• 1
    galatasaray'ın bir önceki sezon olan 2013 - 2014 futbol sezonunu büyük bir ihtimal ile 2. bitireceği için direkt şampiyonlar liginde mücadele vereceği futbol sezonudur. ayrıca varsayalım ki galatasaray bir önceki sezonu 3. bitirdi, çok iyi bir yaz kampı ve yapılacak yalnızca 3 4 doğru transferle yine şampiyonlar liginde boy gösterebileceği sezon olacaktır galataray'ımızın.

    ancak, burda bahsetmek istediğim esas konu bu değil. yine tabii ki bunları konuşmak için belki çok erken, önümüzde 2014 dünya kupası var, ve olası iyi performanslarında elimizde çok zor tutacağımız iki büyük yıldızımız var. dany ve chedjou. yok lan, ne dany'si çedju'su, göz bebeğimiz fernando muslera ve wesley sneijder.

    öncelikle her ne olursa olsun fernando muslera denilen adamın sözleşmesi artık bugün yarın uzatılmalı ve gerekirse futbol kariyeri türkiye'de sonlandırılmalıdır, çünkü yok, ondan daha iyisi kesinlikle ve kesinlikle bizim için yok. wesley konusuna gelince, umarım orta halli bir dünya kupası geçirir ve o da bizimle kalır. çünkü bundan sonra yazacaklarım neredeyse tamamen onunla ve bizim kadro yapımızla ilgili olacak.

    öyle müthiş bir futbol yapımız var ki, bundan sadece bir kaç ay sonra ligde kaç yabancı ile oynanacağı hala büyük bir muamma.

    bana kalırsa iki olasılık var
    1) 5 + 0 + 3 (açıklanan düzen)
    2) 6 +2 + ? (soru işareti de en fazla 2 olur)

    şimdi ben 1. olası düzen için yazmaya başlıyorum. galatasaray 2013-2014 sezonunda hocasıyla, oyuncularıyla yine ciddi bir kabuk değişimine gitti. bu değişim sonucu, oyuncular, taraftar, yönetim hatta yeni gelen teknik direktör bile oldukça yıprandı, yıpratıldı. ancak bana kalırsa sabır ve ısrar bizi başarıya götürecek olan olgular. hangimiz 2013-2014 sezonu devre arası transferleri bir bir yapılırken ağzımızın suyu akarak izlemedik bu transferleri ? hangimiz sağa sola takım gençleşiyor yazmadık ? hangimiz özlediğimiz beklediğimiz transfer politaksı buydu demedik? tabii ki ufak tefek hatalar oldu, geçmişte de oldu, gelecekte de olacak, ancak kabul etmeliyiz ki öyle pat diye gençleşmez takım, vakit gerek sabır gerek.

    şimdi, dönelim yabancı kuralına 5 sahada 3 kenarda diye ayırmadan 8 yabancımız olacaksa bu şöyle olmalı:

    1) muslera
    2) melo
    3) sneijder
    4) telles
    5) yabancı forvet
    6) yabancı stoper
    7) bruma
    8) izet ya da izet'in türk statüsünde oynatılması ya da gönderilmesi durumunda çok sağlam bir kanat

    tamam 8 yabancımız böyle. peki 7 aydır oturtulamayan sistem nasıl olmalı ? bana kalırsa bunun da cevabı aslında çok basit. ne fatih terim'in zorlama 4 3 1 2'si, ne mancini'nin durmadan karıştırıp çorba ettiği 3 5 2'isi. sen pavorotti'ye* gel bundan sonra pop söyle, ya da ne bileyim jim carrey'e artık komiklik yok hep ağlatacaksın diyebilir misin ? diyemezsin çünkü bu insanlar özeldirler, hem de çok özeldirler. elinde pavorotti varsa opera evi açarsın, jim carrey varsa ona özel program yaparsın ya da inanılmaz bir komedi filmi çekersin. hani olur da yeri gelirse bir iki kereliğine mahsus başka türde bir şarkı söyletir, başka bir film çektirirsin.

    heh işte, senin de elinde sneijder varsa o adam forvetin arkasında serbest kalmalı, kalacak, kalmak zorundadır. çünkü bu adam dünya futbolunun en özel adamlarından biridir. hal böyleyken senin oynayacağın taktik de ya 4 5 1 olacaktır, ya da sneijderli inter'in döktürdüğü vura vura maç kazandığı 4 2 1 3 - 4 2 3 1 karışımı olan taktik olacaktır.

