 90 dakika boyunca ayakta seyrederim. bu maçta da bir an olsun oturmamıştım.
    maç gecesi yatağa yattığımda dizlerim, ayaklarım titriyordu resmen.
    ağrıdan uyuyamamış, sabahı sabah etmiştim.
    cimbomuma feda olsun.
  • rüyama giren maç. tff sağolsun şartları eşitlemek için maçı tarafsız sahada, yarı yarıya tribün şeklinde düzenliyor. yayın atv'de... maç bildiğiniz türkiye kupası finaline dönüştürülüyor. baskılı oynayan taraf biziz ama son vuruşlarda beceriksiziz. karşılaşmayı sevgilimle izliyorum. maçta gol olmuyor ama rüyanın sonunda gol olmuş olacak ki şu an duş almak mecburiyetindeyim :(
  • 4. yıldız için final maçı. rize maçında zaten takılacağımızı düşünmüyorum. 4. yıldız bir kenara, seneye şampiyonlar ligine doğrudan katılım, şampiyonluk gelirleri ve bunlara bağlı elde edeceğimiz çeşitli kalemlerdeki tüm paralar bizi finansal anlamda rahatlatacaktır. bu sezon gelecek şampiyonluğun en büyük anlamı 4. yıldıza ilk kavuşan takım olmak değil sadece.
  • eğer oyuncularımız ve teknik ekip iyi hazırlanır, doğru dizilişle sahada olursak, lige kafa olarak havlu atmış bir takımı asy arena'dan çıkarmayız.

    slaven biliç muhtemelen gönderilecek ve gitmeden son bir derbi kazanıp gideyim diye düşünecektir, bjkli oyuncuların da maça hırslı başlayacağını düşünüyorum. taraftarımız ve sert oyunumuzla maçın başında sindirmek lazım beşiktaş'ı. bu maçta taraftara her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.
    bu maça şampiyonluk kutlamak için değil, şampiyon yapmak için gidilecek!
    kimse son düdüğe kadar umutsuzluğa kapılmadan takımı itecek, gerekirse ayağa kaldıracak. 1 sn susmadan arena'yı cehenneme çevirmeliyiz.
    beşiktaşlı futbolculara "biz buradan çıkamayız" mesajını kafalarının içine, bilinç altına çakmak lazım.

    heyecandan durdurmayan maçtır.

    (bkz: konsantrasyon)
  • - galatasaray beraberliğe çıkarsa kaybetme ihtimali var. (doğru)
    + galatasaray tarihinde hiçbir maça beraberlik için çıkmadı, çıkıp kötü oynayabilir ama beraberliğe çıkmaz.

    - bjk hırslandı hocasına ilk ve son bir derbi galibiyeti hediye etmek isteyebilir.
    + hocasının hakkında kovulduğuna dair haberler çıkmış, yönetiminde yumruklaşma yaşandığı söylenen, arenada kazanma alışkanlığının zerresini taşımayan ve gelecekleri arena atmosferinin farkında olan bir takım. kavgalarda veya hakeme itirazlarinda bile birbirlerini her zaman yalnız bırakan bir takım.

    - bjk şampiyonlar ligine gitmek istiyor.
    + biz şampiyon olup dördüncü yıldızı takmak istiyoruz.

    - gökhan töre + alex telles
    - demba ba + https://twitter.com/...s/551817159421493249

    sen galatasaray'sın bu maçta alabileceğin en kötü sonuç mağlubiyet, diğer sonuçlarda ise; bütün zaferler gökyüzüne !

    bu entry şu kadroya göre yazılmıştır:
    muslera
    sabri-semih-hakan-telles
    emre-melo-selçuk-yasin
    wesley
    burak
  • üzerinden 2 sene geçmiş olan şampiyonluk maçı...

    orada değildim, ekran başında bile değildim. şehrin göbeğinde ama sıfır noktasında bir nöbet yerindeydim.
    çok kötü bir zamanımdı. bölük komutanının odasına çağırıp "intihar falan etme sakın" dediği zamanlardı. yine de nöbete gidiyorduk, gitmek zorundaydık.
    13 mayıs 2015. böyle söyleyince kimse hatırlamaz, benim hayatımda çok ciddi bir yıkımdır. 10 gün falan sonrası işte.
    bizim bölükte digitürk yoktu. biz nöbet yerine giderken nöbeti olmayan arkadaşlar bir formül arayışındaydı, "sneijder attı şampiyonluk geldi" diye bağırdım aracın arkasından. maç başlayınca facebook'a düşen koreografi fotoğraflarından birini gösterdi yanımdaki eleman, helal olsun çocuklara falan diyorum. tabi onun tandığı deli çavuş, içindeki manyağı nereden bilsin. neyse goller geldi, maç bitti, ıssız bir huzur var içimde. nöbetçi subayı ve çavuşu da hasta galatasaraylı iki abimizdi. 20 dakika mı ne geç geldiler nöbet değişimine, bırakıp gelemedik demediler tabi. yanımdaki eleman söylenirken "koyduk ya gerisi önemli değil" mealinden bir laf söyledim -orjinalini yazsam sözlük kapanır- , karşılıklı kahkaha atıp sarıldık nöbetçi çavuşla. bilmemkaç gün sonra ilk defa o gün orda güldüm.

    bir makus talihimiz vardı zaten şu hayatta, bir de galatasaray'ımız...