resim
Zlatan Ibrahimović
Görev:Hissedar
Takım:Milan
Yaş:44
Uyruk:İsveç
  • 977
    kendisine inanılmaz bir saygım ve sevgim var.şöyle düşünün canım sıkılınca açar gollerini izlerim.ama ben türkiye'yi biliyorsam sırf o kendine güveni var diye çığırından çıkartırlar adamı.drogba'dan daha büyük topçudur kendisi ama takım içinde özellikle bizim türk oyuncular buna her türlü sallar,gol atarlar yanına bile gitmezler.giderse de tek altın portakal ve hamit gider.onlar niye mi gider? çünkü adamlarda ego yok kompleks yok.sözün özü bizi seviyorsan gel,kendini seviyorsan gelme.
  • 981
    olmayacak transferdir bu kesin. cunku araplar sasayi sever ve ibra'yi gonderip yerine alabilecekleri daha populer bir forvet su an yok. daha dogrusu onlarin alabilecegi populer bir forvet yok. hepsi takimlarinda cakili adamlar. ibra kadar verim verse bile onun populerligine yaklasamayacak adami da asla almazlar. bu nedenle araplar ibra'nin gitmesine izin vermez. eger messi, neymar, ronaldo, bale, suarez, rooney takimlarindan ayrilmaya karar verirlerse belki araplar bunu degerlendirebilir. onun haricinde sergio aguero ve tevez icin bile ibra'yi gozden cikarmazlar. popularite adamlar icin oncelik, sayesinde surekli mansetlerde bulunabiliyorlar.

    hayal bu ya, olur da gelirse fenerbahce taraftarlari arasinda intihar edenler cikacaktir. bu kadar buyuk bir dominasyonu kaldiramazlar. onlar icin basaridan cok isim onemli oldugundan ibra'yi gecebilecek hicbir hamleleri olmamasi kendilerini caresiz hissettirir.
    ibra yerine arjantinli takim arkadasi lavezzi ve pastore'yi tercih ederim. bizim iki kanati da ezip gececek kadar hizli ve teknik adama ihtiyacimiz var. burak oynarsa pastore'yle 30, iyi bir bitirici alinirsa 40 atar.
  • 984
    paragöz olmayan futbolcu. dünyanın en iyi futbolcuları sıralamasında yaklaşık olarak son 7-8 yıldır hep ilk 10'da olan bir isime paragöz denemez bence. felsefe bellidir; yaptığın şeyde iyiysen karşılığını iste her zaman.

    burak yılmaz 3 milyon €'luk top oynuyor mu? bence hayır, peki zlatan 12 m €'luk top oynuyor mu? bence evet.

    şu şartlar altında gelmesi taraftarı değilim, takımda çok eksik ve çok borç var. ona vereceğimiz para ile 2 tane düzgün adam alırız daha iyi bence. *

    ama gelirse de gider formama ismini yazdırırım tribünlerde bağırırım zlatan diye. öyle bir adam çünkü.
  • 985
    arkadaş yalan haberciliğin de böylesi. ufak atın biraz ufak.

    hadi podolski'yi anlarım. hamza hoca açıkladı. devre arası bir girişimimiz olmuş. oradan bir mantık falan.

    tamam da zlatan ne arkadaş. hamza hoca da açıkladı zaten. daha bana sorulan dahi bir şey yok. ama yahu cidden zlatan ne. şu an psg'den ayrılsa direk kapısına yatacak 10 kulüp sayarım. real madrid'den başlayarak.
  • 988
    didier drogba geldi de ne oldu? dünyanin en iyi tek forvet oynayan komple forveti aldik, yanına burak'ı koyup her şeyin içine ettik. önce onu oynatabilecek teknik ekip lazım. 35 yaşında zavallı drogba geldi, ceza sahası dışında adam kovaladı, çalım attı, ceza sahası içinde bekleyen burak paşamıza asistler yaptı. burak oyanayacak diye orta sahada bir eksik adam oynattık. takım her geçen gün geriye gitti. en sonunda suçlu drogba ilan edilip gözden çıkarıldı. (bkz: ibrahimovic galatasaray'a gelse olabilecekler/#1713278)
  • 990
    bu adam özel bir adam. yetenek, karizma veyahut herhangi bir özellik değil anlatmak istediğim. bu adamdaki ruhu, duruşu anlatmak için şöyle bir örnek vereyim; ne messi ne ronaldo ne de henry, bir tek zidane ki o da geride kalır sanırım. 10 milyon euro. az bile.

