• 52
    yazdığı bir yazıyla fenerli olmasının yarattığı ön yargıyla itin bir tarafına sokulmuş değerli gazetecidir, tıpkı verdiği bir veto kararı ile halkın kahramanı olan cumhurbaşkanı gibi, rıdvan'ı eleştirmesiyle 2011 yılının en iyi gazetecisi, en muhterem milletvekili olan şamil tayyar gibi.

    bende isterim aziz yıldırım sürünsün, yaptıklarının hesabını sonuna kadar versin; ama yılmaz özdil haksız mı kardeşim? çıkar artık şu cimbom old boys gözlüklerini, adam mantıklı bir şey söylemiş.138 yıl ne lan? şaka mısınız? böyle ceza vereceğinize adam gibi yargılayın cezası neyse çeksin gerekli önlemleri de alın yapılması gerekenleri yapın* diyen bir adam yok.

    hele bu yazıyla yalçın küçükleşmiş diyenler, faşist diyenler var ki onların eleştiri düzeyi zaten nihat doğan düzeyi ile aynı anladığım kadarıyla**. o yüzden başka bir şey söylemeye gerek yok.

    bir de şu var
    (bkz: türkiyedir gs sözlük)

    not: iş bu entry aziz yıldırım'ı savunmak için değil yılmaz özdil'e saldıran düşünce yapısına karşı yazılmıştır. yok fenerli bu gibi yazılara tenezzül edilmeyecektir.
  • 53
    yazdıkları doğru falan değil. aziz yıldırım 138 yılla falan yargılanmıyor. buradaki cahil gençlerin bunu böyle anlamasını kabul edebilirim, ama yılmaz özdil gibi aydın geçinen birinin bunu bilmemesi mümkün değil. yalan üzerine ucuz popülizm yapıyor.
    atıyorum x suçundan 3 ila 8 yılla yargılanıyorsanız, suçlu bulunmanız halinde alacağınız ceza alt sınır olan 3 yıldır, 8 yıl değil. mahkemelerde çok istisnai durumlar dışında her zaman alt sınırdan ceza verilir. siz kalkıp bütün suçlamaların üst sınırlarını üstüste ekler toplarsanız böyle 138 yıl gibi saçma ve ucuz popülizm kokan rakamlar çıkar ortaya.
    aziz yıldırım hakkındaki suçlamalardan suçlu bulunursa yaklaşık 20-25 yıl arası ceza yiyecek. iyi hal, geçmişte suç işlememe vs.ler eklendiğinde yatacağı süre 7-8 yıl. bu 7-8 yılın içinden de şu ana kadar içeride tutulduğu süre düşülecek.

    ayrıca şahsi fikrim şudur ki; 13milyonluk hazine arazisini avanta alıp 4bintl.'ye tescil ettirmek, 120milyon euro değerinde bir kulübü kullanarak insanları tehdit etmekten, maç satın alıp bahis oynayanların paralarını iç etmekten, gazeteci tehdit edip korkutmaktan daha büyük bir suç değildir.
    ayrıca o cezasını çok bulduğu başkanının gizli tanıkların ifadelerine göre futboldan çok başka konulara sapmış olabileceğinin belirlendiğini de yılmaz özdil'in bilmemesine imkan yok. zira bir gazetecinin şike iddianamesini okumadan şike ile ilgili yazı yazacak kadar yüzsüz ve pişkin olabileceğine ben ihtimal vermiyorum. bu yazar yılmaz özdil bile olsa.
  • 54
    sabah yazısını okuduğumda sözlüğün bugün ki kahramanlarından biri olacağını düşünmüştüm. yanılmamışım.

    bu adamın fikirlerini, üslubunu vs. beğenmeyebilirsiniz yalnız bugün yazdığı yazıyı ele alıp fenerbahçe ya da aziz yıldırım savunusu yaptığını iddia etmek en hafif tabiriyle okuduğunu anlamamaktır.

