Türkiye Süper Lig 31. Hafta Karşılaşması
20:00 Şükrü Saracoğlu Stadyumu
Yayın: Lig TV
2 - 2
  • 555
    üzerinden tam 4 sene geçmiş, dün gibi amk. zamanın bu denli hızlı geçişi hakkaten çok ilginç. her açıdan güzel hatırlıyorum. yanımda iyi arkadaşlarım, odtü'ye daha yeni gelmişim, hazırlık okuyorum kafa deli rahat. öğlenden başlıyoruz içmeye maça hazırlanmak için. tüm galatasaraylı dostlarım inançlı, efsane bir 2011-2012 sezonuna tanık olduğunun farkında herkes çünkü. berabere kalıyoruz ama eziyoruz, parçalıyoruz fener'i. bu seneye kadar sürecek ciddi psikolojik üstünlüğün ve şampiyonlar ligi başarılarının habercisi bir maç belki de.

    şimdi son senem mezun oluyorum, iş bulma telaşı, mezun olma telaşı, takımımız da dibe vurmuş durumda. dönüp baktığımda görüyorum ki, 4 senede ''mutlu'' dan ''mutsuz'''a giden sürecimi bile en iyi galatasaray özetliyor aslında.
  • 561
    hayal kırıklığı, üzüntü, öfke, korku, mutluluk, şaşkınlık duygularını sırasıyla bizlere yaşatan karşılaşma.

    takım mükemmel giderken bu maçta kötü başlaması hayal kırıklığına uğrattı, ilk golü yediğimizde üzüntü ve öfke bir arada geldi. 2.golden sonra kafalarda "tekrar 6 mı yicez?" korkusu başladı. daha sonra galatasaray gibi oynadık. durum 2-2 olunca sevinçten havalara uçtuk. ve son dakika baros'un direğe nişanladığı top. şaşkındık ama baros'un golü kaçırmasına değil, fenerbahçe balına şaşkındık.
  • 563
    iddaa oranları şu şekildeydi: fb 2.00 beraberlik 3.10 galatasaray 2.65

    17 mart 2018 fenerbahçe galatasaray maçında da aynı oranlar.

    bu maçın hakemi de bülent yıldırım'dı.

    17 mart 2018 fenerbahçe galatasaray maçında da aynı hakem olacak.

    bu maçın teknik direktörleri aykut kocaman ve fatih terim'di.

    17 mart 2018 fenerbahçe galatasaray maçında da aynı isimler kulübede olacak.

    bu maçta galatasaray lider, fenerbahçe ise onu takip ediyordu.

    17 mart 2018 fenerbahçe galatasaray maçında da galatasaray lider geliyor, fenerbahçe ise sıralamada onun altında yer alıyor.

    bu maçtan sonraki maç da trabzonspor maçıydı iç sahada.

    17 mart 2018 fenerbahçe galatasaray maçından sonraki maç da iç sahada trabzon ile.

    bu maçın olduğu sezonu efsane bir şampiyonlukla tamamlamıştık.

    dileğimiz, 17 mart 2018 fenerbahçe galatasaray maçının olduğu sezonda da şampiyon olmak. hadi hayırlısı.

    hatta 17 mart 2018 fenerbahçe galatasaray maçında da gidişat aynı olursa çok iyi olur. tek farkla, bu sefer baros yerine gomis o golü atsın.

    edit: kupa beyi hocaları da hatırlattı sağolsun.
  • 567
    youtube'un amk. durup durup bu maçı öneriyor bana. ben de mal gibi her seferinde açıp izliyorum. her seferinde de maç bitiyor ve öyle aptal gibi kalıyorum. ilk 15 dakikada attıkları 2 şut ve 2 gol, kalan 75 dakika fenerbahçe ceza sahasında oynanıyor ve yine kazanamıyoruz.

