• birbir dağılan jenerasyon. hayalimde 2023 yılında şampiyonlar ligi kupası ozan'ın elinde havaya kalkıyordu. önce ozan gitti. çocuk iyi kötü para kazandırıp gitti. bekler ramazan ve melih ile orta sahalar recep ve mutlu kiraya verildi. samed, atalay ve yunus ise takımımızda ama sözleşmelerini halen uzatmış değiller. ünal karaman'ın dediği gibi 18 yaşındaki çocuk kendisini yetiştiren kulübün karşısına menajeri ile gelmeyecek. profesyonel dünya geyiğini geçin. bunlar belhanda, seri veya ahmet yılmaz çalık değil.* senin çocuk yaşta bundan adam olur deyip üzerine titrediğin futbolcular. kendileri yetmezmiş gibi mustafa kapı'ya da çengel atmışlar. bu dörtlü sözleşme uzatana kadar kupa müsabakası dahil hiçbir maça çıkmamalı. 2020 yazında istedikleri yere giderler. canımı sıkıyor böyle şeyler.
  • bu sözleşmelerini uzatmayan tayfa da iyice canımı sıkmaya başladı. sen onca yıl bu kulübün verdiği alt yapı eğitimini al, seni yetiştirsin, taraftar desteklesin, fatih terim gibi birisi yanında olsun ama sen 18 olunca profesyonel oldum diye havalara gir, sözleşme uzatma.

    "seni buraya getiren yeteneğindir, seni burada tutacak olan ise karakterindir"
  • fiziken gelişmediği, güçlenmediği sürece beklentiler dahilinde cacık olmayacak nesil.

    futbol oyunu bindirerek, koşarak, sprint atarak oynanan bir şeye dönüştü artık. dolayısıyla bu gereklilikleri karşılayamayan her genç futbolcu bir yerde takılmaya mahkumdur. ozan kabak sadece iyi bir futbol yeteneğine sahip olduğu için bundesliga yapmadı.
  • bu sözleşme uzatmayan arkadaşlar, ne istiyorlar acaba? yani klüpten en istiyorlar da kulüp vermiyor? eğer anlaşmazlık ücretten kaynaklı ise, arkadaşlara tavsiyem önce bir kendilerini göstermeleri. yok başka bir dertleri varsa yol verilsin kendilerine, yolları açık olsun. benim en son böyle hatırladığım bir cem sultan vardı, hatırlayan olur mu bilmiyorum. o da böyle ben oynamak istiyorum diye, bizim teklifi reddedip kayserispor'a gitmişti. en son bal liginde modafenspor diye bir takımda oynuyor, daha 28 yaşında.
  • 2 tane onbir oyuncusu 2 tane de rotasyon oyuncusu çıkarsa yeter de artar bile. zaten bir tane onbir oyuncusu çıkardı. (bkz: ozan kabak) diğer onbir oyuncusu olmaya en yakin isim yunus akgün. bu iki oyuncu dışında emirhan civelek, atalay babacan, recep gül, abdussamed karnuçu, malik karaahmet, boran güngör, mutlu aksu doğan gibi potansiyelli oyuncular var. ozan dışında 1 tane onbir oyuncusu daha ve 2 rotasyon oyuncusu bizi ihya eder. benim beklentim bu jenerasyondan budur.
  • son günlerde yerli transferlere karşı çıkan taraftarlarımızın karşı argüman olarak kullandığına şahit olduğum jenerasyon. örnekleyeyim;

    ''rotasyonda muğdat'a ne gerek var abi ya. koy oraya 2000 jenerasyonundan birisini olsun bitsin.''

    az önce bir yazar arkadaşa da aynısını yazdım. üst üste penaltılar kaçıran gomis'e şampiyonluk maçında penaltı kullandıracak kadar cesur bir teknik direktörümüz var. sizce bu adam 2000 jenerasyonunda iyi bir futbolcu bulursa değerlendirmekten mi korkacak?

    bu yüzden her transfer haberinin altında virüs gibi ''2000 jenerasyonunda daha iyisi var'' yazmaktan vazgeçin. fatih terim ozan kabak'ı sahaya çıkarana kadar böyle bir jenerasyonun varlığını bile unutmuştunuz.
  • valla tarihe baktığın zaman sürekli para basan hiçbir alt yapı yok. la masia mesela. hani xavi, iniesta falan yerine koyabildiler mi? messi gidecek onun yeri de boş kalacak.

    genel olarak almanya. altyapıdan jenerasyon çıktı, bayern münih, milli takım falan derken şimdi ne oldu? belçika aynı durumda. yani demek istediğim fabrika gibi sürekli oyuncu çıkaramıyor buralar hiçbir zaman.

    bir altın jenerasyon oluyor. sonrası ya kesik kesik, tek tük ya da hiç yok.

    portekiz kulüpleri farklı biraz. onlar keşfedip satıyor.