    basitçe türkiye'de ki adalet sisteminin kendince bir eleştirini yapmış, pek te haksız sayılmaz.
  • 57
    severek okudugum bir yazardir. her ne kadar aziz yıdırımı sevmesemde,bu konuda yılmaz özdile hak veriyorum. bu ülkedeki en büyük sıkıntılardan biri olan hukuk sisteminin çarpıklığını çok iyi bi şekilde bir kez daha gözler önüne sermiştir. sen insanlari öldür, 13 yasindaki kıza tecavüz et vs. ama ceza olarak sadece 4 sene ceza al. diğer taraftanda adamlar şike yaptı diye 138 yıl ağir ceza ver. bu olaylardaki ceza oranlari hiç adil değil. amacım burda aziz yıdırımı savunmak değil, aziz yıldırım cezasını alsın almasın değil ama burada önemli olan ceza hukukumuzun insanlara karşı ne kadar " adil ve düzgün işlemediğini " göstermektir. sonuç olarak adam haklı beyler (bkz: yilmaz özdil)
  • 62
    yılmaz özdil'in yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum. tecavüzcüye verilen ceza 4 sene, adam öldürene maksimum 22-24 sene ceza verilen bir ülkede yaşıyoruz. zaten sorunda burada başlıyor. kimse diyemiyor ki adalet sistemimiz mükemmel işliyordu. daha 2-3 gün önce şu meşhur en güvenilen kurumlar anketi yapılmış halk nezdinde yargının esamesi okunmuyor % 3 ve %4 bir ülkede adalet sistemine güveniyor. sen böyle bir ülkede yanlış kararları baz alarak şikeye verilen ceza ağırdır dersen saçmalamış olursun. şikenin diğer adı bence nitelikli dolandırıcılıktır. çünkü gözgöre göre o maça giden, dijitürke para ödeyen, iddaa vb oyunlar oynayan, sağda solda kahvede kafede maç izleyen milyonlar insanın hakkını gasbetmiş olmuyor musun? e hani bizim hakkımız ne oldu?
    hani cezalarda caydırıcılık önemli idi. yanlışlık nerede ise onu düzelteceksin. zaten verdiğin bütün örnekler münevver olayı, hrant dink olayı, tecavüz olayı vs yargının verdiği kararlarla kamu vicdanını sızlatmış olaylar. hrant dink'in ve münevverin katilleri yaş sınırından az ceza aldılar. neyse konumuz bu değildi. demek istediğim şu ki sözde ülkemin bir aydın geçineni çıkmış tecavüzcüye 4 sene veriliyor şikeciye çok değil mi? diye sormuş yazısında. yanlışı kendine referans alırsan doğru bir sonuç çıkarmı ki ortaya?

    şunu diyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama türk sporunda aklı selim konuşan, populist davranmayan, güçlünün yanında yer alayım kaygısı gütmeyen bir kaç isim kalmıştır. onlarda şamil tayyar, ahmet çakar, namı diğer rok vs.
  • 63
    özdil genelde yanlış bir şey söylemiyor; ama pek bir şey söylemediği için olabilir, tıpkı burada da yaptığı gibi. örnek alanını o kadar geniş tutuyor ki, illa ki iki tutarsız uygulama bulmak mümkün oluyor. ceza alt sınırı, üst sınırını falan benden iyi bilen çoktur; ama aziz yıldırım'ın en yüksek sınırdan yargılanacağını da zannetmiyorum, dolayısıyla yaptığı karşılaştırma yine anlamsız, yine arabesk. adalet sistemi bir yerlerinden yamuk diye kimse ceza almayacak mı?
  • 73
    ----alinti----

