• 26
    elimizde çok kaliteli bir jenerasyon olduğu muhakkak. bu gençleri bu sene başında a takıma alıp ligin ikinci yarısında da iç saha maçlarında ilk 11'de sahaya sürmek lazım. maçların son 10 dakikasında oynayarak topçu yetiştirilmez, yetişmez de zaten. tudor'un en güven veren özelliği olan fizik kondisyon eğitimininden bu gençlerin istifade etmesi lazım. hatta a takıma uygulattığı antrenman tekniğini alt yapı takımlarına da uygulamak lazım.
  • 27
    bülent timurlenk: "roma'nın sportif direktörü monchi'ye bağlı iki scout, dün galatasaray’ın u17 ve u19’da trabzonspor ile oynadığı iki maçta yunus akgün, atalay babacan, recep gül ve ali ülgen’i izledi. 16 yaşındaki mustafa kapı da monchi’nin listesinde." (sabah)

    gümbür gümbür geliyorlar. geleceğimiz sizsiniz kardeşlerim.
  • 29
    son günlerde yerli transferlere karşı çıkan taraftarlarımızın karşı argüman olarak kullandığına şahit olduğum jenerasyon. örnekleyeyim;

    ''rotasyonda muğdat'a ne gerek var abi ya. koy oraya 2000 jenerasyonundan birisini olsun bitsin.''

    az önce bir yazar arkadaşa da aynısını yazdım. üst üste penaltılar kaçıran gomis'e şampiyonluk maçında penaltı kullandıracak kadar cesur bir teknik direktörümüz var. sizce bu adam 2000 jenerasyonunda iyi bir futbolcu bulursa değerlendirmekten mi korkacak?

    bu yüzden her transfer haberinin altında virüs gibi ''2000 jenerasyonunda daha iyisi var'' yazmaktan vazgeçin. fatih terim ozan kabak'ı sahaya çıkarana kadar böyle bir jenerasyonun varlığını bile unutmuştunuz.
  • 36
    bilmiyorum buraları okuyanları var mı aralarında ama eğer tanıdıkları filan okuyorsa onlara mutlaka önemlerinin anlatılması gerekiyor. öncelikle yabancı oyunculardan alabileceğimiz maksimum verimi alıp, şampiyonlar liginde gidebildiğimiz kadar gitmeliyiz. bunu yaparken bu jenerasyona özellikle ligde çok ihtiyacımız var. hiç bir jenerasyona ihtiyacımız olmadığı kadar. rotasyon derken de 3-0 giden iç saha maçında 80'den sonra oyuna girilmesinden bahsetmiyorum direkt 11'de başlayacaklar. ve ertesi sene de şampiyonlar liginde olmamızı sağlamaları gerekiyor. malum kara günler geldi. millet şampuan, tahıl stoklamaktan bahsediyor. bunun sorumluları asla suçlarını kabul etmeyecek ve destekçileri taassup içinde onların arkasında durmaya devam edecek. böyle bir ortamda hem oyuncu ihraç edip hem de başarı yakalamamız lazım.
  • 37
    yabancı sınırının neredeyse kesinleşmesiyle, üzerine daha çok düşülecek jenerasyon. zaten sezon başında yapılan genç oyuncu transferleri de bunu kanıtlar nitelikteydi. hocanın haftanın her günü gençlerle görüşüp, "yabancı sınırı geliyor, bundan sonra ipler sizin elinizde. kulübün size ihtiyacı var. bu, sizin için de çok önemli bir fırsattır, 2019 yılı sizin için basamak olacaktır. seneye o sahaya çıkacaksınız ve en iyisini yapacaksınız. hadi hazırlayın kendinizi." gibi telkinlerde bulunduğunu düşünüp kendimi güvende hissediyorum, rahatlıyorum. bu çocuklar henüz futbolu yeni bırakmış, necati gibi kariyerli, ahlaklı hocalarla çalışıyorlar bir de hatırladığım ve bildiğim kadarıyla. e un var, şeker var, inşallah bu çocuklar helva olacaklar*.

    bu jenerasyondan 2-3 tane direkt 11 oyuncusu çıksa, muslera, fernando gibi tecrübeli futbolcularımızın yanında onyekuru, bruma gibi genç scout transferlerimizle harmanlasak bunları, karşımızda ne yabancı sınırı durabilir ne federasyon... çok önemlisiniz 2000'liler
  • 38
    benim en güvendiğim jenerasyondur. birincisi bu jenerasyonun %60'ı o dönemler de yarattığımız sükseden dolayı galatasaraylıdır. ikincisi modern ve gelişmiş bir dönemdeyiz bu genç yetenekler kendilerini daha iyi ve rahat ortamda geliştirme fırsatları var tabi ki bu ortam onlara sağlanırsa. fatih hoca bu konuda çok hassas ve yavaş yavaşta bu ortamı geliştirmeye başladı. yabancı sınırının da kendini hissettirmesiyle çok daha sağlam adımlar atacaklarına gönülden inanıyorum.

    kendinizi geliştirin çocuklar. bu geliştirmeyi sadece futbolla kapsamayın. okuyun, dil alanlarında kendizi geliştirin, müzikle uğraşın, kültürlenin...
  • 39
    biraz fazla abartılan, mehdi görevi verilmeye çalışılan jenerasyon. bir takımın bir jenerasyonundan galatasaray seviyesine maksimum iki oyuncu çıkar, yani 2 oyuncu çıkarıyorsan zaten öp başına koy. gerisi alt liglere dağılır.

    şu ana dek zaten sadece ozan fizik olarak ayak uydurabilmiş takıma*, terim de onu deniyor. çevrede okan buruk, modric, veratti görmüş taraftar olayı fazla genelliyor. celil, atalay neden olmasın diyor. 10 kişi kaldığımız, birhan'ın sonradan oyuna girdiği bir maç vardı. 10 kişi olsak da adamın oynadığı 20-30dk falandı. 5dk sonra oyundan silindi, sahada göremedik.

    uefa kupası zamanı jenerasyonun çoğu galatasaray altyapısından çıkmadı, hatırlatmak gerek. hakan şükür sakarya'dan, ümit davala almanya'dan, arif zeytinburnu, hakan ünsal eyüpspor'dan geldi. altyapıdan bülent kaptan, okan, emre vs çıktı ama ayrı jenerasyonlarda.

    övülen 87-88-89 jenerasyonundan bir arda çıktı, uğur'un talihsizce ayağı kırıldı vasat bir oyuncu olarak kaldı. aydın kebabçı oldu.

    az sakin mi olsak, ne yapsak... terim ışık görürse oynatıyor zaten. semih kaya gibi bir oyuncuda bile ısrar etmiş adam. hayalleri bu kadar tavan yapmamak lazım. ozan'ın yanına birini daha sokabilirsek çok sevinmemiz gerek halbuki.
  • 40
    2 tane onbir oyuncusu 2 tane de rotasyon oyuncusu çıkarsa yeter de artar bile. zaten bir tane onbir oyuncusu çıkardı. (bkz: ozan kabak) diğer onbir oyuncusu olmaya en yakin isim yunus akgün. bu iki oyuncu dışında emirhan civelek, atalay babacan, recep gül, abdussamed karnuçu, malik karaahmet, boran güngör, mutlu aksu doğan gibi potansiyelli oyuncular var. ozan dışında 1 tane onbir oyuncusu daha ve 2 rotasyon oyuncusu bizi ihya eder. benim beklentim bu jenerasyondan budur.
  • 41
    önceki jenerasyonlardan farklı olarak genç oyuncular artık çok bilinçliler. mesela ozan kabak örneğini verelim. 1 yıl önce fizik olarak zayıf bir futbolcuydu ama şu anda yaşına rağmen gayet iyi durumda. aynı şeyleri diğer futbolcular için de söyleyebiliriz. biz yıllarca semih, emre veya aydın için fiziklerini geliştirsenler diye bekledik. ayrıca oyuncularımıza artık alt yapıda daha iyi bir eğitim veriliyor. a takıma ne kadar oyuncumuz çıkar hiç bilmiyorum ama eskiye kıyasla çok daha iyi durumda olduğumuzu söylebilirim. bide bizim türk çocuklarının en büyük şanssızlığının beslenme konusunda olduğunu düşünüyorum. ülkemizde temel gıda denen maddelerin fiyatları çok yüksek. e bu çocuklarının ailelerinin durumları genelde çok iyi olmuyor. gelişim çağında olan ve spor yapan çocukların bol bol et, balık türü şeyler tüketmesi gerekiyor. yetişme dönemlerinde yeterince beslenemiyorlar. fizik olarak yetersiz (boyu kastetmiyorum) olmalarının sebebi tamamen bununla ilgili... başa dönecek olursak eskiye göre çok daha iyi durumdayız.
  • 42
    2000 jenerasyonu herkesin beklentilerinin üzerinde bir başarı gösterdi. üstelik bu çocuklar türkiye'nin her tarafı taranmak suretiyle seçilerek getirildi altyapıya. bunları küçümsemek büyük yanlış. bizim beğenmeyip gönderdiğimiz sadık, uğur bugün kadroda olsa milyon euroları dışarı vermeyebilirdik. neden bedava gönderildi bu çocuklar. çünkü kendine güveni olmayan altyapı hocaları çocuklara da güvenmedi ya da teknik direktörler kulak asmadı. şu anda fatih hoca var ve bu onlar için büyük şans.

    altyapıdan şu anda en az sekiz oyuncuyu defalarca izledim ve yetenekleri konusunda hiç kimsenin şüphesi yok. sabredilise hepsinin a takımda oynayabileceğine inanıyorum. bedavadan elimizden çıkarıp sonra ah vah etmeden önce iki-üç yıl adapte etmeye çalışmalıyız. güç kazanmaları için uğraşmalıyız. milyon euroları saçma sapan futbolculara harcamaktansa bu çocukların gelişimi için harcamalıyız. üstelik bunlar çocukluktan beri birlikte oynuyorlar ve birbirlerinin nefes alışlarını bile biliyorlar.

    tamamına bir tarık çamdal parası harcasak bile gam yemem. inanıyorum ki hepsi birer yıldız kapasitesine sahip. sadece biraz daha emek istiyorlar.
  • 43
    umut vaad eden jenerasyon, her biri ülkenin birçok şehrinden seçilerek getirildiler.

    genç oyuncular gelişmesi için oynamalı, bizim en büyük hatamız oynatmadığımız adamları oynama garantisi ile kiralamamak oluyor. ya pilot takım kurarak oynamasını sağlamalıyız, yada belli sayı da oynama garantisi ile kiralamalıyız. üzerine para bile versek karda olacağımıza eminim. yunus, celil, ahmet sivri vs. önümüzde ki sene en az 15-20 maç oynamazlarsa muhtemelen gelişimleri duracak.
  • 46
    muğdatın, erenin oynadığı, belhandanın emrenin aynı anda olmadığı maçlarda dahi oyuna giremeyen oyunculara sahiptir. yetenek varsa bir noktada test edilmeli. belezoğlu da bu yaşlardaydı döktğrmeye başladığında, mbaphe neredeyse hala bu yaşlarda dünyanın zirvesinde, casillas, vitor valdez madrid ve barça kalesine geçtiklerinde 20li yaşların başındaydılar hatta 2000 süper kupa finalinde bize karşı oynayan casillas 19 yaşındaydı yanılmıyorsam. fatih hocam da artık bu maddi yokluk döneminde bir de oyuncu kalitesi ve sayısı açısından sıkıntı çekiyorken bu çocuklara güvvenmeli. başka şansımız yok zaten. abdülkadir, yusuf yazıcı iki yıldır inat edilmese buralara gelemezlerdi. bizim de celil, atalay, yunus gibi isimleri biree ikişer takıma monte etme zamanımız geldi. yoksa bu çocuklar da xxx can nesli gibi 2. lig topçusu olup kaybolacaklar.
  • 47
    2018-2019 sezonunun 2.yarisinda da en az 1-2 tanesini hazırlayıp seneye kullanmak lazım. yunus ve gökay en yakın adaylar gibi duruyor. ayrıca celil ve unutulmayaca yüz tutan sunday alimi de potansiyel vaadediyor.

    ne güzel lan, 0 maliyetle adamı çıkarıyorsun 10-15 'e okutuyorsun.

    edit: alimi gitmiş diyorlar. kiralık mi temelli mi belli değil.
  • 49
    valla tarihe baktığın zaman sürekli para basan hiçbir alt yapı yok. la masia mesela. hani xavi, iniesta falan yerine koyabildiler mi? messi gidecek onun yeri de boş kalacak.

    genel olarak almanya. altyapıdan jenerasyon çıktı, bayern münih, milli takım falan derken şimdi ne oldu? belçika aynı durumda. yani demek istediğim fabrika gibi sürekli oyuncu çıkaramıyor buralar hiçbir zaman.

    bir altın jenerasyon oluyor. sonrası ya kesik kesik, tek tük ya da hiç yok.

    portekiz kulüpleri farklı biraz. onlar keşfedip satıyor.

    bizim de bu 2000-2002 jenerasyonu fatih terim başta olmak üzere herkesin malumu. fatih terim bu adamları u12-u13 zamanı keşfetti. şimdi diyor mu mesela 2007liler süper ya? demiyor.

    elimize fırsat geçmiş. mantıklı olan bunları kullanıp, başarı kazanıp sonra satmak. sürekli altyapıdan oyuncu fırlayacak diye bakmamak lazım. elimizde bir şans var. bakalım bunu nasıl kullanacağız. fatih hoca varken içimiz rahat.