• 352
    “sarı serum”, “vitamin” gibi maç.
    bizim için en iyi şekilde başladı gelişti bitti.
    bunların juve maçı öncesi olması ballı kaymak oldu.

    icardinin juve maçına hazır ve moralli gitmesi,
    rakibin 10 kişi kalması yine juve maçı öncesi yorulmamamız,
    sakatlık olmaması,
    nhaganın oyuna girmesi,
    lang ın kolay lokma değilim diyecek oyunu oynaması,
    singo nun deli tay gibi takılması
    özetle özellikle juve maçı öncesi bunları yaşamamız paha biçilmez oldu.
    şu an tamamen juve maçına odaklanabiliriz.
  • 353
    4 gün sonra juve maçımız olmasa büyük ihtimalle daha da farklı bitirebilirdik maçı. bunun dışında yeni transferler yapmanın ve bu isimlerin genç ve aç olmasının faydasını da gördük bu maçta. öyle olmasaydı maç bitene kadar gol arayan değil, top dolaştıran bir takım görüntüsü verirdik yine.

    bu arada maçın rahat geçmesinin sebeplerinden biri de eyüpspor'un açık oyun oynaması oldu. erken gol de etkili olmuştur buna belki ama zaten eyüpspor kapansa da iyi defans yapabilen bir takım değil. bu maç yanıltmamalı kimseyi. hiçbir rakibe göre bir kıstas değildi bu maç.

    yediğimiz golde şanssızdık. biraz rehavet, biraz da şanssızlık. golü yemeyeydik iyiydi yine de. nazar boncuğu olsun. şanssız gol yeme hakkımızı bu maçta yedik diye düşünelim.

    nhaga yaşına göre epey özgüvenli. çok faydalı olacağa benziyor. top ayağına geldiğinde tribünlerin alkışlarını bizim altyapıdan bir gence yapsak çocuk yürümeyi unutur o an heyecandan.

    asprilla geldiği günden beri gol arıyor, istiyor. bir gol atsa rahatlayacaktır ve daha da katkısı olacaktır takıma.

    lang oyundan çıkınca duran top kalitemiz yazla kış gibi çok değişti.

    singo'nun sakatlanma sorununa çözüm bulabilirsek dünyanın en iyi sağ beki bizde derim rahatça. o patlama gücü, o hız ve kuvvet ile stoperde harcanır kendisi. kendisine stoperde yazık ediyormuşuz gibi hissediyorum. bir de sanchez'in yedeği singo olayı da aşırı lüks gibi. kendisini stoperde dizginlemeyi ben şuna benzetiyorum: diyelim ki rtx 5090 ekran kartım var ama güç kaynağı yeterli gücü karşılayamıyor yük altında. ben de undervolt falan yapıp kartı bilerek yavaşlatıyorum. böyle bir şey işte.

    boey'in hücum meziyetleri zaten hiç olmadı. defansif özellikleri ile faydalı oldu bize hep. yine üst seviye bir hücum katkısı beklememek gerek. sallai hücumda kendisinden daha iyi ama boey savunmada sallai'den daha iyi olacaktır. sane dönünce görmek lazım kendisini.

    icardi ise geçen gün torreira'nın doğum gününde eline bir 30 cm'lik aldı bir kere. bundan sonra rakipler düşünsün. *
  • 354
    onu, bunu bilmem ama ben bu taraftara (ben de maçlara gidebildiğim zamanlar çok şükür bu gruba dahil olabiliyorum) bayılıyorum. belki bizden daha ateşli taraftar vardır ama bizim kadar oyuna etki eden, yeri geldiğinde oyuncu transferinde, maçtaki oyuncu değişiklerine kadar oyuna etki eden, oyunun bu kadar içinde olan taraftar başka takımda yoktur. takımımızın hiç bir oyuncusunun, ne olursa olsun ıslıklanmasına, yuhalanmasına karşı olan birisi olarak, bunlar yapıldığında bile, öyle puan kaybedildi, hata yapıldı diye değil, gerçekten bunların yapılmasına gerek olduğu için yapan taraftardır. bugün o gencecik çocuğa yapılana bayıldım resmen. kendinizi o çocuğun yerine koysanıza.

