• 5656
    grandeyle beraber 2 sene üstüste sampiyon yaptigi sampiyonlar liginde ceyrek final oynayan futbol takimimizi kötü yönetimi sayesinde siradan hale getiren, direk sampiyonlar liginde oynayacak takima sponsor bulamayan, ilk yillarinin aksine baskan gibi davranmayip herkesle muhatap olan ve hayrovicin ayrilmasindan sonra artik cebinden parayi cikarip yerine koymasi gereken 'kurumsal eleman'.
  • 5658
    galatasaray'dan büyük olmayan başkan.

    nasıl ki bazıları "elemansa" kendisi de galatasaray'ın elemanıdır. hatta o şerefli galatasaray başkanlığı koltuğuna layık görüldüğü için oturmuştur ama işini düzgün yapamazsa bırakıp gider, bu kadar basit.

    her fırsatta ft için galatasaray'dan büyük değil diyenler için hatırlatayım dedim. bu camia 10 tane daha ünal aysal çıkarır. kimseye muhtaç değiliz.

    icraatlerini göreceğiz. gerçi icraat yapacak ne kaldı ki. o da başka bir mesele
  • 5659
    kendisine destek çıkacak arkadaşlardan ricam, allah rızası için "sekizincilik" kelimesi ile savunulmasın lütfen.

    -birini eleştirmek, otomatikman sekizinci olmamızı mı gerektiriyor?
    -veya bu kulüp 109 yıllık geçmişinde o tarz başarısız kaç sezon geçirmiş?
    -veya o sezon dışındaki diğer 108 sezonun tamamında ünal aysal mı başkanlık yapmış?
    -en önemli soru, başkana yönelik eleştiriye cevaben bu argümanı hatırlatanlar kulübün asıl olması gereken yerin "sekizincilik" olduğunu mu savunuyor? neden ilk iki yılda yaşadığımız başarılar bir lütuf olarak görülüyor? saçma.

    sütten çıkmış ak kaşık olmadığını düşünsem de, -maalesef- eylül 2013'ten beri kutuplaşmamıza sebep olan saflardan, işin fatih terim tarafındayım. başkan, antrenörümle görüşebilirsiniz dedikten sonra, fatih terim'in milli takım ile ilgili alacağı her karara imza atmış demektir. "eleman"ının federasyonla görüşmesine ilk elden izin verip, sonra da "nasıl olur yaa:@" diye sinirlenmek çok saçma. "eleman"la "patron" arasındaki emir komuta hiyerarşisi bunu gerektirir.

    terim ile ilgili fikrim özet olarak bu şekilde. ama konunun özüne dönmek gerekirse, zaten son aylarda kendisine yönelik eleştirilerdeki "fatih terim" mevzusu günden güne azalmaktadır. neden? çünkü yaptığı yanlış hamle sayısı hergün artmaktadır. olay artık gitgide fatih terim ekseninden çıkmaya başladı. bu en azından sevindirici bi gelişme. çünkü sırf terim nefreti yüzünden, iş artık bir sözlük klişesi olan "terim sempatizanlığından sonrasını okumadım kardeş" boyutuna ulaştı. ki fatih terim'e karşı bu ölçüde bir nefret niye beslenir onu da bilmiyorum. çok sevmemek, tasvip etmemek değil yani iş resmen nefret düzeyine geldi. neyse yani gereksiz transfer hamleleri, finansal fair play cezası, maddi sıkıntılar, hoca değişmeleri, anlamsız maaş artışları, baskın kongreler, pasif yönetim anlayışı ve kurulu, sponsor sıkıntıları, vb pek çok konuda haklı olarak eleştirilebiliyor olması, olayları tartışabilmemize olanak sağlıyor artık en azından. tartışmak, doğruyu bulmaya giden yolda en gerekli şey neticede. hatalar çoğaldı ki dile getirebiliyoruz demek de tam bir gülsek mi ağlasak mı durumu yani.

    koltuğu bıraksın, defolsun gitsin demiyorum ben. kendisine kişisel bir nefretim yok, tanımam etmem. sadece hatalarını düzeltsin yeniden ilk 2 yılımız gibi kulübü düzene soksun yeter. ki zaten görevinin tanımı bu. "kulübü iyi idare etmek". ama görünen o ki, 2011-2013 arası başarılarda keramet kendisinde değilmiş. doğru kişileri mi göreve getirir, doğru hamleler mi yapar ne yapar bilmiyorum ama bir an önce "doğru"ya yönelsin. yönelsin ki bir sezonumuz daha çöpe gitmesin.
  • 5660
    galatasaray başkanlığı yaptığı sırada yaptığı en doğru icraat ergin ataman'ı basketbol takımı'nın başına getirmesi ve bunun akabinde 20 küsur yıl sonra şampiyon oluşumuzdur. kulübü futboldan ibaret sananlar istedikleri kadar fatih terim'in çanağını yalayıp başarıyı ona atfetsinler ama gerçeği değiştiremezler zira başarı ekip işidir, tek bir kişiye bağlanamaz.
  • 5662
    göreve getirdiği adamlar : enkaz devraldığı sezonda galatasarayın efsanesi fatih terim. ara sezonda hem boşta olup hem dünya çapında bir isim roberto mancini ve yeni sezonda italya takımının eski teknik adamı, herkes tarafından kabul görmüş cesare prandelli.

    görev süresince başarıları : 3 sezonda 2 lig şampiyonluğu, 2 süper kupa, 1 türkiye kupası. takımın katıldığı 2 şl sezonunun ikisinde de gruptan çıkma, 1 tanesine çeyrek final.

    takıma kazandırdığı futbolcular : wesley sneijder (mevkisinde dünya çapında bir adam), didier drogba ( tartışmaya lüzum yok, getirmek herkesin harcı değil), hamit altıntop (transfer edildiğinde en iyi yerle 3-5 futbolcudan biriydi), burak yılmaz (ligin gol kralıydı, zamanın şartlarıyla neredeyse yok pahasına alındı), olcan adın ( mevcut yabancı sınırı dahilinde en iyi yerli kanat olabilir) , armindo bruma ( daha 19 yaşında olmasına rağmen müthiş yeteneğiyle geleceğe çok doğru bir yatırım olduğunu her fırsatta kanıtladı)

    bunun yanında alex telles, umut gündoğan, koray günter vs. gibi gelecek vaadeden, en azından anadoludan toplama değil futbola yeteneği olan futbolcuları takıma kazandırarak galatasaray'ın geleceğini inşa etmek için uğraşmakta.

    takım iyi oynamadığı zaman başkanı eleştirmek ne kadar doğru olmasa da ; eleştirirsin, artık iyi yönetmediğini söylersin, sevmediğin dile getirirsin ama bu adama başarısız demek akıl tutulmasıdır.

    millet ne karakterde, ne tıyniyette adamları el üstünde tutuyor ; her başarısızlıkta ya da transfersizlikte teknik ekipten yönetim elemanlarına kadar herkesi asacağımıza, kulübümüzün bu şekilde bilgili, eğitimli, terbiyeli ve ahlaklı insanlar tarafından yönetildiğine sevinmemiz, onlara sahip çıkmamız gerekir.
  • 5663
    hataları elbet var.
    ancak hala fatih terim fedailiği yapıp ünal aysal'ı eleştirenler de var.
    kardeşim, takım tekrar toparlandıysa sebebi fatih terim değil, tek başına ünal aysal da değil.

    tekrar tekrar söylemek istemiyorum, o takımın nasıl oturduğunu burada yazmıştım; #1549266

    şimdi fatih terim için 2 şey söylemek istiyorum. madem onun sayesinde takım kurtulabilecekti, neden adnan polat kendisini çağırdığında dinlenmek istediğini söyledi? çok açık, uygun zamanı bekledi, zira buradaki fanboyların sandığı gibi fatih terim'in elinin değdiği yer kendiliğinden yeşermez.
    ilk yaz kampında 3 ay analiz yapmışsın, zaten ligler de geç açıldığı için çokça vaktin olmuş. yetmemiş ligde 11 maç gitmişsin. takımı oturtamamışsın. o zamana kadar;

    -içerideki samsun maçında elmander-sercan şeklinde çift forvete dönünce oyunun açılmaya başladığını,
    -10 kişi kaldığımız karabük deplasmanında baros'un oyuna girdiğinde elmander ile uyum yakaladığı,
    -bursaspor maçını baros girdikten sonra çözdüğümüzü,

    bunun yanında elmander'in (ya da ilk iki hafta baros'un) tek forvet çıktığı maçlarda varlık gösteremediğimizi, 3 ay yaz kampı ve 11 haftalık lig maratonunda göremedi.
    hasbelkader 11 maçın sonunda elmander-baros ikilisiyle bir maça çıkıldı ve 9 kişi kaldığımız maçı kazandık.
    yukarıda verdiğim ve yine tekrarladığım şu yazıda (#1549266) belirttiğim niteliklerdeki forvet hattını bir şekilde kurduk, ancak fatih terim bunu yarım sezondan biraz fazla koruyabildi.
    hemen alakasız burak yılmaz transferiyle o takımın çalışma mekanizması bozuldu.

    eh, biraz da o oturmuş sistemi, uygun olmayan oyuncularla bozandan bahsedelim.
  • 5667
    daha önce de yazmıştım, üzerinden zaman geçti tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum.
    herşeyi unutuyoruz. iki yıldır takım iyi kötü avrupada mücadelesini verip zaferler kazanırken(evet geçen sene gruplardan çıkmak, ondan önceki senede çeyrek finalde reali terletmek zaferdir.) en çok eleştirdiğimiz, dert yandığımız konular nelerdi? tff, yabancı sınırı, medya. bunlardan hangisi değişti? hiçbiri. hepimiz yabancı sınırının fener avrupaya gidince kalkacağını söylemiyor muyuz? siyasiler sağolsun şike yapanlar cezasını çekti mi? bugün ligdeki takımların yönetiminde ve kadrosunda adı şikeye karışmış oyuncular yok mu? hakemleri elinin tersiyle savurup oyuncumuza ana avrat kameraların karşısında söven adamın kimseden korkusu var mı, aldığı ceza, ceza mı? çok örneklendirmeye gerek duymuyorum, ülkenin futbolunun da siyasetinin de kısaca her kademesinin içinde bulunduğu durum ortada. bir ab başvurusu vardı ne oldu? stadın üstü ne oldu? terim dönemi hocanın aldığı cezaların açıklamaları var mı? işler tıkırındayken hepimiz aysal'ın arkasında bu bahsettiğim konuları konuşmuyor muyduk? kazanırken skor taraftarı olmayalım derken kaybedince neden skor taraftarına dönüşüyoruz?
    evet işler iyi gitmiyor belli ki. takım çok kötü top oynuyor, kadro planlaması kusursuz değil, oyuncular çok formsuz. açıkça transfere ihtiyaç var, hem de kaliteli isimlere. bütün bunlar herkesin bildiği gerçekler. tıpkı yukarıdakiler gibi. ünal aysal'ın gitmesini isterken bütün bu ahlaksız, karaktersiz, emek hırszılarının 3 yıldır takımı aşağı çekmek için ellerinden geleni yaptıklarını unutmamak gerek.
    yeni hoca, pazartesi gelecek yeni 2 oyuncu, yeni sezon, yeni formalar. şu saatten sonra taraftarın tek yapması gereken kulübüne, başkanına, futbolcusuna, hocasına, üzerinde sarı kırmızı olan herkese destek olmaktır.
    kesinlikle eleştirilecek hatta ileride görevi bırakmasına yol açabilecek bir çok sıkıntısı oluştu. ancak taraftarın birinci görevi sporcusuna destek olmaktır.
  • 5670
    transfer sezonunun başında verdiği sözleri hatırlarsak hiç birini tutmamış başkanımızdır.

    1- alman ekolünden hoca alacağız. (cesare prandelli)

    2- genç yabancı futbolcular transfer edeceğiz. ( dzemaili, pandev )

    3- transferler kampa yetişecek. ( bugün 31 ağustos henüz kap bildirimi dahi yok.)

    4- forma sponsoruyla lig başlamadan anlaşırız. ( 30 ağustos 2014 bursaspor galatasaray maçında formalarda reklam yoktu.)

    cesare prandelli'ye ve transferlere laf etmiyorum. gelmelerine en çok sevinenlerden biriyim ama bundan sonra söz verirken durup bir düşünmesi gereken başkanımız.
  • 5672
    transferin son günü gecen yıl 1 milyon olan adamı 5 e alarak, 2 adet orta seviye yabancı alarak bombaları patlatmıstır, dosta guven dusmana korku salmısdır adeta. aziz yıldırım bile transferi öğrendi nokta transferler yapıp tas gibi takım kurarken buyuk baskanımız her transfer doneminde 10 al 10 gondere abone oldu 3-4 milyon euro bonservis verilen adamlar süre almadan bedavaya gönderiliyor. 2016 ya bir enkaz hazırlıyor ama bakalım kimin üstüne kalacak.
  • 5673
    arkasında aziz yıldırım'ın aldığı medya, federasyon, hükümet desteği olsa mourinho'yu takıma yardımcı antranör yapar.

    adam o kadar kötü bir dönemde, o kadar kötü şartlarda başkanlık yapıyor ki inanılmaz.
    taraftar tamamen başarı endeksli.
    camia yönetime köstek olmak için elinden geleni yapıyor.
    medya galatasaray başarısız olsun diye karısını satacak adamlardan kurulu.
    hükümette galatasaray'ı nasıl oy kaybetmeden ince ince kıyarız diye plan yapan sırf bu işle görevli özel bir ekip olduğuna eminim.
    federasyon direkt galatasaray düşmanlığını hobisi haline getirmiş isimlerden kurulu. her türlü kural ve düzenleme galatasaray'a nasıl zarar verir avantajlarını nasıl törpüleriz diye düşünülerek hazırlanıyor.
    uefa görülmemiş mali kriterler uyguluyor ve hedefi avrupa'da başarı olan tek takım galatasaray.
    ülke sporu ırkçılıktan şikeye akla gelebilecek her türlü boka bulanmış vaziyette ve her türlü kurum ve kuruluş tarafından destek görüyor bu davranışlar. türk sporu tarihin en itibarsız dönemini yaşıyor bana göre. evet 8-0'lık mağlubiyetler aldığımız yıllar da buna dahil. kimse lüxenburg'dan daha itibarlı olduğumuzu düşünmesin, sadece daha başarılıyız, daha paralıyız.
    tüm bu pislik içerisinde elini kirletmeden mücadele etmeye çalışan tek camia galatasaray. ünal aysal bunca haksız rekabete rağmen camiayı en önde koşturmaya gayret ediyor.

    ... ve bu sıraladığım unsurlara bakınca aklınıza sadece futbol gelebilir ancak her spor branşında geçerli.

    benim desteğim tam kendisine.
  • 5674
    takıma ronaldo'yu alsa çok maaş ödedik diye eleştirilen başkan. arkadaş transfer diyordunuz aha transfer. şimdi orta seviye eleştirisi gelmiş birde. sanki forvet vardı piyasada biz almadık. podolski çıktı arsenal satmıcam dedi. joel campell arsenalde kaldı. başka forvet mi vardı piyasada laf ediliyor. alexander song istendi adam oğlu hasta diye ingiltereye gitti. yapılmışlar görülmüyor hiç. isviçre milli takımının banko orta sahasını almışın goran pandev gibi yıllardır italya da inter napoli gibi takımlarda oynayan adamı bedavaya almışın hala laf ediliyor.

    tarık çamdal konusunda eskişehir ve oyuncu ile anlaşılamadığı için gelmedi geçen sene. tabi bunda 6 ay boyunca hiç antremana çıkmama gibi bir etken vardı. fazla paraya aldık almaya mecbur konumda kaldık. alınan oyunculardan kim 4milyon'a al bedavaya gönder olmuş. ontivero mu acaba 1milyon'a alındı pişsin diye gönderildi. danny mi 2yıl yararlandın şimdi para alarak yolladın. ambrabat dersen terim kazığı yine para aldın.

    yine klasik eleştirmek için eleştiren insanlar ortaya çıkmış. alınan transferi beğenmeyen adamlar bile var. sanki takım teknik direktörü kendisi alınan adamı eleştriyor. isteğen prandelli adamı demek bunu gerekli görmüş. daha ne hala yok şöyle orta düzey vs diyorsun. böyle kişilere fikret orman gerek mükemmel transferler yapsın rahatlasınlar.