• 1
    2001-2002 sezonu şampiyonlar ligi 2. tur b grubu ilk maçı. o sezonki mütevazi kadromuzla italyan devi roma karşısında iyi mücadele etmiş, 20. dakikada sebastian perez'in eski açık tarafındaki kaleye attığı golle 1-0 öne geçmiştik. maçın son anlarında sağ kanattan gelen ortaya mondragon ve fleurquin "volkan ve edu misali" topa çıkmış, boşta kalan topu emerson boş kaleye göndermiş, 2. tur gruplarına önemli bir galibiyetle başlayacak olmanın sevinci kursaklarda kalmıştı. son maçta ofsayttan yenen gol bir kenara, o gol galatasaray'ı çeyrek finalden etmişti.
  • 4
    hayatmda en fazla üzüldüğüm maçlardan biri. yine bir şampiyonlar ligi maçı ve geçen sene ki gibi yine 2.tur gruplarındayız. ayhan'ın süper oynadığı bir maçta perez'in golünde verdiği pasla bu güzel oyununu süslemesi neticesinde yüreğim ağzımda yatağımda seyrediyorum maçı , 13 yaşındayım ama inanılmaz bir korku var yüreğimde sanki içime doğmuş gibi ters bir şeyler olacağı , bu korku ve aşırı heyecan sonucunda kaç kere dua ettiğimi bile bilmiyorum ama sonunda mondragon'un uzaklaştıramadığı top emerson'un röveşatasıyla son buluyor. sonrası 2 saat hüngür hüngür ağlama :)
  • 12
    8 yaşındayken, gerçek bir galatasaraylı olarak izlediğim ilk maçtır. galatasaray'dan başka takım tutmadım öncesinde ama küçük olduğumdan maçları sürekli takip etmez, arada bir izlerdim. maç öncesinde kalbim güm güm atınca ''noluyo amuagoym'' demiştim kendi kendime.( tabi o zamanlar bu kelimeyi bilmiyordum ) maç tam bitti derken gelen o sikik gol gecemi karartmıştı. normalde küfür etmeyen babamın ''yapcağınız işi sikeyim'' sözleri arasında yatmaya gittim. tabi son dakika golünün etkisiyle uzun bir süre uyuyamamıştım. hayatımda ilk kez hissediyordum bu üzüntüyü. her ne kadar üzücü bir maç olsa da benim için yeri ayrıdır bu yüzden.
  • 15
    stat: ali sami yen
    hakemler: claude colombo xx, vincent texier xx, philippe larose xx (fransa)
    galatasaray: mondragon xxx, emre xxx, capone xxx, bülent korkmaz xxx, hakan xx, perez xxx, bülent akın xx (dk. 46 fleurquin xx), sergen xxx, ayhan xxx, hasan xx, ümit xx (dk. 88 arif ?)
    as roma: antonioli xx, cafu xx, zebina xx (dk. 81 fuser x), samuel xx, aldair xx, tommasi xx (dk. 46 cassano xx), emerson xx, lima xx (dk. 74 assunçao x), candela xx, batistuta xx, totti xx
    gol: dk. 22 perez, dk. 90 emerson
    sarı kart: dk. 45 emre, dk. 72 ümit, dk. 87 capone, dk. 90 hasan (galatasaray), dk. 90 batistuta (as roma)