    bizim de bu 2000-2002 jenerasyonu fatih terim başta olmak üzere herkesin malumu. fatih terim bu adamları u12-u13 zamanı keşfetti. şimdi diyor mu mesela 2007liler süper ya? demiyor.

    elimize fırsat geçmiş. mantıklı olan bunları kullanıp, başarı kazanıp sonra satmak. sürekli altyapıdan oyuncu fırlayacak diye bakmamak lazım. elimizde bir şans var. bakalım bunu nasıl kullanacağız. fatih hoca varken içimiz rahat.
  • önceki jenerasyonlardan farklı olarak genç oyuncular artık çok bilinçliler. mesela ozan kabak örneğini verelim. 1 yıl önce fizik olarak zayıf bir futbolcuydu ama şu anda yaşına rağmen gayet iyi durumda. aynı şeyleri diğer futbolcular için de söyleyebiliriz. biz yıllarca semih, emre veya aydın için fiziklerini geliştirsenler diye bekledik. ayrıca oyuncularımıza artık alt yapıda daha iyi bir eğitim veriliyor. a takıma ne kadar oyuncumuz çıkar hiç bilmiyorum ama eskiye kıyasla çok daha iyi durumda olduğumuzu söylebilirim. bide bizim türk çocuklarının en büyük şanssızlığının beslenme konusunda olduğunu düşünüyorum. ülkemizde temel gıda denen maddelerin fiyatları çok yüksek. e bu çocuklarının ailelerinin durumları genelde çok iyi olmuyor. gelişim çağında olan ve spor yapan çocukların bol bol et, balık türü şeyler tüketmesi gerekiyor. yetişme dönemlerinde yeterince beslenemiyorlar. fizik olarak yetersiz (boyu kastetmiyorum) olmalarının sebebi tamamen bununla ilgili... başa dönecek olursak eskiye göre çok daha iyi durumdayız.
  • bu jenarasyona dahil olan gruptan 7 kardeşimiz bugün itibariyle ilk profesyonel sözleşmlerini imzaladılar. düşünsenize ilk avrupa kupamızı aldığımız sene doğan bu kardeşlerimizin ellerinde yeni bir avrupa kupası daha havalara kalkıyor. yolları bahtları açık olsun galatasarayımıza nice kupalar kazandırsınlar.
  • biraz fazla abartılan, mehdi görevi verilmeye çalışılan jenerasyon. bir takımın bir jenerasyonundan galatasaray seviyesine maksimum iki oyuncu çıkar, yani 2 oyuncu çıkarıyorsan zaten öp başına koy. gerisi alt liglere dağılır.

    şu ana dek zaten sadece ozan fizik olarak ayak uydurabilmiş takıma*, terim de onu deniyor. çevrede okan buruk, modric, veratti görmüş taraftar olayı fazla genelliyor. celil, atalay neden olmasın diyor. 10 kişi kaldığımız, birhan'ın sonradan oyuna girdiği bir maç vardı. 10 kişi olsak da adamın oynadığı 20-30dk falandı. 5dk sonra oyundan silindi, sahada göremedik.

    uefa kupası zamanı jenerasyonun çoğu galatasaray altyapısından çıkmadı, hatırlatmak gerek. hakan şükür sakarya'dan, ümit davala almanya'dan, arif zeytinburnu, hakan ünsal eyüpspor'dan geldi. altyapıdan bülent kaptan, okan, emre vs çıktı ama ayrı jenerasyonlarda.

    övülen 87-88-89 jenerasyonundan bir arda çıktı, uğur'un talihsizce ayağı kırıldı vasat bir oyuncu olarak kaldı. aydın kebabçı oldu.

    az sakin mi olsak, ne yapsak... terim ışık görürse oynatıyor zaten. semih kaya gibi bir oyuncuda bile ısrar etmiş adam. hayalleri bu kadar tavan yapmamak lazım. ozan'ın yanına birini daha sokabilirsek çok sevinmemiz gerek halbuki.
  • 2000 jenerasyonu herkesin beklentilerinin üzerinde bir başarı gösterdi. üstelik bu çocuklar türkiye'nin her tarafı taranmak suretiyle seçilerek getirildi altyapıya. bunları küçümsemek büyük yanlış. bizim beğenmeyip gönderdiğimiz sadık, uğur bugün kadroda olsa milyon euroları dışarı vermeyebilirdik. neden bedava gönderildi bu çocuklar. çünkü kendine güveni olmayan altyapı hocaları çocuklara da güvenmedi ya da teknik direktörler kulak asmadı. şu anda fatih hoca var ve bu onlar için büyük şans.

    altyapıdan şu anda en az sekiz oyuncuyu defalarca izledim ve yetenekleri konusunda hiç kimsenin şüphesi yok. sabredilise hepsinin a takımda oynayabileceğine inanıyorum. bedavadan elimizden çıkarıp sonra ah vah etmeden önce iki-üç yıl adapte etmeye çalışmalıyız. güç kazanmaları için uğraşmalıyız. milyon euroları saçma sapan futbolculara harcamaktansa bu çocukların gelişimi için harcamalıyız. üstelik bunlar çocukluktan beri birlikte oynuyorlar ve birbirlerinin nefes alışlarını bile biliyorlar.