    mantık gelmesin diyor ruhum henry'den sonraki pişmanlığı yaşamamak için gelsin diyor. mevki farklı fakat gelmesi halinde bir hagi etkisi yaratır. yok abi böyle bir futbolcu. eşsizdir. kelimeler yetmez anlatmaya. ama gelmesin. çok riskli.
  • 996
    30 yaşını geçmiş bir dünya yıldızını almak -ki dünya yıldızı dediğiniz adam drogbadır, hagidir, sneijderdır, roberto carlostur vs.- vizyonsuzluk değil, bence bilakis türkiye gibi bir ülkedeki büyük takımlar için bir vizyon belirtisidir. gel gelelim alınacak o dünya yıldızının çeşitli meziyetleriyle beraber bazı karakter özelliklerini de barındırması gerekiyor.

    mesela karşı yakadan örnek vereyim, roberto carlos. carlos fenerbahçeye geldi, fenerbahçe ertesi sezon şampiyonlar liginde çeyrek final oynadı ve chelsea karşısında gerçekten iyi sınavlar vermesine rağmen elendi.

    gheorghe hagi, galatasaraya uefa kupası kazandırdı.

    didier drogba geldi, galatasaray şampiyonlar liginde çeyrek final oynadı, ertesi sene gruplardan çıktı.

    bunların hepsi tesadüf değil. carlos, hagi, drogba gibi oyuncular meziyetlerinin yanında karakter sahibi ve oynadıkları kulübü sahiplenen, takım arkadaşlarını yönlendiren oyunculardı. bu adamlar futbol kariyerleri boyunca o denli şeyler yaşamışlardı ki, artık öğretmenliğe erişmişlerdi. haliyle oynadıkları kulüpleri de ileriye taşıdılar. gheorghe hagi bu ülkeye futbolu öğretti neredeyse. bu tür 30 yaşını geçmiş, futbol kariyerinde uluslararası onca başarı kazanmış adamlar eğer takım bilincine sahipse türkiye gibi ülkelerdeki büyük takımları büyütürler.

    gel gelelim, ibrahimovic o adamlardan değil. ibrahimovic kendini "tanrı" olarak niteleyen bir adam. o adam buraya gelirse kendini kulübün sahibi sanır. takım arkadaşlarına hem boy olarak* hem kibirli bir tavırla tepeden bakar. lincolnün helikopter bakması bile problem olmuşken ibonun kendini herkesten büyük görmesi bu takımın huzurunu iyice bozar. bırakın lincolnü, drogba frikikleri kimseye bırakmıyor diye bile takımın kimyası bozuluyordu haklı olarak.

    uluslararası arenada birçok başarı kazanmış bir dünya yıldızı kaç yaşında olursa olsun her zaman ilk aşamada avantajdır. karakteri de takım oyununa ve ruhuna uygunsa kaçırılmaması gerekir.

    örneğin sneijder. sneijder herkese tepeden bakan bir adam olsa kolunda o pazubandla takımı için sahada her şeyini verir miydi? bu kadar sevilir miydi? hayır. bu onun yıldız olmasından kaynaklı değil tek başına. karakteri de uydu bu kulübe. ibrahimovic uymaz, ibrahimovic "bir halatı beraber çeken" adamlardan biri olmaz. herkese halatı çektirir, kürsüye kendisi çıkar. o da bize uymaz.
  • 997
    (bkz: #1723643) nolu entry'de guzel ozetlenmis. zlatan cok ozel bir adam. en olmayacak pozisyonda gol ariyor, sonuclari da goz kamastirici.
    ama bu adami alip, yaninda burak'i arkasinda hamit'i selcuk'u oynatirsan, adam kacar gider.

    hagi bize geldigi zaman 5 milyon euro civari bonservis odemistik. zamani icin az para degil. ama hagi'nin saginda solunda onunde ardinda oynayan adamlarin hepsi milli takimlarinin degisilmez oyunculariydi. dusunun o zaman takimda 2 tane sol bek vardi. sag bek, capone bir sezonda 10 civari gol atmisti. yani takim olarak golu ariyor ve buluyorduk. onun neticesi kac mac 5 6 gol atiliyordu.

    simdi biz bunu getirip yan top krali selcuk'un, kendi kendine calimlarin efendisi emre'nin, kafasini kaldirmayi bilmeyen wonderkid bruma'nin onunde oynatirsak, adam gider isvecte balikcilik yapar.
    tabii, dusununce sabrinin ortalarini ancak ibrahimovic tarzi adamlar gol yapabilir, o da ayri..
  • 998
    ne kadar megaloman olursa olsun, futbol kariyeri boyunca dünyanın en başarılı kulüplerinde neredeyse her sezon şampiyonluk yaşamış ve bu şampiyonluklarda hep başrolde oynamış bir adama lincoln, quaresma, guti, balotelli vs. muamelesi yapamazsınız..