    süperlig’e hoca dayanmıyor.
    iki teknik direktör kovuldu.
    üç hocanın bileti kesildi.
    dört teknik direktör istifa etti.
    beş hocayla yollar ayrıldı.
    *
    spor sayfalarında en sık gördüğümüz haberlerdir bunlar… zırt pırt teknik direktör değişir.
    *
    yönetim hata yapar.
    futbolcu hata yapar.
    hesabı, teknik direktör öder.
    faturayı hep hocaya keserler.
    *
    şampiyon olan hocanın gönderildiğini de gördük bu ülkede… imkansız kadroyu küme düşmekten kurtardığı halde, gönderilen hocayı da.
    *
    geçen sene mesela… daha bismillah, ilk haftanın başlamasına günler kala, 5 teknik direktör kovuldu. sezon içinde 10 teknik direktör daha kovuldu. önceki sene desen… 18 kulüpte 27 teknik direktör görev yaptı, toplam 16 teknik direktör kovuldu. 3’er 4’er hoca kovan oldu.
    *
    ya bu sene?
    *
    galatasaray’ın hocası aynı.
    fenerbahçe’nin hocası aynı.
    trabzon’un hocası aynı.
    bursa’nın hocası aynı.
    kayseri, geçen seneyi şota’yla bitirdi, bu seneye gene şota’yla başlıyor.
    antalya, mehmet özdilek’i değiştirmedi.
    antep, hikmet karaman’ı değiştirmedi.
    gençler, fuat çapa’yı değiştirmedi.
    sivas, geçen seneyi rıza çalımbay’la bitirdi, bu seneye gene rıza’yla başlıyor.
    mersin, nurullah sağlam’ı değiştirmedi.
    eskişehir, ersun yanal’ı değiştirmedi.
    ordu, hector cuper’i değiştirmedi.
    kasımpaşa, metin diyadin’le süperlig’e çıktı, metin diyadin’le devam ediyor.
    akhisar, hamza hamzaoğlu’yla çıktı, hamza’yla başlıyor.
    elazığ, bülent uygun’la çıktı, değiştirmedi.
    *
    18 kulübün 15’i değiştirmedi.
    *
    açın bakın istatistikleri… futbol tarihimizde böyle bir hadise, ne görüldü, ne duyuldu.
    *
    hatta, aslında, 16 kulüp değiştirmedi bile denilebilir… çünkü, abdullah avcı milli takımın başına geçmeseydi, istanbul belediye’nin yeni bir hoca aramayacağı kesindi. sadece beşiktaş ve karabük değiştirdi. samet aybaba’nın yanısıra, bülent korkmaz gitti, skibbe geldi.
    *
    peki niye böyle oldu?
    *
    “istikrar” denilebilir mi?
    *
    fatih terim için istikrar denilebilir. şampiyon oldu. aykut kocaman için istikrar denilebilir. hem ikinci oldu, hem de bunca sıkıntılı sürece rağmen, seneler sonra kupa’yı almayı başardı.
    *
    gerisinin neresi istikrar?
    ertuğrul sağlam mesela, şampiyonluktan sonra, zorla 5’incilik midir istikrar? kısıtlı kadroyu kümede tutmayı başaran mehmet özdilek, bu sene ne yapacak, zirveye mi oynayacak? orta sıralarda tutunmak mıdır mersin’in hedefi? şota mucize mi yaratacak? hamza?
    *
    hayır, birbirinden değerli hocalarımızı eleştirmek, küçümsemek değil amacım… asla.
    *
    neden gözünün üstünde kaşı var diye, zırt pırt teknik direktör değiştiren kulüplerimiz, bu sene değiştirmiyor? cevabını aradığım soru bu.
    *
    ve, kendi payıma vardığım sonuç şu: bulabildikleri en ucuz hocalar, bunlar… ondan.
    *
    saçma sapan transferler ve yeteneksiz yabancı hocalara saçtıkları milyon euro’lar nedeniyle, kulüpleri iflas noktasına getirdiler… deniz bitti. kasalar tamtakır… şimdi “istikrar” ayaklarıyla “verilene razı” olan “işsiz kalmamak için itiraz etmeyen” hocalarla çalışıyorlar.
    *
    iddia ediyorum, herhangi biri 50 bin dolar fazla istesin, anında kapıyı gösterirler.
    *
    kanıt mı?
    galatasaray basketbol’da ergin ataman’la senelik 900 bin euro’ya anlaştı. fenerbahçe basketbol’da piagiani’ye senelik 850 bin euro ödeyecek. anadolu efes, oktay mahmudi’ye 600 bin euro verecek. erman kunter, beşiktaş’ı bir sene için 300 bin euro’ya çalıştıracak.
    *
    basketbol hocaları bile futbol hocalarından değerli hale geldi… samet aybaba’nın alacağı para, hemen hemen, erman kunter’le aynı… tek tek isim vermeyeyim ama, ergin ataman’ın oktay mahmudi’nin alacağı parayı, pek çok süperlig hocası rüyasında bile göremez.
    *
    herkes, egemen’in mehmet topal’ın kuyt’un fiyatını konuşuyor ama… kadın basketbolcu nevriye’nin, kadın voleybolcu neslihan’ın naz’ın aldığı paranın, yarısını bile alamayan süperlig hocası var.
    *
    demem o ki…
    herkes küfrede küfrede, çökertmek için elinden geleni yaptı, neticede, futbolumuz ucuzladı.
    *
    fatura da, gene, teknik direktörlere kesildi… “istikrar” zannedilen maalesef bu.

    ---- alinti ----

    fanatik
App Store'dan indirin Google Play'den alın