• 127
    aklına gelince insanın tüyleri diken diken oluyor. servet çetin 'in bir soğukkanlı katil edası ile takımını ve hocasını sabote edişini, bugün küfürler ile anılan ve taraftar tarafından kovulmadığı kalan milan baros 'un tek başına mücadelesini ve sakatlandığı zaman yüzündeki gözyaşlarını ve çabasını unutmak mümkün değil. hayatımda ağladığım nadir maçlardan biriydi. şükür atlattık o günleri.
  • 128
    frank rijkaard'ın galatasaray'ın başında sahaya çıktığı son maç. galatasaray forması giyiyor diye her şeye rağmen desteklediğimiz bazı futbolcuların gerçek yüzünü ve ne kadar çirkinleşebileceklerini görmemizi sağlayan maç. sonrasında göreve gelecek teknik direktör her ne kadar "galatasaray adının olduğu her yerde umut vardır"ı bize hatırlatan gheorghe hagi olsa bile, 2010-2011 sezonuna dair tüm umutlarımızın ve hayallerimizin yıkılmasına yol açan,. bir sonraki hafta oynanacak fenerbahçe derbisi öncesi hepimizin kara kara düşünmeye başlamasına yol açan maç. galatasaray futbol takımının yakın tarihindeki belki de en trajik maç.

    kişisel tarihimdeki önemine gelirsek, o sene üniversiteyi kazanan genç bir galatasaray taraftarı olarak ali sami yen'de izlediğim ilk maç. her şeye rağmen biletimi odamdaki kitaplığın en görünen kısmına yapıştırdığım, statta izlediğim ilk maç sorulduğu zaman daima coşkuyla karışık bir burukluk yaşama sebebim. ve maçın başında "bu taraftar hep seninle" tezahüratı yapıp 4. gol gelince "rijkaard istifa, imparator fatih terim" diye bağırmaya başlayan sözde taraftarla ilk tanışılan gün.
  • 130
    bu maçta ben çok üzülmüştüm, tek başıma sikik bir kahve köşesinde, kıçı kırık bir döküm sandalyede yalnız izlememin etkisi de olabilir. yurda dönene kadar yol bitmemişti. 24 ağustos 2015 galatasaray osmanlıspor maçında da aynı üzüntüyü yaşadığımı farkettim. alacağınız olsun galatasaray'ı rahat bırakmayan dedeler.
  • 131
    https://www.youtube.com/watch?v=ipjO8wjSipo

    servet'in alenen, apaçık şekilde nasıl takımını ve arkadaşlarını sabote ettiğinin ıspatı adeta bu maç. garibim baros kıçını yırtmış, iki de klas gol atmış, ama takımın geri kalanı kalaslardan ve hainlerden oluşunca yalnızca bireysel istatistik olarak kalmış.

    görüntülerde yok, fakat juan pablo pino ikinci yarı enfes bir röveşata denemesinde bulunmuş, fakat top direğin iki karış dışından auta gitmişti.

    ayrıca ayhan da sapara'ya az pislik yapmamış. nefret ediyorum böyle adamlardan.

    servet çetin'in bu maçını hatırladıkça ne eren'e kızdım, ne zamanında umut'a kızdım. bu adamlar kazma, top tekniği hak getire. ama servet gibi takımlarını asla "kasten" baltalamadılar. ne olduysalar, hep oydular.

    ama servet öyle değil. sözleşmesinin sona erip bittiği güne şükürler olsun.
  • 132
    frank rijkaard'ın galatasaray teknik direktörü olarak son maçıdır.

    ufuk ceylan kırmızı kart görünce, serkan kurtuluş oyundan çıkmış, yerine aykut erçetin girmiş ve kaleye geçmiştir. serkan'ın boşalttığı sağ bek mevkisine ise maça sağ açık olarak başlayan sabri sarıoğlu kaydırılmıştır. biliyorum, isimleri duyunca bile insanın morali bozuluyor. o yüzden servet çetin'in bu maçtaki saçmalıklarına hiç girmeyeceğim. maçı 4-2 kaybettik, gollerimizi milan baros attı.
  • 133
    kepa arrizabalaga revuelta'nın (bkz: 24 şubat 2019 chelsea manchester city maçı) içinde yaptıklarını gördükten sonra aklıma gelen galatasaray'ın utanç maçı. birebir aynı olmasda bence benzer bir durum yaşıyor chelsea.

    utanç maçı olmasının sebebi kendi sahamıza yenilmemiz değil. bizim arda turan, servet çetin, barış özbek, mustafa sarp ve daha niceleri gibi oyuncuları kulüpte barındırmamız. bu yeniçeriler ile 3 4 sezon top oynamamız.

    frank rjikaard gibi bir adamı bunların yüzünden istifa ettirmek ya da göndermek zorunda kalmamız.

    sırf sadece şu maça bakınca bile yabancı kuralını getirmeyi düşünmemeli mantıklı bir insan. bir yandan milan baros çabalarken diğer yandan yeniçerilerin takımı, oyunu baltalaması..

    gerçekten inanılacak gibi değil. dipnot: o gün 18. yaş günümdü.