    tamamına bir tarık çamdal parası harcasak bile gam yemem. inanıyorum ki hepsi birer yıldız kapasitesine sahip. sadece biraz daha emek istiyorlar.
  • ben bu jenerasyonun bir parçası olsam ve ozan muhammed kabak benim arkadaşım olsa o saatten sonra bir dakika durmam sürekli çalışırım. hem de eşek gibi çalışırım ve o formayı giyme şansı elde ederim.

    hadi diyelim başka takımı tutuyorum. hatta galatasaray'da oynamak istemiyorum diyelim ki. olsun ulan önümde kariyerimin en büyük fırsatı var. birkaç ay önce arkadaşım ozan bunu değerlendirip büyük bir bonservisle almanya yolunu tutmuş, orada da kendini göstermiş almanya'da yılın en iyi çaylak oyuncusu olma şansı var adamın. beni kimse durduramaz o saatten sonra.

    ama bunlar ne yapıyor? önlerinde canlı kanlı ozan örneği varken, altyapıdan arkadaşları çoktan kariyer basamaklarını adımlarken 2020'de gelecek yabancı kuralını bekliyorlar. neymiş daha çok kazanacaklarmış? adamların türkiye'den ayrılmak gibi bir planları yok! burada kalıp iyi para kazanacaklar, en büyük hayalleri bu adamların!

    oğlum salak mısınız lan? formayı kapmak için yırtınmanız lazım sizin. bir an önce kendinizi göstermeniz lazım. hayaliniz türkiye'den ötesi olmalı. oturup hesapladığınız şeylere bak. bugün tek hedefiniz galatasaray'da süre almak olursa yarın en küçük derdiniz para kazanmak olacak hala anlamadınız mı bunu?

    edit: boşuna bir sürü şey yazmışım. ozan'ın dün çekilmiş bir fotoğrafı her şeyi özetliyor. siz hala oturup hesap yapın!

    https://twitter.com/...103608365494279?s=09
  • eğitimli jenerasyon. en azından daha öncekilere göre daha eğitimli.
    evet internet çağındayız ve çoğu gencimiz boş işlerle uğraşıyor ancak bazı kulüplerde kitap okuma alışkanlığı kazandırmaya kadar özen gösteren alt yapı sorumluları var.
    eğer futbolun sadece ayakla oynanmadığının farkında olan bir jenerasyon ise en az 4-5 isim damga vurabilir bu jenerasyondan.
    yeterli mi? değil. belçika bir jenerasyon'dan tank gibi milli takım kurabiliyorken bizim 4-5 isim çıkartmamız devede kulak kalır.
  • bülent timurlenk: "roma'nın sportif direktörü monchi'ye bağlı iki scout, dün galatasaray’ın u17 ve u19’da trabzonspor ile oynadığı iki maçta yunus akgün, atalay babacan, recep gül ve ali ülgen’i izledi. 16 yaşındaki mustafa kapı da monchi’nin listesinde." (sabah)

    gümbür gümbür geliyorlar. geleceğimiz sizsiniz kardeşlerim.
  • muğdatın, erenin oynadığı, belhandanın emrenin aynı anda olmadığı maçlarda dahi oyuna giremeyen oyunculara sahiptir. yetenek varsa bir noktada test edilmeli. belezoğlu da bu yaşlardaydı döktğrmeye başladığında, mbaphe neredeyse hala bu yaşlarda dünyanın zirvesinde, casillas, vitor valdez madrid ve barça kalesine geçtiklerinde 20li yaşların başındaydılar hatta 2000 süper kupa finalinde bize karşı oynayan casillas 19 yaşındaydı yanılmıyorsam. fatih hocam da artık bu maddi yokluk döneminde bir de oyuncu kalitesi ve sayısı açısından sıkıntı çekiyorken bu çocuklara güvvenmeli. başka şansımız yok zaten. abdülkadir, yusuf yazıcı iki yıldır inat edilmese buralara gelemezlerdi. bizim de celil, atalay, yunus gibi isimleri biree ikişer takıma monte etme zamanımız geldi. yoksa bu çocuklar da xxx can nesli gibi 2. lig topçusu olup kaybolacaklar.
  • iclerinde en yuksek potansiyele sahip olan futbolcunun atalay babacan oldugu muthis yas grubu.

    muhtesem baskanimiz ve onun birbirinden becerikli yonetim ekibine tavsiyem sozlesmesinde ozan gibi madde bulunan oyuncularla mukavele yenilemeleridir. ondan sonra burasi gibi mecralarda kendilerinin avukatligini yapan arkadaslar epey zorlaniyor.