• başlığı gören de abd'ye gidiyoruz sanacak. altı üstü italya'ya gidiyoruz ve jetlag yaşatacak kadar bir saat dilimi değişikliği de yaşamayacağız. yol yorgunluğu bakımından antalya'ya gidilen bir hazırlık maçından farkı yok, altı üstü 1-2 saat fazla uçulacak.

    keşke daha fazla yapsak böyle maçları. sempati duyduğum, takip ettiğim iki takımdan biri fiorentina, diğeri de liverpool zaten. hatta keşke bu üç takımın katılacağı bir kupa düzenlesek, hazırlık kupası. adı da conte cup. dördüncü takım olarak da turnuvaya katılan üç takımın da en az bir galibiyet ile dönebilmesi adına zayıf bir takım çağırırız, mesela fenerbahçe.
  • hayrına ya da zararına yapılmayacak olan maç. misafir takımın cebinden para çıkmaz böyle maçlarda. hesabı ev sahibi öder, masrafları sponsor karşılar, hasılattan pay alınır gibi gibi. yoksa kimse bir hazırlık maçı için binlerce kilometre git gel yapıp üstüne de ulaşım ve konaklama ücreti ödemez.
    bu maç için en büyük beklentim falcao’nun abdurrahim albayrak’la birlikte floransa’ya inip maçı tribünden izledikten sonra takımla istanbul’a dönmesi. çok şık hareket olurdu.
  • avrupa'da son 25 maçta 2 galibiyet almamızın nedeni bu basit hazırlık maçında bile belli oldu. maalesef bu sadece transfer ile düzeltilecek bir durum da değil. fatih hoca'nın mutlaka avrupa için farklı bir şablon üretmesi gerekiyor. öncelikle şu yavaş al ver oyununa mutlaka çözüm bulmalı. izlerken kanal değiştirip başka şeylerle ilgilenseniz veya telefona vs. baksanız çok birşey kaçırmazsınız. diğer bir konu da takım hiç dinamik değil. ortasaha'nın dinamosu oyuna sonradan giren selçuk olursa daha çok 25'e 2 serisi görürüz.
  • sorunları hala oyuncu eksikliğine bağlayan taraftarlarımız olduğunu gördüğüm maç. şu maçın ilk yarısını seyredip, defansif orta sahamız yok o yüzden bu haldeyiz diyen birinin futbolla ilgisini ciddi manada gözden geçirmesini öneririm. vasat üstü pres yapabilen ve saha parselasyonunu az buçuk becerebilen her takım bize problem çıkarabiliyor. bu yeni bir şey de değil ha, senelerdir varolan bir problem.

    türkiye liginin seviyesi bu civarlarda gezdiği sürece şampiyon olabilme şansımız hep olacak ama bu temel problemlere yoğunlaşmadığımız her an avrupa arenasından uzaklaşmaya mahkumuz.

    ayrıca kiralık transferlere olumlu yaklaşanların da kendilerini sorgulamarını sağlayacak bir maç oluyor bu maç. takımın kilit mevkilerindeki değişikliklerin 'takım' olgusuna olan etkileri fiorentina maçı üzerinden kolayca okunabilir. sahanın her bölgesinde çaresizce pas opisyonu arayan futbolcuları izledikçe benim içim daralıyor.

    fatih hoca her seferinde oyuncuların oyundan keyif almalarının birinci önceliği olduğunu söylüyor. ki böyle bir isteği olduğundan da eminim. fakat yukarıda bahsettiğim özelliklere sahip ortalama bir takım rakip geldiğinde, bizim takım çaresizlikten kırılıyor. bu duruma net ve sağlam olmasa bile geçici bir önlem kurgulanmalı.
  • bizim açımızdan çok faydalı olmuş bir hazırlık maçıdır. uçarız-kaçarız diyenlerin ayakları yere bassın biraz. italya'nın biraz iyi takımı bizi eziyorsa durup düşünmek lazım. avrupa'nın iyi takımlarıyla aramızda zaten uçurum var. birinci önceliğimiz türkiye ligi olmalı. şampiyonlar liginde başarı gelirse müthiş olur fakat gelmezse çok sorun değil. şampiyonlar ligine üst üste bir kaç kez daha katılımdan sonra gözümüzü biraz daha yükseklere dikeriz.
  • diagne için iyi bir pazar olacaktır bu maç.
    oynadığı taktirde etkili olacağını da düşünüyorum. geçen sezon galatasaray diagne'nin başarılı olmakta zorlanayacağı bir takımdı. çünkü genelde kanat oyuncularının bireysel becerileriyle skor bulan bir takımdık. orta saha organizasyonumuz çok zayıftı. bu maçta umarım fatih terim seri'yi önde kullanır ve donk'u defansın önüne çeker. hayır fernando'yu bile donk'un önünde oynatıyordu....

    bu şekilde organizasyon kalitemizin artacağını, babel, belhanda, feghouli ve seri 4'lüsüyle diagne'nin oyun tarzına uygun bir hücum setini sahaya yansıtabileceğimizi düşünüyorum. bu maçta 2 gol atıp 1 de attıracak diagne tekrardan vitrin yapacaktır.

    oyuncu hatalar yaptı. özellikle belhanda ile girdiği penaltı tartışması galatasaray kariyerinde önemli bir noktaydı. ama bunlar geride kaldı. yeni sezon başladı. şampiyonluk kutlamalarına katılmamasını dert etmiyorum. kulüp önemli bir sebeple oyuncuya izin verildiği açıklamasını yaptı zira. artık diagne'den faydalanma zamanı. zaten faydalanmayı becerirsek satışını da beceririz kimse merak etmesin.
  • fatih hocamız bu maç için illa as takım ile çıkacağız diye bir şey yok, bazı oyuncularımızı da görmek istiyorum demişti. bizlerin taşıdığı benzer endişeleri hocamız da düşünüyor bence.

    form tutmasını istediğimiz feghouli ve rotasyonda ne kadar yer alacağına emin olamadığımız genç ve ömer bayram gibi oyuncularımızı izlememiz muhtemeldir. ayrıca teknik ekip ve bartalli ligi de düşünecek şekilse bir planlama yapacaklardır. çok da endişelenmeye gerek yok.
  • 1. dakikadan 90. dakikaya kadar fiorentina orta sahası bizim orta sahayı dövdü.1 dakika bile orta sahalarına üstünlük kuramadık. o burda bu burda oynadı gibi tezlere gerek yok. maalesef orta sahamız geçirgen. rakip gelirken temasımız bile yok. amacımız türkiye ligiyse bi şekilde başarılı oluruz ama avrupada gururumuzla oynarlar.
  • ilk yarısını 2-0 mağlup bitirdiğimiz, bundan çok daha önemlisi inanılmaz kötü oynadığımız bir maç daha.

    nagatomo ile oyun kuramamak ve muslera'nın vurduğu saçma sapan toplar hakimiyeti tamamen fiorentina'ya verdi.

    seri 6 donk 8 denemesi 20 seneden fazla hocalık yapan fatih terim'e dair gördüğüm en saçma, en gereksiz, sonuç vermeyeceği en garanti deneme.

    marcao geçen yılki kadar güven vermiyor.

    feghouli çok iyi dönmemiş.

    artık diagne diye bir futbolcumuz yok.

    bu takıma ne kadar yaşlansa da yavaşlasa da arkadan oyun kurmada mariano gibi bir oyun aklı şart oğlu şart.
  • en yararlı hazırlık maçımız.

    yönetim satışları gerçekleştirip, orta saha ve forvet takviyesi yapması gerektiğinin farkına varmıştır artık. bazı oyuncular bugün muhtemelen küfür yiyecek * (küfür etmeyi onaylamıyorum) onlar da çeki düzen verir kendilerine. sezon başlıyor. ne zaman rahat sezon geçti ki :(

    edit: eklemeden geçemeyeceğim. çok boğucu bir atmosferi vardı maçın. buna bağlamak istemiyorum ama çok değişikti. hoca gömlekle duş almış gibiydi amk. belki de sıcaktan dolayı bu kadar durgun bir takım seyretmişizdir. antalya deplasmanı zannettim bir an.
  • hoca'nin, takima ne oynattiğini anlayamadığımız bilmem kaçıncı maç.kendini geliştirmeye açık da bir yapısı var ama taktik anlamda malesef o özlediğimiz gelişimi göremiyoruz. bundan sonra da görebileceğimizi zannetmiyorum.terim takimlarinda 3 şey biraraya gelirse başarı geliyor: hoca'nın liderliği, kaliteli ve birbiri ile uyumlu oyuncular, hoca'nın winnerlığı. aslinda ilk 2 faktör belki de 3. yü oluşturuyor ama bu 3 lüde kesinlikle teknik taktik gelişim yok. bu maça özel değil, genel kanımı paylasiyorum.