    kıskandıkları, hasetlerinden çatladıkları için her türlü iftirayı atıp kendilerini rahatlatmaya çalışan, ismi lazım olmayan takımlara inat, iyi ki bu renkleri sevmişiz.
  • 358
    tek tek oyuncu başlığı yerine buraya yazayım;

    ugurcan: ben zaten daha önce kendisi için bu ligde şampiyonluk alan iki kaleciden biri demiştim. zamanında eleştirenleri de eleştirdim. uğurcan nefis bir kaleci. benim tek itirazım madem ugurcan'a gidecektiniz neden se9zn biter bitmez gitmedinizdi. 5 6 milyon avro daha ucuza alinabilirdi.

    sacha boey: sözlükte begenilmese de bence özel bir oyuncu. çok iyi oynamadı ama dendiği kadar kötü de değildi. benim için bir oyuncunun çalım yemesi, bacak arası yemesi çok önemli şeyler değil, bunlar anlık olaylar. oyuncu performansı 90 dakikalık bir meseledir. önde basan bir takım icin çok önemli bir işim, pres yapabilen, prese katkı sunan bir bek boey. bu maçta da temposu da iyiydi.

    abdulkerim: bir kesim var, hatasını bekliyorlar. bir pozisyonda umut merakla geçilmiş ki unut faul yaptı ama abdulkerim nefretinden faul degil diyen bile var. net faul. 3 senedir takımı yakacak denen adam 3 senedir şampiyon kadronun omurgasinda. kazandığın tüm büyük maçlarda da ilk 11'de. varsa daha iyi turk stoper onu alalım. bu maçta da partneri sanchez'e kıyasla daha iyiydi ki zaten savunmalık bir iş yoktu.

    sanchez: bence sos veriyor. abdulkerim 3 maçta bir kritik top kaybedince ciddi eleştiri alıyor ama kendisi neredeyse her maç bir kez bunu yapıyor. seneye değiştirsek neden değiştirdik demem.

    eren: temposu çok iyi, mücadelesine zaten lafım yok. jakobs ile gayet iyiler solda. her mevkisinde her oyuncusu aynı seviyede olamaz, öyle bir takımı bir arada tutamazsın zaten. değerli bir isim bugün de gerekeni yaptı.

    lemina: çok bir şey demeye gerek yok, süper lig'in gördüğü en iyi 4 5 orta saha oyuncusundan biri ki bu ölüsü adamın adeta.

    ılkay: beklentimin çok altında, ilk yarı çok kötüydü, ama ikinci yarıda iyiydi.

    yunus: aslında maç genelinde kötü denemez gol attı, pres yaptı, kırmızıyı aldırdı. ama cok basit kendisine yakışmayacak kadar gereksiz toplar kaybediyor. tek pas oynamayı öğrense belki de kimse kesemez onu kadroda ama şu an bence yedek kalacak ilk isim on bölgede.

    lang: bonservisi alınır yaşı da nazara alındığında. konuşmaya gerek yok, maçın yıldızlarından bence.

    osimhen: dünyanın en iyi 10 santraforundan biri. konuşmaya gerek yok.

    ıcardi: çok iyiydi, hareketliydi. paslar hizlandiğında top kendisine gelmeden kiem atacağını biliyor zaten adam. bitiriciligini konuşmaya gerek yok zaten.

    asprilla: seneye kalamaz. kötü olduğundan değil. ama yabancı, opsiyon yüksek ve bizim seviyemizde değil. yetenekli ama ham, çok işlemesi lazım. brnce o paralara 18 19 yaşında birinde yatırım daha mantıklı çünkü oynamak da ister, bence oynayamaz ilk 11 pek o sebeple sorun olur yedekte.

    singo: topla arası sanchez gibi değil. sanchez her ne kadar vasat oynasa da top ayağındayken sanki bir orta saha oyuncusu topla oynuyor gibi rahatım. asla bu hissi vermez ama inanılmaz bir atlet. bence bek olarak kullanmak daha mantıklı ama elbette stoper alternatifi de olur özellikle de savunmayı orta sahaya kadar çıkarmak gibi bir olan varsa ilk tercih olur stoperde.

    barış alper yılmaz: sözleşme meselesi yüzünden taraftar cok tahammülsüz ona ama çok değerli bir isim. lang'ın yaptıklarını yapamaz ama lang da onun yaptıklarının bazılarını yapamaz. üstelik de turk, bence önemli bir değer.