    tam olarak 5 olduk 6 olduk nasıl yükleniyoruz nasıl bir tempo maçıydı. ayrıca necati ateş'in ilk goldeki pası tam firmino pası değil mi? oyun stilleri de benziyor zaten. çok kral topçuydu necati.
  • 568
    neden 4-4-2 oynamamız gerektiğini gözler önüne seren efsane maç. ha kazandık mı? hayır. ancak 2-0 geriden gelip 2-2'yi bulduk. ayrıca maçın 30. dakikasından sonra kadıköy gibi bir deplasmanda rakibe gerçek anlamda top göstermedik. son dakikada kaçan gole o an çok üzüldüm ben de. oynadığımız futbolla gurur duydum. bu maçtan önceki sürede farklı bir düzende ve farklı oyuncu gruplarıyla 1 kez geriye düştüğümüzde ama genel olarak darmadağın olağan galatasaray'lar vardı. bu maçın önemi 2-0'dan sonra verilen reaksiyondu bana göre.

    bakıldığında o oyun üzerinden yürümek varken maalesef adeta kendimize ihanet ettik. o sezondan sonra bir daha asla içeride dışarıda fark etmeden oyuna hükmeden rakibini ezen bir galatasaray izleyemedik.
  • 569
    play off sistemi uygulanmasaydı 1 puanın bizi şampiyon yapacağı maçtı, biliyor musunuz bu ayrıntıyı. hani 12 mayısta yakmıştık ya kadıköy'ü. hah işte o play off olmasaydı bile o kadıköy yanacaktı kısaca. 2-0'dan, dönmüş 2-2'yi bulmuştuk. şans işte, ah o şans... 15 saniye durmuyordu yanımızda. baros'un dokunuşunda top direğe çarpıyor ,direkten dönen o son top aydın'ın önüne değil de alakasız bir yere düşüyordu.