    türk futbolcuların kimyası bozulacak diye dünyanın en iyi santforundan vazgeçmek nedir lan?

    asıl türk futbolcular uyumsuz kimyalarından vazgeçsin.. psg'li, milan'lı futbolcular zlatan'ı olduğu gibi kabul edip nasıl onun önderliğinde başarıya ulaştıysa bizim selçuk, burak vs. de dünya yıldızlarından kurulu bir galatasaray'da tutunmak için uğraşsın.. bizim bu futbolcularımız ibrahimoviç'le birlikte juventus'ta ya da inter'de falan aynı takımda oynasaydı yine kimyaları bozulacak mıydı?

    yabancı sınırı saçmalığı neredeyse tamamen kalktı, o yüzden artık türk futbolcuların bu tarz hareketlerine katlanmamıza gerek yok.. eğer yabancı oyunculardan kurulu bir sisteme adapte olamazlarsa, sneijder ve drogba gibi oyuncuların üstünlüğünü kabul edip ona göre davranmazlarsa selçuk yerine mesela (sakatlık öncesi) linderoth' kalitesinde, burak yerine de nonda falan ayarında olan; zlatan'a, wesley'e artistlik yapmayacak ve istese de yapamayacak yabancı oyunculardan kurabiliriz takımı..

    yabancı sınırının kalkmasının en iyi yanı da şüphesiz şu ki; artık türk futbolcuların gönlünü hoş etmeye çalışmaya, (dünyadaki futbolcu piyasasına göre) hak ettiklerinin 2-3 katı maaş ödemeye, onları alabilmek için anadolu kulüplerine inanılmaz fahiş paralar bayılmaya, sonra 1-2 sene başarılı oldular diye onlara muhtaç hale gelmeye, tabiri caizse yeniçeri yetiştirip sonra onların mağduru olmaya ihtiyacımız yok..

    galatasaray şl'de başarıya ulaşmak için dünya yıldızlarını takıma getiriyorsa, ve türk futbolcular da her ne sebeple olursa olsun bu duruma alışamıyorsa anadolu kulüplerine geri dönsünler kanka..

    bize ne amk?

    yeniçeriler istemez diye zlatan'ı almamak kadar mantıksız bir görüş olamaz..
  • 999
    yıllık 12 milyon euro vereceksek alınmaması gereken futbolcu. evet gelirse yaratacağı sükseyi biliyoruz keza sattıracağı forma sayısını da... ancak zaten elde yüksek maaşlarından kurtulmamız gereken futbolcular var. önce onlardan kurtulmamız gerek. hadi diyelim bu gereksiz futbolcuları gönderdik. çok daha gerekli bölgelere transfer etmemiz gereken futbolcular da var yani 12 milyon euro'luk zlatanın üzerine yıllık maaşı en az 1.5-2 m euro olabilecek diğer transferleri düşünün. kulübün bunu kaldırabileceğini pek sanmıyorum. he şöyle bir şey olursa diyelim ki selçuk (7+)m euro'ya, burak(7+) m euro'ya, melo(5+) m euro'ya satıldı(yanlış anlaşılmasın bu futbolcuların gitmesini istediğimden değil sadece misal vermek için kullandım) o zaman gelsin derim ibra için kim istemez ki...
  • 1000
    böyle adamları almak şu an için sadece geçici çözüm getirir. drogba geldi ve gider gitmez eksikliğini hissetmeye başladık. bir türlü yerini dolduramadık forvette. bizim öncelikle gerekli mevkilere yeterli transferler yaparak bir sistem oturtmamız gerek. ondan sonra bu tarz kısıtlı bir süre forma giyebilecek futbolcuları transfer ederek hem takıma vizyon kazandırır hem de çevreye prestijli bir görüntü çizerek reklamımızı yaparız. gittiklerinde de takımın zaten belli bir sistemi ve yeterli oyuncuları olduğu için herhangi bir yalpalanma yaşamayız. sevgili ünal başkana selam çakarak bir benzetme yaparsam; önce pastayı yapmalı, ardından çilekle süslemeliyiz; biz pastayı hep yarım yamalak yapıp üzerine çileği koyuyoruz. çilek gidince de pastanın pek bir numarası kalmıyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın