resim
Ünal Aysal
Görev:Başkan
Takım:-
Yaş:84
Uyruk:Türkiye
  • 7876
    1. galatasarayın borçları riva satılmadan bitmez. bitecek olsa bile bitirtmezler.
    2. inan kıraç şürekası istemeden ali sami yen mezarından çıksa kulübe başkan olamaz.

    bu iki cümle birbirini o kadar güzel tamamlıyor ki. ünal aysal da, ondan öncekiler de, ondan sonrakiler de bu amaçla galatasaray başkanlığına atandılar. bundan sonra seçilecekler!!! de bu şekilde atanacak. kendini birşey oldu zannedip bir noktadan sonra başının dikine gitmeye çalışacak, galatasarayın menfaatini düşünecek başkanların önünde de çok güzel bir adnan polat örneği var. mali olarak ibra edilmemek bir iş adamı ne demektir diye düşünecekler, aysal gibi son gün apar topar kredi çektirip, kulübe geçmiş üç kuruşlarını da kurtarıp kaçacaklardır.

    sportif olarark çok başarlı bir dönem geçirdi aysal. fatih terimi falan göndermesi de alkışlanacak bir ilti. falan filan feşmekan. ama kimse kalkıp da sokağa saçılan paraları dolarmış tlmiş üzerinden savunmasın. galatasarayın maddi olarak içine eden bir dönem geçirdi. ha öncekilerden sonrakilerden bu konuda pek de farkı yok o ayrı ama riera, dany, ambrabat, bruma, yiğit, hamit, adını hatırlamadığım emekli fransız libero, umut, kaju, tarık, veysel, sözleşme sıçılan sabri, selçuk, burak, hajrovic rezaleti be daha aklıma gelmeyen kimbilir neler. fatihle beraber saçtılar paraları kimse kusura bakmasın. selçuka buraka euro üzerinden astronmik sözleşme yaparsan tabi ki kurla beraber borcun artar. sanki alman liginde top tepen fransız bebesi ikisi de.
  • 7879
    öyle büyük bir öngörü yeteneğine sahiptir ki gelir tablosu ve bilanço döviz üzerinden hesaplansa bile uefa'dan ceza aldırmıştır kulübe.

    hırsızlıklar en büyük menejer kazıkları personel kazıkları kulüpte adamcılık lisecilik kendi döneminde yaşanmıştır.

    kur kur kur diye buraları inletenlere sorum şudur.

    şampiyonlar liginde çeyrek final yapılan ligin alındığı yıl kulüp nasıl 38 milyon zarar etmiştir?

    daha sonra ikinci olup şampiyonlar ligi vizesi alınıp, gruptan çıkılıp 48 bin kombine satılıp localar full iken nasıl 74 milyon euro zarar edilmiştir?

    uefa'nın zarar limiti 45 (daha sonra 30'a düştü) milyon olduğunu bildiği halde nasıl bir vizyon sahibidir ki bunu telafi etmek yerine nasıl daha çok transfere yönelmiştir.

    kendisi ilk hisseleri satarken, yetki aşamasında satmayacağını söylemiştir. daha sonra satarken yerine geri koyma sözünü vererek satmıştır. hisseler nerededir? kendisi döneminde hangi projeler hayat bulmuştur?

    bakın zarar rakamlarını da euro veriyorum sonra kur diye burda masal okumayın insanlara.

    bu arada bir dip not kur mantığı ile konuşanlar için rakamlar ortaya koyacağım.

    şubat 2015 geliri: 293 milyon tl kur:2.51---116 milyon dolar
    şubat 2015 zararı:122 milyon tl kur:2.51---48 milyon dolar
    şubat 2016 geliri: 391 milyon tl kur: 2.96---132 milyon dolar
    şubat 2016 zararı: 53 milyon tl kur: 2.96---18 milyon dolar

    rakamlar ortada mayıs sonunda aradaki zarar kapanmayacaktır çünkü kulüp mayıs 2015'te devre arası oyuncu gönderimi ve üç kupa gelmesine rağmen ekim sonrası alınan acil tedbirlere rağmen zararı ancak 87 milyon tl'ye geriletmiştir. benim tahminim bu yıl zarar 10-20 milyon tl civarında bitecektir.

    mayıs raporu ağustos ayında çıktığında sizlerle paylaşacağım zaten rakamları.
  • 7882
    (bkz: nankör turnusolü)

    "keyfinize bakın, biz burada kupamızı alıp öyle gideceğiz"

    "taraftar ne istiyorsa o olacak"

    yıllar sonra konuştuklarımız borç, açık falan olmayacak,
    çünkü onlar hep vardı.

    ama 12 mayıs 2012'yi kesin konuşacağız.
    "sahalarında kupa kaldırdık" diyeceğiz.

    bunun için bile teşekkürü hak edendir.

    keşke yine çıkıp gelse,
    az daha borçlansak ama yüzümüz otelcilerle öne eğilmese...
  • 7885
    kendisi vizyonlu bir adamdır. büyük hayallerinin peşinde koşan adamdır. başarısızlığı takım arkadaşlarından kaynaklanıyor ya da takım olamayıştan.

    düşünsenize şöyle bir;

    1- amrabat'tan beklendiği kadar büyük katkılar olsaydı.
    2- tarık fos çıkmasaydı
    3- bruma gelişim katetseydi.
    4- mancini'nin olduğu sezon ara transferde har vurup harman savurmasaydı.
    5- tabi en büyük etken, fatih hoca ile kavga etmeselerdi.

    e tabi halamın bıyıkları olsaydı amcam olurdu lafı da var. o konuda haklısınız ama. elindeki gücü yanlış atlara yatıran bir adam görüntüsü çizdi başkanlığı boyunca. ama bize güzel zamanlar yaşattı. o çok değerli anlar için ayrı ayrı teşekkür etmek lazım. resmen efsane geçti bazı anlar. mesela saraçoğlu'nda kupa kaldırmak gibi.
  • 7886
    beşiktaş, fenerbahçe ve trabzonspor'un ffp için uefa ile imzaladığı gözetim anlaşmasını kendisinin imzalamamasını asla anlamayacağım. bu takımların hepsi potansiyel cezalarını transfer ve maaş kısıtlamaları gibi disipline edici maddeler yardımıyla bertaraf ediyorlar/ettiler. galatasaray ise sadece 3 sezonda şu kadar zararı aşmayacağım demesine rağmen öyle bir anlaşma yokmuş gibi davranmaya devam etti.

    ilk dönemini ne kadar çok başarılı geçtiyse, totalde kendisini hala sevsem de son dönemlerinde yaptıkları maalesef bu çaptaki bir adama hiç yakışmayacak işlerdi. ilk geldiğinde takım sıfırdan kurulacaktı ve uzak kalan başarılı günlere geri dönebilmek adına tecrübeli oyuncular tercih edildi ve bu sayede kısa sürede önemli işler yaptık. ancak bu kısa vadeli başarıyı kalıcı kılmak ve sportif başarılardan elde edilen gelirleri kâr olarak yazabileceğimiz bir yapı oluşturmak adına bir şey yapmadık maalesef. arda turan'ı saymazsak 3 senede bir tane bile oyuncu satılmadı, sadece aldık ve aldık. 40 kişilik verimsiz, yaşlanan ve neredeyse hepsi şişik maaşlı oyunculardan oluşan kadrolar kuruldu.

    eğer uefa ile bahsettiğim tarzda bir anlaşma yapılsa en başta bu lüzumsuz savurganlıklar yapılmayacak, sağdan soldan dünyanın hiçbir yerinde kazanamayacağı paraları bizde kazanan oyuncular yerine daha genç, düşük maliyetli ve ileride kulübe gelir sağlayabilecek oyunculara yönelecektik mecburen. yabancı sınırlaması gibi bir etkenin hareket alanını ciddi kısıtladığını da kabul ediyorum ancak yine de çok kötü kontratlar yapması ve bir adım sonrasını hesaba kattığına inandıramaması büyük hayal kırıklığı.
  • 7892
    kulüp içi bir çok konuda tek adamcı bir yanı vardı ama o halleri bile bu ülke fazlaydı. bunu kibarca ifade etmenin yolunu bilmiyorum. gördüğüm en taşaklı kulüp başkanıydı. 2 sene önce gstv'de bu basketbol rezaletlerinde resmen ihtilal sonrası halka mesaj veren general gibi konuşma yapmıştı. bir şu videoyu izliyorum, bir de şimdiki çapsızlara bakıyorum.

    https://www.youtube.com/watch?v=hsO7lmSsHsk
  • 7896
    kendisi iyisiyle kötüsüyle galatasaray'a yakışan bir başkan olmuştur bana kalırsa.

    ali dürüst, abdurrahim albayrak ikilisi öyle veya böyle, işini iyi yapan bir ikilidir. abdurrahim albayrak galatasaray'a yakışıyor mu sorusu hep soruldu. kimin galatasarayına? 25 milyon galatasaraylı varsa, ama nüanslarla ama büyük farklılıklarla herkesin galatasaray'ı görüşü, hatta değerlerini yorumlayışı farklı. örneğin "türk olmayan takımları yenmek" mottomuz aşırı milliyetçi şekilde de yorumlanabilir, sadece spor bağlamında da yorumlanabilir.

    yönetimde abdurrahim albayrak görev tanımı çok keskin çizilirse ve dışına çıkmaması sağlanırsa, iyi iş yapıyor. ali dürüst de işini iyi yapan biriydi. başkan adayı olan adnan öztürk yine yönetimdeydi. böyle sağlam, hatta kudretli bir yönetimden candan erçetin'li yönetime geçiş, olmadı. bana kalırsa en büyük hatası budur. ikinci büyük hatası ise, bülent tulun gibi bir adama güvenmesidir. üçüncü büyük hatası, ceo pozisyonunda 1 milyon dolar maaş ile lütfi arıboğan'ı çalıştırması olabilir. ben açıkçası bize 1 milyon dolar'dan büyük kazanç sağladığını göremedim lütfi beyin. gözümden kaçmışsa düzeltirim.

    bülent tulun, açık konuşuyorum galatasaray'ın menfaatleri için çalışan bir adam değildi. bu büyük bir hataydı.
    şu an hayalimdeki galatasaray'ın başkanı ünal aysal'dır. ancak geldiği ilk yönetimle gelmesi koşuluyla.
    yanında 40-50 yaşları arasında en azından 2 farklı ülkede çalışmış, ingilizcesi iyi bir teknik direktörle birlikte. futbolcu menajerlerine göz açtırmayacak bir sportif direktör ile. mali durum toparlanınca hollanda 2. liginden satın alınacak bir kulüp ile.

    ama candan erçetin'li yönetimle gelecekse, gelmesin. potansiyeline ihanet ediyor başkan o tarz yönetimlerle.
  • 7898
    kendisini eleştirenlere anlam vermek zordur. bakkal değil kulüp yönetimi yapmış sportif başarı elde etmiş ve kulübün hakkını sonuna kadar savunmuştur. üzerindeki ceket gibi başkanlık sıfatı bir beden büyük gelen başkan değil aksine o koltuğun hakkını veren ender insanlar arasında yer alır. yozlaşmış spor dünyası içerisinde kirletilmeye çalışılmış yıpratılmış ve bu görevi bıraktırılmak zorunda kalmıştır. bırakıp gitmemiş bunun için zorlanmıştır. kendisini sevmeyen birisi bile herhangi bir açıklamasını izlediğinde burnunun kemikleri sızlar sızlamayan zaten bizden değildir. faruk süren dönemi sonrası ikinci altın dönemimizi yaratmış yabancı sınırı kalksa avrupada kupa kazanacak bir ekibin temellerini oluşturmuştur. sadece onun döneminde fenerasyonun yabancı sınırı kalkmaz aksine düşürülecek açıklamalarının ardından ünal başkan ayrılınca yabancı sınırını kaldırması bile kendisinin ne kadar haklı olduğunu ve galatasaray düşmanlarının kendisinden ve galatasarayımızdan ne kadar korktuğunu göstermektedir. ünal aysal döneminde şampiyonlar ligi kupasına inanmış milyonlarca taraftarın bu günlere ses çıkarmaması ise işin en düşündürücü ve üzücü yanıdır.
  • 7899
    ah ulan ah be başkan, hatalarınla sevaplarınla büyük adamdın ama bizi şimdi bu itin köpeğin diline düşürdün ya, hiç yakışmadı sana. ne olurdu ayağını azıcık yorganına göre uzatsaydın, bülent tulun denen şahsı etrafından uzak tutsaydın, hajrovic'e tarık çamdal'a salih dursun'a pandev'e dzemaili'ye paraları gömmeseydin, selçuk'a burak'a umut'a olcan'a ömürlük kontratlar vermeseydin... her şey olup bittikten sonra oturup geçmişi konuşmak çok kolay elbette, "italya'lardan prandelli'yi bulana kadar burnunun dibindeki şenol güneş'i bursa'ya imza atmadan önce görseydin" demek içimden geçse de demiyorum sana. hadi futboldan anlamıyordun, eyvallah. öyleyse sportif başarı değil, sürdürülebilir bir ekonomik yapı kursaydın en azından.

    iyi başladın kötü bitirdin be başkan. bizi öyle bir darboğaza soktun ki ortalık dursun gibi sefillere kaldı. şimdi istediğin kadar etkileyici konuşma yap, "öyleydi de böyleydi" diye anlat dur. gelir bakımından dünyada ilk 20'ye giren kulüp meteliğe kurşun attıktan sonra neye yarar ki? galatasaray hak ettiği halde uefa'ya gidemedikten sonra sabaha kadar bahane anlatsan, kur farkını, senden sonraki yönetimleri suçlasan neye yarar?

    biz burada sponsorsuzluktan kırılırken kendi firmanı sponsor yapmayı da "prensip olarak doğru bulmuyorum" dedin, hadi ona da eyvallah. divan kurulu'ndaki dinazorlara kızgın olduğun için tekrar aday da olmayacaksın, peki onu da anladık. ama bari şu basket takımına acı be başkan. futbol zaten çöktü ama basketbol direniyor hala, bataklıkta açan bir çiçek gibi direniyor. rica ediyorum, yalvarıyorum, bir defalığına prensiplerini, geçmiş kızgınlıklarını bir kenara bırak. elini vicdanına koy ve kendine sor, "benim kulübümün basketbol takımı parasızlıktan sürünürken, hiçbir şey yapmadan öylece izlemeye gönlüm razı geliyor mu" diye bir sor kendine be.

    merak etme senin verdiğin parayla gelecek başarılar dursun denen zavallıya hiçbir artı puan kazandırmayacak. bütün başarılarımızı o adama rağmen kazandığımızı adı gibi biliyor herkes, emin ol. ama bir hareket yap artık, istemeden de olsa bu takımı zor duruma düşüren senin adamlarındı. bunu bile bile bu kadar duyarsız olmak sana yakışmıyor be başkan. galatasaraylı adam galatasaray'ı yüzüstü bırakmaz, lütfen bir şekilde devreye gir artık.
  • 7900
    istanbul adalet sarayı'nda bulunan 28. asliye ceza mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar ünal aysal ve rasim ozan kütahyalı katılmadı. duruşmada fatih terim'i avukatı rezan epözdemir temsil etti. esasa ilişkin savunma yapan avukat epözdemir sanıkların cezalandırılmasını istedi. ünal aysal ve rasim ozan kütahyalı'nın avukatları ise müvekkillerinin beraatini talep etti.

    kütahyali 2 yil hapis cezasina çarptirildi

    davayı karara bağlayan mahkeme, "hakaret" suçundan rasim ozan kütahyalı'yı günlüğü 50 tl'den 9 bin 150 tl adli para cezasına çarptırdı. mahkeme, rasim ozan kütahyalı'yı "haberleşmenin gizliliğini ihlal" suçundan da 2 yıl hapis cezasına çarptırdı. sanık kütahyalı'nın yargılama sürecinde ve sonrasında pişman olmamasını göz önünde bulunduran mahkeme para ve hapis cezasını ise ertelemedi.

    ünal aysal 10 ay hapis cezasina çarptirildi

    sanık ünsal aysal'ın da "haberleşmenin gizliliğini ihlal" suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırarak, cezayı erteledi.

    iddianame

    istanbul cumhuriyet başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede teknik direktör fatih terim ile aralarında yaptıkları mesajlaşmaların basında yayınlanmasına neden olduğu iddiasıyla eski galatasaray spor kulübü başkanı ünal aysal hakkında "haberleşmenin gizliliği ihlal" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis, bu mesajları 30 eylül 2013 tarihinde televizyon programında yayınlayan rasim ozan kütahyalı hakkında da "hakaret" ve "haberleşmenin gizliliğini ihlal" suçundan 1 yıldan 6 yıl 8 aya kadar hapis cezası talep ediliyordu.

    kaynak: dha
App Store'dan indirin Google Play'den alın