    renato: 18 yaşında biri için çok iyi ama ill 11 için muhtemelen yetersiz kalır şimdilik. çok hareketli, çok koşuyor. çöl basit 2 pas hatası vardı. 18 yaşında biri yapacak bunları sorun yok ama zamanla düzeltirse işte seviye atlar ve o zaman ilk 11 oyuncusu olur. bir de enerjisini doğru kullanmalı. hee yere koşuyor ave bunu seyirci çok sever ama doğru futbol bu değil. gereksiz yere 3 depar yaparsan 4. depar gerekli olduğunda yeterince şiddetli yapamayabilirsin o depari. düzelir ama o zamanla. fiyatı düşünüldüğünde muazzam bir yatırım.

    kaan ayhan: icardi'ye de çok gomuldu bugün alkışlanıyor. iyi değil ama yaşında genç, daha iyi gale gelecektir. mevcut kadroda lemina'nin tek alternatifi belki de. okan hoca forma vermeye devam edecektir. imkan varsa ben yolları ayırırım ama kalırsa yedekligi kabul etmeli, o zaman fayda sağlarız kendisinden.
  • 359
    yine algı çabalarına konu olmuş bir maçımız. eyüpspor teknik direktörü ilk yarıdaki umut bozok ve abdülkerim faul pozisyonuyla ilgili "galatasaray'a yapılsa verirler miydi?" diye soru sorarak algı başlangıcı yaptı. bu soruya cevabın aynı maçta aynı pozisyondan birkaç dakika önce daha hafifine bizim oyuncu yaptı diye verilen bir faulde yer aldığını hatırlatmakta fayda görüyorum.

    oldu birader oldu! hatta daha hafifi oldu! özetlerde yok ama maçı baştan sona tekrar izlesinler!

    bir faul oluyor galatasaray'a olsa vermezlerdi diyorlar ama oluyor. görmezden geliyorlar. bir gol milim farkından ofsayt diye iptal ediliyor galatasaray'a olsa olmazdı diyorlar ama oldu! görmezden geliyorlar.
  • 363
    "en güçlü savaşçı zaman ve sabırdır" der rus yazar lev nikolayeviç tolstoy... sosyal medya ile beslenen "yeni yetme" galatasaray taraftarının ne zamanı vardı ne de sabrı golcüleri ıcardi'yi yaşadığı sakatlıktan dönmesini beklemeye de "kral" sabırla eleştirilere göğüs gerdi, "zamanı gelecek" dedi ve cuma gecesi eyüpspor karşısında yaptığı üçleme ile "kariyerinin değil hayatının bir parçası" olan galatasaray'da rekorları kırmaya devam etti. istanbulspor kupa maçında hagi'nin rekorunu ele geçirirken, bu kez de burak yılmaz'ın 44 golle rams park'ta en fazla gol atan galatasaraylı oyuncu rekorunu 47 golle tarihe gömüyordu...

    rakip eyüpspor, arda turan ile süper lige çıktığı sezonda başarılı bir grafik çizmiş ama arda'nın ayrılması sonrası bir türlü toparlanamamış, başkanlarının da cezaevine girmesi sonrası tmsf'ye geçerken, ligden düşecek takımlar arasına girmişti. buna rağmen son haftalarda çıkışa geçmiş, konyaspor ve beşiktaş'la berabere kalırken, alanyaspor'u deplasmanda yenmişti.

    sahaya sürecek yedek topçu bulamamaktan yapılan transferler sonrası "kimi oynatsam" gibi tatlı dertlere gark olan okan buruk, şampiyonlar ligindeki juventus maçı öncesi rotasyonlu bir onbirle oyuncularını sahaya sürmüştü... takımın bankoları sallai, torreira, barış, sara, jakobs kenardayken, boey'in ağızlarda bıraktığı tadı tekrar verip veremeyeceği merak ediliyordu sağ bekte. öte yandan italyanlara karşı cezalı lemina ile yanında başlayan ilkay'ın da juventus maçında kenarda olacağı için sahada 90 dakika kalmaları kimseye sürpriz olmadı. maç kadrosunun en güzel sürprizi de icardi ve osimhen'i yan yana seyretmek oluyordu...