    20 yıllık serinin 15. maçıydı, yapacak bir şey yoktu. yapacak bir şey yoktu ama yakacak bir yer vardı, anlıyor musunuz?
  • 570
    fala, büyüye inanmamı sağlamış ruhani maç.
    fenerbahçe bu maça müthiş başlamış, jeneriklik iki gol bulup ardından gelişen süreçte "bittik beyler biz bittik" pozisyonuna evrilmiştir.
    aykut kocaman'ın korkak, defansif, pasif futbol siz adına ne derseniz futbol anlayışı fenerbahçe'li taraftarlarda bu maçla sirayet etmiştir. 60 dakika fenerbahçe neredeyse geçtim bizim sahaya, 18'den çıkamamış ve bunun sonucunda falla büyüyle son dakikada direkten dönen topun 3 sarı kırmızılı futbolcunun önüne düşmeyip, fenerbahçe'li futbolcunun önüne düşmesiyle 2-2 bitmiştir. o maç öğrenciydim son sınıftım ev ana baba günü ve bütün herkes 2-3 dakika birbirine bakmıştı.
    tek kelime etmiştim olayın sıcağıyla "biz bunları 25 sene daha burada yenemeyiz." umarım yanılırım. he aziz yıldırım gitti büyü bittiyse bilemem.*
  • 571
    5 vakit namazını kılan babamın ağzından ''anasını satim günaha gircez büyülü mü ne lan bu stad'' lafını duyduğum maç.yok kardeşim olmuyorsa olmuyor.ne kadar zorlasan da olmuyor.direkten dönen top,aydın'ın ve semih'in önünden sekip gidiyo.kadere imanı sorgulatan pozisyon.kendimi yerden yere attığım volkan'ın boşa çıktığını görünce erkenden gol diye bağırdım.hani bi insan hem en mutlu anı hemde en büyük hayal kırıklılığını 0,0001 saniyede yaşıyor.
  • 572
    totem için maçı takip etmeyecem diyip hanım ile birlikte maç sabahı rusya ya gittiğim (o zaman vizesizdi rusya : ) maçı takip etmemek için, moskovanın soğuk ve karlı sokaklarında yürürken 2-0 olduğunu sadece basit 1 sms ile öğrenip daha da buz kestiğim maçtır. daha ilk 10-15 dakikası 2-0 ise bu işin sonu hayra alamet değil "ulan acaba yine 5-6 lık mı olacağız "diye düşünmem, boş boş o soğukta gezmem, 2-2 olduğunu öğrendikten sonra hiç yaşamadığım bir ağırlığın ve uykunun üzerime çökmesi, ateşimin zirve yapması, kısa sürede olsa hareketsiz kalmam istem dışı, aklıma "sanırım bu gezegende bize ayrılan sürenin sonuna geldik ulan bari kendi memleketmizde veda etseydik, buradan istanbula nakil zor, hanım tek başına nasıl organize edecek" düşüncelerinin gelmesi, o sırada çalan telefonun öbür ucunda bizim istanbul tayfası arkada kırılan bardak cam sesleri "ne oluyor lan attık mı" diye sormam, cevabında "ne atması direkten döndü ortalık karıştı mekanda" cevabı ve maçın berabere bittiğini öğrenmem. yani deplasman yasağı olmayıp gitseydik maça bu kadar stres yaşardık herhalde.
  • 573
    üniversitede öğrenciydim ve evimizin yan tarafındaki kafeye oturdum. kalbimde anormal bir hız var. her derbi öncesi yaşadığım stresi yine yaşıyordum. maç başladı ve çok estetik goller yedik. yerime gömüldüm ve henüz maç ücretleri toplanmamıştı. maça da öğrenci halimle bir sürü para ödeyecektim. sonra tam kalkmak üzereydim ki durdum ve ben ne yapıyorum dedim. en zor gün bugün ise bugün de destekleyeceğim diye düşündüm. ve sonrasını biliyorsunuz.
  • 574
    bu maç ile ilgili çok güzel bir anım var dinlemek isteyen arkadaşlara anlatmak isterim. maçın oynandığı tarihte ailecek ümre vazifemizi yerine getirmek için arabistan’a gitmiştik. maçın oynandığı tarihten bir gün sonra geri dönecektik, kutsal topraklardaki son günümüzdü kaldığımız otelde türk kanallarından sadece trt çekiyordu. skor tvde üst köşede yazıyordu. ben akşam namazı için abdest almaya başladım, abdesti aldıktan sonra namaza başlamadan aklım maçta kaldı. bir skora bakayım öyle kılarım dedim. fenerbahçe 1-0 öne geçmiş, namazı kıldım aklım maçta tabi hemen tv başına geçtim skora baktım 2-0 olmuş radyo vs yok o zamanlar internetten skora bakma vs.de yok. dedim en iyisi şükür namazı kılıyım, namazı kıldım dua ediyorum tabi allahım ne olur yenelim diye ardından tvye baktım 2-1 olmuş, dedim dualarım kabul oldu. ikinci yarı başlayasıya kadar böyle devam ettim dakika 75’e geldiğinde stadyum programı başladı yanlış hatırlamıyorsam, ben de tv başına geçtim erdoğan arıkan dakika dakika olayları anlatıyor hakan balta golü atınca sevindim. dedim tekrar şükür namazı kılıyım ben tekrar kıldım. sonra tekrar tv başına geldim maçın son dakikası frikik kullanılacağından bahsediyordu erdoğan arıkan ama hangi takımın kullanacağını duymadım. frikik kullanıldı top direkten döndü dedi heyecanlı şekilde ballandıra ballandıra anlatıyor ama hangi takımın topu direkten döndü söylemiyor o geçen 5-10 saniye boyunca üzülsem mi sevinsem mi bilemedim çünkü golü mü kaçırdık yoksa rakip mi kaçırdı anlamadım sonra baros kaçırdı deyince içimi bir hüzün kapladı mutsuz oldum bir anda ama sonucunda şampiyon olmayı başardık. benim şahsen kadıköy galibiyeti pek umrumda değil açıkçası önümüzdeki 10 sezonda 6 şampiyonluk yaşayacaksınız ama 15 sene daha yenemeyeceksiniz deseler gözüm kapalı kabul ederim. önemli olan ligde deplasmanda yenmek evinde yenmek 6 atmak değil ligin sonunda kupayı müzene götürebilmek. bakın trabzon’a son 2-3 yıldır bizi evinde yeniyor ama lig sonunda kimse trabzonun bizi yendiğiyle ilgilenmiyor, formalarına yıldızlar kadıköy galibiyetiyle değil ligde yaşadığınız şampiyonluk sayısıyla koyuluyor.