    roma'nın kadroya dikkat.
  • 19
    yanlış hatırlamıyorsam bir salı günüydü o zamanlar orta 1'e gidiyorum okuldan geldikten sonra heyecanla evde maç saatini beklemeye başladım. hatta zaman geçsin diye hemen kafayı vurup uyudum. akşama doğru yağmur ve soğuk başladı o aralar ne zaman hava soğusa millet elektrikli ısıtıcılara yüklendiği için elektrikler giderdi. o günde öyle oldu ışıklar kesildi hiç de gelecek gibi gözükmüyordu. ne yapcaz ne edecez derken babam benle ağabeyimi alıp merkez itfaiye'nin yanında oturan tanıdıklarımızın evine götürdü. malum oralarda hiç elektrik gitmiyor neyse nitekim biz gittik hemen maç başladı ayhan'ın golünden sonra acayip sevinmiştim, hiç beklemiyordum gol atacağımızı roma o zamanlar gözüme yenilmez bir takım olarak geliyordu. cm 01 02 oynayanlar bilirler roma'nın o seneki kadrosu efsaneydi. tomassiler panucciler montella lar cafu samuel delvecio tottiler filan...o maçta'da cassano şerefsizi acayip yardırıyordu oradan buradan vıcık vıcık kayıyordu. son dakikalara gelince evine gittiğimiz fenerli akrabalar yalandan esnemeye filan başladı (bence öyle günahlarını almayayım) bizde maçın son düdüğünü beklemeden eve doğru yol aldık. yağmurun altında abim ve babamla sevinçli bir şekilde eve doğru yürüyorduk. galatasaray kazandığı zaman hayat çok güzeldi tabi, okulu filan düşünen kim diğer maçların özetlerini geç saatlere kadar izleyip sabahın köründe kalkmak hiç koymazdı. eve doğru yaklaşırken bizim oralarda çoktan elektriklerin geldiğini farkettik. ufak bir kahve gördüm, hemen koşup buğulu camların ardından son saniyeleri izlemeye koyulduk ve emerson'un saçma sapan golüne şahit oldum. ulan sanki bizi beklemiş gibi bakar bakmaz golu attı şerefsiz. gözümün önünde çocuğumu kesmişlerdi sanki dünya başıma yıkılmıştı anasını satayım 11 yaşında bir çocuk olarak o acıyı nasıl kaldırdım hala inanamıyorum her gün okuldan sonra koşa koşa eve gelip cnn international'ın 2.30pm spor haberlerinindeki dünya takımlar sıralamasında 2.3. olduğumuzu görüp tatmin olan birisiydim sonuçta hayatım galatasaraydı (şimdi de farkı yok ama neyse) golden sonra ağlaya ağlaya eve gittim ne yapayım.

    aradan 14 sene geçti hala o dramatik sahneyi unutamıyorum. yağmurun altında buğulu camlar arkasında o golü izleyen çocuk için hala üzülüyorum diye bir son yapayım.
  • 20
    aklımda batistuta'nın çirkef oyunu ile yer etmiş maç. özellikle ilk yarıda gol gelene kadar sol çizgiye yakın bölgelerde kendisini sürekli yere atıp hakemle oynamıştı. bir de şu an roma'nın o dönemki kadrosunu görünce baya eskilere gittim. savunmada cafu, zebina, aldair, solda taş gibi bir kanat oyuncusu olan vincent candela, ortada tommasi, emerson, ileride batistuta, totti, yedekten gelen cassano vs. taş gibi bir kadro var kısacası. ki roma bir önceki sezonun italya şampiyonu ve o sezonun da juventus'un 1 puan arkasında kalarak 2.si.

    ayrıca daha önce verilmiş özetten ziyade aşağıdaki link daha geniş ve net bir özete sahip:
    https://www.youtube.com/watch?v=ed0d0XL7zdY
  • 21
    şaka maka üzerinden 17 sene geçmiş olan maç. golümüz dünya futbol tarihinde köşe vuruşunu paslaşarak kullanmak zevzekliğinin işe yaradığı ender anlardan biri olarak tarihe geçmiş, ayhan akman'ın önce tomassi'nin aklını alıp sonra da o dönem tartışmasız dünyanın en iyi sağ beki olan cafu'nun yanından da sıyrılıp gol çizgisi üzerinde ilerlemesinden sonra bir an gafil avlanan defansın arasından fırlayan sebastien perez o unutulmaz golü atmıştır. ayhan akman'ı bam üçlüsü dönemiyle hatırlayan neslin hatırlayamayacağı oyun karakterinin zirve anlarından biriydi kapalı ile eski açığın birleştiği köşede topu alıp şapkadan tavşan çıkardığı o unutulmaz pozisyon.

    onun dışında ağır zeminin de etkisiyle ciddi bir fizik mücadeleye sahne olmuş, roma çirkef ama akıllıca oyunuyla maç boyu hücum planımızda aksamalara sebebiyet verebilmiş, uzatma dakikalarında mondragon ile fleurquin arasındaki anlaşmazlık sonrası kalabalık defansa karşı iki kişi ile mükemmel bir hücum yapıp mondragon kaleye dönene kadar topu atmayı başarmıştır. golün asistini yapan assuncao'nun 75. dakikada oyuna girmiş olması ise bir diğer bahsedilmesi gereken anektoddur.

    bu maç ile başladığımız ikinci tur grubu boyunca hep benzer maçlar oynayıp 5 maçta 5 beraberlikle son maça kadar gelmiş, ofsayt bir golle son maçta kaybedip üst üste ikinci çeyrek finali kaçırmıştık.

    https://www.youtube.com/watch?v=O5XZ2R0fobg