    eğer galatasaray bu sistemlerden birini oturtabilir, hatta oturtmayı da geçtim bir şekilde düzenli şekilde oynamaya başlarsa ortalığın tozunu atacağı sezon olacaktır.

    inter'in bayern karşısında 2010 finalinde oynadığı kadro ve dizilim şu şekildeydi:

    [biçim]
    julio cesar
    maicon lucio samuel chivu
    zannetti cambiasso
    sneijder
    eto milito pandev
    [/biçim]

    ya sende elindeki kadrodan bu takıma benzer, sneijder'in rahat rahat oynayacağı bir takım kuracaksın, ya da acı çekmeye devam edeceksin. 2+2=4.

    4213 değil de belki 4 2 3 1 oynayacaksın ancak sneijder'i serbest bı-ra-ka-cak-sın.

    henüz yazın yapacağımız transferlere oldukça vakit olduğu için bir kadro kurmak açıkçası istemesem de, eldeki yerliler ve gelebilecek oyunculardan 5+0+3 için şu ya da şuna benzer bir kadro kurmak mümkün oluyor. şuna buna takılmadan, sadece aklımdaki gösterebilmek adına bir kadro paylaşıyorum. yeter ki sağ açığın koşsun, sol açığın koşsun, wesley de serbest olsun.

    [biçim]
    muslera
    veysel semih ömer toprak telles
    melo selçuk
    hamit* sneijder çolak*
    mario balotelli
    [/biçim]

    ilk aklıma gelen isimler bu şekilde, hele ki bir de yabancı kuralı azalmaz ise o zaman siz görün galatasaray'ı.

    2014 -2015 sezonunun bizim için başarı anahtarı wesley sneijder'dir. bu adam çok özeldir ve forvetin arkasında parlatılmalıdır. onun orda parlaması, önündekini, arkasındakini ve en önemlisi kulübedekini de parlatacağının garantisidir.
  • 4
    fatih terim severlerin yine galatasaray'ın önünü keseceği sezon. galatasaray taraftarı diye bir şey kalamadı ki. terimspor, aysalspor, mancisispor, burakspor, selçukspor, drogba idman yurdu. bu ne aq. kenetlenip birlik olsak karşımızda avrupa devleri duramayacak ama illa ki birileri çıkıp sıkıntı çıkartıyor. tek gayenin galatasaray olması gerekiyor. yoksa yine aynı teraneleri göreceğiz.
  • 6
    sezon başı hatta haziranda yapılacak şeyler belli aslında.

    -mancini güzel adam ama biz böyle adamları sevmeyiz. biz duygusal adamlarız taraftarlıkta duygu işi. sinyor taraftarla hiç bağ kuramadı az olan bağını açıklamalarıyla kopardı. taraftarın hangi teknik adamın gelmesi gerektiği hususunda daha önce bir tek fatih terim'de bu kadar birleşilmişti şimdi de mircea lucescu. yani florya için görev değişimi belli. http://www.futbolingo.com/...lucescu_floryada.jpg

    -yardımcı hoca konusunda önceden bu yardımcı hocalar bu kadar önemsenmezdi şimdi her hoca arayışında olan yanına bir yardımcı hoca da eklemek istiyor. lucescu'nun türkiye ligini yeterince tanıdığını düşünüyorum. ama illa yanına türk monte edelim diyorsanız suat kaya, arif erdem, ergün penbe, bülent korkmaz bu 4 eski oyuncumuz daha önce hem lucescu ile çalıştı hemde çeşitli kulüplerde hocalık yaptı. uyumlu bir karaktere sahip olduklarını düşünüyorum. yani yardımcı hocayı uzaklarda aramamıza gerek yok. bazı arkadaşlar lucescu- hagi yazıyor. abi hagi'yi hiç bir zaman 2. plana atamassın, atma da zaten. hagi'yi 1. planda tutmayacaksan hagi'yi getiremessin. hamza hoca diyenler var. hamza hocanın kariyeri az çok belli. hamza hoca bir milli takım yapmadan galatasaray'a gelmez. ama her halükarda tugay kerimoğlu'nun yetersiz olduğunu düşünüyorum.

    -takım kadrosu konusunda kadromuzun çok şişkin olduğu bir gerçek yanlış bilmiyorsam şu an türkiye de en kalabalık a takımı kadrosuna sahibiz. peki bu tam alternatifli bir kadro mu ? hayır. oyuncular arasında kalite farkı çok fazla. hatta bu kadar kalabalık bir kadroya sahip olmamıza rağmen belli bölgelerde hala yetersiziz. öncelikle kadro şişkinliği atılmalı. böylelikle hem maaş yükünden kurtuluruz. hem de kalite farkını en azından azaltabiliriz diye düşünüyorum. yani şurda size galatasaray'da oynamayı haketmeyen 10 tane futbolcu sayar mısınız şu kadrodan desem nefes almadan sayarsınız. yani gidecek kişiler de belli.

    -tek tek incelemek çok vakit alır ama süper yedek kaliteli bir forvete ihtiyacımız var. kral burak ilk 11'de kendi yerinde yani uçta oynadığında gayet yeterli. umut bulut oyuna girerken heyecanlanan var mı ? sanmıyorum. ve bu sevda bana ujfalusi ile başladı ben semih'in yanına yaşlı kurt stoper istiyorum. pozisyon bilgisi iyi şampiyonlar ligi tecrübesi olan semih'e sen bu yollardan giderken ben dönüyordum diyebilecek kapasitede. mesela terry hiç fena olmaz hem semih kaya'nın da john terry'ye karşı onun forma numarasını giymek isteyecek kadar hayranlığı da var. ikisini bir yan yana düşünün gayet şık güzel oldu. tabi john terry'i getirtmek zor tabi ama neden olmasın. şu an melo orta sahanın yükünü tek başına sırtlıyor desek yanlış olmaz. bunda selçuk'un formsuzluğu ve sneijder'ın solda oynatılmasının etkisi büyük. şu an tam bir isim vermekte güçlük çekiyorum ama melo'nun orta sahada ki defansif yükünü azaltabilecek bir adama ihtiyacımız var. biraz daha hayalci yaklaşayım gökhan inler mesela.

    -ben floryanın hep özerk bir kurum gibi yönetilmesinden yanayım. yani florya'dan sorumlu belli yöneticiler olacak. ve başkan hariç yönetimden kimse floryaya davetler ve özel günler dışında floryaya adım dahi atmayacak.aslında bunun içinde çözüm az çok belli. ali dürüst ve abdurrahim albayrak ikilisi. yönetmelik nedir bilmiyorum ama galatasaray spor kulübünün futbol ve florya kısmına sadece bu 2 yönetici bakmalı.

    sonuç olarak ''dün, dünde kaldı cancazım bugün yeni bir şey söylemek lazım.'' bu sene iç çekişmelerimizden dolayı fenerbahçe'yi kendi ellerimizle şampiyon yaptık. önümüzde çok önemli özel bir sezon var. ve ucunda 4. yıldız var. ben kendi adıma 4. yıldız için yapılması gereken şeyleri sıraladım. ahkam kesmek haddime değil zaten bunlar az çok herkesin hem fikir olabileceği şeyler. çözüm ortada yani macera aramaya hiç gerek yok.
  • 13
    bir kaç takviye daha muhakkak ki yapılacaktır ancak bizim için şimdilik görünüm şu şekildedir. sağlam dönecek bir hamit bruma'yı yedekler, umut bağlamaktan vazgeçemediğimiz aydın ve emre çolak sağlam alternatifler olur. orta saha için yekta şimdilik oldukça yeterli bir rotasyon oyuncusu, henüz hiç şans bulamamış umut gündogan keza benim gözümde yine çok değerli. sol bek yedeğimiz balta, stoper yedekleri chedjou zan, sağ bek sabrimiz var. kaleci yedeğimiz ne yazık ki yok, eboue, dany ve amrabat'tan faydalanılmayacagını düşündüğümüzde 2 tane yabancı açığımız kalıyor; yırtıcı oturmayı çok dert etmeyecek o forvet ve diğeri her yere olur. açığa olur, merkeze olur, sağ beke olur, stopere olur. kısacası iki gün içerisinde prandelli ve olcan'ın gelişi takımı tekrar ayağa kaldırmış ve geleceğe yine yeniden umutla bakmamızı sağlamıştır.

    --- alıntı ---

    ----------------------------------------muslera-------------------------------------
    ---------------------------------------------------------------------------------------
    veysel sarı-------semih kaya----------------koray günter-----alex telles--
    ---------------------------------------------------------------------------------------
    ----------------selçuk inan-------------------felipe melo------------------------
    ---------------------------------------------------------------------------------------
    armindo bruma----------wesley sneijder---------------------olcan adın----
    ---------------------------------------------------------------------------------------
    -------------------------------burak yılmaz----------------------------------------
    ---------------------------------------------------------------------------------------

    --- alıntı ---

    caki101'den alıntıdır.
  • 20
    yalnızlığı bayramlık elbiselerim gibi giydiğim bir gecenin sonuna yakın, seher vaktinin ensesindeydim. fm oynayarak geçmişti tüm gece, yorgun argın bir zihin ve kan çanağı iki göz bırakmıştı ardında. arda arda gelen mağlubiyetler, normal hayatın eşittiriydi adeta. "bari sen vurma anasını sattığımın oyunu bari sen vurma" tarzı arabeskçe cümlelerim döküldü önce ağzımdan, sonra oyundan çıkma fikri belirdi akıl odalarımda. ergenliğin nirvana noktasına ulaşmış olan duygularım, yatakta bağdaş kurdurup, "uff snane be slk .s.s.s" moduna sürükledi, her şeyden bihaber olan dört duvarımın arasında. önce zara'dan "fikrimden geceler" yani "ayrılık" türküsüyle sol direk yedim, hemen arkasından müslüm baba'dan "bu ayrılık neden oldu" şarksıyla sol kroşe yedim, onu takip eden neşet baba'dan "karadır bu bahtım kara" türküsüyle aparkart yiyip nakavt oldum. işte her şey o zaman başladı.

    rüyamda önce şu silüet belirdi aniden; http://i.hizliresim.com/BoMg0p.jpg
    bir zafer kazanmış sinyor, alnı ak vicdanı pak bir zafer kuşkusuz. onu gökyüzüne ithaf etmiş...

    bir davam var benim kelimelerle anlatılamayacak, çocuklarıma heredot cevdetlik yapmaya çalışacağım bir davam; http://i.hizliresim.com/6Y2GvN.jpg
    hırs küpüm, kuşların bir tanesine yem etmeyeceğim, psikoljik üstünlüğüm, yoldaşım, efsanem...

    hemen ardından şu silüet geçti, bir slayt devam ediyormuşcasına; http://i.hizliresim.com/M9E4QN.jpg
    tosunum yabıştırmış yine, kükremiş, koşuyor güneş dolu günlere, nice zaferlere...

    onu takip eden şu silüetti, zamanlaması yerli yerinde olmuş, film gibi geçiyordu gözümün önünden; http://i.hizliresim.com/mqPZ68.jpg
    öz abim koymuş, herkül gibi açmış ağzını, kükrüyor, kuşlara birer birer koyarak, "nasıl koydu frikikten selçuk?" nidalarını attırıyor meydanlarda...

    sonra tahmin edilmesi zor olmayan bir figür beliriyor, ana hatlarında 1960'ların krallıklarını anımsatan; http://i.hizliresim.com/M9E4d2.jpg
    krallığı taç yapmış birileri o müthiş tevazusunda, ancak o tacı kafasına takmamış...

    bir çocuk görüyorum arada, kelime anlamı umut olan; http://i.hizliresim.com/Z2DRXz.jpg
    şad olup gülememiş fakat çocuklar gibi şen, çalışkan, yılan, daha doğrusu kara tay...

    yüzündeki o ciddiyete hakim olamamış bir şey var, taşa benziyor, pardon kaya'ymış; http://i.hizliresim.com/V2VRNV.jpg
    cesur yüreğim, kaptanım, metin oktay ruhlum, metin oktay karakterlim...

    uyanıyorum ansızın. yüz hatlarımda şaşkınlıkvari bir mutluluk, umut, tüm güzel şeyler kol geziyor... hemen perdeyi açıp güneşe bakma ihtiyacı hissediyorum, öyle de yapıyorum. açıyorum perdeyi ansızın. uykulu gözlerimi kamaştırıyor güneş, kapatıyorum aniden perdeyi. sağıma bakıyorum annem seccadesinin üstüne duasını ediyor. kontrolden çıkmış olan fikirlerim dilime hükmediyor, "gaassaray için de dua et anne" diyiveriyorum. gözlerinin taa içine kadar gülüyor, başını sallıyor, aynı şekilde karşılık veriyorum. dönüyorum sırtımı duvara, bir slogan var aklımda söylemesi ayıp. fakat dayanamayarak dile getiriyorum, annemin duymayacağı bir şekilde, sessizce; bu takım bu sene sike sike şampiyon.