    karşılaşma golle başladı, yunus'un ortasında osimhen atacaktı okan buruk'un planında ama tersi oldu, victor ortaladı yunus geçen haftadan sonra ikinci kez kafayla (sırtla da olabilir) fileleri havalandırıverdi. ev sahibi erken öne geçti, taraftarında fark beklentisi oluştu da yunus'un hatalı pasında umut karşı karşıya kalınca yürekler ağıza geldi ama uğurcan başarılıydı. bir çok anadolu takımının, hatta şampiyonluk adaylarının aksine atilla gerin rams park'ta takımına "otüsü çekin" emri vermedi, tam tersi savunmadan paslarla çıkıp, galatasaray'a önde basmak istedi, kısmen de başarılı oldular, özellikle lenny pintor boey'i çok zorladı, bir çok defa da geçti fransız oyuncuyu...

    galatasaray'ın maçta ikinci tehlikesi 20 dakikada ıcardi'nin ara pasında osimhen'in kaleciyi geçip plaseledi topun savunmada tarafından kornere atılmasıyla geldi. dört dakika sonra deplasman ekibi onguene ile gole bir kez daha yaklaştı da uğurcan yine başarılıydı. bir onlar bir galatasaray tehlike yaratıyor derken, ıcardi'nin düşerken ceza sahası dışında yolladığı füzeyi jankat kornere atıyor, lang'ın köşe vuruşunda penaltı tartışmaları arasında seken topu bu kez hollandalı topçu kaleye nişanlıyor, jankat'tan seken topu "fox in the box" ıcardi zımbalıyordu ağlara...

    fark iki olmuşken, bir de yunus'un bedirhan'ın hatasından yararlanıp gole giderken düşürülmesi ile kader eyüpspor için ağlarını örmüştü: deplasman ekibi 10 kişi kalıyordu... sonrası ise galatasaray'da farkı arttırma, özellikle osimhen'e gol attırma çabaları ile mecbur kapanan eyüp savunması arasında bir mücadeleye dönüşüyordu.
    ikinci yarıya yunus ve sanchez'in yerine singo ve asprilla ile başladı okan buruk ki sonraki dakikalarda abdülkerim'i de oyundan alınca juventus karşısına stoperlerini bir nebze dinlenmiş, sakatlıksız çıkarmak istiyordu. galatasaray'ın üçüncü golü de çok olmadan geliverdi, rakibin hatalı pasından yararlanan osimhen jankat'ı geçti, kaleyi denemek yerine boşta bekleyen ıcardi'yi gördü ve maçtaki ikinci asistini yaparken, mauro da ikinci golünü atıyordu... galatasaray taraftarı bir kez daha "aşkın olayım" diye bağırırken, bitiminde de osimhen'e tezahüratlar yükseliyordu rams park tribünlerinde...

    lang'ın "kırk yıllık galatasaraylı" gibi rahat oyunu taraftarın alkışını alırken, asprilla'nın da her geçen maç üstüne koyması, özgüvenli rakibin üzerine gidip, uzaktan kaleyi denemesi okan buruk'un ligde çok faydalanacağı özellikleri olarak göze çarpıyordu. lang ve asprilla taraftardan geçer notu çoktan almışlardı da, 56. dakikada sahaya ayak basan nhaga hayatında unutamayacağı anlar yaşıyordu. genç topçu topu ne zaman ayağına alsa tüm stad bir anda matadorun arenada boğayı şişlemesi gibi alkış tufanı koparıyordu ki, bir değil iki değil maç sonuna kadar sürdü bu coşku. 18 yaşındaki renato da sevgiyi karşılıksız bırakmadı, sahada ayak basmadık alan kalmadı, düştü kalktı, düşürüldü, kart aldırdı rakibe, kilit paslar attı... kısaca "kumaşını gösterdi", bu çocuktan olacak dedirtti.

    62de asprilla parçalı formayla ilk golüne yaklaşıyor, jankat kale arkasındaki foto muhabirlerine poz verircesine çıkarıyor, kornerden bomboş kafayı osimhen auta atarken, dakikalar sonrası lang'ın yerine giren barış'a ilkay'ın attığı uzun pasta barış osimhen'e asist deniyor ama osimhen'in ıskasıyla ıcardi hattrick yapıyordu... kime niyet, kime kısmet...
    stat anonsçusu golün anonsunu yaparken, eyüpspor maça başlıyor, rotariu'nun ortasında yaşanan karambolde metehan uğurcan'ın iki maçlık gol yememe serisini üçe çıkarmaya izin vermiyor ve takımın "onur" golünü atıyordu...

    kalan dakikalar yine eyüpspor yarı sahasında geçiyor, asprilla kaleyi deniyor, barış plaseliyor direği yalıyor da herkesin kalbinden osimhen'in gol atması yatıyordu. atıyor da golünü nijeryalı topçu asprilla'nın asistinde ama yan hakem bayrağı acımasızca kaldırıyordu... bu gün futbol tanrıları osi'nin yanında değildi, o da gol atamasam asist yaparım diyor, iki dakika sonra "asistin asistini" yaparak singo'yu savunma arkasına kaçırıyor, onun ortasında da ıcardi'den önce onguene topu kendi ağlarına yolluyordu...
    yeni oyuncuların forma şansı bulduğu, değişik oyun sistemlerinin denendiği ve asların dinlendiği maçta galatasaray 5 gol atıp, üç puanı hanesine yazdırırken, tüm dikkatini juventus maçına çevirirken, ıcardi'nin fit görünümü ile 3 gollük performansı okan buruk'a tekrar ıcardi-osimhen'li bir kadro denemesi fikrini de aşılıyordu... ne diyordu şarkı "varlığı dert, yokluğu yara", yedek kulübesini genç topçularla doldurmaktan, oynatacak futbolcu bolluğuna dönüşen bir kadroda okan buruk'a kolaylıklar dileyelim...

    kaynak ve maçtan fotoğraflar: https://ultrasmovement.blogspot.com/...aray5-1eyupspor.html
  • 365
    bu maça dair beni en çok sevindiren ve içimi kıpır kıpır yapan durum, skor 3-0'ken de 4-1'ken de bütün takımın iştahlı ve hırslı oynamaya devam etmesi oldu. noa lang'in takıma adapte olduğunu görmek sevindirici. anlaşılan barış alper de formanın tek sahibi olmadığını gördüğü için oyuna girdikten sonra canını dişine taktı ve o eski yavaş halinden sıyrılmış bir görüntü verdi.

    ayrıca mauro icardi'nin "fox in the box"ın vücut bulmuş hali olduğunu tekrar görmüş olduk.

    bütün takımın ayağına ve yüreğine sağlık.
    bu şekilde oynadığımız her maç, ortaya koyduğumuz her mücadelede şampiyonluk hedefine 1 adım daha yaklaşmaya devam edeceğiz.
  • 367
    bizim açımızdan güzel bir maç oldu, bazı futbolcularımızı dinlendirdik, yeni transferleri gördük, benim açımdan üzüldüğüm nokta gol yememiz oldu, açıkçası uğurcan'ın da clean sheet yapmasını isterdim.

    bir diğer üzüldüğüm konu ise bir kesim taraftarımızın artık iyice can sıkması oldu. ne yapılırsa yapılsın bunları memnun edemiyor takım.

    güzel bir galibiyet almışız ama sonrasında "eyüpspor maçı kriter değil, rakip 10 kişi kaldı, rakip kulübün başkanı dahi yok vs."

    icardi öyle veya böyle 3 gol atmış ki bence en önemlisi sahada istekliydi, çabaladı ve gol dışında da iyi performans sergiledi ama buna karşın "taraftarın gözünü boyadı, sözleşme kapmak için oynuyor, eyüpspor'a karşı 3 golün bir önemi yok, yedek olmayı kabul ederse ve 3 kuruşa evet derse belki kalabilir vs."

    yani gerçekten sıktınız artık. şuraya gelip maç sonrası güzel bir şeyler okuyalım diyoruz ama olur mu en doğru taraftar biziz ya illa ki en ince noktadan görüp o negatifi basacağız. bu kadar insan eyüpspor'un durumunu biliyor, lakin ortada alınmış bir 3 puan var. herkes icardi'nin de eskisi gibi olmadığını biliyor ama fiziğini topladığı ve çabaladığı için seviniyor. kimsenin de eyüpspor'a 5 attık juventus'a da rahat kazanırız gibi bir düşüncesi olduğunu zannetmiyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın